Neil Faulkner

Neil Faulkner

Yazar
8.4/10
19 Kişi
·
34
Okunma
·
2
Beğeni
·
609
Gösterim
Adı:
Neil Faulkner
Unvan:
arkeolog, tarihçi, editör,rehber ve öğretim görevlisi.
Soğuk savaş bitinceye değin Batılı araştırmacılar, Bolşevik Devrimin'i, diktatörlük kurma amaçlı "Leninist" bir darbe olarak gören bir karikatürleşmenin hakimiyeti altındaydı.
Aydınlar kesimi bir sınıf değildir.Sınıfı, sömürüyü merkeze alan iktisadi süreçler ve toplumsal ilişkiler ortaya çıkarır. Aydınlar kesimi, meslek, eğitim ve yaşam tarzına göre tanımlanmış bir toplum katmanından başka bir şey değildir.
İşçiler özel mülkiyete bireysel olarak el koymak yoluyla kendilerini özgürleştiremezlerdi. Öylesine karmaşık iş bölümünün parçasıydılar ki ancak üretim, bölüşüm ve mübadele araçlarının kolektif kontrolü, kapitalizme karşı inandırıcı bir alternatif olabilirdi.
Rusya kırsalının karanlık yığınları (yani köylüler, Rusçası ile müjikler) nasıl harekete geçirilecekti? 1874'te yaklaşık 2.500 radikal, köylüler arasında devrimci fikirler yaymak amacıyla çoğunlukla köylü kıyafetleri giyerek taşraya yollandılar,kelimenin tam anlamıyla "halka gittiler". Çar aleyhinde konuşanlar ya da Tanrının varlığını inkar edenler yetkililere ihbar edildi. Ekonomik sıkıntılara odaklanan kimileriyse daha iyi karşılandı. Ama hepsi bu kadardı: örgütlenme oluşturulamadı, mücadelenin kıvılcımı ateşlenemedi.
Irak'taki savaş; petrol, kâr ve Birleşik Devletler'in gücü için sürdürülüyor. Fakat demokrasi ve özgürlük için yapıldığına dair yalan söylenmeye devam ediliyor. Roma'da da aynısı geçerliydi. Yalanlar barış, yasa ve uygarlığı vurguluyordu. Gerçeklikse, azınlığın zenginleşmesi için katliam ve yağmaydı. Bu kitabın konusu da işte bu gerçeklik.

Neil Faulkner
St Albans, Şubat 2007
Şeflerin yönetimi altındaki yaşamı anlamlandırmak için yeni fikirlere ihtiyaç vardı: nüfusun birbirinden farklı parçalarını bir araya getirecek,onlardan bir birlil oluşturacak ve insanlara ortak bir tarih ve kimlik bilinci kazandırabilecek fikirler. Mitler,atalar ve tanrılar;ilahi ayinler ve kutsal yerler,ortak âdetler ve kollektif bir kader: kabile halkının dayanıklılık ve dayanışmasının hammaddeleri bunlardı.
272 syf.
·6/10
Mustafa Kutlu, Izdiham 31'de yazmıştı: <<Devrim genellikle zor kullanır. Ama bizde bir söz var bilirsiniz: "Zorla güzellik olmaz." >>.

Fakat, bu kitabın yazarı "Dolayısıyla kitap, Devrim sonrasından çok ona giden yola ağırlık vermektedir." diye yazdığı için ben de "güzellik için zor kullanılan" kısmıyla pek işim olmayacağını anladım. Tarihi, edebiyat tadında okumaya iştahlandım. Belki de en azından Puşkin ve Gogol döneminden başlayarak Tolstoy'a kadar Rus toplumunun (yöneticiler dahil) sosyal, kültürel, medeni, ahlaki, psikolojik+felsefi (hiçte olmasa oblomoçuluk ve nihilizm), ve dini tablosunu ortaya çıkaracağız diye umutlandım. Ama maalesef, ekonomik ve siyasi tablodan başka bir şey göremedim. Daha da kötüsü bunu obyektif değil, marksist "ideoloji" üzerinden okumuş oldum. Kendi üslubumla ifade edersem "mideye hizmet davası"nın tablosu, ağır ifadesiyle zooloji konusu. Bu, marksizme öfkem değildir, tarihin böyle işlenişine olan öfkemdir.

"...esasen devrim, sıradan insanların çağlar boyu devam eden özgürlük, adalet ve insanca bir yaşam özlemlerinin yoğunlaşmış (zaman ve mekanda yoğunlaşmış) bir ifadesidir." Tanım yapmak kolay üstelik kulağa da yatkın. Tarihte "sıradan insanlar"ın devrim çıkardığı görülmemiştir. Bilmiyor olabilirim. "Sıradan insanlar"ın yerine 'örgütlenmiş insanlar'ın (kafası doldurulmuş, silahlandırılmış ve s.) devrimi görülmüştür. Tohumu ekilmemiş "fitne" filizlenemez! Kendi mülkü olmayan, eğitimsiz halk neyin devrimini yapabilir?! Kafası doldurulmuş dediğimi kötüye yorumlamak çirkince olur. Çünkü boş kafa her manada doldurulabilir. Boş kafaların devrimi? Saçmalık!..

Sen solcu, ben sağcı, o marksist, bu ateist, bir diğeri dindar.. Peki, doğruları kim yorumlayacak?! Rusya tarihi üzre aslen gürcü olan prof.dr (ismini veremem) hocamız vardı. Rusça anlatmıştı ve anladığım kadarıyla şöyle ifade etmişti: "Tarih ideoloji ilmidir, her kes çıkarınca yazar." Haksız sayılmaz. Yine benim için en iyisi, bir toplumun tarihi sürecini edebiyat üzerinden gözlemlemek.

Bu kitapta Ekim Devrimi'ne doğru 19. yüzyılın ikinci yarısından başlayarak adım adım gidiyoruz. Soyalizme zemin arıyoruz - hakikat bu, böyle zemin kurgulandığı için. Rus toplumu için imparatorluğun yıkılması, sosyalizm ve ateizmin inşa edilmesi ne ölçüde doğruydu? Gogol'a, Gonçarov'a, Dostoyevski'ye, Turgenyev'e, Çehov'a ve Tolstoy'a sormak lazım. Kitapta bu, yahudilere, kısmen de almanlara soruluyor. Kim kimi kandırıyor?!! Bir bakar mısınız...

Devrim gerçekleşti; "zor kullanıldı", binlerce "sıradan insan" öldü. Serflerin yerine Devlet isimli kapitalist ortaya çıktı. "Sıradan insanlar"a mülk verildimi!!! Ya fikir özgürlüğü, inanç özgürlüğü!!! Kendi kendini idare edemez, kolektif halde çalışmalı - gerekçe bu. Devlet isimli kapitalist kolektifin patronu: sana ne dayatacaksa o. Hatırlat-"zorla güzellik olmaz". ('Devlet kapitalizmi' anlayışına yazarın kitapta kendince savunması vardır. Suçlu Stalin.)

Bazen üzülüyorum, bazen de iyi ki şahit olmamışlar diyorum. "Bunca anlattıklarımızın hedefi duvarmıymış" diye "utançlarından" eserlerini yakardılar - yukarda ismi geçen klasikler. Elinize silah sıkıştıranlar kapınıza ne amaçla gelmiş olabilirdiler. Gidilen ize bak.. İnsanoğlu işte...
352 syf.
·Beğendi·9/10
Roma İmparatorluğunu, nedense yaratılan o "epik" havadan çıkarıp ekonomi-politik eksende incelemiş olan Neil Faulkner'ın kitabını ,dönem ile ilgilenen herkese tavsiye ederim.
368 syf.
·1 günde·4/10
insanoğlunun evrimden günümüze kadar olan tarihi işlenmiş.
akıcı ve sade bir dili var. kaynak dipnotları ile sizi boğmuyor, dikkat dağıtmıyor. konular genel olarak işlenip geçilmiş. fakat sade olduğu için çağlar arası, veya kıtalar arası geçişler kolayca takip edilebiliyor. zaman çok geniş olmasına rağmen kaybolmuyorsunuz.

fakat bazı ciddi eksikler olduğunu düşünüyorum
1 amerika kıtasının keşfine gereken önem verilmemiş. buradan avrupa kıtasına aktarılan değerli madenlerden ve bu madenlerin dünya ekonomisini nasıl etkilediğinden hiç bahsedilmemiş.
2 rönesans basitçe işlenip geçilmiş.
3 amerikanın kurulması, güçlenmesine gereken önem verilmemiş.
4 bilimsel ilerlemeler, teknikte yaşanan gelişmeler, icatlar vs bunlar da özensiz işlenmiş.
5 sovyet rusyada devrim tarihi sorunlu ve tek taraflı. neredeyse soğuk savaşta amerikan karalama propagandasının dili kullanılmış diyebiliriz.

stalin konusundaki görüşleri itici. yazarda kafa karışıklığı olduğundan bile bahsedilebilir. hem hitleri eleştiriyor, polonyada 6 milyon yahudiyi katletti diye. hem stalini eleştiriyor tek ülkede sosyalizm olmaz, dünya devrimi yalnız bıraktı diye. hem de hitler polonyaya girdiğinde, stalin katliamı durdurmak için yardıma gelince emperyalist rusya, faşist stalin diyor.

kitapta buna benzer sorunlu tespitler var.

onun dışında yeni bir şey öğrendin mi derseniz? hayır. fakat genel çerçeveyi kısa bir şekilde görmek faydalı oldu.
4/10

Yazarın biyografisi

Adı:
Neil Faulkner
Unvan:
arkeolog, tarihçi, editör,rehber ve öğretim görevlisi.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 34 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 43 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.