Nilgün Tepeköy

Nilgün Tepeköy

Çevirmen
8.6/10
68 Kişi
·
1
Okunma
·
0
Beğeni
·
30
Gösterim
Adı:
Nilgün Tepeköy
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
96 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Köyden gelip bir satranç şampiyonu olan ve ardından benliğini unutmuş haliyle yüzüne vuran bencilliği, insanları hor görmesi aslında ona sadece tahtanın üzerinde kazandırmıştı.
Şampiyonluk konumuna yerleştiği günden bu yana gözünün önüne inen perde ne denli karanlığa battığını ve yalnız kaldığını görmesine izin vermiyordu.
Diğer tarafta ise hapishane de gördüğü işkenceler zamanında doktorun cebinden aşırdığı kitap sayesinde santranç ile tanışan ve hayatına özgürlük katan bir Dr B. vardı.
Yaşadığı olaylar beni gerçekten heyecanlandırmaya yeterken içinde ki kendisi ile olan mücadelesi ve beyni ile iki farklı oyuncuyu yönetip, bir de oyunun hamlelerini ezberinde tutarak, kendi gölgesini yenme arzusu beni tamamen büyüledi.
Nazi işkenceleri sonucu körelen duyuların, satranç ile özgürlüğe kavuşmasını şu şekilde açıklayabiliriz; "Satranç bir oyun değil, stratejilerin yapıldığı, bir adım ötesini düşünüp görebildiğiniz bir yaşam tarzıdır."
Dr B. gemide sadece bencil bir şampiyonu yenmedi, inanmışlığın ne olduğunu herkese gösterdi.
Cehaletin evrensel olduğunu, satrancın çekiciliğini, insanların benlik kargaşasına girdiğinde ki bencilliği, güzel yürekli insanların olduğu ve inanmışlığın doruklara vardığı olayların o günden günümüze süzüldüğü aşikârdı.
Bu kitabı bir solukta okudum, bitirdim.
Stefan Zweing'in intihar etmeden önce yazdığı bu son kitap belki de bizlere bir nebze olsun sebebini aktarıyor olabilir düşüncesini  aklımdan çıkaramıyorum.
Herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum ve tavsiye ediyorum.

Ayrıca bu güzel mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür eder, başarılarının devamını dilerim.
96 syf.
·Beğendi·5/10
Henüz 5 dakika önce bitirdim... Büyük bir sabırla okudum, okurken birçok kez canım daraldı ve derin derin nefesler aldım... Fazla detaylar insanı okurken olayın içine oldukça iyi çekiyor fakat benim gibi satranç tarzı sabır isteyen oyunları sevmeyen hatta oyunlar hakkında hiçbir fikri bulunmayan kişilerin okumasını tavsiye etmiyorum. Kitap bitince büyük bir boşluğa düşüyorsunuz çünkü beklenildiği gibi sürpriz bir son olmuyor... Yarım kalıyor sanki.
Kaçırdığım ne var ne anlamam gerekirdi bilemiyorum, beni aydınlatacak biri varsa saygıyla dinlerim.
96 syf.
·Beğendi·7/10
"...Çünkü bilindiği üzere dünyada hiçbir şey hiçlik kadar böylesi bir baskıyı insan ruhuna uygulayamaz." Şu cümleyi tekrar tekrar okumak için açtığım kitabın içeriği de bu söz kadar sürükleyici.
94 syf.
·7526 günde·Beğendi·9/10
Çok sansasyonellll aydınlatma yaratan bir kaç satır var, anektod niteliğinde: Kendini sakınmana yardımcı olacak cinsten gözz boyamalara karşın. Onun dışında, olay örgüsü falan iyi, bir karekterden girip, bambaşka bir karekterin yaşam öyküsüne daldırıyo seni; o başta ki karekterin sonrasında pasif kalması hikayede, o pasif bırakılan karekterin kitabın sonlarına doğru prezentabl tasviri v.s. Güzel kitap..
86 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Spoiler içerebilir:

İçimizde kaç farklı kişi yaşıyor ve bu kişilerin savaşı biter mi? Dr B.'nin tek kişilik hücresinde, aklını yitirmemek için yatak çarşafının üzerinde ekmek kırıntılarıyla oynadığı satranç oyunu, onun siyah ve beyaz yönlerini ortaya çıkarıyor. İşin aslı insan çok zor şartlar altında kalınca bir şekilde direnmenin yolunu buluyor. Düşüncelerini bir noktada odaklanmayı başaran Dr B. sonrasında çıldırmanın eşiğine gelse bile satrancın büyüsüyle hücresinden çok uzağa gidebiliyor. Kısaca bir tutku olmalı ama saplantı değil diyorum.
96 syf.
·5 günde·9/10
New York'tan Buenos Aires'e bir gemi gidiyor. Geminin yolcularından bir tanesi satranç ustası Mirko Czentovic, bir diğeri ise Hitler döneminin psikolojik işkencelerine maruz kalmış Dr. B.
Sadece bu iki kişi arasında gerçekleşen satranç turnuvasına değil, aynı zamanda Hitler döneminin psikolojik işkence ortamına da tanık oluyoruz.
Dr. B’nin hapishane ortamında büyük bir risk alarak edindiği kitap hakkındaki duygularını her yeni kitapta yaşıyor oluşum acaba sağlıklı bir duygu durumu mu? Bilemedim:
❄Muhtemelen kitabı hemen elime alıp okuduğumu düşüneceksiniz... Kesinlikle hayır! Önce bir kitabımın olmasının öz hazzının tadını çıkarmak istedim...
Mutlaka tavsiye edeceğim bir kitap. Her kütüphanenin olmazsa olmazlarından.

Şöyle bir alıntı da bırakalım, o zaman:
❄İnsan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiç bir şey olmaz. İnsan bekler bekler bekler şakakları zonklayıncaya dek düşünür düşünür düşünür. .. Hiçbir şey olmaz. İnsan yalnız kalır. Yalnız... Yalnız...
88 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Yazarın intiharından önceki yazdığı son kitap satranç. Normalde satranç bildiğim halde hamlelerde ki çevikliği kavramam zor oldu. Zekice kurgulanmış bir kitap. Ama kendi seçimlerim mi hayatın beni getirdiği noktamı bilemeyeceğim,savaşlar ezilen insanlar,işkenceler,yiten hayatlar,kaybolan ruhlar.... bitince kapattığımda göğsüm sıkışıyor. Artık kaldıramıyorum galiba insanlığın zulmünü Kitabı bitirince “hiç savaşlar olmasa kimse kimseyi incitmese ne güzel olurdu diye düşünüyorum. Üzülüyor sarsılıyorum. Kitap çok güzel. Okuyunuz!!!!
72 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Stefan Zweig yine yapmış yapacağını.iki saatte okuyup bitirdiğim bir kitap. Kahramanın psikolojisi o kadar iyi anlatılmıştı ki sanki kitabı okumadım da iki saatlik bir film izledim gibi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Nilgün Tepeköy

Yazar istatistikleri

  • 1 okur okudu.