Nihal Geyran Koldaş

Nihal Geyran Koldaş

Çevirmen
7.3/10
39 Kişi
·
130
Okunma
·
0
Beğeni
·
51
Gösterim
Adı:
Nihal Geyran Koldaş
Unvan:
Yönetmen, Oyuncu, Yazar, Çevirmen, Uyarlayan, Dramaturg
Doğum:
Ankara, 1 Ocak 1956
Yoğunlukla tiyatro çalışmaları yaptı. 1997 yılında, Bilsak Tiyatro Atölyesi bünyesinde Heiner Muller'in Hamlet Makinesi ve Shakespeare'in Hamlet oyunlarından yola çıkılarak yazılan Park Yapılmaz oyununu Ceysu Koçak'la birlikte tasarladı ve kurguladı. 1999'da Bilsak Tiyatro Atölyesi'nin 11. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivalinde de sahnelenen oyunu Kurbağa Öyküleri'nde rol aldı.
2003 yılında Tiyatro Diyez'de, başrolünü Hale Soygazi'nin oynadığı Özel Bir Gün adlı oyunu yönetti. 2004'te Aylin Deveci ve Göze Saner'le birlikte Sevim Burak'ın Mut adlı öyküsünü tiyatroya uyarladı ve oyunu yönetti. 2005 yılında, Angels in America oyunuyla ünlü yazar Tony Kushner'ın, batılı bir kadının tarih boyunca sömürülen doğudan af dilemesini anlatan tek kişilik Evcimen /Kabil oyununda rol aldı.
2007 yılı Kasım ayında, yine Bilsak Tiyatro Atölyesi; Maya Sahnesi ürünü olan, çevirisini, proje tasarımını ve kurgusunu yaptığı ve rol aldığı Beckett Grimavi oyunuyla tiyatro seyircisiyle buluştu. Ekran karşısına ilk 1989 yılında Cahide dizisi ile çıkmıştı. En bilinen rolleri, Masumiyet filmindeki Yusuf'un (Güven Kıraç) dilsiz ablası ve Bıçak Sırtı dizisindeki konağın hizmetçisi Gönül'dür. Ayrıca, Masumiyet'in Zeki Demirkubuz'la birlikte iki yapımcısından biridir.
Nihal Koldaş, tiyatro dramaturgluğu, yönetmenliği ve oyunculuğu yanı sıra 2 filmin yapımcılığını üstlenmiş, bazı oyunları çevirmiş, bazılarını uyarlamış kendisi de oyunlar yazmıştır. Oyunculuğunda gösterdiği başarıyla çeşitli ödüllere değer görülmüştür.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
122 syf.
·1462 günde·Puan vermedi
Güney Afrikalı yazar J. M. Coetze Düşman'da Robinson Crusoe'nun öyküsünü bir kadının bakış açısından ele alıyor. Daha doğrusu burada anlatılmak istenen Cuma'nın öyküsü. Ama romanın anlatıcısının da dediği gibi, "Cuma'nın dilinin öyküsü anlatılamaz bir öykü. Veya benim tarafımdan anlatılamaz bir öykü. Aslında, Cuma'nın dili hakkında bir sürü öykü anlatılabilir, ama gerçek öykü, bir dilsiz olan Cuma'nın içinde gömülü. Gerçek öykü, bir sanatın yardımıyla Cuma'ya bir ses vermenin yolunu bulana kadar bilinemeyecek."

Hikayemiz Suson Burton'un kaçırılan kızını bulmak amacıyla bindiği Yeni Dünyaya giden bir gemide başlıyor.Bir süre sonra gemi mürettebat tarafından ele geçirilir.Kaptan öldürülür ve Suson Burton ile bir sandığa bindirilip okyanusun ortasına bırakılır.Yakınlarda görülen tek kara parçasına doğru kürek çekmeye başlar.

Robinson ve Cuma ile karşılaşması böyle olmuştur işte.15 yıldır adada yaşamaya alışmış bu iki insana hayretle bakar ve hiç kurtulma istekleri olmayışı içten içe Suson'ı sinirlendirmeye başlar.

Uzun bir süre adada yaşadıktan sonra bir gün bir gemi görülür ve adadan kurtulurla ama Robinson yaşlı ve hasta olduğundan karaya ulaşamadan ölmüştür. Suson kendini Robinsonun karısı olarak tanıtır. Geminin kaptanı Suson'a hikayelerini karaya çıkınca romana dönüştürmelerini tavsiye eder.

Susan Daniel Defou'yu bulur (güzel ayrıntılardan bir tanesi :D) ve hikayesini yazdırmaya başlar...
56 syf.
·2 günde·10/10 puan
Tek perdelik, sade ve gizli bir oyun.

Kitabın sonunda "Ayşegül YÜKSEL" tarafından incelemesi yapılan kısımda birçok okur tarafından farkedilmeyecek güzel detaylara değinilmiş durumda.

* Mekanizma....

* Basılmadığında çalışmayan sifon, para ile çalışan gaz makinesi, gid-gel dolap....

Bozulan bir dişlinin diğer bozuk olmayan dişliyi de devamında bozması. Ve o dişlinin de değiştirilmesi gereği. Mekanizmanın işleyişi bu şekilde aslında.

Ölen kadın, Gus, Ben, gruba katılacak bir sonraki kişi ve....



Teşekkürler PİNTER....
240 syf.
·16 günde·Puan vermedi
Ken Robinson'un düşünceleriyle ilk karşılaşmam Youtube da "Okullar yaratıcılığı öldürüyor" isimli bir TED konuşması ile oldu. Bu kitap bulabildiğim, dilimize kazandırılmış az sayıdaki eserinden birisi ve son derece keyif veren bir çalışma. Aşağıdaki metin ise altını çizdiğim paragraflardan...

" Gerçek yaratıcılık alanınızı ve kendinizi gerçekleştirebileceğiniz uğraşınızı bulduktan sonra ortaya çıkar. İnsanlar kendilerine uygun alanı bulduktan sonra, kendi gerçek yaratıcı güçlerini keşfeder ve kendileri olurlar. Sahici yaratıcılık yalnızca kendini bırakma sorunu değil, aynı zamanda ısrarla bir şeye tutunma meselesidir. "
122 syf.
·3 günde·6/10 puan
Beni çok cezbetmedi vauv o my god dedirtmedi. Güzel temaları aşılamış olsa da Bir 'Utanç' kitabında olduğum kadar etkilenmedim.Defoe'ya gönderme olarak yazıyor sanırım.Burda önemli olan yani benim anladığım insanın doğaya ait bir varlık olduğu çünkü Susan bile adayı özlemeye ve Cuma gibi vahşi bir yaşamı benimsemeye başlıyor. Ama eser daha çok Cuma karakteri üzerinde duruyor Coetzee'yi 2. okuyuşum ve yapmaya çalıştığı şeyi anladım:)) ''MERAK'' uyandırmak. Cuma'nın kim tarafından ya da ne amaçlı dilinin kesildiğini bilmiyoruz ve bunun farkında olarak sonuna kadar ne olduğunu söylemiyor siz de meraktan ölüyorsunuz. Sinir bozucu ama okunabilir nitekim.Cuma'yı sevenler okusun :D derrmişim. Bu işin espirisi tabi,ama Susan'ın yerinde olsaydım ne yapardım diye çok düşündüm. Cruso ile Cuma'nın arasında olan ilişki ve 15 yıl boyunca o adada kalmış olmaları...Benim merak ettiğim önemli sembollerden biri Cuma'nın neden denize çiçekler atıp ain ve ya anma tarzı bir şey yaptığı, ikincisi de o çaldığı flüt ne anlama geliyor tam olarak doğanın sesi mi ? Çünkü hiç bıkmadan çalıyor aynı melodiyi garip değil mi? Alın size gizem okuyun çözün bana da fikirlerinizi söyleyin memnuniyetle dinlerim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Nihal Geyran Koldaş
Unvan:
Yönetmen, Oyuncu, Yazar, Çevirmen, Uyarlayan, Dramaturg
Doğum:
Ankara, 1 Ocak 1956
Yoğunlukla tiyatro çalışmaları yaptı. 1997 yılında, Bilsak Tiyatro Atölyesi bünyesinde Heiner Muller'in Hamlet Makinesi ve Shakespeare'in Hamlet oyunlarından yola çıkılarak yazılan Park Yapılmaz oyununu Ceysu Koçak'la birlikte tasarladı ve kurguladı. 1999'da Bilsak Tiyatro Atölyesi'nin 11. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivalinde de sahnelenen oyunu Kurbağa Öyküleri'nde rol aldı.
2003 yılında Tiyatro Diyez'de, başrolünü Hale Soygazi'nin oynadığı Özel Bir Gün adlı oyunu yönetti. 2004'te Aylin Deveci ve Göze Saner'le birlikte Sevim Burak'ın Mut adlı öyküsünü tiyatroya uyarladı ve oyunu yönetti. 2005 yılında, Angels in America oyunuyla ünlü yazar Tony Kushner'ın, batılı bir kadının tarih boyunca sömürülen doğudan af dilemesini anlatan tek kişilik Evcimen /Kabil oyununda rol aldı.
2007 yılı Kasım ayında, yine Bilsak Tiyatro Atölyesi; Maya Sahnesi ürünü olan, çevirisini, proje tasarımını ve kurgusunu yaptığı ve rol aldığı Beckett Grimavi oyunuyla tiyatro seyircisiyle buluştu. Ekran karşısına ilk 1989 yılında Cahide dizisi ile çıkmıştı. En bilinen rolleri, Masumiyet filmindeki Yusuf'un (Güven Kıraç) dilsiz ablası ve Bıçak Sırtı dizisindeki konağın hizmetçisi Gönül'dür. Ayrıca, Masumiyet'in Zeki Demirkubuz'la birlikte iki yapımcısından biridir.
Nihal Koldaş, tiyatro dramaturgluğu, yönetmenliği ve oyunculuğu yanı sıra 2 filmin yapımcılığını üstlenmiş, bazı oyunları çevirmiş, bazılarını uyarlamış kendisi de oyunlar yazmıştır. Oyunculuğunda gösterdiği başarıyla çeşitli ödüllere değer görülmüştür.

Yazar istatistikleri

  • 130 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 90 okur okuyacak.