Mustafa Orakçı

Mustafa Orakçı

9.1/10
432 Kişi
·
1.322
Okunma
·
21
Beğeni
·
2.075
Gösterim
Adı:
Mustafa Orakçı
Unvan:
Yazar
Doğum:
Çanakkale, 1979
1979 yılında Çanakkale’nin Çan ilçesinde dünyaya gelen Orakçı, Trakya Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü mezunudur. Üniversiteden mezun olduğu günden bu yana çoğu vaktini çok kıymet verdiği öğrencileriyle geçiren Orakçı, öğretmenlik mesleğini çok seviyor. Temel yazarlık hedefini, öğrencilerinin keyifle okuyacağı kitaplar yazmak olarak açıklayan Orakçı, öğretmenlik yapmaya ve yazmaya devam ediyor.
Eğer korkmak istiyorsan yer altındakilerden değil yer üstündekilerden korkmalısın. Onlar daha tehlikeli.
Buraya bir cami yapılacağı zaman herkes bahçelerini isteyerek vermiş . Böylesine mübarek bir işte katkıları olsun istemişler .Ancak bulunduğu—muz yerde bir adamın lale bahçesi varmış. Herkes bahçesini sattığı halde bu adam bahçesini satmıyormuş. Uzun uğraşlar sonunda ikna edebilmişler .Ama adam bir şart koşmuş .Caminin bir yerine kendisini hatırlatacak bir lale resmi koyulmasını istiyormuş . Mimar Sinan da bunu kabul etmiş ve bu laleyi yaptırmış .
–Ama ters yapmışlar öğretmenim
–Mimar Sinan lalenin özellikle ters yapılmasını istemiş . Bu ters adamı ancak ters lale en iyi hatırlatılmış!!:D
Mustafa Orakçı
Sayfa 22 - Timaş Çocuk
Seçim başladı.Herkes bir il yazıyordu.İl yerine arada ilginç yeller'de çıkmadı değil.Okurken öğretmende şaşırdı:AFRİKA...
Mustafa Orakçı
Sayfa 11 - Timaş Çocuk Yayınevi
Levent,Kamil'e derki hadi kalk öğretmen çağrıyor.Baklavacı'ya gidecekmişiz.Kamil ise aynı hoorrr hoorrr diye horlar Levent ise derki:Aynı dedemin eski traktör sesini çıkarıyorsun.
Mustafa Orakçı
Sayfa 11 - Timaş Çocuk
Eğer korkmak istiyorsan yer altındakilerden değil yer üstündekilerden korkmalısın daha tehlikeli
" Düşman hatlarını geçtikten sonra yani Edirne'yi aldıktan sonra ölürsem kendimi şehit kabul etmiyorum. Beni mezara koymayın. Fakat müdafaa hattımız bozulmadan yani Edirne düşman eline geçmeden şehit olursam kefenim, lifim ve sabunum çantamdadır. Beni bu mahale buraya gömeceksiniz ve gelecek nesiller üzerime bir abide dikeceklerdir. "
Mustafa Orakçı
Sayfa 91 - Timaş Çocuk
Üç küçük çocuğun İstanbul macerasını anlatan bir kitaptı. Macera bir yana, bilgilendirici olması benim çok hoşuma gitti. Bence günümüzde böylesi kitaplardan daha fazla yazılmalı, basılmalı. Kitabın bir yerinde gülerken, bir diğer yerinde heyecandan kalbinizin hızla attığını fark edebilirsiniz. Heyecan, macera, kahkaha ve bilginin bir arada bulunduğu bu kitap benim çok hoşuma gitti. Maceracı bir kitapsever iseniz, tavsiye ediyorum.
Oğlum bu seriyi çok seviyor. Ben de birini okuyum dedim :) Kitabı bitirince oğluma kitabı anlattırdım, beraber kitap üzerine muhabbet ettik, güzeldi. Ben okudukça oğlum da kitap okumak istiyor. Bana özeniyor, kalın kitaplar alcağım diyor, zor durduruyorum :)

Biraz kitaptan bahsedeyim, inceleme yerini bulsun :) Çocuklar için çok eğlenceli, sayfalar renkli, desenli, yazılar hareketli. Çocuklara okumayı sevdirmek için birebir.

Antalya'da da epey gezilecek yer varmış; Kaleiçi, Hadrian Kapısı, Hıdırlık Kulesi, Yivli Minare Camii, Kesik Minare, Antalya Müzesi, Düden Şelalesi, Perge Antik Kenti, Karain Mağarası, Belek, Aspendos, Alanya; Kızıl Kule, Tersane, Alanya Kalesi, Damlataş Mağarası. Kitapta bu adı geçen yerlerin kısa tarihi ve bazı kelimelerin anlamları da verilmiş. Yani eğlenceli olduğu kadar eğitici de bir kitap. Çocuklarınıza, yeğenlerinize, küçük kardeşlerinize alabilirsiniz. Tavsiye ediyorum :)
Çok güzel ve macerali bir
kitap.Levent,mert,kamil,hayri ve osman hazine kasifi oluyor.Levent ve arkadaslari, cok iyi bir ekipler.levent ve arkadaslari *cok eglenceli
Tarih kitabı sanıp da okuduğum bir kitap. İlk başta tarih kitabı olacağını sandım fakat öyle değilmiş. Ama bende hayal kırıklığı yapmadı. Şöyle söyleyeyim kitap üstün körü Çanakkaleyi anlatmış. Yinede beğendim. Kitap hakkında yanlış bir kaç konuya değinmek istiyorum. Bilirsiniz ki bir kitabı başlığıyla belirtiriz ve genel anlatılanı alırız. Fakat kitap çokta Çanakkalede geçmediği halde böyle bir başlık koymuşlar. Oysaki çokta çanakkaleye değinmemiş ve kitapta değinilen konu çanakkale değil. Bir çocuğun annesi ile babasını aramasıdır. Birazcık kitapta clickbait (internette clickbait'e tık tuzağı deniliyor.) var. ikinci olarak kitap çokta olmasa da görsel kullanmış. Çoğu kitaplarda görsel kullanıyor (mesela en son yılbaşı şarkısı okumuştum resim çok vardı.) çoğu kişide görsel var diye kısa olacağı kanısına varıyorlar. bunların hepsini geçelim. hata kısa yapması değil kitabı (görseller) hata hayal gücünü sınırlandırmasıdır. Kitabı okurken bir insanı tanımlarlar ya da bir odayı ben aklımda bam başka dizayn ediyorum ya da düşünüyorum. Fakat resim kullanılınca düşünmeme gerek kalmıyor. Bu kalıcılığı da önlüyor. Ne kadar duyu organımızı kullanırsak bir şeyde kalıcılık o kadar artar. Ama benim ne düşünmemi sağlıyor ne de daha fazla duyu organımı kullanmamı. Çoğu kişide Macera kitaplarında (daha çok o kitaplarda görsel olduğu için macera dedim( bu kitapta macera.) sırf resim var diye ,sırf resim olduğu için de kitabın kısa olacağını düşündüğü için okuyor. Zaten macera kitapları en çok hayal gücünü geliştirir resim olduktan sonra ne yararı kalacak ? bu durum diğer çeşitlerdede geçerlidir, roman gibi, fakat roman hayal gücünden daha çok bir ders çıkartırır insana. Az önce saydıklarım tüm kitaplar için geçerliydi. Aklımda vardı bu kitap olmasa diğer incelemelerimde söyleyecektim. Bunlar haricinde her şey güzeldi.Akıcı bir kitaptı.Birazda heyecan katıyordu, heyecanlandığım yerler vardı.Türklerin macera kitap tarzları çok değişik. Mustafa orakçı gibi.Nasıl desem... macera romanı Türlerin ki ne macera ne roman artık siz bulun.Kitabı tavsiye ediyorum fakat az okunmuş. (yakışmıyor size) okuyun derim şimdiden iyi okumalar.kitap hakkında son olarak şunu söylemek istiyorum. insanı kendine çekiyor. Bazı kitaplar vardır ki çok kötüde olsa insanı çekerler ve bazı kitaplar vardırlar ki ne kadar ders verirse versin ne kadar emek verilirse verilsin insanı çekmez. İnsanı çeken kitaplar kötüde olsa iyi gelir okuyan kişiye. gel bana gel bana diyorlar sanki. :))))
Levent ve arkadaşının osmanın kedisi kaybolmuş ve bir kaçgün yokmuş ve arkadaşları osmanın niye gelmesini merak etmiş ve onların evine gitmiş ve osman çok üzgün onun kedisin armaya çıktında iki kişi bütün kişileri kopeklri toplayım bir çuvala koydular arkadaşlar levent bundan şüphelendi biz hayvan barından geliyoruz diye söyledi ve onu takip edip bir sirke doğru gittiler ve palyaço kılına girerek içeri kirişler gösteriyi berbat edip bundan şüpelnen palyaço onları kafese ve kurtuldu kedisini alıp gitiler
Herkes bu kitabın resimli olmasından ya da az yazı olmasından şikayetçi. Ama ben şikayetçi değilim. Bu kitapta Erzurum'un güzel yerlerinden bahsetmiş. Bilgi verici bir kitap herkese tavsiye ederim.
Levent'in Türkiye'yi Geziyorum serisini oğlum için almıştım, daha önce de söylediğim gibi; kendi kitaplarımın yanında, eşzamanlı olarak, okuduğum okumadığım çocuk kitaplarını okumayı çok seviyorum! :) Belki de içimdeki çocuk hiç büyümesin diye! Kim bilir(?)
Seriye gelince:Herkes için, özellikle de çocuklar için çok eğlenceli, genel kültür açısından doyurucu; gezip görmek kadar olmasa da, tarihi ve turistik yerlerimizi tanımak ve bilgilenmek açısından da çok faydalı! Üstelik çocukların seveceği gibi; komik, renkli ve bol resimli...
Çocuklarınız çok sevecek, tabi hâlâ çocuksanız- benim gibi- siz de! :)
Çok güzel bir kitap.Ben çok beğendim,aslında kitabın anlatımı çok güzel ve akıcıydı .Sadece küçük bir sorunu var sadece 95 sayfa keşke yazıları çoğaltım resimleri azaltsalar . Kitabı beğenmemin başka bir sebebi ise şudur eğitic ve bilgi verici. Bu arada bende Ankaralı olduğum için de bu kitabı beğendim.Tekrardan Kübra arkadaşıma ve bu şahane kitabı yazan Mustafa Orakçıya teşekkür ederim.Mutlaka bu ve bunun gibi kitapları okuyun tavsiye ederim.
Levent ankara`da leventler ankarayı geziyorlar. Onlar gezerken biz bu arada ankara hakkında bilgi ediniyoruz. mesala ben ankara hakkında bilmediğim bir çok şeyi bu kitapta öğrendim. Sizlere okumanızı tavsiye ediyorum.
Bu kitabı çok beğendim ve bu kitap çok heyecanlı bir kitap .Levent ve arkadaşları burada bir kutu buluyorlar.Sonra bu altın ları bozduralım diyorlar.Fakat kuyumcuya gittiklerinde kuyumcu çocuklara söylüyor ve çocuklar bunun çikolata olduğunu anlıyorlar.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mustafa Orakçı
Unvan:
Yazar
Doğum:
Çanakkale, 1979
1979 yılında Çanakkale’nin Çan ilçesinde dünyaya gelen Orakçı, Trakya Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü mezunudur. Üniversiteden mezun olduğu günden bu yana çoğu vaktini çok kıymet verdiği öğrencileriyle geçiren Orakçı, öğretmenlik mesleğini çok seviyor. Temel yazarlık hedefini, öğrencilerinin keyifle okuyacağı kitaplar yazmak olarak açıklayan Orakçı, öğretmenlik yapmaya ve yazmaya devam ediyor.

Yazar istatistikleri

  • 21 okur beğendi.
  • 1.322 okur okudu.
  • 12 okur okuyor.
  • 444 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları