Muharrem Kaya

Muharrem Kaya

YazarDerleyen
7.1/10
10 Kişi
·
14
Okunma
·
1
Beğeni
·
510
Gösterim
Adı:
Muharrem Kaya
Unvan:
Türkolog, Yazar, Akademisyen
Doğum:
Sivas, 1969
1969 yılında Sivas Yıldızeli'nde doğan Muharrem Kaya, İstanbul Kültür Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde profesör olarak akademik hayatına devam etmektedir.
Yalova'da Dil Burny'nun oluşumu, bir dervişin kerametine dayandırılır.Orhan Gazi döneminde bir derviş, karşı kıyıya geçmek üzere Hersej'e gelir.Gemiciler, ihtiyarın halini pek beğenmezler, gemiye almazlar. Bunun üzerine derviş, eteğini toprakla doldurup,geminin ardından denize avuç avuç toprak dökmeye başlar. Denizciler, iki kıyının toprakla doldurulacağını anlayınca, dervişe yalvarıp gemiye alırlar. Fakata sırrı ortaya çıkan derviş karşı kıyıya geçince ölür. Dervişin toprakla doldurduğu yer de dile benzediği için buraya Dil Burnu derler.

* Bu efsane , Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde yer alır.
Mitolojik unsurların dinî bilgilerle iç içe geçmiş olduğu bir efsanede, kıyametin nasıl kopacağı şu şekilde anlatılır: "Kıyamette yakın dünyaya gelip kötülük saçacağına inanılan Deccal, her gece dünyayı fethetmek için asaaını hazırlar ama Allah'ın emriyle uykuya dalar ve sabah kalktığında asasını karıncalar tarafından yenildiğini görür, amacına ulaşamaz.

*Bu yüzden de karıncaların öldürülmesi uygun görülmez.
Aşık milleti böyledir ey ahali, gözünün önünde hep sevdiği olduğu için herkesi sevgilisi gibi görür. Aşk illeti böyledir!
Bilmez idim ben malımın hesabın
Düşünmezdim hiç ahret hesabın
Akıbet nuş ettim ecel şarabın
Öldüğümde gayet ihtiyar idim
Kadın hangi dişinin ağrıdığını sorduğunda Kerem, “Bu dişim ağrıyor,” dedi. Kadın o dişi çekti, baktı ki sağlam. Kerem “Yanlış çektin, o değildir, işte budur, yok odur,” diyerek otuz iki dişini birden çektirdi. Kerem’in acıdan aklı başına gelince, baktı ki ağzı kan ile dolmuş. Koynundan çevreyi çıkarıp ağzına tuttu. Kız çevreyi görünce, “Vay ana, bu Kerem’dir!” deyip başını dizinden kaldırıp kaçtı. Anası keşişe haber vermeye gitti. Kerem kızın kaçtığını görünce aldı sazı eline, bakalım ne dedi?

Aldı Kerem:

Öldüm öldüm (...)
Aslı Han, Kerem’in elini öpüp ondan söz istedi: “Ey sevdiğim Hakk Teala’ya şükür olsun ki bizi kavuşturdu. Sana bir şey söyleyeceğim, sakın gücenme. Babam yemin ettirdi, bu fistanın düğmelerini sen çözeceksin, ne de olsa babamdır, o beni küçüklükten itibaren beslemiştir. Hem yemin ettim, yerine gelsin,” dedi. Kerem, “Elim ile mi yoksa sazla mı çözeyim?” dedi. Kız da “Çöz de nasıl olursa olsun,” dedi. Kerem aldı sazı eline bakalım ne dedi?
Kız böyle söyleyip meydandaki Kerem’in külünü gösterince anası şaşırıp, “A kızım, ne yapalım? Bir iştir olmuş, ne çare, Allah’ın takdiri böyleymiş,” deyip kızına teselli verdi.
191 syf.
·2 günde·2/10 puan
Hayatımda okuduğum en gereksiz, en saçma şeylerden biri. Gerek otuz iki dişi çekilen Kerem'in ağzından kanlar boşalırken elinde sazla dişlerini çeken kızı kovalaması, gerek gerdek gecesinde kızın elbisesinin düğmelerini elleriyle değil sazla çözmek istemesi, gerek o düğmeler çözülmeyince "muradıma eremedim" deyip yanarak kül olması, gerek de Aslı'nın annesinin Kerem yanınca "olur böyle şeyler" minvalinde konuşarak kızına teselli vermeye çalışması. Eğer 100 temel eserin içinde bu varsa toplumumuz neden bu halde sorusuna verilecek tek bir yanıt vardır, onu da yazmayayım. Bir de kuru kafayla karşılıklı sazla istişare etmeleri iyiydi, o kadar. Yukarıda yazdığım absürt üç beş durum ve o istişare dışında varlığını meşrulaştıracak hiçbir yanı yok bu kitabın. Saz çalan, işsiz bir arkadaşını da peşine takıp dağ bayır "yaniyeemm" diye gezen bir adamın, Posta Gazetesinin "okuyucularımızın şiirleri" adında paylaştığı dörtlükler kadar bile etkileyici olmayı çoğu zaman başaramadığı antin kuntin yakarışları. Beğenenler neyin kafasını yaşıyorlar bilemedim.
215 syf.
·4 günde·8/10 puan
Mitolojiye olan ilgim bu soralar yeniden kendini gösterince bende araştırmaya yapmaya başladım, karşıma bu kitap çıktı. Türklere ait mitolojik unsurları, mitleri ve bu konuyla ilgili diğer kavramları bu kitapta kısa ve öz biçimde bulmak mümkün. Okurken hiç sıkılmadım, akıcı, kısa ve anlaşılır bir biçimde kaleme alınmış ve gereksiz ya da sıkıcı unsurlarla sayfalar doldurulmamış. Bir çok şey öğrendim ve kitabı sevdim, bu türde bildiğim bir çok kitaptan daha iyi ve daha rahat okunabilir bir biçimde hazırlanmış. Türk mitolojisine ilginiz varsa okuyabileceğiniz güzel bir kitap.
191 syf.
·28 günde·Beğendi·8/10 puan
#arkakapağı ;
  Kerem der ki sevsem bana ar olmaz
  Kötü günde hısım kardeş var olmaz
  Biliyorum Aslı bana yar olmaz
  Aklım beni bitmez işe salmıştır
Halk hikayeleri sözlü kültürümüzün en önemli mirasıdır.Bu miras içinde en bilinenlerden biri 16.Yüzyıldan günümüze gelen Kerem ile Aslı'nın hikayesidir.Farklı dinden olmaları nedeniyle birbirine kavuşamayan iki sevgilinin anlatıldığı hikaye,sevdiğinin peşinden diyar diyar sürüklenen Aşık Kerem'in yürek burkan şiirlerinden oluşur.
 
Konusunu az çok herkes bilsede kısa bir şekilde bahsetmek istiyorum.Kitap şiirlerle dolu çok güzel edebi nir eser.Fazla detaylara yer verilmemiş genel hatlarıyla anlatılıyor herşey.Kerem ile Aslı, halk edebiyatımızın en önemli anlatılarından olan aşk hikâyesidir. Müslüman olan erkek(Kerem) ile Hıristiyan olan kızın (Aslı)bir türlü kavuşamamasını konu edinmektedir. Şah oğlu olan Kerem'in Aslı'ya olan aşkı dörtlü dizelerle anlatılmaktadır. Aslı'nın babası kızını Kerem'e vermemek için diyar diyar kaçırmaktadır...

Yazarın biyografisi

Adı:
Muharrem Kaya
Unvan:
Türkolog, Yazar, Akademisyen
Doğum:
Sivas, 1969
1969 yılında Sivas Yıldızeli'nde doğan Muharrem Kaya, İstanbul Kültür Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde profesör olarak akademik hayatına devam etmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 14 okur okudu.
  • 7 okur okuyacak.