Giriş Yap

Nedret Tanyolaç Öztokat

Yazar
Çevirmen
0.0
0 Kişi
3
Okunma
11
Beğeni
1.894
Gösterim
Yazınsal yapıtların en büyük özelliği tek anlam boyutuna indirgenemez oluşudur.
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Yapıtı açıklamak için yazarın deneyimlerinden izler aranarak genel sonuçlara varmak, bir başka deyişle, yapıtı yazarın salt bedensel-ruhsal-bilişsel yaşam deneyimiyle bir tutmak, yapıtın imgeselliğini ve biricikliğini kendi dışında kalan öznel, dolayısıyla tartışılabilir parametrelere indirgemek olurdu, araştırmacı için ne denli kolay bir yol olsa da.
"metin" sözcüğünün Hint-Avrupa dil ailesinden geldiği ve kökensel olarak "texere", "dokumak" eylemini gösterdiği bilinmektedir. Dokunmuş bir bütün olarak metin, onu oluşturan öğelerden ayrı ele alınamaz.
Bir roman özyaşamöyküsel (otobiyografik) olabilir, oradaki "ben", "anlatıcı"yı gösterir, metni gerçeklik boyutunda oluşturmuş kişiyi değil. Bu anlatıcı salt metinsel bir varlıktır ve özellikleri yalnızca anlatı tarafından saptanmıştır. "Romantik hayalciliğin duyumsattığının aksine, yazınsal metin, yazarın ruhundan okurun ruhuna akan bir bildiri değildir, rollerin belirli biçimde dağıtılmış olduğu, rituelleşmiş bir aygıttır." diyen Maingueneau belli bir zaman ve yerde, "ben-sen" karşılaşmasının, kısaca "sözcelem koşulu"nun yazınsal metinde tümüyle ayrı bir nitelik taşıdığını vurgular.
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Başkasının söyleminin anlatıcı söylemi içinde yer alması yazarın ya da anlatıcının söylemiyle ötekilerin söylemi arasındaki etkileşim konusunu içerir. Bu iki yapı arasında bir dinamizm söz konusudur. Aktarılan ya da "alıntılanan" söylem, "konuşan kişinin gerçekliğini, özgünlüğünü, bütünlüğünü korumaya alır" böylece ötekinin söylemi el değmemişliğiyle, kapalı yapısıyla korunmuş olur.