Murat Akad

Murat Akad

Çevirmen
8.5/10
2 Kişi
·
5
Okunma
·
0
Beğeni
·
4
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
312 syf.
·10 günde·Beğendi·9/10
Yazın tatildeyken okuduğum kitaplardan birisiydi. Yazarlarından biri tarihçi, diğeri ekonomist olan bu kitap gerçekten SSCB'nin dağılmasıyla ilgili kapsamlı bir araştırmanın ürünüdür. SSCB'de dağılışı tetikleyen önemli bir unsur olarak karşımıza ikinci ekonomi kavramı çıkar. Bu ekonomi, toplumsal olan birinci ekonomi dışında kalan karaborsa ve her türlü özel girişime dayanan ekonomidir. Garbaçov zamanında birinci ekonominin yerine geçecektir. Kitap sadece bu ekonominin SSCB içindeki büyümesini de anlatmaz, hem bu ekonominin hem de köylülüğün SBKP içindeki ideolojik yansımalarını da ortaya koyar. Bu açıdan SBKP tarihine bilimsel bir pencereden bakar. SBKP, Lenin'in zamanında çoğunluğu köylü ve küçük-burjuva olan bir partidir. Bu köylülük daha sonra işçi sınıfı öncülüğünde rahatsızlık yaratacak küçük-burjuva eğilimli ideolojik yansımaya sebep olur ve Buharincilik gibi sağ akımlar ortaya çıkar. Yazarlar SBKP'deki eğilimleri de sağ ve sol diye ikiye ayırırlar. Onlara göre bu köylülük ve ikinci ekonominin yansıması olan düşünce partinin sağ kanadında hayat bulup Buharin, Troçki, Zinovyev, Hruşçov gibi isimlerde somutlanırken, işçilerin ideolojik önderliğini de sol kanattan Lenin ve Stalin üstlenmiştir. İlk mücadele de işte bunlar arasında gelişmiştir. Stalin bu mücadelede Lenin'in 1915 yılında ortaya koyduğu tek ülkede sosyalizm fikrini bir programa dönüştürerek önce Troçki'yi, sonra da Buharin'i altetti. Stalin böylece ''ikinci bir devrim yapmış oldu''. Bu ikinci devrim olmasaydı Lenin'in devrimi de zorda kalacaktı. Bu anlamda Stalin, Leninizm'i devam ettirdi ve tamamladı. NEP projesiyle palazlanan köylülük ve ikinci ekonomi, Stalin'in kolektivizasyon uygulamasıyla birlikte köylüleri tarım işçilerine dönüştürerek büyük bir başarıya imza atmış ve işçi sınıfını ve ideolojik önderliğini güçlendirmiştir. Yine de SBKP'de sağ ve sol eğilimlerin çekişmesi devam edecektir. İkinci mücadele İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Georgi Malenkov ile Andrey Jdanov arasında olacak ve bu sefer de sorun uluslararası barış ve emperyalizm sorunu olacaktır. Ancak burada hiç kuşkusuz bu kişilerin her ikisinde de kusursuz birer devrimci sicil bulunuyordu. Jdanov, savaştan sonra güçlenen uluslararası barış olasılığının parti politikalarını yönlendirmesi gerektiğini düşünürken, Malenkov ise buna karşın uluslararası tehlikelerin geçerliliğini sürdüğünü ve Parti'nin önceliklerinin temel sanayi ve askeri gücün artırılması olması gerektiğine inanıyordu. 1946'da Stalin, Jdanov'un tarafında yer aldı. Ancak 1947'de, Truman Doktrini ve Marshall Planı ile Amerikan dış politikasının saldırgan bir antisovyetik çizgiye yerleşeceği anlaşıldıktan sonra Stalin, Malenkov'a hak verdi. Jdanov ile Malenkov arasındaki mücadele, sosyalizmin ilerleyeceği yön ile ilgili ciddi siyasi görüş ayrılıklarının Stalin'in yönetiminde dahi devam ettiğini ve daha önceki dönemlerde ortaya çıkan kutuplaşmaların ve eğilimlerin yansımaları olduğunu gösterdi. Sosyalizmin ilerleyeceği yön üzerinden oraya çıkan siyasi mücadele, Stalin'in 1953'te ölümünün ardından da devam etti. Son derece düşüncesizce hareket eden ve bazen tutarsız olan Hruşçov'un temsil ettiği sosyalizm yaklaşımı çoklukla Buharin ve Jdanov'un yaklaşımlarına benzemekteydi. Ayrıca Garbaçov'un yaklaşımının da habercisi niteliğindeydi. Hruşçov, 1957'de Parti üzerindeki etkisini pekiştirmeden önce, Molotov ve başka bazı isimler Hruşçov'un politikalarının ana eksenine muhalefet etti. Parti, 1964'te Hruşçov'u emekliliğe zorladıktan sonra pek çok uygulamasını tersine çevirdi. Ancak Hruşçov'un düşünceleri tamamen ortadan kalkmadı ve Garbaçov döneminde yeniden filizlendi. Hruşçov sosyalizme hızlı ve kolay bir yoldan ulaşılacağına inanıyordu; onu eleştirenler ise uzun ve zor bir yol öngörüyorlardı. Hruşçov, ABD ve müttefikleri ile girişilen ''yarışın yatışmasını'' ve içeride de ''siyasi rahatlama'' ve ''tüketici komünizmi'' uygulanmasını istiyordu. Onu eleştirenler diğer ülkelerde sınıf mücadelesinin devam ettiğini görüyor ve Sovyetler Birliği'nin tetikte olmasına ve disiplinin gerekliliğine vurgu yapıyorlardı. Bu eğilimlerin mücadelesi Garbaçov döneminde de kendini gösterecek, sağ kanadın temsilcisi Garbaçov'a sol kanattan Yegor Ligaçev muhalefet edecekti. Söz konusu mücadelelerde Parti sağ kanattan Buharin'i, Hruşçov'u, Troçki'yi alt edebilmişse de, Garbaçov'u alt edemeyecekti. İşte yazarlar kitapta bunun sebeplerini de aradılar. Bunun sebeplerinden birisi ideolojik yozlaşma olabilirdi, niteliksiz kadrolar da olabilirdi, ancak yazarlara göre bunun önemli bir nedeni de Garbaçov'un Perestroyka ve Glasnost politikalarının ikinci ekonomiyi olağanüstü bir şekilde büyütmesine bağlı olarak medyanın ve ekonominin karşı devrimci güçlerin eline geçmesiydi. Kitabın son bölümünde ise çözülüşe dair iddialar bir ana başlıkta toplanıp teker teker eleştiriye tabi tutuluyor.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 5 okur okudu.
  • 4 okur okuyacak.