Nisan Aygün

Nisan Aygün

Çevirmen
8.7/10
78 Kişi
·
Okunma
·
0
Beğeni
·
34
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
515 syf.
·Beğendi·10/10
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Martin Eden küçüklükten beri hayat mücadelesi vermeye çalışan bir adamdı. 11 yaşında kendinden 2 yaş büyük bir çocuktan dayak yemiş. Her gün tekrar tekrar kavga etmiş. Dayak yemiş. Tekrar gitmiş. Dayak yemiş. Tekrar gitmiş. Pes etmek nedir bilmeyen bu adamın pes etmeme arzusu, hırsı her zaman devam etmiştir. 20 yaşlarının başında bir akşam yemeğinde kendinden sınıfsal olarak çok ötede Martin Eden’in deyimiyle “burjuva sınıfından” olan bir kıza aşık olmuş. Bu öyle bir aşk ki Martin Eden’in onun kalbini kazanması için yaşamının bütünüyle değiştirmesine, cahilliğini yenmesine, kızın etrafındaki erkeklerin entelektüellik seviyesine ulaşmaya çalışmasına, kendinden her an fedakarlık etmesine yol açmıştır. Martin Eden kendini kütüphanelere kapatmış, aşkını kazanmak için her gün yeni şeyler öğrenmeye çalışmış, okula gitmeden istediği bilgileri nasıl elde edeceğini öğrenmek için çabalamıştır. Kitap okurken yazılar yazmaya başlamış, ufak çaplı denemeler kaleme almıştır. Bu yazma aşkı, sevdiği kızın onun ancak önemli bir kişiye layık olduğunu düşünmesinden yola çıkmış, bu aşkla sürekli yeni denemeler, hikayeler, şiirler yazıp dergilere göndermesine yol açmıştır. Her dergiden sürekli olarak reddediliyor, yılmayıp tekrar yeni şeyler üretip tekrar gönderiyordu. Bunlar devam ederken sefaleti görmüş, aç kalmış, eşyalarını rehin verip, faizlerle borç almıştır. Martin Eden, kitaplardan öğrendiği her şeyi diğer insanların okullarda zaten öğrendiğini düşünüp, büyüyen ve bu insanların kutsal birer varlık olduğuna inanan biriyken, onlarla konuşup, kendini kıyasladıktan sonra onların aldıkları eğitimin altlarının doldurulmamış, sadece ellerinde birer kâğıt parçası, bir diplomadan ibaret olduğunu görmüş, sınıfsal ayrımı ayaklar altına almış, onları bilgileriyle ezmiştir. Martin Eden bilgiyi elde ettikçe yalnızlaşmış. Üstlerinde güzel elbiseler olanların, isimlerinin önlerinde güzel sıfatlar bulunduranların birer hiç olduğunu fark etmiş, sefaletten kurtulmuş, zamanında onu reddeden, küçük gören, onun yapabileceklerine inanmayanların paranın, şöhretin elde edildikten sonra nasıl köpeği olduklarını görmüş. İnsanların bu yapmacıklıkları karşısında daha çok yalnızlaşmış ve şaşırmış bir insandır. Martin Eden bana bu pes etmeme arzusuyla Alibaba’nın kurucusu Jack Ma’nın her başvuru yaptığı yerden reddedilmesine rağmen, yılmayıp devam etmesini, hayatını kazanmak için hep bir fırsat aramasını ve sonunda Alibaba’yı kurmasını ve zengin bir adam olmasını hatırlattı. Martin Eden deyim yerindeyse benim gözümde bir bilgi efendisi bir kraldır. Herkesin bu kitabı okumasını tavsiye ediyor, incelememi tamamlıyorum.
208 syf.
Amak-ı Hayal...
Hayalin derinlikleri...
Bu yolculukta heybeme aldığım benliğimdi bu kez. Hayal ve yolculuk , yolları birbirine çıkan iki gezgin. Sorularla dolu zihnimi bir kitap sayfasının içine aktarıp , Aynalı Baba'nın neyi ile daldım hayallere. Yolculuğum adımlardan oluşmayan , hayalimin götürdüğü sahralara doğruydu. Kimi zaman Hürmüz'ün aydınlığıyla kamaşırken gözlerim , Ehrimen'den karanlıklar taşıyan yanım kopardı hayalimden beni. Yokluk tepesine tırmanırken , varlıkla sınanarak düştüm zirvenin huzurundan. Buda'dan öğütler dinlerken , ölüp ölüp gözlerimi açınca karşımda Aynalı'yı buldum , her defasında hayalime kokusunu salan kahvesiyle. Ben olarak girdiğim o mezarlığın yanındaki kulübesine , kim olduğumu arayarak çıktım.

Var olduğumuz gerçeği dünyayı anlamlandırmaya , var olmamızın aslını öğrenmeye ve her insanın beynini kurcalayan "Nerden geldim, nereye gidiyorum?" sorusuna yol aldırıyordu içimizde çırpınıp duran özümüzü.
 Felsefe varlığı arıyordu , tarih var olanları(!) not alıyordu , tasavvuf ise insana yolcu olarak geldiği dünyada var olmanın derinliğini sorgulatıyordu. Dini ne olursa olsun her millete , her zamana , her kültüre ortak düşen payda aramaktı. İnsana özgü bir içgüdü olan arayış , onu diğer varlıklardan ayıran ve üstün insanlık derecesine ulaştıran yegane sermayesiydi.

Kimine bir hikaye , kimine bir efsane , kimine bir uydurma gelecek belki de bu kitap ama dünyaya gelmiş her insanın aradığı soruları soran bir kahramanla çıkılan içsel yolculukta herkes bir nebze kendinden bir uğrak bulacaktır illaki.

Bir tasavvuf eseri olması yanında her insana hitap edebilir olması ile kendini diğer zamane dini kitaplarından ayıran , gözleriniz kitaba dalmışken sizi hayalinizin derinliklerinde dokunan bir yola götürecek nadide bir kitap.

Tekrar okuyup derinliğini daha iyi keşfetmek istediğim bir kitap. Çokça tavsiye edilir...
456 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bu kitabı unutamayacaksınız. Hayatınızda hep izi olacak. Martin'e hak vermiyorum ama onu anlayabiliyorum. Sizler de Martin'i merakla, satır satır takip edeceksiniz.
456 syf.
·14 günde·Beğendi·10/10
Ahh Martin ah .Bir kitaba aşık olunur mu ben oldum:)) Martin Eden karakteri çok gerçekçi bir şekilde yansıtılmış bitmesin dedirten bir kitaptı. Jack London in çok samimi ve insanı yakalayıp tutan ve içine hapseden bir anlatım şekli var. Benim enlerimin arasında olacak.
456 syf.
·Beğendi·10/10
Hayallerini kaybedince hayatta tutunacak başka bir dalı olmadıgını fark eden ve kendisini derinliğe salıveren saplantılı, hırslı, marazi duygusallık içerisinde kıvranan, potansiyeli cok yüksek bir roman kahramanı...
Bir adamı sokakta yapılan bir saldırıdan kurtarmasıyla hayatı degisişen martin eden'in hikayesidir..
456 syf.
·10 günde·Beğendi·9/10
#martineden #jacklondon
Sokakta saldırıya uğrayan bir adamı kurtararak hayatı değişen Martin Eden'in hikayesi.
Martin Eden gemilerde çalışarak geçimini sağlayan eğitimsiz,fakir bir gençtir.Aşık olduğu kız sosyal sınıfı yüksek olan bir çevredendir.Aşkı uğruna entellektüel,kültürlü bu sınıfa dahil olmak için epey çaba gösterecek ve başaracaktır.Kendini eğitecek ve yazarlık yolunda adım atacaktır.Epey zorluklar çekecek ve çevresindeki insanların değer ve ahlak yargılarının neye göre şekillendiğini gördükçe istediğinin bu olup olmadığını sorgulayacak.Aşk için hayatından fedakarlık etmesine değecek miydi?Martin Eden bunu deneyimleyerek cevabını buldu geçte olsa...
Okunası kitaplardan şiddetle tavsiye edilir.
456 syf.
2015 te okumuştum...muazzam bir arayış ve hayallerine varmak için büyük bir irade gösteren genç bir balıkçının hayatını anlatıyor diye biliriz.Tabiki kitab içinde sevgi aşk ve daha çok şeyi barındırmaktadır.Çok güzel bir roman.Okunmaya değer bir kitap.Ayrıca şunu söyleyeyim ki kitab okunduğu zaman söylemden ziyade fiili olarak istenilen doğrultudan atılacak adımlarla insan aslında istediği yer yada düzeye ulaşılabilineceği fikirde zihinde yer edinecektir.Zaten Jack London candır.Jack London’un en az bir kitabını okuyanlar bunu çok iyi bilirler.Öneriyorum siz değerli kitap severlere çünkü kitapta daha çok fazlasını bulacaksınız.Sevgiler selamlar.İyi okumalar.
456 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Martin Eden.. İnsanın okudukça okuyası gelen bir kitap, iki kez okudum ve vakit buldukça tekrar tekrar göz gezdiririm. Martin, insanı kendine çeken yürek ısıtan bir karakter. Elimde olsa Martini kimse bilmesin bi ben bileyim isterim :) kitabın sonunda insanın boğazı düğümleniyor, kitabı bitirmemek için heceleye heceleye yavaş yavaş okuyası geliyor, keşke ölmesen Martin.
%32 (143/456)
·Puan vermedi
Para,ün,saygınlık gibi kavramların ne kadar içinin boş olduğunu ve toplumun etikete tapmasını çok güzel bir şekilde anlatır.

Martin, aşık olduğu kızın sınıfına dahil olabilmek için çabalar, aç kalır, hor görülür.
456 syf.
·13 günde·Puan vermedi
Denizci Martin Eden ve burjuva rurh un olağanüstü hikayesi hayat mücadelesi ile süslenmiş Hawking eserleri gibi sürükleyici...
"Hayata yönelen aşırı sevgiden, ümit ve korkudan kurtulan bizler, kısa teşekkürlerle sukranimizi sunariz tanrılara, tanrı diye ne varsa ki, hiçbir hayat sonsuz olmaz ki, ölüler dirilmezler; ki, en yorgun nehirler bile Bir yerde denizle birleşirler."
İyi okumalar!!!