1000Kitap Logosu
Resim
Nikki Van Der Gaag

Nikki Van Der Gaag

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.4
107 Kişi
253
Okunma
9
Beğeni
715
Gösterim
Unvan
Yazar
Yaşamı
NIKKI VAN DER GAAG 2002’den beri toplumsal cinsiyet ve kalkınma alanında çalışan, özellikle kız çocuklarıyla erkekler ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularına odaklanan bağımsız bir araştırmacıdır. Feminizm ve Erkekler (çev. Güzide Diker, Aram Yayınları, 2017) ile Guide to Women’s Rights (2008) adlı kitapların yazarı ve State of the World’s Fathers (2015) kitabının ortak yazarlarından biridir.
264 syf.
·
4 günde
·
Puan vermedi
Feminizm ve Erkekler
Bu kitabı erkeklerden nefret etmekle suçlanmaktan bıkan tüm feministlere şiddetle tavsiye ediyorum. Feminizmin Erkekler için nasıl geçerli olduğunu merak eden erkeklerede Tavsiyeler ediyorum Erkeklerin toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlama mücadelesinde yer almalarının neden çok önemli olduğunu ve kadın haklarının iyileştirilmesine aktif katılımın uzun vadeli ve kalıcı fayda sağlama yollarını Erkeklik ve erkeklerin toplumdaki algılanan rolünü ve bunun eğitimi, babalığı ve kadınlarla olan ilişkilerini nasıl etkilediğini inceler. Yazar, feminizmde erkeklere çok ihtiyaç duyulduğu, cinsiyetlerin bölündüğü adil ve eşit bir topluma ulaşamayacağımız veya sınırlı kaynaklar için rekabet ettiklerini hissettiğimiz sonucuna varıyor. İyi okumalar....
Okuyacaklarıma Ekle
147 syf.
·
3 günde
·
Puan vermedi
Feminizm
Çevrenizdeki insanlarda antideprasan kullanımın arttığının fark ettiniz mi? Hatta şöyle sorayım ; tanıdığınız kaç kadının bir psikotik ilaç kullanım öyküsü yok? Peki neden biz kadınların bu tarz ilaçlara daha çok ihtiyacı oluyor, sadece daha duygusal varlıklar olduğumuz için mi? Cevabım kocaman bir hayır. Gelin size nedenlerinden bahsedeyim biraz. 1- Çocukluğunda herhangi bir erkek çocukla kıyaslanarak, hep yapamadıkları ve eksik oldukları yüzüne vurulan bir kadın hayatının sonraki dönemlerinde de bir şeylerin tam olmadığını hissetmez mi? 2- Çevre ve kültürün el ele vermesiyle kadının yapabileceği ve yapamayacağı işler belirlenirken, kadın bu kalıplara sığmıyorsa, baş kaldırmadan istediği gibi var olabilir mi? 3- İster iş hayatında olsun, ister ev yaşantısında yaptığı her iş değersizleştirilen, emeğinin karşılığını alamayan kadın değerli olma hissini nasıl tadabilir? Peki tadamadığı bu duyguyu çevresinde özellikle çocuklarında nasıl yaşatabilir? 4- Küfürlerin dahi kadın bedeni üzerinden yürüdüğü, birçok reklamın kadın bedenini kullanarak değersizleştirdiği ataerkil bir dünyada, kadın ne yapsa mutlu olur? 5- Eğitimde fırsat eşitliğinin hala sağlanamadığı, zihinlerinin gelişmesinin önüne ket vurulan kadını, hangi hakla cahil, bilgisiz, yeteneksiz kalmakla suçlayabiliriz? 6- İstediği hayatı yaşamaya çalışırken gerek psikolojik gerek fiziksel gerekse cinsel şiddete maruz kalan bir kadın hayatına nasıl devam eder? Bu ve bunlar gibi daha birçok eksiklik ya da yanlışlık hüküm sürerken, tüm bunları tam olarak fark etmese de hisseden kadınlar ekonomik durumu iyiyse psikoterapilerle (maalesef bu da bir lüks), değilse ancak birtakım ilaçların yardımı ile hayatlarına devam edebiliyor. Bu açıdan baktığımızda biz ilaçlarla sadece semptomları tedavi etmeye çalışıyoruz. Sorunun kökenine inip, nedenleri tek tek iyileştirsek, cins farkı gözetmeksizin, daha mutlu bir dünya var olmaz mı?
Feminizm
, tüm bu sorunlara genel bir bakış sunan, farklı ülkelerden farklı veriler sunarak işin ciddiyetini ortaya koyan ,bana göre bu konuda temel kaynaklardan biri. Okuyun, okutturun lütfen, üzerinde çokça konuşalım. ‘’Dünyanın neden bu kelimeye hala ihtiyacı var?’’
Feminizm
8.5/10 · 242 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
147 syf.
·
Beğendi
Feminizme giriş niteliğinde ve "Feminizm 101" denilebilecek bir kitap. Herkesin okuması gerekiyor, istisnasız herkesin. Yaşadığımız dünya, biz almadan önümüze sunmuyor bize ait olanı bile. Sadece bu coğrafya değil, dünyanın birçok yerinde maalesef karşı karşıya kalınan durumlar verilerle aktarılmış. Kitabın ilk bölümünün başlığı "Biraz Sorun Çıkarmak" sorun çıkarmadan, sesini duyurmadan maalesef bir yolda olamıyorsun. Ardından, adil olmayan dünyaya tepki, kadına yönelik şiddet, azınlıkların maruz kaldığı durumlar gibi pek çok konuda bir soru işareti de olsa bırakıyor ve tohum atıyor insan zihnine; kitapta o kadar çok probleme ve coğrafyaya değinilmiş ki bu yara kanamaya devam ediyor, şekil değiştirerek varlığını sürdürüyor. Kendimizin, varlığımızın farkında olup feminizm mücadelesinde hep beraber var olunmalı ve feminizm sanılanın aksine yalnızca kadınları kapsayan bir düşünce biçimi olmadığı, çok daha kapsayıcı ve eşitlikçi bir görüş olduğunu daha çok dile getirmeli, daha çok anlatmalıyız; bunu da belirtmeden geçemezdim. Dünyanın bu kelimeye hâlâ ihtiyacı var. Dönüp dönüp faydalanacağım, altını bolca çizdiğim satırlara sahip bir kitap; okurken durup nefes aldığım, yutkunamadığım, gözyaşı döktüğüm noktaları da oldu. Ötekileştirmeye olan meylimiz ziyadesiyle hüzünlendiriyor. Okuyalım, okutalım. Ayrıca, Kadın Doğum Uzmanı olan Banu Çiftçi'nin "Kadın" isimli TEDx konuşmasını buraya iliştirmek istiyorum. Başlıktan da anlaşılacağı üzere konusu kadın, hap bilgi niteliğinde tabiri caizse anneye anlatır gibi anlatıyor. youtube.com/watch?v=85RxQHZkluE Farklılıklarımız bizi ötekileştirmiyor; bizi ötekileştiren yine kendimiziz. Bir başkasını öteki olarak atfederken, bir başkası da bizi öteki olarak görüyor. Farklılıklarımızla gökkuşağıyız; daha eşit, daha farkında bir dünya temennisiyle. Pelin.
Feminizm
8.5/10 · 242 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.