Nina LaCour

Nina LaCour

Yazar
7.0/10
54 Kişi
·
106
Okunma
·
0
Beğeni
·
98
Gösterim
Adı:
Nina LaCour
Unvan:
Yazar
Doğum:
San Francisco, Kaliforniya, Amerika Birleşik Devletleri
Bir lisede İngilizce öğretmeni olarak çalışan Nina LaCour, Kaliforniya'da karısı ve iki kedisi ile birlikte yaşamını sürdürmektedir.
Kederi hayatımdan çıkarmış olmalıydım. Onu kitaplarda buluyordum. Gerçek yerine hayal ürünü şeylere gözyaşı döküyordum. Gerçek başıboş ve yavandı. Şiirsel bir tarafı yoktu. Sarı kelebekler, büyük tufanlar yoktu. Su altına hapsolmuş bir kasaba veya kuşaktan kuşağa aynı ismi alan ve aynı hataları yapmaya mahkûm adamlar yoktu. Gerçek, içinde boğulunabilecek kadar engindi.
Nina LaCour
Sayfa 82 - Yabancı Yayınları
"Bir şeylerini yitirmiş insanları birbirine bağlayan gizli bir bağ mı var acaba diye merak ediyorum. Bu, herkes bir şeylerini yitirir gibi genel bir mevzu değil. Daha ziyade sanki hayatınızı, benliğinizi elinizden alır, öyle ki yüzünüze baktığınızda o yüz artık sizin yüzünüz değildir."
" Yüzyıllık Yalnızlık en sevdiğim kitaplardan biridir." Daha cümlemi tamamlayamadan utanmıştım bile. Kolombiyalı olması ille de kitaba ilgi duyacağı mânâsına gelmiyordu.
Nina LaCour
Sayfa 81 - Yabancı Yayınları
Bir şeyden yitirmiş insanları birbirine bağlayan gizli bir bağ mı var acaba diye merak ediyorum. Bu, herkes bir şeylerini yitirir gibi genel bir mevzu değil. daha ziyade sanki hayatınızı, benliğinizi elinizden alır, öyle ki yüzünüze baktığınızda o yüz artık sizin yüzünüz değildir.
Nina LaCour
Sayfa 65 - Yabancı Yayınları
"Her günü bitir ve onun doyumuna ulaş. Yapabileceğini yaptın. Kuşkusuz kimi saçmalıklar da olmuştur. Onları da unut gitsin."
Ona şunu demek istiyordum: Her şey sana çıkıyor. Sadece mektup, ölüm ilanı, gazete yazıları ve ölüm tarihin değil. Hayatımın şu dönemi de sana çıkıyor. Kalp kırıklığı, sanat ve tüm bu özlem. Bu daireye ne zaman bir ayrıntı eklesem seni burada hayal ediyorum.
Bir şeylerini yitirmiş insanları birbirine bağlayan gizli bir bağ mı var acaba diye merak ediyorum. Bu, herkes bir şeylerini yitirir gibi genel bir mevzu değil. Daha ziyade sanki hayatınızı, benliğinizi elinizden alır, öyle ki yüzünüze baktığınızda o yüz artık sizin değildir.
288 syf.
·1 günde·5/10
Sana Giden Yol; film setinde çalışan stajyer bir öğrencinin, ölen çok ünlü bir aktörün evinde, gönderilmemiş bir mektup bulmasıyla başlıyor. Bu mektuptaki olayı çözmek için adresteki ismin peşine düşüyor ve olaylar gelişiyor. Aynı zamanda setlerde odalar tasarlayan bir kız ve işine çok büyük bir tutkuyla bağlı.
.
Bu, ne düşüneceğimi çok da bilmediğim bir kitap açıkcası. Okurken bana çok bir şey hissettirmedi. Bitirdikten sonra neler okuduğumu düşündüğümde elimde hiçbir şey yoktu. Aklımda kalan, beni çok etkilen bir sahnesi dahi yok malesef. .
Karakterlerin yaşının biraz daha fazla olmasını isterdim, İlişkileri pek hissedebildiğimi düşünmüyorum. Sadece birbirinden etkilenen karakterler vardı ve çoğu karakter de çok yüzeyseldi. Hepsi tip gibiydi. Kitabı seveceğimi düşünüyordum ama malesef ne aşk açısından ne de eğlence açısından beni tatmin eden bir kitap olmadı. .
Esas karakterin işine duyduğu tutkuyu sevdim sadece. Gerçekten çok büyük bir bağlılığı vardı ve sadece o kısımlarda gerçekten duygu okuyabildiğimi düşünüyorum. Çok fazla uzatmadan kitabın benim için hayal kırılığını olduğunu söylüyor ve size iyi iftarlar diliyorum. .
216 syf.
·1 günde
Hiç bana yakın birinin yasını tutmadım. Dayanılmaz olan bir ölümle karşılaşmadım. Bugüne kadar şanslıydım. Fakat çoğu insanda olduğu gibi benim de en büyük korkum sevdiklerimi kaybetmek. Öldüklerinde iyi olacaklarına dair şüphem yok çünkü inancım gereği bunu hissediyorum ama çok sevdiğim birinin ölümünden sonra hayat nasıl devam eder bilemiyorum. Bu hikâyede "devam edebilmeyi" konu alıyor. Fakat bir bütün olarak bir şeylerin eksikliği hakimdi hikayeye. Tam anlamıyla bağlanamadım olaya. Yargılayacak son insan olmakla beraber duygu eksikliği olduğu kanaatindeyim.
480 syf.
·3/10
Kitaba ilk başladığımda açıkçası çok ilerlemedi. İçinde birden fazla hikayeler vardı ve bu hikayeleri başka yazarlar yazmıştı. Bu yüzden bazı yazarlarla pek anlaşamadık doğrusu. Kimi hikayeleri hızlı hızlı okudum, kimisi de hiç bitmeyecek gibi geldi. O yüzden bu kitap Hakkında duygularım biraz karışık.
216 syf.
·Beğendi·5/10
Anlatımı ve konusu sıkıcı değil. Kitabın ciltli oluşu ayrı bir okuma rahatlığı sunuyor. Büyük bir keyifle olmasa da keyifle okudum denebilir. Fena değil , muazzam bulmadım ama güzel bir konusu var
288 syf.
·4 günde·9/10
Kitabı ilknoktanın indirimlerinden aldım konusu dikkatimi çekse de açıkçası kitaptan çok bir beklentim yoktu .İnanın yanıldığıma çok mutlu oldum:) İnanılmaz zevkli bir okuma oldu benim için ,yazarın üstünde çalışacağı konuya verdiği önem ve bu konudaki saha çalışması kitapta kendini çok belli ediyor .Baş karakterin yaptığı meslek çok ilgi çekici yazar kesinlikle bu konuda çok ayrıntılı bir anlatım sergilemiş.Karakterler konusunda da yazarın yetenekli olduğunu düşünüyorum .kitaptaki insanların farklılıkları hikayeye renk katmış.İnanılmaz bir aşka giden yol öyküsü okurlarını bekliyor ,kapak tasarımı ile de içinizi ısıtan bu kitap size çok keyifli bir vakit vadediyor.Tavsiyemdir okuyun:)
216 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Kendisi daha üç yaşındayken annesi öldükten sonra büyükbabası ile yaşayan ve büyükbabası öldükten sonra hayatının işleyişini okuyoruz. Bu büyük bir acı gerçekten. Aklın ermiyorken anneni kaybediyorsun, baban ortada yok ve büyükbabanı da üniversiteye geçmeden önce kaybediyorsun. Hiçbir akraban yok, kimsen yok. Bu yalnızlık hissini tahmin bile edemeyiz. Ama kitapta yine de bazı şeyler eksik gibiydi. Bana duygusu tam geçemedi, etkilenemedim. Bilmiyorum bende mi sorun var yoksa eksik mi yazıldı bazı hisler... tavsiyemdir, kitapla kalın! Biz İyiyiz Nina LaCour
216 syf.
·3 günde
Kitap Marin'in, büyükbabası öldükten hemen sonraki hayatini anlatiyor. Çok çok durgun bir kitap. Yani Marin'in sessizliğini, kırılmışlığını cidden hissediyorsunuz. Güzeldi.
288 syf.
·10 günde·4/10
İçinde alıntılardan başka güzel bir şey bulamadığım, bir kitaptı. Konusu,karakterleri o kadar karışıktı ki çok ama çok sıkıldım. Kapağına ya da tanıtımlarında ki alıntılara kanıp aldığım bir kitabın bu kadar... boş olacağını düşünmemiştim. Sanırım ilk defa bir kitabı tavsiye etmiyorum. Üzgünüm.

Yazarın biyografisi

Adı:
Nina LaCour
Unvan:
Yazar
Doğum:
San Francisco, Kaliforniya, Amerika Birleşik Devletleri
Bir lisede İngilizce öğretmeni olarak çalışan Nina LaCour, Kaliforniya'da karısı ve iki kedisi ile birlikte yaşamını sürdürmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 106 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 101 okur okuyacak.
  • 6 okur yarım bıraktı.