Mustafa Yılmazer

Mustafa Yılmazer

YazarDerleyenÇevirmen
8.8/10
39 Kişi
·
65
Okunma
·
0
Beğeni
·
91
Gösterim
Adı:
Mustafa Yılmazer
Unvan:
Yazar
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
315 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10 puan
"Bu kitap 18. yüzyıl Fransa'sındaki düşünme yollarını incelemektedir. İnsanların yalnızca ne düşündüğünü değil; nasıl düşündüklerini, dünyayı nasıl kurguladıklarını, hangi duygularla donattıklarını ve ona nasıl anlam yüklediklerini de göstermeyi amaçlıyor."

Kitap adından da anlaşılacağı üzere 14. yüzyılda yaşanan kedi katliamından bahsediyor, ama olayı yüzeysel bir şekilde anlatmak yerine olayı ve olaylardaki sembolizmi derinlemesine inceliyor. Olayı kitapta anlatıldığı gibi kısa bir şekilde özetlersem: Acımasız ve adaletsiz hayat şartlarından bıkan işçiler ayaklanmaya karar verirler ve ustalarından intikam almak için farklı bir yol tercih ederler. Kediler o tarihlerde farklı şeyleri sembolize ediyordu: şeytan, cadı, cinsellik... İşçiler öncelikle kedi taklidiyle ustaları rahatsız edip, kedileri öldürebilmek için izin alırlar. Daha sonra ise ustanın karısının çok sevdiği kedisini öldürmekle işe başlarlar. Böylece kadına cinsel saldırıda bulunduklarını ve onu öldürmek istediklerini ima ederler. Aynı zamanda kedi katliamını bir cadı avı olarak da kullanılırlar, bu da karısının gözdesini öldürmek ve onun cadının ta kendisi olduğunu ima etmek için bahane oluşturur. Böylece sembolizm örtülü bir şekilde kullanılarak efendiyi kandıracak kadar muallak ve hanımı yaralayacak kadar isabetli olarak kullanılır. Efendi yalnızca kendi başlattığı sürecin kurbanı olmakla kalmamış, ne kadar alaya alındığını bile anlayamamıştı.

"Belki de işçiler, bir yarı ölü kedi topluluğunu yargılar, günahlarını çıkartır ve asarken, tüm hukuksal ve toplumsal düzeni alaya almaya çalışıyorlardı."

Kısa bir araştırma sonrası o tarihlerde gerçekten de kedi katliamı yapıldığını öğrendim. Papa IX. Gregory'nin kedi düşmanlığı yüzünden vebadan kediler sorumlu tutulur ve cadı oldukları gerekçesiyle bütün kediler, zengin ve nüfuzlu ailelerin kedileri hariç, öldürülür. Ama bunun sonucunda vebanın yayıldığı alan genişler, ölümler artar ve vebanın sona erme süresi uzar... (Doğa intikamını almıştır!)

Ben kedi katliamı üzerinde dursam da kitap genel olarak Aydınlanma Fransa'sındaki çoğu konuyu ayrıntılı bir şekilde işliyor: masallar ve masallardaki sembolizm, tarih, edebiyat, felsefe...

Yabancı ve sanırım Fransızca olan kelimelerin tam çevrilmemesi yüzünden zaman zaman sıkılsam da kitabın dili akıcı ve olaylar da sürükleyici. Keyifli okumalar :))
111 syf.
Yazarın okuduğum eseri 1996 baskısı.Her şiirin ingilizceside mevcut.Bazı şiirlerinin bazı bölümlerini direk okuduğunuzda anlam veremeyebilirsiniz,bazı bölümlerdeyse çok derin anlamlar saklamış.Ama genel olarak cümlelere birçok anlam yüklemiş ve bu yüklediği anlamlar da yaşamış olduğu hayat atmosferinden olsa gerek.
128 syf.
kelimelerin ustası olmak sonradan olunabilecek bir şey değil.

evet, bir profesyonel olabilirsiniz bu konuda ancak ustası olmak ancak doğuştan gelen bir özellik olabilir. bunu, rock ozanları kitabını okuyunca bir kes daha fark ediyor insan.

cohen'i okuyunca zaten sözcükler boğazda düğümleniyor. en iyisi mi susup yine yeniden dinleyeyim diyorsun. sürekli sustuğunu farkediyorsun her dinleyişinde. işin özü de tam olarak burada işte.

her dönemde zamanımın bir kısmı cohen ile geçiyor. çoğu insanın hayatının fon müziği olmuş şarkıları, düşüncelere gark etmiş eserleri ve kitaplarına bırakıyorum ruhumu. ve gördüğüm tek şey rock kültürünün ruhu, öz suyu oluyor.

rock müziği diğerlerinden ayıran en büyük özelliği de işte tam olarak buradan geliyor. çoğu tarz müziğin felsefik, düşünsel, yeri gelir siyasal, psychedelic bir iskeleti olmadığından müzik denilen yol rock ve diğerleri olarak ikiye ayrılıyor. buna katkısı olanların başında rock müziğin ozanları gelmektedir. cohen usta ile patti smith bu işin tam da anlamsal ve düşünsel kısmını oluşturuyorlar.

kitap oldukça iyi aktarıyor bize rock müziğin ruhunu. tabi yaratılan bu iskelete organlar, kaslar, deriler ekleniyor ancak işin ruhu ve iskeleti cohendir.

ruhu huzur bulsun orada.
saygıyla anıyorum kendisini bir daha.
315 syf.
·2 günde·7/10 puan
Bu eser okurlara bekleneni vermeyebilir. Çünkü: bir akademik eser ve aydınlanma cağı 18. yüzyıl Fransa'sına ışık tutuyor ve belgeler üzerinden gidiyor. Ben okurken zorlandım ve sıkıldım şahsen.
Eser altı bölümden oluşuyor: 1. Bölüm: Köylüler Masal Anlatıyor. 2.Bölum:İşçiler Ayaklanıyor. 3. Bölüm: Bir Burjuva Yaşadığı Dünyayı Düzene Sokuyor. 4. Bölüm: Bir Polis Müffettişi Dosyalarını Düzenliyor. 5. Bölüm: Filozoflar Bilgi Ağacını Buduyor. 6. Bölüm: Okurların Rousseau'ya Tepkisi.
2. Bölümde:
Matbaa işçilerinin ayaklanmasını, matbaadaki çalışma düzenini,sosyal olayları ve sembolik olarak kedilerin katledilmesini o zamanki Paris'i (1730' ların sonu) matbaa işçisi Nicholas Contat'ın bir belge bırakması ve belgedeki anlatılarından anlıyoruz.
3. Bölümde, 1768 yılında adı bilinmeyen orta sınıftan bir yurttaşın Montpellier betimlemesi ise tam 426 sayfalık bir belge ve bu kentteki her soyluyu,her burjuvayı her meslek gurubunu,kostümlerine ve hizmetkarlarına ve de köpeklerine kadar ayrıntılı yazmış.4. Bölümde ise: Paris'te bir polis müffettişi olan Joseph d'Hémery kitap ticaretini yakından takip ediyordu başta entelektüel yazarlar olmak üzere her kim ne yazarsa yazsın şiirler,broşürler,romanlar;her türlü yazılı belgeyi 1748-1753 tarihleri arasında beş yılda 500 rapor yazarak dosyaladı ve de yazanları tabiri caizse fişledi.
5. Bölüm ise, Ansiklopedik bilginin nasıl oluşturulduğu,felsefecilerin,yazarların ve bilginlerin hangi yöntemleri ve yolu izlediklerini "Bilgi Ağacını" oluşturmalarını ve birbirlerinden etkilenmelerini görüyoruz. Kısaca bilgilerin sınıflandırılması da diyebiliriz. 6. Bölümde: Bir Rousseau hayranı olan iyi bir okur Jean Ranson, o yıllarda tüccar ve 27 yaşında bizi Rousseau'nın dünyasına sokuyor ve onun ne muhteşem bir yazar ve kişilik olduğunu, daha sonra da başta fransız devrimi olmak uzere bir çok kişiyi etkilediğini, Rousseaucı okuma anlayışı olduğunu ve de okuyucularıyla aralarında özel bir bağ kurduğunu çıkarıyoruz.
Bu kitabın tüm anlatımları Fransız Devrimi'nden önce 100-150 yıl ve 40-50 yıl önceye denk geliyor. Buradaki olaylar;yazarlar,şairler Kedilerin katledilmesi sosyolejik olayı bile Fransız Devrimi'nin alt yapısını hazırlamıştır.
İnceleme muhabbetleri bana göre olmadığı için bu konuda çok yardımcı olamam ama eğer eski dönem edebiyatını, oradan yola çıkarak kültürlerini, düşünce yapılarını merak ediyorsanız çok da bir ön araştırmaya gerek duymadan alın okuyun. Zaten beğenmeme gibi bir durum söz konusu olabilir mi, sanmıyorum. Fakat bu okumayı boş bir kafayla yapın, yoksa benim gibi her ne kadar ilginizi de çekse yarım bırakır ve daha sakin bir döneminize denk gelmesi umuduyla ciğeriniz yanarak ertelersiniz. :) Genel olarak ise kitapta yapılmak istenen şey, günümüz masallarının orijinal hâlini okuyucuya sunup, burjuva-işçi sınıfı arasındaki çatışmaları temel alıp muhtelif noktalara değinerek o zamanki Fransa, Almanya insanını (genel olarak bu iki ülke üzerine yoğunlaşılmış ama diğer milletlerden de bahsediliyor) anlamaya çalışmak olmuş. Ki yazarla birlikte bizler de bu anlam arayışına dâhil oluyor ve karşılaştığımız sonuçlara şaşırıyoruz. Aslında çocuklarımıza anlattığımız toz pembe masalların bilmem kaç defa değişime uğrayarak günümüze ulaştığını öğreniyoruz. Ve gerçekten ilk versiyonlarını incelediğimde 'bu insanlar neyin kafasını yaşıyormuş be' demekten kendimi alamamıştım. Klasik kitaplardan farklı olması ve okudukça okutması dolayısıyla şiddetle tavsiye ederim.
315 syf.
Kitap daha çok tarihi bir deneme tarzında yazılmış. Fransız aydınlanması öncesi alt kesimin durumu hakkında ışık tutacak bilgilere yer verilmiş. İlk bölümde geçen Fransa masallarının incelemesinde ve psikolojik yönünden ziyade bu masalların halk nezdinde yerleşmiş kültürüne değiniliyor ve tek tek irdeleniyor. Masalların aslında her halkta hemen hemen aynı konulara değinir farklı biçimde anlatılır. Daha sonra kitaba adında veren kedi katliamlarının ardındakini inceliyor. Kedilerin tarih içinde ona yüklenen anlama yer veriliyor. Daha sonra burjuva kesimin durumuna yer verilir. Ve Aydınlanma çağındaki rollerine değinilir. Ve Rousseau'nun okurlar üzerindeki etkisi ve Aydınlanma çağına olan etkisi. Diderot ve Voltaire'ın yarattığı ansiklopedi ve bilginin gücünün zirve yaptığı ve Aydınlanma çağını hızlandırmıştır. Kitap tarihi kitap olduğu için birçok isim ve tarih geçiyor okunması ara ara zorlaştırıyor. Ama Fransız ihtilali öncesi toplumun en alt tabakasının görüşlerine ışık tutuyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mustafa Yılmazer
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 65 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 115 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.