Nazlı Brigen

Nazlı Brigen

Çevirmen
7.9/10
23 Kişi
·
Okunma
·
0
Beğeni
·
28
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
496 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Svevo, bu eserinde ender rastlanabilecek tarzda bir bilinç okuması gerçekleştirmiş ki bu durum, eseri son derece başarılı kılmakta. Zeno, kendi bilincini dışavururken Svevo'nun anlatımdaki yetkinliği ve sahiciliği sayesinde okuru içine alan, okura Zeno'nun yaşadıklarını yaşatan düşündüklerini düşündürten son derece kıskanılacak bir eser yaratmış. Kitabı okuma anında Svevo'nun yaratmış olduğu bu başyapıtın her sayfasında onu kıskanmaktan kendimi alıkoyamadığımın altını çizmek isterim. Zeno, kendi iç dünyasında saplantılı, son derece hassas, düşünce dünyasında sürekli kendiyle savaş halinde olan insan olmaya çalışan ancak insan olmaya çalıştığının farkında olmayan biridir. Yaşadığı sorgulalamaların, hatalarının, günahlarının aslında insan olmaktan ileri geldiğini bilincine itiraf edemeyen belki de yazar tarafından bunun gün yüzüne çıkarılmadığı hafızalardan silinmeyecek hesaplaşmaları örneklemektedir. Svevo'nun Zeno aracılığıyla her sayfasında insan kişiliği üzerine, hayat üzerine yaptığı tespitler, değerlendirmeler her insan için bir ders olma özelliği taşımakta. Svevo'nun bu durumu Zeno için bir hastalık uydurup bu hastalık üzerinden aktarmaya çalışması büyük bir alkışı hak etmektedir. Svevo'nun bilinçli olarak böyle bir şey kurgulayıp kurgulamadığını bilemem ancak benim öngördüğüm kadarıyla her ne kadar eserde zaman zaman Zeno'nun hastalık hastası olduğu dile getirilse de ve Zeno'nun psikanalizmi hastalığından kurtulmak için bir araç olarak kullansa da Zeno'nun hastalığı insan olmanın hatalar, günahlar, arzularla şekillenen bir süreç olduğunu görememesi ve bunu göremediği için yaşadıklarını ve kendi iç dünyasındaki muhakemesinde subjektiflikten kurtulamaması, yanıltıcı çıkarımlarda bulunmasıdır. Çoğu zaman adeta Zeno'nun bilincinin susması ve soluk alması gerekliliğini de duyumsarız. Özetle, Zeno hastalık hastası olmaktan ya da saplantılı bir kişilik olmaktan ziyade benim yorumladığım kadarıyla "insan olma ya da insan olamama hastalığına" tutulmuş bir bilincin, hastalıklı bilincinden kurtulması gerektiği olarak okunabileceği gibi çok farklı okumalarla binbir yorumu barındıran bir başyapıttır.
%53 (258/493)
·Beğendi·Puan vermedi
Daha yarıya geldim tam bitirmediğim için fazla yorum yapmak istemiyorum. Alış sebebim psikoloji ve kişisel gelişim tarzı kitapları sevdiğim için doktor ve hastası arasında geçen olay örgüsüne olan merakım ve arkasındaki açıklamadan dolayıydı. Etkileyici olarak devam eden, bir erkeğin düşünce ve fikir yapısını yansıtan içinde çok dikkat ettiğinizde vurgulayıcı cümlelerin barındığı güzel bir kitap
496 syf.
Gerçek adı Ettore Schmitz (1861-1928)olan Italo Svevo  Trieste’de doğdu ve asıl mesleği mühendislikti  Çağdaş Avrupa edebiyatının kurucularından biri sayılan Svevo bir yandan çalışmaya bir yandan da yazmaya başladı. Kendisi Almanya da bulunan köklerinden dolayı kısa bir süre orada okudu. Almanca öğrendi ve Almanya'da  yaşadığı yıllar boyunca psikolojiye büyük merakı olması nedeni ile  1900 yılında Freud’un "Düşlerin Yorumu" çalışmasını  İtalyancaya çevirdi. Italo Svevo eserlerinde  trajedileri komediye dönüştürüp insan varlığı hakkında yazmaktaydı.

Svevo, 1923 yıllarında bulunduğu dönemin ünlü yazarı olan James Joyce’un da yardımıyla Zeno’nun Bilinci kitabını kendi çabalarıyla yayınlamış oldu.


Kitaba gelecek olursak;

Kitap yedi bölümden oluşuyor. Oluşan her bölümde Zeno'nun hayatında önem taşıyan kesitlere yer verilmektedir. Her kesitte farklı duygular içine girmesi ve kendisi ile çelişmesi insanın doğasında bazen olabilecek durumlar olduğunun kanatindeyim ancak bu durumun süreklilik arz etmesi Zeno'nun bilinicini ve yaşamını olumsuz etkilediği aşikar. Bir kaç bölümden sonra bazı yerlerinde uzun yazılar nedeni ile sıkılmaya başladım. Toplumun düşünce yapısı ve  kadın erkek ilişkisi gibi konulara yer verilmiş. Belirtiğim gibi  Ara ara Uzayan diyaloglar ve düşünceler yüzünden romanda bulmak istediğim tatları bulamamaya başladım fakat sabırla okumaya devam ettikten sonra kitabın hikayesinden çok Zeno'yu sever oldum.

Kahramanın düşünce akışının değişmesi çok ilgimi çekti çok fazla psikolojik tahlil yoktu en azından benim istediğim gibi duygu durumlarına çok yer verilmemişti. Psikolojik tahlillerden çok kendi düşünceleri ile sürekli çelişmesi vardı. Bu durumda ayrı bir tat verdi bana doğrusu. Hikayenin ortasında sıkıldığımdan dolayı romanı okumak istemedim ve Zeno'nun Bilincin'i sevemedim diye düşündüm. Daha sonra kitabı sevdiğim için mi kitap hakkında çok şey düşünür oldum demekten kendimi alıkoyamadım.  Zeno'nun bilinci bana da bulaştı galiba, belki de hep vardı...

 Kitapla alakalı kendime sorduğum üç soru var

1- İyi ki okudum mu kitabı? -Evet
2- Kitabı tekrar okur muyum? -Bilmiyorum
3- Peki kitabı  tavsiye eder miyim? -Kesinlikle

Bilincimin akışını durdurup düşündüğümde kitabı beğendiğimi itiraf edeceğim. Ben Zeno'yu sevdim. Onun kendi içinde yaşadığı dramlar beni kitaba ısıttı. Bazı sıkıldığım anlar olsa da iyi ki okumuşum kitabı.

Zeno karekteri ile normal hayatta tanışsam, kendisi içinde yaşadığı durumları bana anlatsa elbette ki bu kişi bana itici gelir, yaptıklarını ve düşündüklerini tasvip etmiyorum ancak Zeno'ya ısındım. İçinde ki çelişkiler bana çok tanıdık geldi. Zeno Doğruyu ve yanlışı bildiği halde ona uymayıp kendisine neyin iyi geceleceğini bilemiyor bu durumda kendi doğrusunu da bulamıyor.

 
496 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Tezer özlü beğenmiş tavsiye etmiş bize de severek okumak düşer. Tezer özlüyü gerçekten çok seviyorum. En sevdiğim kadın yazar diyebilirim. O yüzden bu kitabı okuduğunu ve hayatımın kitabı dediğini öğrendiğimde hemen alıp okudum ve gerçekten beğendiği kadar varmış. İnanılmaz bi bilinç akışı. Kesinlikle okunmalı.
496 syf.
·Puan vermedi
Psikoloji okumalarımın ilkiydi ve beni hayal kırıklığına uğratmadı. Tam anlamıyla Freud'yen bir psikoloji kitabıydı. Psikanaliz'in en şeffaf noktalarına, en sırdaışı tarafına değiniyor.
Çocukluk anıları ve geçmişin silinmeyen izleri... Deneyimleyecek çok şey var. Hatta bir bölümünde hastanın doktoruna sitemi oldukça ironikti. Sigara bağımlısı hastanın bu alışkanlık yerine başka bir meşkuliyet kazanması için sigara yerine çikolata yemesi yönünde bir program hazırlanmıştı doktor tarafından. "Lanet doktorum yüzünden şimdi de obezite ile savaşıyorum!"
496 syf.
Bitti ama beni de bitirdi. Bilenler bilir, bazen kitapları istifleriz kitaplığımıza, yoğun olduğumuz bir döneme denk gelir veya kitap okuma isteğimiz yoktur, kitaplar öylece kalır rafta. Lakin kitaplığın önünden geçerken bazı kitaplara özellikle şöyle bir bakış atar, "acaba bu kitabı ne zaman okuyacağım, okurken gerçekten de keyif verecek mi" şeklinde sorgulamalara girişiriz. Ya da sadece ben girişiyorumdur. Buna da "Post'un Bilinci" diyelim o vakit :) Bu kitabı da fuardan aldığımdan beridir hep içimde bir, "acaba okurken nasıl da keyif alacağım, nasıl da dolu dolu bir kitaptır kim bilir" şeklinde bir beklenti vardı ama bu beklenti, kitaba başladıktan sonra yerini hüsrana bıraktı. İsimden yola çıkarak ve arka kapak gazıyla, psikolojik yönünün çok daha etkileyici olacağını düşündüm ama o etkiyi alamadım maalesef. İsme değindim, çünkü kitabın adı "Zeno'nun Bilinci" değil de "Zeno'nun Hayatı" olsaydı, kitaptan beklentim de ona göre olacağı için, aldığım keyfin dozu yükselebilirdi. Yanlış bir yaklaşıma düştüğümün farkındayım. Sonuç olarak sürüncemeli, gel-gitli bir okuma serüveninin ardından, bir ayımı da alıp bitti kitap.
Zeno Cosini, 1800'lü yıllar Trieste'sinde yaşayan bir karakter. Psikanalisti bir çözüm yolu olarak, hayatını yazmasını öneriyor kendisine ve o da bunları yazıyor. Üstüne üstlük bu yazdıklarını da doktoruna teslim ediyor, üstüne üstlük doktoru da, Zeno'nun bir süre sonra tedaviyi sonlandırması sonucu tutup, bu yazdıklarını kamuoyuyla paylaşıyor! Doktor-Hasta ilişkisinin kötüye kullanımına bir örnek işte. Burada, Doktor S. adıyla bahsedilen doktor, gerçekten de kitabın yazarı mıdır ve yazar gerçekten de bir psikanalist midir diye düşünerek araştırdım ama sanırım yazar, sadece kendisini doktor yerine koymuş. O kadar yani. Yalnız, yazarın, Freud'un çalışmalarından etkilendiği de bir gerçek.
Konudan bahsedelim biraz da. Zeno, hayatını, sigara tiryakiliği, babası ile ilişkisi ve babasının ölümü, sonrasında aşkı ve evliliği, akabinde ise Guido ile ilişkisi şeklinde bölümleyerek anlatmış. Final bölümü ise 1. Dünya Savaşı yıllarına ve Zeno'nun yaşlılık dönemine denk geliyor. Sigara tiryakiliği ve babasıyla ilişkisi, akabinde de babasının ölümüyle sonuçlanan sürecin psikolojik ele alımı hoşuma gitse de, sonraki bölümlerde uzun uzadıya iç hesaplaşmalar ve alınan saçma sapan kararlar sonucunda, kitaptan soğuduğumu hissettim. Karambole yaptığı evliliği ve sonrasında ailevi ilişkileri ve dahil iş ilişkileri ile ilgili uzunca kısım, beni nedense sürüklemedi ama dediğim gibi, bir adamın hayatını okuduğumu bilerek başlasaydım bu kadar soğumazdım. Yok yaa sanırım yine soğurdum. Çünkü bazı konular gereksiz yere uzatılmış ve detaylandırılmış. Her ne kadar psikolojik yönü olan bir kitap olsa da, benim aradığım daha bir, sanki böyle Zeno'nun bilincini çözümler bir kitap olduğundan oldu bütün bu soğuma durumu. Kitaba başlamadan mana yüklemenin zararları... Bunun yanında Aylak Adam Yayınlarından çıkan baskısının yazım hataları, gözardı edilemeyecek denli fazlaydı. Kelime sonlarındaki ekler vs. birçok yanlışlık gözüme çarptı. Okumayı zorlaştıran bir çeviri hatası yoktu belki ama yine de göze batan ve sık tekrar eden hatalar vardı yani. Bunu biraz da, uzunca kurulmuş cümlelerin yoğunluğuna bağladım doğrusu.
Tekrar tekrar dile getiriyorum belki ama bunu yapmak zorunda hissediyorum kendimi. Kitaba, derin psikolojik tahliller bekleyerek yaklaşırsanız pek de keyif almayabilirsiniz. Lakin Zeno gibi, kafası karışık bir adamın hayatını okumak beni sıkmaz diyorsanız, okumamanız için bir sebep yok.
496 syf.
·34 günde·Puan vermedi
Hababam Sınıfı'nda Şaban :"Arkadaşlar, sakın gelmeyin;tünelin ucu bomb.k bir yere çıkıyor, " diyor ya hani.. İtalyan edebiyatının önemli romanlarından biri diye nitelendirildiği için okudum, ama okumaz olaydım. Zaman geçmek bilmedi, Zeno ilkokul öğrencisine anlatır gibi tekrar tekrar aynı şeyleri" geveledi". Bana göre okuduğum en berbat kitaptı.Yine de okumak isteyenlere iyi okumalar..
496 syf.
·22 günde·Puan vermedi
Kitabın baş karakteri Zeno, piskanalistinin önerisiyle hatıralarını yazıyor. Bu hatıralar yardımıyla yaşadıklarının bilincindeki yansımalarını izleyebiliyoruz.
Psikanaliz, anlamlı veya anlamsız ruhsal sıkıntılarımızın kaynağına inerek, unutulmuşlukları bilince çıkarıp onları kuramsal düzlemlere çekerek, ruhsal sorunlarımızı çözmeye çalışıyor. Ancak bazen bizi biz yapan, toplamından hayatın oluştuğu parçalara bir hastalıkmış gibi de yaklaşabiliyor.

Uygarlığın insanın toplusallaşmanın selameti adına birçok iç güdüsüne ket vurmasına sebep olduğu söylenir. Okuduğumuz bazı kitaplarda karakterlerin bu engellenmişliklerini, insan doğasına uymayan ketlenmişliklerini görebiliyoruz. Zeno da bence bunlardan biri; sadece insan olmaya (yaşlılık gibi, aşkın gel gitleri gibi) dair sıkıntılar değil yaşadıkları, bireysel olan ile toplumsal olanın çarpışmasının gerilimlerini de yaşıyor. Psikanalize göre yaşadıkları bir tür ruhsal problem. Yazar, hayata içkin olan zorluklar nedeniyle insanın yaşadığı sıkıntıları bir problem olarak ele alan psikanalize yönelik bir eleştiride bulunmak istemiş gibi geldi.

Zeno gibi kurgu karakterler üzerine okumalar dönüp kendimizde neler olduğuna bakmamızı da sağlıyor diye düşünüyorum.

Zeno'nun dediği şu sözü çok değerli buldum: "hayat iyi veya kötü değil, orjinaldir".

Kitaptaki evli kadınlar, yaşadıkları dönemden dolayı sanırım, genel olarak "ahlaklı ve edilgen. Bekar kadınlar ise evliler ile birliktelik yaşayabiliyor. Anlatıcı da bir erkek sonuçta.
Karmaşık, tumturaklı cümleler yok, matbaa hatalarından dolayı bazen okuma tekliyor, ancak kitap genel olarak akıcı. Okuduktan sonra Zeno'nun kişiliğinin, yaşadıklarının tartışılarak açılması faydalı olur diye düşünüyorum.
496 syf.
·Puan vermedi
Nevrotiklerin ağababası zeno corsini, vay arkadaş 500 sayfa boyunca psikanalizi icat edenin de uygulayanın da kulağını çınlattım. Kitabın mevzusu, zeno corsini hastalık hastası tuhaf acaip bir zat. Doktoru kendisinden tüm hayatı boyunca yaşadıklarından hatırlayabildiklerini kağıda dökmesini ister o da yazar da yazar, işin tuhafı kitabı okudukça sizi sıkıyor, sıkıldıkça devam etmek istiyorsunuz. Bir acaip his ( deneyimdir ıskalamamak lazım)