Muharrem Atlıkan

Muharrem Atlıkan

Çevirmen
7.9/10
42 Kişi
·
73
Okunma
·
0
Beğeni
·
71
Gösterim
Adı:
Muharrem Atlıkan
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
183 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10 puan
Lord Peter Wimsey, entelektüel, züppe ve zengin bir aristokrattır. Aileden yana varlıklı olduğundan bolca boş vakti vardır. Lüks bir yaşam süren Lord Wimsey, oldukça bilgili de biridir. Kendisi amatör bir dedektiftir.
Bir gün annesi onu arar ve yakın dostlarının banyosunda çıplak bir ceset bulunduğunu anlatır. Kendisinden bu olaya bakmasını ve dostlarına yardım etmesini ister.
Böylece cinayet soruşturmasına dahil olan Lord Wimsey, ipuçlarına ulaşmadaki keskin zekası sayesinde imkânsız olarak görülen bu olayı çözmeyi başarır.
Banyodaki Ceset; özellikle olay yeri inceleme, kriminalistik ve parmak izi yöntemleri sayesinde kimliği bilinmeyen maktulun başarılı bir profilini çıkarmayı bize gösterdiğinden okunmaya değer bir eser olarak ele alınmalıdır...
143 syf.
İlk olarak mezarcılara "Mortocu" dendiğini öğrendim.
Okuduğum diğer polisiye romanlarından farklı bir eserdi bu. Daha sürükleyici ve daha akıcıydı. Betimlemeleri çok az yapmış. Tamamen olay odaklı bir roman. Romanın en güzel yanı okurken sürekli size birşeyleri sorgulatıyor. O anda siz olsanız ne yapacağınızı düşünüyorsunuz. Tek solukta okunacak bir roman. Polisiye sevenlere farklı bir anlatım ve heyecan için tavsiye edilir..
219 syf.
·1 günde·Beğendi·6/10 puan
Merhaba arkadaşlar. Öncelikle belirtmek istediğim çok acil bir durum var. Patrick Laing aslında bir takma ad yani bir mahlas. Yazarın gerçek adı Amelia Reynolds Long. Kendisi bir kadın ve sitemiz tanıtımında bir erkek resmi olması kendisine hakaret. Bunu imkan bulursam düzelteceğim, bulamazsam da ellerinizden öpüyoruz. Kendisi 1930’lu yılların ilk kadın yazarlarından olduğu için çok değerlidir.
Kitap ise hoş ve farklı bir tınıda. Mahlası kullanan kişi, kitabın kahramanına da aynı ismi veriyor aslında. Bob Curtis adlı bir öğrencinin intiharıyla başlayıp, Corinne Douglas adlı (kötü ifade kullanmayacağım) erkek avcısı bir kızın ortadan aniden kaybolmasıyla devam eden, bizleri Braille Alfabesi (görme engellilere mahsus bir yazı şeklidir ve aynı zamanda görme engeli bulunan Patrick Laing'e ithaf edilmiştir) adlı bir alfabeyle tanıştıran, Corinne'nin cesedinin bulunmasıyla da tempo kazanan bir kitapla karşılaşıyoruz.
Fena değildi en azından temposu iyiydi ve çabucak bitti. Bu sefer vakit konusunda daha avantajlı olduğumuz için hepimize hem günaydın hem mutlu sabahlar diliyorum. Keyifle okuyun, kendinize iyi bakın, esen kalın efendim..
265 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10 puan
Merhaba dostlarım. Geceniz güzel olsun. Sanırım 60’lı yılların kitapları için çok kaliteli olduklarını söyleyecek ama aynı zamanda çevirilere de benim kadar takılacaksınızdır. Şimdi şöyle başlamak istiyorum, “The Case of the Angry Mourner” orijinaliyle yazılmış bu isim “KABUS” olarak mı çevrilmeliydi? Her seferinde şu durumla karşılaşıp bir türlü de aşamıyorum bu durumu yahu.

Kitabın hikayesini de anlatalım kısaca. 23 Ekim 2019’da Her Kombinezon İçini Göstermez kitabıyla tanıttığım yazarın, o kitabında bizleri mahrum ettiği Perry Mason karakterine kavuşuyoruz. Biraz Sherlock biraz Poirot tadı aldığımızı aktarmalıyım öncelikle.

Bir evde işlenen cinayetle başlıyoruz. Cinayetin şüphelisi bir kız ve annesi aslında. Ölen adam (Arthur Cushing) biraz kadın avcısı olduğu için bir intikam olarak gözüküyor aslında ama geçmiş dönemin yarısında cinayet romanlarında cinayetle suçlanan 100 kişinin 98 tanesinin katil olmadığını bildiğimiz için beklemiyordum zaten aslında. Ancak finalde ters köşe olduğumu belirtmezsem de haksızlık yapmış olurum. Kafaya taktım, yavaş yavaş bu adamın eserlerini bitireceğim. Hedef 39!

Hepimize mutlu geceler ve keyifli okumalar diliyorum. Gece uzun, okumaya devam edeceğiz bizlerde. Hepimize kolay gelsin, kendinize iyi bakın. Esen kalın efendim..
245 syf.
·1 günde·Beğendi·6/10 puan
Merhaba arkadaşlar. Küms3 geçmiş olsun demediği için bundan sonra bir şey istediğinizde görüşüciğiz.  Şaka bir yana o 70-80 yıllarının ya tutarsa hesabı her yabancı kitabının çevrildiği eserler bunlar ve çoğu da güzel çıkıyor. Arada da güzel olmayanlara denk geliyoruz tabi.
Bingo ve Handsome iki fotoğrafçı olup zor geçinirler. Yaklaşık 7 senedir kayıp olan ve 1 haftaya bulunmazsa varislerine hayat sigortasından 500.000$ dolar kalacak Mister Pigeon'u bulup saklarlar. Paradan pay isterler ancak sürekli cinayetler işlenir. Böyle bakınca olay güzel ama polisiye ise çok vasat hatta vasatın altında bir yazı, başka bir şeyse bu kadar cinayetin anlamı nedir?
Kendini okutuyor zaten kısa bişi ama insan hayret etmekten de alamıyor kendini. Eskileri sevenleri şöyle toplayalım, Akba serisini tamamlamak adına okunabilir ama onun dışında kalanlara tavsiye etmiyorum, sonra linç yemeyelim. Keyifli okumalar..
143 syf.
·5 günde·Beğendi·5/10 puan
Radyo tiyatrosuyla okudum sayılır kitabı. Dikkatimi çeken mesele şu; adım atarken halk ağzinda olan meşhur sozun boş oluşu "sonunu düşünen kahraman olamaz" bir yalanı örtmekle hele hiç olamaz. Belki vicdanını yaptığı kabahati dindirmek için avutabilir.
274 syf.
·1 günde·8/10 puan
tesadüfen bulduğum bir ekitap arşivi içinde karşıma çıktı yazar ve kitapları... gayet sade bir anlatımı var kitabın insanı sıkan gereksiz uzatmalar ve ayrıntılar yok kitapta... kitapları tarih sırasına göre okumak istedim ama internette belli bir sıra bulamadığım için alfabetik olarak okumaya başladım. bu okuduğum ilk kitaptı. ünlü bir avukat olan perry mason'un ele aldığı davayı anlatıyordu... basit ve güzel bir kitaptı. polisiye severlere tavsiye ederim...
143 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Kitapta iki hikaye var ve ilk hikaye kitabın büyük kısmını oluşturuyor. İkinci hikaye çok kısa, olmasa da olurmuş.
Bundan sonrası ilk hikaye ile ilgili spoiler içerebilir.
Küçük bir kasabaya iş aramaya gelen bir adamın hayatı, kasabanın yaşlı mezarcısının genç ve güzel karısını tanımasıyla değişir. Yaşlı adamın yanına yardımcı olarak girer ve karısıyla aşk yaşamaya başlar. Aradan biraz zaman geçince de adamı öldürüp cesedini saklar. Kitabın sonu çok ilginç ve şaşırtıcıydı. Genç bir adamı yanına çalışması için alan yaşlı mezarcı zaten bile bile lades demiş sayılır ama ölmeyi haketmiyordu.
Aslında hikayede çok fazla etik tartışma var, genç ve güzel bir kadınla- onun zor durumundan yararlanarak -evlenen mezarcının durumu, kocasını aldatan kadın, ona güvenip iş veren, evine alan adama yanlış yapan diğer adam. Bence okumaya değerdi hem de dili sade çabuk okunuyor.
Frederic DARK sayfa sayısı olarak az fakat insanı kendine sorgulatan yönleri çok . Okurken kendinize sürekli sorarsınız, acaba ben olsam ne yapardım. özellikle MASKECİNİN KIZLARI nda. Bir yandan iş birliği yapıp soygun yaptıkları arkadaşının diğer arkadaşlarını kandırması. Ve olay kahramanlarından biri elması çalan arkadaşın evlerine yerleşmesi geri dönüp beklemesi. Burada üçüncü soyguncunun işi çabuklaştırmak için evde bulunan bir kişiyi dışarı göndermesi ,Dışarıda bekleyenlerinde araba ile ezip arkadaşlarının eve geri gelmesini sağlamak . Evde bulunanlardan birini seçecek ya da kendi ölecek. Çünkü evlerinde kaldığı aileyi sevmeye başlamıştır.
160 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Güzel bir polisiye roman. Dedektif Cardoc, eninde sonunda bütün katillerin yakalanacağını iddia etmektedir. Ancak arkadaşı Rogre Dubrec bunun aksini savunmaktadır. Bu sebeple çok zengin bir iş adamının yanına tesadüf sonucu girer ve işe başlar. Bu arada bir yolunu bulur, hazırlığını yapar ve milyarderi zehirler. Sonra da yakalanmamak için önlemini almaya başlar. Bu arada milyarderin kızına aşık olur ve evlenmeye karar verirler. Ancak Cardoc çok zeki bir adamdır ve en sonunda katilin kim olduğunu bulur. Bu herkes için sürpriz olacaktır. Sayfa sayısı artsın diye kitabın sonuna bir de Georges Simenon'dan bir polisiye hikaye eklemişler. Keyifle okunan bir roman.

Yazarın biyografisi

Adı:
Muharrem Atlıkan

Yazar istatistikleri

  • 73 okur okudu.
  • 63 okur okuyacak.