Mustafa Subaşı

Mustafa Subaşı

ÇevirmenEditör
7.5/10
6 Kişi
·
16
Okunma
·
0
Beğeni
·
38
Gösterim
Adı:
Mustafa Subaşı
  • 327 syf.
    ·Beğendi·Puan vermedi
    Kitabın adına bakınca insan deli bir kadının anılarını okuyacağını falan düşünüyor. Ama daha ilk sayfada böyle olmadığını anlıyorsunuz. Savaş sonrası memleketinden kopup gelen Şemsettin Bey ve Bestenigar’ın hikâyesi var bu kitapta.
    Roman 1900 yıllarda geçiyor. Birinci Dünya savaşı, göçler, sürgünler, yaşanılan acılar, hayata tutunma çabası, o dönemin içinde satırlarla bile olsa olmak bambaşka bir duygu…
    Doktor olan Şemsettin Bey eşini ve oğlunu savaş zamanı kaybedince daha fazla dayanamayarak İstanbul’a gelir. Ailesi olmadan hayatta kalamayacağını düşünen bu adam ölümü düşünürken simitçinin bir sözüyle hayata daha sıkı sarılır ve işine geri döner. Doktorluğun yanında istihbarat hizmeti de vermeye başlar.

    Savaştan kaçan bir başka insan ise Nigar. Nigar nişanlısının habersiz olarak başka biri ile evlenmesi ile aklı dengesini yitiren genç bir kız. Savaşta ailesinin katledilmesiyle abisi Ziya ile birlikte İstanbul’a gelirler. Doktor olan ve hiç çocukları olmamış dayısı Talat beyin evine yerleşirler.

    Güzelliği dillere destan olan Nigar’ı dayısı kendisi gibi doktor olan Şemsettin Beyle evlendirerek hem sağlığını hem de hayatını teminat altına aldığını düşünür.
    Ama savaş zamanı kim güvende ki? “Kadere inan Tabip Bey, saadet yazılı değilse alnında, ne yapıp ne edip elem seni bulur, hem de her şey yolunda derken”

    Kitap savaş zamanı çekilen acıları bir kez daha göz önüne çıkartıyor. Dönemin yaşam şartları, çekilen acılar, ülkesi ve ailesi için umut dolu yürekler. Bunun yanında her bir karakterin farklı hikâyesi ile birleşince okumaya değer çok güzel bir tarihi kurgu çıkmış ortaya. Yazarın kalemi, olayları ele alış biçimi çok güzeldi, severek okuduğum kitaplardan oldu.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mustafa Subaşı

Yazar istatistikleri

  • 16 okur okudu.
  • 21 okur okuyacak.