Necmi Bayram

Necmi Bayram

Çevirmen
8.6/10
110 Kişi
·
401
Okunma
·
0
Beğeni
·
68
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
144 syf.
"On beşime geldiğimde karşılıksız bir aşka tutuldum ve bunun acısıyla bir ton sirke içerek romantik bir yoldan intihar
etmeyi düşledim. Aşkımdan intihar etmenin beni mezarımda uçuk ve ilginç, solgun ve şiirsel göstereceğini düşün-
müştüm; ama on altıma geldiğimde daha görkemli bir ölümde karar kıldım. Ölene kadar dans edecektim.

Özgürlük ve adalet uğruna adanmış bir hayat , anarşizmin öncülerinden Emma Goldman~
Etkinlik vasıtasıyla okudum her zaman ki gibi !bilinçli olarak seçilmese de iyikide okudum dediğim kitaplardan ,sayfa sayısı sizi yanıltmasın hem içeriği zengin hemde göz ardı edilen sorunlara dokunmuş yazarımız!
Anarşizm; özel mülkiyet toplumda baskı kaynağı ve devleti onun bir aracı olarak gören bunların ortadan kalkmasıyla insanın özgürleşeceğini öne sürer.
Tanımıyla başladım çünkü toplum olarak bu tür kelimere karşı hep önyargıyla yaklaşıyoruz.
Mesela benim femnizmi bu zamana kadar erkek karşıtı bir hareket olarak sanmam gibi,önce kendimi eleştirmeliyim ki iğneyi kendime çuvaldızı başkasına batirabileyim degilmi ama!

Çocukken ne kadar güzelse hayat büyüdükten sonra okadar acı oluyor çünkü bizimle beraber günahlar ve yasaklarda çoğalıyor ve biz büyüdükçe kelepçelerimizde bizimle büyüyor.
Toplumun , ailenizin bakışları değişiyor , hareketlerinizle ve giyim kuşamınızla göze batmaya başlıyorsunuz.Okurken hayal kırıklığı yaşadım :-(yaşadığım hayatla yüzleştim,bazen farkında olmasamda ne çok şeyi göz ardı etmişim öyle, tabi yazara da hayran kaldım kendine sunulan hayattan ziyade kendi yolunu belirlemesi büyük cesaret gerçekten:-|
Neyse kitap yazarın görüşlerinden oluşuyor ben bazılarını belirticem sadece, size tavsiyem okurken önyargınızı bir köşeye koyup okumanız çünkü görüşleri katı gelebilir bizim yaşadığımız topluma aşırı ters!

Evliliğe karşı çünkü toplumun evlilige yaklaşımıyla, kendisinin birliktelik anlayışı pek örtüşmüyor ,kadının toplumdaki yerini düşününce hak veriyor insan çünkü kadına sadece bir beden yada çocuk sahibi olmak için bir adım olarak görüldüğü için hak veriliyor ister istemez ,bu şekilde düşünmeyenler üstüne alınmasın ama bu böyle kimsede kusura bakmasın!
Bebekliginden beri evlilik hayaliyle büyüyen kız çocugu evlenip çocuk sahibi olduğunda beklentileri de karşılanmadığında hayal kırıklığına uğruyor ve boşanma davaları da kacılmaz oluyor tabi, olan kadın ve çocuğa oluyor herzamanki gibi!
Hep savunmasız ve haksız kadınlardır ne koşulda olursa olsun ,negatif olmak istemem ama sorunları dile getirmemek o sorunun olmadığı anlamına gelmez ne kadar bilinçli olursak okadar güçlü dururuz hayatta!
Toplumsal sorunlara yaklaşımlarına gelirsek sorunu çözmek yada derinine inmek yerine yasaklar konup maddiyata çevriliyor ve buda şehir eskiyalarına fırsat veriyor, ver parayı çık dışarı aynen durum bu!
Çünkü kapitalist sistem bunu gerektiriyor bu sistemin ayakta kalması için her türlü parasal durumun ülkede barınması gerekiyor.
Dönder çarkı kimse duymasın hesabı oh ne güzel ,ben uydurdum şimdi oldu sanki neyse benden bu kadar sağlıcakla kalın:-)etkinliği yapan oblomov klonuna teşekkür ederim

İyi okumalar:-)
144 syf.
·Beğendi
Beni ben yapan kitaplardan biridir Emma Goldman'ın Dans Edemeyeceksem'i.

Otoritenin olanca çekimine karşı kendini içinde yaşadığı anarşist düşünce uğruna bütün kurumlardan hatta açık açık eleştirdiği evlilik kurumundan dahi soyutlayabilmiş, "Boynumda inciler olmasını, masamda güller olmasına yeğlerim diyebilmiş" ve bu hayat öğretisini ölümüne kadar uygulayabilmiş güzel, cesur ve yürekli insan: Emma Goldman

Anarşizmin kadın peygamberi ya da Zeyna'sı.

Kitap sadece Rus devriminin bir eleştirisi değil, içinde kadının olmadığı, kadının özgürlüğüne dair hiçbir şey söylemeyen, kurumları ve bürokrasi ağını başka adlarla devam ettiren devrimlere yönelik ağır bir eleştiri olmasının yanında kapitalizme, din kurumuna, evlilik kurumuna, askerlik kurumundan militarizme, ahlak fetişizmine yönelik bir tür anarşist saldırı.

Kendini özgür hisseden, içinde yaşadığı dünyanın kurumlarını, yapılanmasını sorgulayan bütün başsız, lidersiz, başkansız, putsuz, saplantısız bireylerin okuması gereken küçük ama etkisi derin bir kitap.
Sîyajîn
Sîyajîn Dans Edemeyeceksem Bu Benim Devrimim Değildir'i inceledi.
144 syf.
·Puan vermedi
Bu kitaba ilk başladığımda daha önce bütün cümlelerini aslında okumuştum.. Hem çok yakın hemde gereğinden fazla uzak düştüm..Üç saniyelik bir beyin felci yaşadım evet.. Çünkü bu satırları daha önce olduğu gibi 5 ocak 2016 da mektup arkadaşımın 32 sayfadan oluşan sözcükleri ve incelemeleriydi.. mektubu okuduktan sonra; o bir erkek olduğu halde benim varlık sorunuma daha çok ılgi göstermesi beni şaşırtmıştı.. Bu düşünce bir erkeğin düşüncesi ise neden ben kadınım o halde... Benim özgürlük sorunum , eşitlik sorunum: oy kullanma, siyasette söz sahibi olmak, kendi soyadını kullanmak değildi.. emma goldman'in dediği gibi ruhlar özgürlüğü tatmadi mi içi boş bir özgürlük anlayışı olur.. Evettt bu satırların sahibi de bir kadındı.. Bu mükemmel düşünce arkadaşımın değil hemcinsim olan bir düşünürün cabasiydi.. okuduktan sonra kaybettiğim özgüveni tekrar sahiplendim.. Sevelim ama birbirimize sahip olmayalım.. evet ben kölen sende benim efendim olma... kıskançlık aslında hiçbir şekilde insanın yaratılışından kaynaklı bir duygu değilmiş.. kibrin ve korkunun saldirganligi dışında hiçbir şey değilmiş.. Sonra evliliklere Aile yapılarına değinmiş, okuduktan sonra ; ben evli değilim sorgulayacak bir evliliğim yok.. yakinimda birebir şahit olduğum anne babamın evliliği vardı onu sorgulamaya cüret edebilir miyim?? " Evlilik kutsal bir müessesedir" bunu sorgulamak için hiç doğru bir adresim yok.. güzel bir kitaptı.. akıcı ve gayet açık bir anlatımı vardı.. savunulan tüm düşüncelerin bir dayanağı bir argümanı vardı.. okunmasını tavsiye ederim... Ve en kısa sürede hayatımın dönüm noktaları olan üç saniyelik beyin felcini yenip gerekli cevabı mektup arkadaşıma yazmalıyım!!!
144 syf.
·Beğendi·10/10
Anarşizm ve Feminizmi bir arada bulabileceğimiz müthiş bir kitap! Ayrıca yaşadığı döneme ve şartlara bakarsak,yaptığı analizler ve savunduğu düşünceler bir hayli cesurca.
144 syf.
·Beğendi·9/10
Emma goldman yani kızıl emma bu kitabında evililik, işçilerin 8 saat çalışma hakkını kazanmasına ve daha pek çok konuya değinmiş. Değindiği konular bugün bile dünyanın kanayan yarasıdır. Herkese tavsiye ederim.
144 syf.
·42 günde
Kızıl Emma'dan feminizm okumak amacıyla başlanan; başta onun bakışıyla anarşizm olmak üzere militarizmden azınlık sorunlarına ve vatanseverliğe kadar pek çok konuya değinen bir kitap Dans Edemeyeceksem Bu Benim Devrimim Değildir. Açıkçası kitap aynı zamanda, ismini oldukça beğendiğim kitaplardan biri.

Kitabın içeriği benim çok yabancı olduğum konularla ilgili değildi ama böylesi konularda ilk kez okuma yapacak olanlar için de okuması kolay olacaktır. Benzer fikirlerimizin olduğu konular vardı, üzerine derin bir şekilde düşünmediğim konularda ise bana güzel örneklerle fikrini anlattı Goldman. Özellikle kıskançlık üzerine hiç bakmadığım yerlerden konuya yaklaşmasıyla yeni bir kapı açılmış oldu önümde.

Toplumlara, dine, çoğunluğa, dansa ve kadına yapılacak bir başlangıç için hayli doğru bir seçim olacaktır bu kitap.
144 syf.
·18 günde·Beğendi·10/10
Emma Goldman'ın, makalelerinden oluşan kitabın çıkış noktası: evlilik, anarşizm ve özgürlük. Kitap, feminist kitaplığın en önde gelen eserlerinden sayılıyor.

Yazar, anarşizmin yanlış anlaşılması üzerinde durup, bunun bir felsefe ve duruş meselesi olduğunu savunurken; evliliğin, erkek tahakkümünün, erkeğin seks tekelinin elinde olması için kilise ve devlet tarafından onaylanmış ve resmileştirilmiş hali olduğundan bahsediyor. Evlilikleri o dönemin alışkanlıkları ve rolleri ile değerlendirmiş olsa da değindiği tüm noktaların evrensel ve zamansız nitelikte olduğu da bir gerçek. Evlilik ve kadın-erkek ilişkilerine üzerine oldukça fazla kafa yoran yazar, kıskançlığın aslında doğal değil, daha sonradan oluşan/oluşturulan bir davranış biçimi olduğunun da altını önemle çiziyor.
Kitapta ayrıca; hükümetlerin kişilerin üretme, sorgulama ve yaratma isteğini körelterek, sadece çalışmaya dayalı bir sistemle insanların özgürlüğünü nasıl kısıtladığını, püritenizmin hala yok olmadığı, devam ettiği ve kitlelerin din adı altında nasıl yönlendirildiğinden ve ateizm felsefesinden ayrıntılı olarak bahsediyor.
Bu düşüncelere katılıp katılmamaktan ziyade, çağa damgasını vurmuş bir düşünürün, sorgulayan ve düşünen bir yazarın çağ ötesi fikir ve saptamalarına şahit olmak için mutlaka okuyun.
144 syf.
·Puan vermedi
"Aşk, ezelden beri insan ilişkilerinin en güçlü faktörüdür. Aşk insan eli ile yapılan her türlü yasadan üstün gelmiş ve kiliseyle ahlakın dayattığı demir parmaklıkları her çağda kırıp atmıştır." Emma Goldman
Aşkı sol tarafında hissedenle yaşanmalı aşk
144 syf.
Yalnızca kitap değil, yaşam mücadelesi de aynı zamanda.
Feminizm, Anarşizm ve Ateizm hakkında Emma Goldman'ın yazdıkları düşüncelerinizi sorgulatacaktır, şekillendirecektir. Kitaplığımın en sevilenlerinden. Çok alıntı paylaştım, ama, tüm kitabı okumak daha iyi olur bence :) Okunmalı.
144 syf.
·Puan vermedi
Kızıl Emma’ nın kaleme aldığı makaleler ve yaptığı konuşmalardan derlenmiş bir kitap. Bazı fikirleri bugün demode gibi görünse de hala anıt gibi duran saptamaları, yüz küsur yıllık süreçte insan sömürüsünün hiç değişmediği gerçeği ve saygıdeğer bir hayatın özeleştirisi kitabı okunur kılıyor. Sadece emma goldman ile tanışmak için bile okunur #emmagoldman #kızılemma #dansedemeyeceksembubenimdevrimimdeğildir #devrimyapılmazdevrimolunur

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 401 okur okudu.
  • 27 okur okuyor.
  • 389 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.