Nezihat Bakar Langeland

Nezihat Bakar Langeland

Çevirmen
8.7/10
15 Kişi
·
34
Okunma
·
1
Beğeni
·
24
Gösterim
Adı:
Nezihat Bakar Langeland
Unvan:
Çevirmen
İstanbul Üniversitesi’nde Almanca Mütercim Tercümanlık ve Sosyal Antropoloji okudu. Lisans eğitimi sırasında Erasmus Değişim Programı ile Avusturya’nın Graz şehrinde Çeviri Bilimleri Enstitüsü’nde eğitim gördü. Yüksek lisansını İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kadın Çalışmaları programında tamamladı. Yüksek lisans eğitimi sırasında Almanya Frankfurt’ta kadın sığınma evinde şiddet mağduru kadın ve çocuklarla birlikte sözlü tarih çalışmasında bulundu. Tez çalışması sırasında misafir araştırmacı olarak İsveç’te Linkjöping Üniversitesi Göç Merkezinde ‘Toplumsal Cinsiyet ve Göç’ üzerine araştırma yaptı. Almanya Frankfurt’ta Goethe Üniversitesi’nde doktora çalışmalarına başladı, burada Intersectionality/Kesişimsellik konusunda okumalar yapmış, doktora eğitimini tamamlamadan Frankfurt’tan ayrılarak Norveç’e yerleşmiştir. Daha önceleri psikoloji ve sufizm alanında çeviri projelerinde yer aldı. Norveç’te travma, psikoloji, psiko-sosyal çalışmalar ve özellikle çocuk gelişimi konusunda eğitim almıştır. Evli ve iki kız çocuğu annesidir. Çevirdiği kitaplara ve yazarlarına aşık olan bir çevirmendir.

Çevirileri

Vega Kardeşler, Lars Lenth, Palto Yayınları, 2018
Sayıların En Büyüğü, Clt, Magnus Holm, Uçanbalık Yayıncılık, 2017
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
124 syf.
·6/10
Hareketli gurultulu yaşantımızın bize getirdikleri bizden aldıkları, teknolojiyle çevrilmiş hayatımızın ve kölesi olduğumuz çalışma saatlerinin içerisinde kendimizi nasıl uzaklastiririz hasret kaldığımız o sessizliğe nasıl ulaşırız sessizlik ortamını nasıl oluştururuz bu gibi bir çok bilgiyi kendi deneyimleriyle bize aktarıyor.
124 syf.
·2 günde·8/10
Yaklaşık bir yıldır penceremden birkaç binanın yükselişini izliyorum. Toprağın kazılmasını, katların biçimlenmesini. İzlemekle kalmıyor onu dinliyorum da. Müthiş bir gürültü. Pazar sabahları da dahil olmak üzere.. Kulaklarımı tırmalıyor ama uyumaya devam ediyorum.
Çünkü biz bu gürültünün içine doğduk.
Her sesin birbirine karıştığı, sesin bir an bile kesilmediği bir dönemin içindeyiz artık.
Sessizlik olduğunda şüpheyle bakıyoruz birbirimize, bir felaketin habercisiymişçesine.
Tam da ihtiyacımız olan bir şey var aslında: Sessizlik. Bu sessizlik sesten arınma değil, hiç sesin olmaması da değil. Sesle birlikte sessiz kalabilmek demek.
Norveçli kaşif/yazar/yayıncı Erling Kagge bunu anlatıyor. Everest’in tepesinde, Kuzey ve Güney kutuplarındaki uzun ve bir o kadar soğuk yürüyüşlerindeki sessizliği.
Mümkün mü diye soruyorsunuz ki bence o kadar kolay bir şey değil..
En son ne zaman kendini dinledin?
Ne zaman memnun olmadığın bir ortamdan kalkıp, ardına bakmadan gittin?
Kendine sarıldığın zamanı hatırlıyor musun?
İkinci adımı atmaya korkup ilk adımı atmadığını biliyorsun değil mi?
Kendimi saf bir sessizlikle dinlediğim zamanı hatırlamıyorum. Ama bu kitabın kendimi iyi hissettirdiğini biliyorum. Kısa cümlelerin, Kagge’nin içe dokunan örneklerinin bana iyi geldiğini..
.
Nezihat Bakar Langeland’ın Norveççe aslından çevirisi, Füsun Turcan Elmasoğlu çalışması olan kapak tasarımıyla..
124 syf.
·2 günde·8/10
Sessizlik, huzur ve sükunet...

Sessizlik üzerine derinleşmiş bir anlatımla farklı bir perspektif kazandıran okurken bile dinlendiren bir kitaptı.

Bazı cümlelerinde takılı kaldım, düşündüm, sessizleştim devam ettim.
124 syf.
·Puan vermedi
Bana ne kadar az düşündüğümü fark ettiren kitap. Kitabı Pascal'ın bize verdiği mesajla özetleyebiliriz aslında: " İnsanın felaketi, ait olduğu yer olan odasında, kendiyle başbaşa kalmak istememesinden gelir." Günlük hayatın telaşından kaçıp, meşgul ve etkin olma arzusunu bir kenara bırakıp sessizce düşünmek insanın en büyük özgürlüğüymüş meğer. Telefonu kapatmak, tek bir kelime etmeden oturmak, bir kaç defa derin nefes almak ve düşünmek. Sosyal medyanın bize sunduğu hazır, dondurulmuş, baskıcı düşüncelerin uzağında, kendi vicdanın ışığında, sadece düşünmek.Belki de tek bizi doğruya götüren şey kollektif akıldan uzaklaşmaktır. Başucu kitabı olmayı hak eden eser.
124 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
En güzel sessizlik, içinizdeki sessizliktir. Eğer kendinizden kaçmak için sürekli ses arıyorsanız yeterince düşünmüyor ve kendinize yeterince vakit ayırmıyorsunuz. Gürültü çağında sessizlik kitabı, aslında teknolojinin bizi nasıl köleleştirdiğini, sessizliği nasıl unutturduğunu, en önemlisi de kendi fikirlerimizin nasıl başkalaştığını anlatan güzel bir kitap.
124 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Baştan sona keyifle okuyacağınız bu kitapta sessizliğin peşine düşüyorsunuz.
Sessizliği bulmanız mümkün mü evet. Hatta kalabalıkta bile bulmanız mümkün.
Metrobüste giderken bulabilir, sokakta yürürken bulabilir, bir toplantı da bile bulabilirsiniz. Mümkün mü böyle bir şey diyeceksiniz ! Kitabı okumadan önce bende böyle düşünmüştüm. Aslında hepimizin ihtiyacı olan sessizlik değil mi? Biraz olsun kalabalıktan kaçmak, içimize dönmek ve kendimizi, sessizliğimizi bulabilmek..
124 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Sessizliği arayın. Ona kavuştuğunuzda fark edeceğiniz asıl şey kendiniz. Gürültüden ve dokunmalardan uzak saf kendiniz. Kaos içimizde ve onun reçetesi de Yaradan'ın bize sunduğu doğanın sessizliğinde. Her şeyi bırakın ve sadece sessizliğe karışın. Mükemmel bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Nezihat Bakar Langeland
Unvan:
Çevirmen
İstanbul Üniversitesi’nde Almanca Mütercim Tercümanlık ve Sosyal Antropoloji okudu. Lisans eğitimi sırasında Erasmus Değişim Programı ile Avusturya’nın Graz şehrinde Çeviri Bilimleri Enstitüsü’nde eğitim gördü. Yüksek lisansını İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kadın Çalışmaları programında tamamladı. Yüksek lisans eğitimi sırasında Almanya Frankfurt’ta kadın sığınma evinde şiddet mağduru kadın ve çocuklarla birlikte sözlü tarih çalışmasında bulundu. Tez çalışması sırasında misafir araştırmacı olarak İsveç’te Linkjöping Üniversitesi Göç Merkezinde ‘Toplumsal Cinsiyet ve Göç’ üzerine araştırma yaptı. Almanya Frankfurt’ta Goethe Üniversitesi’nde doktora çalışmalarına başladı, burada Intersectionality/Kesişimsellik konusunda okumalar yapmış, doktora eğitimini tamamlamadan Frankfurt’tan ayrılarak Norveç’e yerleşmiştir. Daha önceleri psikoloji ve sufizm alanında çeviri projelerinde yer aldı. Norveç’te travma, psikoloji, psiko-sosyal çalışmalar ve özellikle çocuk gelişimi konusunda eğitim almıştır. Evli ve iki kız çocuğu annesidir. Çevirdiği kitaplara ve yazarlarına aşık olan bir çevirmendir.

Çevirileri

Vega Kardeşler, Lars Lenth, Palto Yayınları, 2018
Sayıların En Büyüğü, Clt, Magnus Holm, Uçanbalık Yayıncılık, 2017

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 34 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 58 okur okuyacak.