Geri Bildirim
Necib El-Kiylani

Necib El-Kiylani

8.8/10
13 Kişi
·
31
Okunma
·
3
Beğeni
·
615
Gösterim
Adı:
Necib El-Kiylani
Unvan:
Mısırlı Tabîb ve İslâmî edebiyâtçı, Yazar
Doğum:
Mısır, 1931
Ölüm:
1995
Tabîb ve İslâmî edebiyâtçı Necîb el-Kiylânî, (Mısır’ın) Ğarbiyye vilâyetinin kasabalarının birinde, fakîr bir âilede dünyâya geldi. Tıb fakültesinden mezun oldu. Hemen akabinde İhvânu’l-Müslimîn Cemâ’ati’ne dâhil oldu. Bundan dolayı tutuklandı. On sene hapse mahkûm oldu. Çeşitli zindânlar arasında nakledilip durdu. Ağır işkenceye ma’rûz kalarak iki ayak sinirlerinin yara almasından sonra serbest bırakıldı.. İslâmî sorunları tedâvî eden ve İslâm halklarının trajedisine, şer, zulüm ve fesâd kuvvetlerine karşı cihâdlarına dikkat çeken romanlar yazdı. En bârizleri: ‘Azrâu Cakarta: Cakarta’nın Bakiresi, ‘Amâlikatu’ş-Şimal:Kuzey Yıldızı, Leyaliyyu Turkistan: Türkistan Geceleri ve benzeri yüz kitâp daha. Bunların birçoğu İngilizce, Türkçe, Urduca, Farsça dillerine terceme edildi. 1415 H. Senesi Şevvâli’nin beşinde vefât etti.

 
Ah ben buradayım ama, o güzel ülke, o semavi Tiyanşan dağları gözlerimin önünde tütmektedir hala.Sana Pakistan ve Türkistan arasında kalan Pamir dallarından, pençeleri ve çarçafları yırtılıp atılan kadınlardan, dinsizliği öğreten çağdaş okullara sürülüp, uyutulan çocuklardan batıl yalanlarla dinleri ve tarihleri unutturulan gençlerden, minarelerden, kübbelerden Zillet le zulümle sibiryaya sürülüp orada akla hayale gelmiyecek işkenceler gören insanlardan bahsedeceğim.
"Yenildik Necmetülleyl, yenildik. Ama kaybetmedik. Ben varsam, sen varsan ve Hoca Niyazlar büyüyorsa gecenin karanlık örtüsü kıpırdıyor demektir."
"Gerçek insan, azap çekenlerin, kahrolanların derdini, acısını duyan kişidir."
Türkistandan kimsenin haberi yok; Müslümanların bir hatası da, tarihlerinden fazlasıyla habersiz oluşlarıdir. Birbirlerinden kopuk yaşıyor müslümanlar.Batı Türkistan Rusya işgalinde, Doğu Türkistan da Çin işgalinde.
Her gülistanda parmakları kanatan dikenler, çiçekler arasında gizlenmiş yılanlar bulunacaktı. 74
"Düşmanımız yırtıcıdır. Şeytanın birisiyle anlaşmamız, diğer bir şeytanı yok etmemiz içindir."
Dünyada müslümanların yalnızca Arap topraklarından ibaret olmadığını kastederek Doğu Türkistan diye bir yer var ve bu topraklarda müslümanlar neler çekiyor diyerek tarihi roman şeklinde anlatılmış milli ve aşk içerikli bir kitap.

Şehirlerin işgalleri, kahramanların şehit oluşu, kadınlara, halka yapılanlar... Kimi zaman zaferler, teknolojik eksiklik nedeniyle ne yazık ki mağlubiyetler.
İnancı diri önderler, gerçek kurtuluşun ölümde olduğunu düşünenler.

(Kitabın basımı güzel, bir sorun göremedim.
Okumakta sıkıntı çekmeyeceksiniz.)

Okurken kahrolacağınız, duygulanmaktan hüzünle düşüneceğiniz satırlarda, sizinle aynı dile ve çoğunuzla aynı dine mensup soydaşlarınızın acılarını bir nebze anlayacaksınız.

1930-1950 yıllarında olduğu gibi Doğu Türkistan bugün de zulümlerin yaşandığı, Türk dünyasının en büyük kanayan yarasıdır.

Bana bu kitabı Uygur Türk'ü kardeşim armağan etti. O'nun da acıları var, her Türk'ün olduğu gibi, yüreğinde hissedenlerce... Acımız bir.

Doğu Türkistan, Türk Birliği'ne muhtaçtır. Türk gençliği de bilime aynı şekilde bağlı kalmalıdır.
Kitap 1931-1951 yılları arasında Doğu Türkistan'da verilen mücadeleyi gerçek kişiler üzerinden anlatıyor. Nitekim Doğu Türkistanla ilgili az buçuk bir şeyler bilen her insan kitapta anlatılanların hatta daha fazlasının yaşandığını ve yaşanmakta olduğunu bilir. Allah'ın kanunları her şeyden üstündür diyip sayıları düşmanlarından çok çok az olmasına rağmen varını yoğunu koyuyorlar vatanları uğruna. Çünkü karşısındakilerde olmayan bir şey var onlarda, imanları var. Daha dün savaşıyorduk diyorlar, bugün savaşımız bir maceradan farksız olacak. Fakat gerçek müslümanlar olduktan sonra zaferi hak edişimiz, adaletten başka bir şey midir sanki? Küfür tek millet, fakat bugün müslümanlar birbirini tanımıyor, birbirinin acısını yaşamıyor. Bizler imanımızı dilimizden kalbimize indirince zulüm gören Müslüman da kalmayacaktır elbet.
Türkistan daki mazlum müslümanların Kominist Rusya ve Çinin zülmünü anlatan ve bu zulüm içersinde yaşanan bir aşk hikayesini anlatmış okunmaya değer.
Pakistan ile Türkistan arasında kalan Pamir dağlarından, peçeleri ve çarşafları yırtılan kadınlardan, dinsizliği öğreten çağdaş okullara sürüp uyutulan çocuklardan, batıl ve yalanlarla dinleri ve tarihleri unutturulmuş gençlerden, minarelerden, kubbelerden, zilletle, zulümle Sibirya'ya sürülüp orada akla hayale gelmeyecek işkenceler gören insanlardan bahsedecek...
Zulme boyun eğmesini bilmeyen Müslüman bir halkın, haksızlığa karşı isyan
etmekten bıkmayan, yalnızlığa terk edilmiş ama onurlu bir Müslüman
halkın romanı.
Necip el kiylani nin okuduğum ilk kitabiydi.bu kitabin hayatimda ayrı bir yeri var.Necmetülleyl ve Mustafa Murad Hazret karakterleri beni çok etkiledi.sonrasında kime önerdiysem büyük bir zevkle okuduğunu söyledi.Bence bu kitap doğunun gizli kalmış bir başyapıtıdır.
Bizim atayurdumuz olan Türkistan bugün dahi zulüm görmekte, Türkistanlı kardeşlerimize yaptırımlar uygulanmakta hatta konuştukları dillerine ve çocuklarına koyacakları isimlere dahi yasaklar getirilmektedir. Biz ise bunca olanlara seyirci kalmakta ve elimizin, kolumuzun bağlı olduğunu bahane etmekteyiz. Her müslüman, uzaktaki müslüman kardeşlerinin dertleri ve sıkıntılarını yakından takip etmeli, seyirci kalmamak için elinden gelenden daha fazlasını yapmalı, dostunun ve düşmanının kim olduğunun bilincine varmalıdır.

Yazarın biyografisi

Adı:
Necib El-Kiylani
Unvan:
Mısırlı Tabîb ve İslâmî edebiyâtçı, Yazar
Doğum:
Mısır, 1931
Ölüm:
1995
Tabîb ve İslâmî edebiyâtçı Necîb el-Kiylânî, (Mısır’ın) Ğarbiyye vilâyetinin kasabalarının birinde, fakîr bir âilede dünyâya geldi. Tıb fakültesinden mezun oldu. Hemen akabinde İhvânu’l-Müslimîn Cemâ’ati’ne dâhil oldu. Bundan dolayı tutuklandı. On sene hapse mahkûm oldu. Çeşitli zindânlar arasında nakledilip durdu. Ağır işkenceye ma’rûz kalarak iki ayak sinirlerinin yara almasından sonra serbest bırakıldı.. İslâmî sorunları tedâvî eden ve İslâm halklarının trajedisine, şer, zulüm ve fesâd kuvvetlerine karşı cihâdlarına dikkat çeken romanlar yazdı. En bârizleri: ‘Azrâu Cakarta: Cakarta’nın Bakiresi, ‘Amâlikatu’ş-Şimal:Kuzey Yıldızı, Leyaliyyu Turkistan: Türkistan Geceleri ve benzeri yüz kitâp daha. Bunların birçoğu İngilizce, Türkçe, Urduca, Farsça dillerine terceme edildi. 1415 H. Senesi Şevvâli’nin beşinde vefât etti.

 

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 31 okur okudu.
  • 25 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.