Necib El-Kiylani

Necib El-Kiylani

Yazar
8.9/10
15 Kişi
·
37
Okunma
·
4
Beğeni
·
705
Gösterim
Adı:
Necib El-Kiylani
Unvan:
Mısırlı Tabîb ve İslâmî edebiyâtçı, Yazar
Doğum:
Mısır, 1931
Ölüm:
1995
Tabîb ve İslâmî edebiyâtçı Necîb el-Kiylânî, (Mısır’ın) Ğarbiyye vilâyetinin kasabalarının birinde, fakîr bir âilede dünyâya geldi. Tıb fakültesinden mezun oldu. Hemen akabinde İhvânu’l-Müslimîn Cemâ’ati’ne dâhil oldu. Bundan dolayı tutuklandı. On sene hapse mahkûm oldu. Çeşitli zindânlar arasında nakledilip durdu. Ağır işkenceye ma’rûz kalarak iki ayak sinirlerinin yara almasından sonra serbest bırakıldı.. İslâmî sorunları tedâvî eden ve İslâm halklarının trajedisine, şer, zulüm ve fesâd kuvvetlerine karşı cihâdlarına dikkat çeken romanlar yazdı. En bârizleri: ‘Azrâu Cakarta: Cakarta’nın Bakiresi, ‘Amâlikatu’ş-Şimal:Kuzey Yıldızı, Leyaliyyu Turkistan: Türkistan Geceleri ve benzeri yüz kitâp daha. Bunların birçoğu İngilizce, Türkçe, Urduca, Farsça dillerine terceme edildi. 1415 H. Senesi Şevvâli’nin beşinde vefât etti.

 
....fakat siyasetinde kuralları vardır. Makyavel <<Prens>> adlı kitabında diyor ki, 'Bütün mesele bahane bulmaktır.'
"- Ben sadece acizliğimi söyleyebilirim."
"- Senin de kanadın var ama uçmayı denemekten kaçınıyorsun, o kadar..."
"- Hangi kanat?"
"- Ruhun. Onunla bütün engelleri yıkıp geçebilirsin."
"- Benim gövdem çok ağır. Evet çok ağır aziz Peder!"
Yani hayatın nimetleri mutluluğun kaynağı değilmiş. Bana kalırsa esas olarak mutluluk hayattaki deneyimlerimizdir! Yaşıyoruz, düşünüyoruz, hastalanıyoruz, iyileşiyoruz, doyuyoruz, acıkıyoruz, yoruluyoruz ve dinleniyoruz. İşte saadet! Benim anladığım bu.
Ve gözlerim hakikat kitabının ilk sahifesinin ilk satırında açılıyor. Kitaplar her şeyi içermiyor çünkü. Çünkü onların dışında da denemelerimizle bize birçok gerçeği öğreten sayısız şeyler var. Deney ve hayat deneyimleri de değil sadece. Kişiliğimizden, kalbimizden, ruhumuzdan fışkıran bir takım uyarı ve ilhamlar da var. Çok kere bunları ifadelendiremeyiz ama hayatımızın en parlak ve en keskin vakıalarıdır ve vardır. Derinden hisseder, sezeriz...
Savaş... Kardeşlerim, savaş sırasıyladır. Bir gün sen, bir gün o... Biz Allah'a ant içmişiz ki, zafere erişinceye veya şehid oluncaya kadar asla teslim olmadan savaşacağız! Biz acıya karşı sabrı, zafere karşı şükür secdesini, ölüme karşı cenneti alıp dağlara çıktık... Özgürlük başkaları tarafından alınıp bize verilecek kadar ucuz değildir.
Öğrenmek için küfretmek mi gerekir? Zindanlarda işkence altında inim inim inleyenlere oh olsun mu demeli? İlericilik neden adalet ve özgürlükle bağdaşmıyor bir türlü? Hem bütün insanlar neden el ele vererek Allah Teala'nın emirlerini yerine getirmiyor?
Benim bu şehirlerde gördüklerim birer şeytan oyunundan başka birşey değil.
Dağlarda savaşçı dostlarım arasında dolaşıyorum. Başkaldırının dağların bütün kayalarında ihtişamla parıldadığını görmemek mümkün değil.
208 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Dünyada müslümanların yalnızca Arap topraklarından ibaret olmadığını kastederek Doğu Türkistan diye bir yer var ve bu topraklarda müslümanlar neler çekiyor diyerek tarihi roman şeklinde anlatılmış milli ve aşk içerikli bir kitap.

Şehirlerin işgalleri, kahramanların şehit oluşu, kadınlara, halka yapılanlar... Kimi zaman zaferler, teknolojik eksiklik nedeniyle ne yazık ki mağlubiyetler.
İnancı diri önderler, gerçek kurtuluşun ölümde olduğunu düşünenler.

(Kitabın basımı güzel, bir sorun göremedim.
Okumakta sıkıntı çekmeyeceksiniz.)

Okurken kahrolacağınız, duygulanmaktan hüzünle düşüneceğiniz satırlarda, sizinle aynı dile ve çoğunuzla aynı dine mensup soydaşlarınızın acılarını bir nebze anlayacaksınız.

1930-1950 yıllarında olduğu gibi Doğu Türkistan bugün de zulümlerin yaşandığı, Türk dünyasının en büyük kanayan yarasıdır.

Bana bu kitabı Uygur Türk'ü kardeşim armağan etti. O'nun da acıları var, her Türk'ün olduğu gibi, yüreğinde hissedenlerce... Acımız bir.

Doğu Türkistan, Türk Birliği'ne muhtaçtır. Türk gençliği de bilime aynı şekilde bağlı kalmalıdır.
208 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitap 1931-1951 yılları arasında Doğu Türkistan'da verilen mücadeleyi gerçek kişiler üzerinden anlatıyor. Nitekim Doğu Türkistanla ilgili az buçuk bir şeyler bilen her insan kitapta anlatılanların hatta daha fazlasının yaşandığını ve yaşanmakta olduğunu bilir. Allah'ın kanunları her şeyden üstündür diyip sayıları düşmanlarından çok çok az olmasına rağmen varını yoğunu koyuyorlar vatanları uğruna. Çünkü karşısındakilerde olmayan bir şey var onlarda, imanları var. Daha dün savaşıyorduk diyorlar, bugün savaşımız bir maceradan farksız olacak. Fakat gerçek müslümanlar olduktan sonra zaferi hak edişimiz, adaletten başka bir şey midir sanki? Küfür tek millet, fakat bugün müslümanlar birbirini tanımıyor, birbirinin acısını yaşamıyor. Bizler imanımızı dilimizden kalbimize indirince zulüm gören Müslüman da kalmayacaktır elbet.
208 syf.
·Beğendi·10/10
Necip el kiylani nin okuduğum ilk kitabiydi.bu kitabin hayatimda ayrı bir yeri var.Necmetülleyl ve Mustafa Murad Hazret karakterleri beni çok etkiledi.sonrasında kime önerdiysem büyük bir zevkle okuduğunu söyledi.Bence bu kitap doğunun gizli kalmış bir başyapıtıdır.
208 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bizim atayurdumuz olan Türkistan bugün dahi zulüm görmekte, Türkistanlı kardeşlerimize yaptırımlar uygulanmakta hatta konuştukları dillerine ve çocuklarına koyacakları isimlere dahi yasaklar getirilmektedir. Biz ise bunca olanlara seyirci kalmakta ve elimizin, kolumuzun bağlı olduğunu bahane etmekteyiz. Her müslüman, uzaktaki müslüman kardeşlerinin dertleri ve sıkıntılarını yakından takip etmeli, seyirci kalmamak için elinden gelenden daha fazlasını yapmalı, dostunun ve düşmanının kim olduğunun bilincine varmalıdır.

Yazarın biyografisi

Adı:
Necib El-Kiylani
Unvan:
Mısırlı Tabîb ve İslâmî edebiyâtçı, Yazar
Doğum:
Mısır, 1931
Ölüm:
1995
Tabîb ve İslâmî edebiyâtçı Necîb el-Kiylânî, (Mısır’ın) Ğarbiyye vilâyetinin kasabalarının birinde, fakîr bir âilede dünyâya geldi. Tıb fakültesinden mezun oldu. Hemen akabinde İhvânu’l-Müslimîn Cemâ’ati’ne dâhil oldu. Bundan dolayı tutuklandı. On sene hapse mahkûm oldu. Çeşitli zindânlar arasında nakledilip durdu. Ağır işkenceye ma’rûz kalarak iki ayak sinirlerinin yara almasından sonra serbest bırakıldı.. İslâmî sorunları tedâvî eden ve İslâm halklarının trajedisine, şer, zulüm ve fesâd kuvvetlerine karşı cihâdlarına dikkat çeken romanlar yazdı. En bârizleri: ‘Azrâu Cakarta: Cakarta’nın Bakiresi, ‘Amâlikatu’ş-Şimal:Kuzey Yıldızı, Leyaliyyu Turkistan: Türkistan Geceleri ve benzeri yüz kitâp daha. Bunların birçoğu İngilizce, Türkçe, Urduca, Farsça dillerine terceme edildi. 1415 H. Senesi Şevvâli’nin beşinde vefât etti.

 

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 37 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 33 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.