Nimet Yıldırım

Nimet Yıldırım

YazarÇevirmen
8.9/10
11 Kişi
·
29
Okunma
·
2
Beğeni
·
445
Gösterim
Adı:
Nimet Yıldırım
Tam adı:
Prof. Dr. Nimet Yıldırım
Unvan:
Akademisyen, Çevirmen, Yazar
Doğum:
Erzurum, Türkiye, 1963
Nimet YILDIRIM, 1963 yılında Erzurum’da dünyaya geldi.

İlk ve orta öğrenimini Erzurum’da tamamladı.

1984 yılında Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’nde başladığı yüksek öğrenimini 1988 yılında bitirdi.

1988 yılında Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi Genel Müdürlüğü’nde uzman olarak göreve başladı. 05.02. 1990 tarihine kadar buradaki görevini sürdürdü.

1989 yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümü Fars Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’nda “Yüksek Lisans” öğrenimine başladı.

1990 tarihinde Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’nde Araştırma Görevlisi olarak görev aldı.

1992 yılında Yüksek Lisans öğrenimini “Sultan Ahmed-i Celâyir ve Kitâbu’l-Mukaddime Adlı Divanı” adlı çalışmasıyla tamamladı.

1992 yılında Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Fars Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’nda doktora öğrenimine başladı.

1996 yılında “Sa’dî-yi Şîrâzî’nin Bostân ve Gülistân’ında Sözdizimi” adlı teziyle Fars Dili ve Edebiyatı doktoru oldu.

1997 yılında Yrd. Doç. Dr. olarak atanan Nimet YILDIRIM, 1997-2003 yılları arasında Fars Dili ve Edebiyatı Anabilim dalı Başkanlığı görevinde bulundu.

Nimet YILDIRIM, 2000 yılında “Fars Dili ve Edebiyatı Doçenti” oldu.

Nimet YILDIRIM, 2006 yılında “Profesör” unvanını aldı.

Halen Atatürk Üniversitesi’nde öğretim üyeliği görevini sürdürmektedir.

Prof. Dr. Nimet YILDIRIM’ın; Farsça Dilbilgisi, İslam Öncesi İran Edebiyatı, İslam Sonrası İran Edebiyatı, İran Mitolojisi, Çağdaş İran Edebiyatı ve İran Tarihi konulu yayınlanmış ve yayına hazırlanan çalışmaları bulunmaktadır.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
1289 syf.
·100 günde·Beğendi·10/10
Koca bir Tarih...

Derin derin her kelimesinde bana vereceği mesajı anlayarak sindire sindire iliklerime kadar okudum. Efsaneleri soylu hükümdarları Goştasp, Kayser, Dara, Lohrasp, Büyük İskender, Bozormigr, Rüstem Behmen, Yezdigerd ve daha nicesi...Aristonun hekimlik bilgilerine değinilmesi, eflatunun danışmanlık yapması, satranç ve tavla oyunlarının keşfi... Zerdüştlük dininin merkezi (bakın burası eski İran) sonradan Hz. Ömer döneminin başlangıcının vurgulanması Hz. Muhammedin doğuşuna değinilmesi... Daha nicesi.

Efsaneleri, elma kurdu, konuşan ağacı, beyaz fil, çift başlı ejderhaları, aslan maymunu bunları betimlerken zihinde resmetmek harika... Binlerce beyitte ciddi anlamda verilen mesajların bazılarını kayıt ettim sizlerinde ilgisini çekmek adına. Sadece "iyi insan" olmak adına, beyitler, savaşlar, efsaneler, hikayeler, mekanlar içerisinde binlerce kez söylemiştir dile getirmiştir Firdevsi. Özetle ögüt verici niteliği yüksek olan bu eserin herkesin okumasını diliyorum...
200 syf.
·9/10
Dante'nin "İlahi Komedya"sından hemen hemen bin yıl kadar önce kaleme alınan bu eserde mecusi din adamı Ardaviraf'ın Cennet, Cehennem ve Araf'a yaptığı yolculuk anlatılıyor. Bu iki eser arasında bazı çarpıcı benzerlikler bulunması Dante'nin bu eseri okumuş olabileceği düşüncesini uyandırıyor. Eserin büyük bölümü Cehennem'e ve oradaki günahkarların durumuna ayrılmış. Akıl ve tahammül sınırlarını zorlayan işkence tasvirleri yer alan Cehennem bölümü gerçekten insanı dehşete düşürüyor. Cennet ve Araf'tan oldukça kısa bahsedilmiş. Cennettekiler güzel giysiler giyinmiş, altın takılar takınmış, aydınlıklar ve büyük bir mutluluk içinde tasvir edilirken; günah ve sevapları eşit olduğu için Araf'ta kalanlar kıyamete kadar ayakta bekleme ve cehennemdeki işkencelere göre daha hafif olan çok soğuk ve çok sıcak hava değişimleri ile cezalandırılmışlar. Sonuç olarak bu eseri Dante'nin "İlahi Komedyası"na hayranlık duyanlar ve eski İran inanışlarına ilgi duyanlar beğenecektir.
200 syf.
Büyük İskender, Anadolu başta olmak üzere o günkü dünyanın büyük bölümüne sahip olan Perslerin üzerine yürüyüp imparatorluğu yerle bir ettiğinde, Zerdüştlerin kutsal kitabı Avesta ve Zend’i de yakarak ortadan kaldırmıştı. Aradan geçen zaman, kutsal kitapsız kalan İranlıları şüpheye düşürmüş, günah ile sevabı ayıramaz hale gelmişlerdi. Üç yüz yıldır yaşama rehberlik eden kitabın, Ehrimen’in kışkırttığı İskender tarafından yok edilmesiyle kaosa düşmüşlerdi; kutsal emirler ve sözler unutulmuştu. Sonunda nasıl yaşamaları gerektiğini öğrenebilmek için “öteki dünya”ya içlerinden birini göndermeye karar vermişlerdi. Seçilmiş kişi gaipler dünyasına bir yolculuk yapacak, yaşama dair kutsal bilgiler edinip yeniden dünyaya dönecekti. Böylelikle eski huzurlu yaşamlarına kavuşabileceklerdi. İnsanların arasından sözüne güvenilir, iman sahibi yedi kişi bu sorunu çözmek için görevlendirilmişti. Seçilmiş yedi bilge, kadim sırları öğrenmesi için kimi göndereceklerini tayin etmek amacıyla Âzerfernbağ ateş tapınağında toplanmış, nihayetinde Ardâvîrâf bu yolculuğu yapacak kişi olarak seçilmişti. Yedi kız kardeşiyle evli olan Ardâvîrâf, yıkanıp paklanıp kutsal yemeklerden yedikten sonra hazırlanan yatağa uzanarak, yedi gün sürecek yolculuğa çıkabilmesi için gerekli “Goştâsp şarabı ve meng içeceği”nden üç kadeh içip derin bir uykuya dalmıştı. Kutsal Sûruş ve Tanrı Âzer’in rehberliğinde önce Araf, ardından Cennet ve nihayet Cehennem’i ziyaret etmiş, dünyadaki yaşamın nasıl sürdürülmesi gerektiği hususunda bilgiler toplamış ve Tanrı Ahura Mazda’nın da huzuruna çıktıktan sonra geri dönmeyi başarmıştı. Ardâvîrâf, döndüğünde gördüklerini kâtibe dikte ettirerek insanların da bilgilenmesini istemiştir...

Öteki dünya imgesine yapılan yolculukların en ünlüsü kuşkusuz Dante’nin gerçekleştirdiğidir; İlahi Komedya, diğerleri arasında hak ettiği övgüyü en çok alan eser olmuştur. 1265-1321 yılları arasında yaşamış olan Dante Alighieri’ye, Cehennem, Araf, Cennet adını verdiği üç bölümden oluşan eserinde cehennemde Roma’nın ünlü şairi Vergilius, cennette ise hiç unutamadığı sevgilisi Beatrice rehberlik etmektedir. Dante gittiği her yerde tarihten ünlü kişilerle karşılaşır dünyada yaptıklarının karşılığını burada nasıl aldıklarını gözler önüne serer.

Bu noktada en çok dikkati çeken Ardâvîrâfnâme ve İlahi Komedya arasındaki benzerliklerdir. Her ikisinde de ölüler âlemini iyi bilen rehberler eşliğinde yapılan yolculukta Araf, Cennet ve Cehennem ziyaret edilmiştir. Ardâvîrâf çıktığı bu yolculukta Zerdüştlerin ilk insan olduğuna inandıkları Keyûmers’le karşılaşırken, Dante’nin Adem’i görmesi benzerlikten öte anlam taşımaktadır. Dante’nin Cenneti’nde Tanrı’nın tecellisi parlak bir ışık şeklindeyken, Ardâvîrâf’ın da Ahura Mazda’yı benzer bir ışık huzmesiyle görmesi iki eser arasındaki bağlantıları ilginç kılmaktadır. Dante kendinden önce yazılmış bu metinlerden ve bilhassa da Ardâvîrâfnâme’den açık bir şekilde etkilenmiştir.

Ardâvîrâfnâme’nin önemli özelliklerinden biri, onun vahiy dinlerinden birisi olarak kabul edilmeyen bir inancın kitabı olmasıdır.

Kadim inançlarda öteki dünyanın bir nehrin ötesinde olması ve kiminde bir köprü kiminde kayık ya da kayıkçı yardımıyla geçilebilmesi ortak sembolik öğeler olarak öne çıkmakta. Bu konuda, Ardâvîrâfnâme’de yer alan Çînvâd köprüsünün İslam inancındaki Sırat köprüsü ile benzerliği de ilginç bir örnektir.

Okurken de sık sık 7 sayısının da geçmesi ayrı bir araştırma konusu tabi...
200 syf.
·5/10
Sasanileler döneminde yaşamış ünlü Zerdüşt din adamı ardavirat İn öteler dünyası seyahati ni yani cennet cehennem ve Araf seferini konu alan bir eser. Oldukça ilginç ancak cehennem bizlerin iğrendiği tiksindiği kuramlar üzerine işlenmiş. Gerçek cehennem azabı belki de özellikle işlenmedi. Amaç cennete gitmek değil gerçek ten iyi insanlar olmak herhangi bir karşılık beklemeden
200 syf.
·4 günde·10/10
Merak içinde yanıp tutuşup ve okuyup sükuta erdiğim peygamber ardavirafın gördüğü cennet, cehennem ve sıratı rüya yolu ile miraca çıkıp insanları uyarması için ahura Mazda tarafından yeniden dünyaya gönderilen onları uyaran öykülerden ibarettir. Böylece miraca yalnız İslam peygamberi Muhammed'in çıkmadığını görüyorsunuz. Tavsiye ederim

Yazarın biyografisi

Adı:
Nimet Yıldırım
Tam adı:
Prof. Dr. Nimet Yıldırım
Unvan:
Akademisyen, Çevirmen, Yazar
Doğum:
Erzurum, Türkiye, 1963
Nimet YILDIRIM, 1963 yılında Erzurum’da dünyaya geldi.

İlk ve orta öğrenimini Erzurum’da tamamladı.

1984 yılında Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’nde başladığı yüksek öğrenimini 1988 yılında bitirdi.

1988 yılında Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi Genel Müdürlüğü’nde uzman olarak göreve başladı. 05.02. 1990 tarihine kadar buradaki görevini sürdürdü.

1989 yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümü Fars Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’nda “Yüksek Lisans” öğrenimine başladı.

1990 tarihinde Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’nde Araştırma Görevlisi olarak görev aldı.

1992 yılında Yüksek Lisans öğrenimini “Sultan Ahmed-i Celâyir ve Kitâbu’l-Mukaddime Adlı Divanı” adlı çalışmasıyla tamamladı.

1992 yılında Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Fars Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’nda doktora öğrenimine başladı.

1996 yılında “Sa’dî-yi Şîrâzî’nin Bostân ve Gülistân’ında Sözdizimi” adlı teziyle Fars Dili ve Edebiyatı doktoru oldu.

1997 yılında Yrd. Doç. Dr. olarak atanan Nimet YILDIRIM, 1997-2003 yılları arasında Fars Dili ve Edebiyatı Anabilim dalı Başkanlığı görevinde bulundu.

Nimet YILDIRIM, 2000 yılında “Fars Dili ve Edebiyatı Doçenti” oldu.

Nimet YILDIRIM, 2006 yılında “Profesör” unvanını aldı.

Halen Atatürk Üniversitesi’nde öğretim üyeliği görevini sürdürmektedir.

Prof. Dr. Nimet YILDIRIM’ın; Farsça Dilbilgisi, İslam Öncesi İran Edebiyatı, İslam Sonrası İran Edebiyatı, İran Mitolojisi, Çağdaş İran Edebiyatı ve İran Tarihi konulu yayınlanmış ve yayına hazırlanan çalışmaları bulunmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 29 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 51 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.