National Geographic Türkiye

National Geographic Türkiye

YazarDergi
9.6/10
738 Kişi
·
1.364
Okunma
·
260
Beğeni
·
2577
Gösterim
Adı:
National Geographic Türkiye
Doğum:
Nisan 2001
Evrende yıldızların sayısından daha fazla gezegen var ve bunların en az dörtte biri, koşulların yaşam için ne çok sıcak ne çok soğuk olduğu, yıldızın yaşama elverişli bölgelerinde bulunan, Dünya boyutunda gezegenler. Samanyolu'nda en az 100 milyar yıldız var, bu da yalnızca bizim galaksimizde dahi, yaşamın ortaya çıkabileceği en az 25 milyar sistem olduğu anlamına geliyor-ve galaksimizin trilyonlarca galaksiden yalnızca biri.
2050 Yılına kadar fosil yakıt kullanımını sıfırlamaz ve hatta açığa çıkardığımız karbonu geri emici teknolojileri hızla yaratmazsak, siz inanın ya da inanmayın, artık her şey için çok geç olacak.
Başka bir insanın sesini duymak için bir kitaba tek bir bakış atmanız yeterli olur; belki de bin yıl önce ölüp gitmiş birinin sesidir bu. Okumak, zaman içinde yelken açmaktır.
Dikensi kemik çıkıntıları sonucu oluştuğu düşünülen omuz ağrısı çeken 300 hasta üzerinde İngiltere’de yapılan bir araştırmayı ele alalım. Ağrıyı azaltmanın çözümü genelde ameliyat. Araştırmacılar, katılımcıları rastgele üç gruba ayırmışlar. Bir grup ameliyat edilmiş. İkinci gruba ameliyat edildikleri söylenmiş ama aslında edilmemişler. Üçüncü gruptan ise omuz uzmanını görmek üzere üç ay sonra gelmeleri istenmiş. Ameliyat edilen ve ameliyat oldukları söylenen grupların her ikisi de, omuz ağrılarında eşit derecede iyileşme olduğunu bildirmişler.
Bu da gösteriyor ki bu bir plasebo etkisiydi. Ameliyat ağrıya karşı mekanik olarak herhangi bir şey yapmıyor. Sonuçların plasebo etkisine işaret etmesi, önemini azaltmıyor. Aksine hastanın tedaviye olan inancının önemini ortaya koyuyor.
1987 yılında bir kadın, dayak yediği kocasından boşanmak için karşısına çıktığında Hakim Mustafa Durmuş, kadının talebini reddederken tutanağa şu tarihi cümleyi yazdırdı: "Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmemek gerekir."
Acı ve ağrının bir neden var: Özkoruma. Beyne sinyal göndererek, bedenin tehlikede olduğunu ve reaksiyon göstermesi gerektiğini söylüyor.
128 syf.
·1 günde·1/10
Içinde yaşadığımız çağ biyolojik savaşlarla her türlü kirli oyunların döndüğü bir cağ. Hızla transhümanizm çağına evrilen insanoğlu teknolojinin baş döndürücü gelişmelerine ve yapay zekanın tuzaklarının bilincinde olmak ve bu bilinçle bu aygıtları kullanmak zorunda. Bu tarz dergiler iklim krizine vurgu yaparak yeni dünya düzenine hazırlıyor insanlığı. Dünyayı yönetenler o kadar kirli ve sapkın bir zihniyete sahip ki.. Şeytana tapanlardan tutun, Tanrıyı kıyamete zorlayanlara kadar.. Çok çok mide bulandırıcı. Pedofili sapkınların küçücük kız çocuklarını kanlı ayinlerde kurban ettiği kirli bir cağda yaşıyoruz. Ve bu tarz dergiler insanın ne kadar yıkıcı ve gereksiz bir varlık olduğuna vurgu yapıyor. Allahın yarattığına düşman. Kendi türüne düşman. Çok dikkatli okumak gerekiyor bu tarz dergileri. Çok iyi bildiğim bir şey var ki o da Allah'a rağmen plan yapamaz hiç kimse. Küreselcilerin hedefleri çok kirli. Lütfen araştırın. Ve unutmayın; onların planları,tuzakları varsa Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır. Ve tüm planlar Allah'ın yüce planları dahilinde gerçekleşir, O'na rağmen plan kuramazlar. Bize düşen ise Allah'ın şu sözüne uyup bu sözü düşümek derin derin ; "Sizleri yeryüzündeki halifelerim kıldım".
Iyi geceler..
128 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
“İlk dünya günü’nü 50 yıl önce kutladık. Peki, 50 yıl sonra bizi ne bekliyor? Olasılıklar pek de iç açıcı değil.”
Olasılıklar iç açıcı değil, şöyle bir kafamızı kaldırdığımızda bile bunu anlayabiliriz. Bu hiçte zor değil, yeter ki bakmasını bilelim nasıl bir katliama ortak olduğumuzu anlamak zor olmayacaktır. Kozmetik ürünlerini kullanmak, bilinçsiz petrol kullanımı, kendi ihtiyaçımız için, dünyanın ihtiyacı olanından çok daha fazla CO2 üretiyoruz. Bazıları için hafife alınan bu büyük kirliliğin öyle sonuçları oluyor ki dünyaya, geri dönülmesi zor yollara sokuyor insanlığı. İnsanlar olarak hayvanların yaşam haklarını gasp etmek vb davranışları sadece lüks için bilinçli olarak sergiliyoruz. Farkında değiliz ama dünyayı yok ederken zevk alıyoruz. Biz, bize verilen düşünme kabiliyetini kendimize daha iyi bir yaşam için kullanmıyoruz! Aslında bize yaratıcı veya tabiat (artık hangisini tercih ediyorsanız)tarafından bahşedilen bu kabiliyeti kendi sonumuzu hazırlamak için kullanıyoruz.
O kadar düşüncesiz bir şekilde sanayileşip gelişiyoruz ve vahşi canlıların öyle hor görüyoruz ki sanki insanlık kendini ölümsüz zannetmesi gibi kör bir düşünceyi dünyaya karşıda besliyor. İnsan kaynaklı küresel ısınma, doğaya karşı yapılan en büyük işkence. Dünyayı katleden bir sistem kurulu. Bu sisteme bizler de destek veriyoruz. Tabiata karşı işlenen her suç bu büyük yıkıma ortaklık demektir. Doğayı kendimiz için korkumak için harekete geçmekte yanlış, tüm canlılar için bunu yapmalıyız. Eğer dünyayı kurtarmak istiyorsak önce dünyayı canice sömüren sisteme karşı ayaklanmalıyız bir şeylerin farkına varmadan doğaseverlik yapılamaz. Bir şeyler yapmak istiyorsak bunu “iyi tüketiciler olarak çözemeyiz. Fakat iyi vatandaşlar olarak, gidişatı kesinlikle iyi yönde değiştirebiliriz." İlk dünya gününün kutlanmasından önce tabiata karşı işlediğimiz suçu ne kadar farkındaydık? Hiç! Ama sonra aniden artışa geçti çok önemli çevreci yasalar çıktı. Demek ki sistemi bir şeylere zorlayabiliriz bunu için bilinçli olmamız gerekiyor, her canlı için buna mecburuz.
Kendimizi her geçen gün en ufak bir çöp parçasıyla bile ölüme yaklaştırıyoruz. Bunu yapmaktan vazgeçmeliyiz, durmalıyız.

https://youtu.be/jzyuze9MgNQ


Küresel ısınmayı konu alan harika bir belgesel:
https://youtu.be/q83yB-1FkQg
132 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Sayıda neler yoktu ki. Yine dolu dolu bir sayı okuduk. Agar ve bakterilerin sanat eserine dönüşmesinden, eski kıyafetlerin geri dönüşümüne, mercan resiflerini kurtarma çabalarından, Okullu Chibok Kızları boko haram tarafından kaçırılan Nijeryalı gençlerin yitirdikleri yarınları geri alma çalışmalarına, Alaska'da buza dönmüs göllerin fotografları ile küresel işınmayı önleme çabalarına, suistimal edilen Japon sebeklerine, National Geographic tarihine adını kazıyan 20 öncü kadının çığır açan hikâyelerinden, Eşekarısı saldırısına uğrayan balarıları, var güçleriyle direnmesine ve tabii kapak konusu da yapılan geri dönüşüm çalısmalari ve israf konusunda yapilan çöp saydıklarımızdan değer üreten döngüsel ekonomi projesine ilgi ile okudugumuz bir sayı.
Tabii israf önemli bir konu asıl mesele geri dönüsüm değil. İhtiyacın kadar alıp tepe tepe kullanmak çünkü geri dönüsüm öyle kolay ve ucuz bir sürec değil.En karlisi ihtiyacin kadar al ve tüket.Umarim tüm insanlik alisveris cilgınliğından kurtulup düşüncesizce etrafa sactigimiz plastik ve elektronik esyalarin bir an önce farkina varıp çevreye daha fazla zarar vermez.
Derginin içındekiler:
Prato’da (İtalya) bulunan bu tesisteki yün ve eski kıyafet yığınları renklerine göre ayrılıyor, temizleniyor, işleniyor ve yeni kıyafet üretiminde kullanılıyor.

Geleceğe DoğruCosmos yazarından
bir rica: Bilimcileri can kulağıyla dinleyin.

MERCAN RESİFLERİ
Doğa Dostu Seyahat Tehdit altında olan
mercan resiflerini kurtarma çabalarına
artık gezginler de katkıda bulunabiliyor.

Yardım Çağrısı
Alaska’nın buza dönmüş göllerindeki
baloncukları objektife alan fotoğrafçı, esin kaynağı bu oluşumların iklim değişimine işaret ettiği görüşünde.

Mikrobiyal Sanat
Agar bakteri kültürü için mükemmel
bir kanvas. Öyle ki, bilimciler agar ve bakterilerle sanat dahi yapıyor.

AYRICA
• Bahçe Sevdalılarına
Özel Seyahat Rehberi
• Dev Jeot
• Öfkeli Vikingler
• Çamurzıpzıpları

ANA KONULAR Japon Şebekleri
Kültürün bir parçası hâline gelen gösteriler bu hayvanları suistimal
ediyor olabilir mi?

Öncüler
National Geographic tarihine adını kazıyan 20 öncü kadının çığır
açan hikâyeleri.

Arı Sırları
Eşekarısı saldırısına uğrayan balarıları, var güçleriyle direniyor.

Okullu Chibok Kızları Kaçırılan Nijeryalı gençler yitirdikleri yarınları geri almaya çalışıyor.

Çöpün Sonu
“Bu gezegende uyum
içinde yaşayabilmemiz
için,” diyor Robert Kunzig, “yapmamız gereken tek bir şey var: Dünyanın kaynaklarını bu denli acımasızca israf etmeyi bırakmak.” Çöp saydıklarımızdan değer değer üreten döngüsel ekonomi
yanlılarının amacı da tam olarak bu.
148 syf.
Bu sayının ana konusu uzay ve bu konuyuda bana göre çok yüzelsel ve tarihte yapılanların ufak özeti ile geçiştirilmiş. Dünya coğrafyasına dair konuları aralara sıkıştırılmış. Bu sayıyı diğerlerine göre çok beğenmedim. Bunu nedeni belkide yazın düşen satış sayısını etkisi var. Daha değerli buldukları yazılarını daha çok satacakları sayılara saklıyorlar gibi.
128 syf.
·Puan vermedi
İlgi ile okuduğum konuları iceren güzel bir sayı olmuş.
Amerika'daki cayır bölunmesi projesini,
Son köle gemisi yazilarini ilgi ile okudum.

Güzellikte Son Nokta ana konu idi.
Sosyal medya ve moda ekonomisi, birlikte, her kadını şemsiyesi altına alan yepyeni bir güzellik kültürü şekillendiriyor. Bu yeni güzellik anlayışına göre herkesin güzelliği
kutlanmaya değer.

Flamingo Amingo Bob Kaza geçirip yaralanan bir kuşun pembe bir ünlüye dönüşme hikâyesi.

Çayır Bölünmesi
Otlakları eski ihtişamına döndürme çabaları dirençle karşılaşıyor.

Son Köle Gemisi
ABD kıyılarına ulaşan son köle gemisi
Clotilda, 1860’ta 108 Afrikalıyı yasadışı
olarak Alabama’ya getirdi. Bu tutsakların
torunları hâlâ onların öykülerini anlatıyor.
150 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Dergiyi severek okudum.Kadın ve haklarinın mücadelesine dair cok genis kapsamlı hazırlanmış bir sayı.
Dergide yer alan istatistikler dünya capında yapilan arastırmalara dair idi.Dünya capında araştırmalara yer verilmesi güzeldi.Herkesin ilgi ile okuyacağı cok guzel bir sayı olmuş.
Sinan
Sinan National Geographic Türkiye Özel Sayı No. 1'u inceledi.
160 syf.
·Beğendi·9/10
1909 yılından 2003 yılına kadar olan Türkiyeyi fotoğraflar ve fotoğraflara ait bilgi notlarıyla anlatan bir sayı.
İnanılmaz zevkli ve heyecan verici, mutlu etti :)
132 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Özellikle öncü kadınlar kısmı çok ilgi çekiciydi. Umarım ülkemizde de kadınların önünü açacak, çabalarını destekleyip, ödüllendirecek kurumlar çoğalır.
150 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Agrı'ya ayrılmış bir sayı. Agrı üzerine yapılan bilimsel çalışmalar dair genişce bilgiler mevcut. Agrı ile bilimsel mücadelenin tarihcesinden bahsedilmis.Ancak hangi ağrının nasıl gececegine dair bir bilgiden bahsedilmemis.Galiba böyle bir bilgi de mevcut değil.
İnsanlara eşlik eden robotlardan bahsedilmis.
Sezeryanla doğan bebeklerin normal doganlara gore virüslere karşı daha hassas olduklarini bu problemi sezeryanla dogan bebeklere kapsülle virüs vermek için Abd'de çalışıldığını, normal doğup virüs alan bu virüsleri kalin bağırsağa yerlesen bebeklerin sezeryanla doganlara göre daha mutlu oldugunu okuduğumda cok şaşırdım diyebilirim.Sen nelere kadirmişsin heyy virüs:))
Hiçbir şey boşa yaratılmamış yani.Her seyin bir hikmeti var.
112 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Böcekler olmadan yaşayamayız. Böceklere dair makale çevre bilinci verir nitelikte.Otizmli bireylerin hayatlarina dair yazi dizisini ilgi ile okudum.Ailelerin cabalarıni görünce hüzünlü bir sevinc hissettim.
Patagonya milli parkini kurma calismaları tebrike şayan.Türkiye Cumhuriyeti'nin de arazi satin alma calısmalarina maddi katki verdigini okumak sevindirdi beni.Dolu dolu bir sayi olmuş yine.
Derginin icindekiler:
Kapak
Dünyanın dört bir yanındaki böcek popülasyonları azalıyor. Serhas mavisi
kelebeği (Glaucopsychexerces) nesli çoktan tükenenler arasında.

Panik Bilimi
Tehditler insanları nasıl bir paniğe
sürüklüyor? Bu tepkinin kontrol altında
tutulmasındaki en büyük etkenlerden
biri beynin duygu ve mantık merkezlerinin sağlıklı iletişim
mekanizmasının korunması olabilir.
YAZI: AMY MCKEEVER
Karantinada Hayat
Tüm dünyanın coronavirüse esir düştüğü günleri İtalya’da karantina altındaki insanların portrelerini çekerek-
geçiren bir fotoğrafçı,virüsün kent yaşa-
mını nasıl değiştirdiğini belgeliyor.

Kanser Genetiği ve Geyik Boynuzları
Kanser hücrelerinden zarar görmeksi-
zin yararlanan geyikler hayvanlar aleminde kanser tedavisi için umut olabilir.
YAZI: DOUGLAS MAIN
Sentetik Kurbağa Gerçek kurbağaların
yerini alan SynFrog,
laboratuvarları hayvan dostu hâle getiriyor.
YAZI: NATASHA DALY
Şişesiz Şampuanlar
Küp şeklindeki paketsiz şampuanlar plastik atık oranını azaltıyor.
YAZI: NATASHA DALY

ANA KONULAR Otizm Bilimi
Otizmde erken tanı umut vaat ediyor.

Vahşi Fikir
Bir milyon hektarlık arazi koruma parklarına dönüştürülüyor.
YA Z I : D AV I D Q U A M M E N

Kayıp Böcekler
Böceklerin yok oluşu
gezegenimiz için yıkıcı.
YA Z I : E L I Z A B E T H KO L B E RT

Otizm İle Yetişkinliğe
İş bulmak ve âşık olmak anlaşılması zor deneyimler olabiliyor.
YAZI: JUDITH NEWMAN

Hareketli Bedenler
Hayvanlar açısından en uygun koşulları bulabilmek adına bir yerden
başka bir yere gidebilmek en büyük zor-
luklardan biriydi. Peki, birçok tür hayatta
kalabilmek için hangi yöntemleri geliştirdi,nasıl evrildi?

Yazarın biyografisi

Adı:
National Geographic Türkiye
Doğum:
Nisan 2001

Yazar istatistikleri

  • 260 okur beğendi.
  • 1.364 okur okudu.
  • 21 okur okuyor.
  • 210 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları