Yazar
Niccolo Machiavelli

Niccolo Machiavelli

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.1
2.293 Kişi
8,4bin
Okunma
633
Beğeni
37,2bin
Gösterim
Tam adı
Niccolò di Bernado dei Machiavelli
Unvan
Düşünür, Devlet Adamı
Doğum
Floransa, İtalya, 3 Mayıs 1469
Ölüm
Floransa, İtalya, 21 Haziran 1527
Yaşamı
Niccolò di Bernado dei Machiavelli (3 Mayıs 1469 - 21 Haziran 1527), tarih ve politika biliminin kurucusu sayılan Floransalı düşünür, devlet adamı, askeri stratejist, şair, oyun yazarı. İtalyan Rönesans hareketinin en önemli figürlerindendir. En ünlü eseri Prens'te, politik yazının tarihinde ilk kez iktidarın alınışı ve korunması gibi bir sorunu dinsel ya da ahlaki kaygıları dikkate almaksızın kendinde bir amaç olarak inceledi. Tüm yaşamı boyunca İtalya'nın birliği ideali için mücadele verdi. Fikirleri politik yazında olduğu gibi yaygın düşünüşte de giderek büsbütün olumsuz ve ilkesiz bir politik hırsın anlatımı olarak görüldü, "Makyavelizm" terimi bir düşünce sisteminden çok "amaç için her yolu mübah gören" politikacının tutumunu anlatan suçlayıcı bir sıfat haline geldi. Yine de Diderot, Rousseau, Fichte ve Hegel gibi büyük düşünürler Machiavelli düşüncesinin olumlu yönünü açığa çıkarmaya çalıştılar. Hegel'e göre "Machiavelli'nin gayesi, yani İtalya'nın bir devlet mertebesine çıkarılması, bu yazarın eserinde tiranlığın haklı gösterilmesinden ve muhteris bir despot için imal edilmiş altın yıldızlı bir aynadan başka bir şey görmeyen bütün görme özürlülerce anlaşılamadan kalmıştır." Hegel O'nun yöntemini şöyle özetler: "Kangren olmuş uzuvlar lavanta suyuyla iyileştirilemez.". Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Niccolò_Machiavelli
128 syf.
·
10/10 puan
Bu kitabı ilk olarak bu sene, 11. sınıf müfredatı gereği tarih ve felsefe derslerinde duymuştum. Kitap ve Machiavelli hakkında kafamda oluşan imaj; devletin güç kazanabilmesi için asmanın, kesmenin abes sayılmaması gerektiği tabiri caizse faşist(?) devlet düzeninin güce ulaştırabileceği, aslında eserin benim dünyamda distopya barındırdığıydı falan filan... SAÇMALIK. Eğer siz de benim gibiyseniz, lise müfredatı gereği kitap hakkında kafanızda bu tarz bir düşünce varsa, kesinlikle bu önyargıyı belleğinizden silip bir an önce kitabı okumanızı tavsiye ederim. Kitapta kısaca bir devletin uzun süreli ve rahat idare edilebilmesi için devleti yöneten birimin veya kişinin sahip olması gerekn özelliklerden ve uygulaması gereken yaptırımlardan bahsedilmiş. Kitabın başında Machiavelli, eserini dönemin devlet adamına armağan ettiğini belirtip, sonunda da İtalya'nın yıkılmaması için yönetimin ne gibi önlemler alması gerektiğinden bahsetmiş o yüzden bana bu kitap ideal devlet düzeninden bahsetmekten çok, dönemin devlet adamlarına bir eleştiri amacıyla yazıldı gibi geldi. Sağda solda bahsedildiği gibi bu kitap "amaca giden her yol mübahtır" ilkesini dikte ettirmiyor. Hatta birkaç yerde şiddetin ve işkencenin hayvansı olduğundan bahsedilmiş. Gereken yerlerde halkı uyutmak gerektiğinden bahsediyor, evet. Bu da yine avam kısmının her işe aklının ermeyeceğini düşündüğünden, isyan çıkmasını önlemek istediğinden kaynaklanıyor. Kitap, gerçekçi tespitlerle dolup taşıyor. Altını çizdiğim o kadar çok yervar ki, buna örnek olsun diye hangisini paylaşsam bilemiyorum. Türkler ve Türk yönetim biçimi hakkında da derin ve yerinde çıkarımları var. Bence toplum psikolojisine yeterince hakim bir adam Machiavelli. Hülasa, BU KİTABI OKUYUN OKUTTURUN.
Prens
8.1/10
· 8,2bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
16
Gülay
Prens'i inceledi.
128 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Senelerce Machiavelli deyince aklıma hep "başarıya giden yolda her şey mübah" sözü gelirdi. Kitabında zaten zalimliğin dozunun ayarlanması gerektiğine, yapılan zalim önlemlerin bir defa uygulanması gerektiğine değiniyor. Ama yine de ne kadar yanıltıldığımı ve Niccolo Machiavelli gibi müstesna bir siyaset bilimcinin hakkında yüzyıllardır yapılagelen karalama kampanyasına şuurumu nasıl da kurban verdiğimi anladım. Bir yandan bu önyargıdan dolayı kendime kızarken, bir yandan kitabın içeriğinin eksiksizliğine, zenginliğine, Osmanlı yönetim biçimine atıfta bulunmasına, (tabi burada Türk diye bahsettiğinde Yavuz Sultan Selim'i, Sultan diye bahsettiğinde ise Memlük Sultan'ını kastettiğini kitabın sonunda öğrendim.) yazarın müthiş bilgi birikimine (bilhassa tarih) ve inanması zor gelecek ama demokratik zeminde bir ulusun nasıl refaha ereceği konusundaki fikirlerinin çoğusunda onunkine yakın ve neredeyse aynı şeyleri düşünüyor olmama şaşırdım. Prens'i okumuş biri olarak, gerçek manada şahsiyetine, entellektüel bilgi birikimine ve gerçekçi bakış açısına çok derin, içten ve samimi bir hayranlık beslemeye başladım. Dikkatimi çeken bir paragrafı da müsaadenizle alıntı yapmak istiyorum: "Güçlü ve cesur bir prens tebaasına ya bu kötü dönemin uzun sürmeyeceğine dair ümit vererek, ya düşmanının acımasızlığına dair korku salarak ya da kendisine karşı fazla cüretkar davrananları hemen ortadan kaldırmak için gerekli önlemleri alarak bütün bu zorlukları aşacaktır. ...... Halk, prenslerinin korunması uğruna evleri ve toprakları yakılıp yıkıldığı için prenslerinin kendilerine borçlu olduğunu düşünüp onunla bir olurlar. İnsanlar, doğaları itibariyle hem kendi yaptıkları hem de kendilerine yapılan iyiliklerden dolayı bağlılık hissetmeye hazırdırlar." Bu kitabı okuyana Platon'un Devlet kitabını okumasını da tavsiye ederim. :)
Prens
8.1/10
· 8,2bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
25
160 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
PRENS ÜZERİNE
Günümüzden önce yaşayan düşünürlerin kitaplarını okuduğum zaman, kafamda canlanan şey, düşünürlerin geçmişi, o anı ve geleceği anlattığı, o düşüncelerin hâlâ var olduğu belirli kalıplar ve biçim değiştirmiş halde hâlâ varlıklarını sürdürdükleri ve geçmişte de insanların onca baskıya, onca ölüm tehlikesine karşı, düşünce özgürlüklerini koruyabilmek için çabalayıp, bu özgürlükten vazgeçmemesi oluyor. Nitekim Machıavelli'nin de Prens kitabını sürgünde iken yazması buna güzel bir örnek olarak gösterilebilir. Eser kimine göre sert, kimine göre olması gereken bir anlayış, kimine göre ise yumuşak, katı olmayan düşünceler olarak gözükebilir. Ancak asıl ön plana çıkan şey ise, iktidara gelen yönetimlerin neler yapabileceği, sınırlarının olmayıp, her türlü yol ile iktidarlarını sürdürebilecekleridir. Amaca giden her yol mübahtır anlayışı hakimdir.
Prens
8.1/10
· 8,2bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
16
160 syf.
·
11 günde
·
9/10 puan
Makyavelizm denildi mi amaç uğruna her şey mübah, bencil siyaset, ahlaksız siyaset, çirkin siyaset akla geliyor. Bu kitabi da „ahlaksızlıkla“ suçlanmıştır. Muhakkak bazı yerlerinde çirkin siyaset ile alakalı fikirler bulacaksınız ama mantıklı ve akılcı yerlerde mevcut. Yasadığı dönemin siyasetini yani prensliği, krallığı ele almakta. Nasıl prens/kral olunur, olduktan sonra nelere dikkat edilmeli, hangi sorunlar doğabilir ve nasıl bir karaktere sahip olmalı gibi ince düşüncelere yer vermiş. Siyaset alanında tecrübesi ve deneyimi olan Niccolo Maciavelli’yi anlamak için, yani Makyavelizm hakkında bilgi sahibi olmak için muhakkak bu kitabi okumalısınız. Sadece siyaset değil, daha da fazlasını bulabileceğiniz bir eser diye düşünüyorum.
Prens
8.1/10
· 8,2bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
16