Nuh Arslantaş

Nuh Arslantaş

YazarÇevirmen
7.3/10
4 Kişi
·
11
Okunma
·
4
Beğeni
·
492
Gösterim
Adı:
Nuh Arslantaş
Unvan:
Türk Tarihçi
Doğum:
Konya, 1972
İlköğrenimini İsmil (Konya) Atatürk İlkokulu’nda tamamladı. Konya İmam-Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra 1996'da Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Yabancı hükümetlerce Türk Hükümeti emrine verilen bursla, doktora araştırması için dil öğrenmek ve sahasında akademik araştırmalar yapmak üzere 2003-2004 yıllarındaİsrail/Hayfa Üniversitesi’de bulundu. 2007 yılında M. Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “Abbâsîler ve Fâtımîler Döneminde Yahudiler (Dînî-Hukukî ve Sosyal Hayat)” başlıklı doktora tezini tamamladı. 2008-2009 yılında International Ephraim E. Urbach Fellowship, [Memorial Foundation for Jewish Culture, New York, USA] post-doktora araştırma bursu ile "İslâm Dünyası'nda İktisadî ve İlmî Hayatta Yahudiler" başlıklı projesini hazırladı. Daha sonra neşredilen bu araştırması, 2012 Yılı Akdeniz İlahiyat Araştırmaları Yarışmasında 50'den fazla araştırma içerisinden "Birincilik Ödülü" aldı.[kaynak belirtilmeli] 3 Mart 2010-21 Kasım 2010 tarihleri arasında Yüksek Öğretim Kurumu’nun (YÖK) doktora derecesini almış öğretim üyelerine yönelik olarak sağladığı “Yurtdışı doktora sonrası araştırma programı” kapsamında Kudüs İbranî Üniversitesi Ben Zvi Enstitüsü’nde (İsrail) “Osmanlı Tarihinden Bahseden İbranice Kronik ve Risaleler” başlıklı projeyi hazırladı. Proje kapsamında hazırladığı çalışmalarını hazırladığı kitap ve makalelerle Türk okuyucusu ile paylaştı/paylaşacak.

1996-97 ders yılında Giresun’un Eynesil İlçesi’nde bir yıl öğretmenlik yaptı. 24 Kasım 1997’de M. Ü. İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Anabilim Dalı’na araştırma görevlisi oldu. M. Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “Emevîler Döneminde Yahudiler” adını taşıyan yüksek lisans tezini tamamladı (6 Temmuz 2000). 21 Temmuz 2000-21 Mart 2001 tarihleri arasında Sahil Güvenlik Merkez Komutanlığı’nda (Ankara) kısa dönem olarak askerlik görevini tamamladı. 1 Nisan 2010 tarihinde “İslâm Dünyasında İktisadî ve İlmî Hayatta Yahudiler” (M.Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları: İstanbul 2009) başlıklı çalışması ile doçent unvanı aldı; 4 Mayıs 2012 tarihinde kadroya tayin edildi. 2011-2012 Öğretim yılı Bahar döneminde (13 Şubat 2012-22 Haziran 2012) K.K.T.C. Yakındoğu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde "yarı zamanlı" olarak öğretim üyeliği yaptı. Halen M.Ü. İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.
Roma İmparatorluğu'nun düşüşünden günümüze kadar, medeni dünyanın tarihini "Haç ve Hilal Mücadelesi" şeklinde özetlemek mümkündür.
Şehirde yer altından çıkan bir kaynak vardır. Bu kaynak petrol adı verilen bir yağ içermektedir. Halk bu yağı suyun yüzeyinden toplayarak ilaç yapımında kullanır.
Re'sü'l-Ayn'den iki günlük mesafede Ararat dağları eteklerinde Dicle nehri sularıyla kuşatılmış Cezire-yi İbn Ömer (Cizre) yer almaktadır. Buradan dört mil kadar uzakta Nuh'un gemisinin oturduğu yer vardır. Ömer bin Hattab gemiyi iki dağdan getirtmiş ve müslümanların mescidine koydurmuş.
Araplar dilleri­ne öyle bir sadakat göstermişlerdir ki, kutsal kitaplarının Arapça dışında başka bir dilde okunmasını tasavvur etmemişlerdir. Sonuçta dillerine gösterdikleri bu sadakatin bere­ketli ödüllerinide almışlardır.
Mekke'nin büyük bir ticaret merkezi olarak ortaya çıkışı, Arabistan'daki Yahu­di ticaretinin gerilemesiyle de yakından ilgilidir.
Günümüzde, İsrail’in komşuları olan pek çok Müslüman ülkedeki Müslüma­nların, iman, amel (eylem) ve söylemleri arasında büyük tezatlar olduğu bir gerçektir.
Bugün, Arap ülkelerindeki çoğu gencin ibadet etmediği bir ger­çektir. Fakat bu tembelliklerine rağmen bu gençler İslam'ı yaşamadıklarını inkar edecek veya İslam'ın gelmiş geçmiş sistemlerin en mükemmel sistem olduğunu hararetle savunacaklardır.
Oysa, ticari zihniyete sahip bir Arap için her şey satılacak bir metadır. "İcap ve kabul" gibi basit bir prosedür, prensip­te, her türlü malın devredilebileceği hukuki bir akit mahiye­tindedir.
İslam hukuku Yahudilerin ve Hıristiyanların, Müslümanları tahrik etmedikçe dini özgürlüklerini serbestçe yaşamalarını garanti altına almıştır. Bu tahrikin somut örnekleri şunlardır: Müslüman mahallesinde haç çıkarmak veya şofar çalmak.
187 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Seyahatnamelere karşı ilgili olduğum için kitabı okumaya karar verdim. Kitap Yahudi seyyahlar; Tudela'lı Benjamin ve Ratisbon'lu Petachia nın seyahatlerini anlatmaktadır. Her iki seyyah da yolculuklarının nasıl geçtiği ve seyahat sebepleri ile alakalı detaylı bilgi vermemiştir. İbn Batuta veya Evliya Çelebi Seyahatnameleri gibi ayrıntı içermemektedir. Eserin büyük bölümü Tudela'lı Benjamin'in seyahatnamesidir. Benjamin oldukça çok yeri gezmiş bilgin birisi iken, Petachia bilgi ve gözlemlerin dürüst aktarımı konusunda sıkıntılı bir profil çizmiştir. Konuya ayrıca değineceğim. Her iki Seyyah'da gittikleri bölgelerdeki Yahudilerle alakalı; nüfusları, yaşamları ve dini yaşantılarıyla ilgili detaylı bilgi vermişlerdir. Özellikle Musevi Hahamları ve Ruhbanları (Rabbi) hakkında menakıblar ve anlatımlar oldukça çoktur.

Haşhaşilerle alakalı tarihsel ilk bilginin Marco Polo Seyahatnamesinde geçtiğine inanılmaktadır. Oysa Tudela'lı Benjamin eserde, Marco polo'dan tam bir asır önce Haşhaşilerden bahsetmiştir. Bilgiler kısıtlı da olsa, iki yerde Haşhaşilerden bahsetmiştir. Ama bizzat Haşhaşilerle karşılaşmamıştır.

Ayrıca eser, Dürziler hakkında İslami kaynaklar dışında bilgi veren Avrupalı ilk kaynaktır. Seyyah Benjamin, Dürzilere de ilk olarak değinenler arasındadır.

Benjamin, eserde pek çok yerde Türklerden de bahsetmiştir. Türkleri iki farklı isimle zikretmiştir. Anadolu'da yaşayan Türkmenlere Togarmim demektedir. Orta Asya'daki Türklerden de ayrıca Oğuzlar olarak bahsetmektedir. Eserde Oğuzlarla Yahudilerin savaştığı da anlatılmıştır. Yazar, Küffar-ı Türk olarak isimlendirdiği Moğollarla, Oğuz Türklerinin birleşerek Yahudilerin akınlarına karşı savaştıklarını anlatmıştır.

Seyyah Benjamin, eserde şahitlerden anlatılan ilginç olayları da anlatmaktadır. Söylenceye göre; Sion dağında Hz. Davud ve hz. Süleyman mezarı keşfedilmiştir. İçerisini dahi görenler olduğu anlatılmıştır. Mezar odasının daha sonra açılmaması için kapatıldığı anlatılmaktadır. Odanın içerisi de kitapta ayrıntılı anlatılmıştır. Bu minvalde başka bir örnek de, yine Kudüs bölgesinde, Mahpela tarlası denilen bölgede; Hz. İbrahim ve Sara, İshak ve Rebeka, Ya'kub ve Lea türbelerinin bulunduğu rivayetidir. Türbelerin bulunduğu yer de ayrıntılı anlatılmıştır. Başka bir örnek de, Hz. Nuh'un gemisinin Cizre bölgesindeki enkazına aitdir.

Seyyah Benjamin tarihsel önemi büyük kıymetli bilgilere girmiştir. Eser özellikle Benjamin'in anlattıkları sebebi ile değerlidir. Petachia ise daha çok; kıt bilgili, siyon Haham imajı çizmektedir. Örneklemek gerekirse, Petachia; Mekke'de İslam Peygamberi Hz. Muhammed'in mezarını gördüğünü, mezardan ceset kokusu geldiğini, oysa Musevi ruhbanlarının mezarlarından bu tür kokuların gelmediğini ve bunun Hz. Peygamber'in hak resul olmadığının göstergesi olduğunu iddia etmiştir. Oysa Hz. Peygamber'in mezarı Mekke'de değil, Medine'dedir! Üstelik İslam inancına göre mezarlar Musevi ruhbanları gibi lahitle kapalı da değildir, müslümanlar toprağa gömülür. Kaldı ki Hz. Muhammed s.a.v'in mezarı normal mezarlardan çok daha derin olup, kuyu kadar derinliği vardır. Toprağın dışına ise bakır dökülmüştür. Petachia'ın Hz. Peygamberin değil mezarına gitmesi, herhangi bir müslüman'ın mezarını dahi gördüğü şüphelidir. Henüz Peygamberin mezarının yerini dahi bilmemektedir. Dini selahiyet kaygısı ile yalan söylemiştir. Neşredici de bu konuyu es geçmemiş, dipnot ile ifade etmiştir.

Keyifli okumalar dilerim...
187 syf.
·Puan vermedi
Kitap iki yahudi olan Benjamin ve Petachia'nın Ortaçağ'da gezdikleri yerleri anlatıyor. Seyahatnamede genel olarak gezdikleri yerlerdeki Yahudiler hakkında bilgi vermektedir. Kitap tam olarak beklediğim gibi değildi. Her nekadar kitabın isminde iki yahudi seyyahın gözünden islam dünyası olarak yazıyorsa da kitap genel olarak yahudilerin yaşadığı yerler,cemaatleri ve sayıları hakkında bilgi veriyor. Müslümanlar hakkında fazla bilgi vermemektedir. Yinede Ortaçağ ve o dönemin insanlarını merak edenler için tavsiye edilebilir bir kitap...

Yazarın biyografisi

Adı:
Nuh Arslantaş
Unvan:
Türk Tarihçi
Doğum:
Konya, 1972
İlköğrenimini İsmil (Konya) Atatürk İlkokulu’nda tamamladı. Konya İmam-Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra 1996'da Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Yabancı hükümetlerce Türk Hükümeti emrine verilen bursla, doktora araştırması için dil öğrenmek ve sahasında akademik araştırmalar yapmak üzere 2003-2004 yıllarındaİsrail/Hayfa Üniversitesi’de bulundu. 2007 yılında M. Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “Abbâsîler ve Fâtımîler Döneminde Yahudiler (Dînî-Hukukî ve Sosyal Hayat)” başlıklı doktora tezini tamamladı. 2008-2009 yılında International Ephraim E. Urbach Fellowship, [Memorial Foundation for Jewish Culture, New York, USA] post-doktora araştırma bursu ile "İslâm Dünyası'nda İktisadî ve İlmî Hayatta Yahudiler" başlıklı projesini hazırladı. Daha sonra neşredilen bu araştırması, 2012 Yılı Akdeniz İlahiyat Araştırmaları Yarışmasında 50'den fazla araştırma içerisinden "Birincilik Ödülü" aldı.[kaynak belirtilmeli] 3 Mart 2010-21 Kasım 2010 tarihleri arasında Yüksek Öğretim Kurumu’nun (YÖK) doktora derecesini almış öğretim üyelerine yönelik olarak sağladığı “Yurtdışı doktora sonrası araştırma programı” kapsamında Kudüs İbranî Üniversitesi Ben Zvi Enstitüsü’nde (İsrail) “Osmanlı Tarihinden Bahseden İbranice Kronik ve Risaleler” başlıklı projeyi hazırladı. Proje kapsamında hazırladığı çalışmalarını hazırladığı kitap ve makalelerle Türk okuyucusu ile paylaştı/paylaşacak.

1996-97 ders yılında Giresun’un Eynesil İlçesi’nde bir yıl öğretmenlik yaptı. 24 Kasım 1997’de M. Ü. İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Anabilim Dalı’na araştırma görevlisi oldu. M. Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “Emevîler Döneminde Yahudiler” adını taşıyan yüksek lisans tezini tamamladı (6 Temmuz 2000). 21 Temmuz 2000-21 Mart 2001 tarihleri arasında Sahil Güvenlik Merkez Komutanlığı’nda (Ankara) kısa dönem olarak askerlik görevini tamamladı. 1 Nisan 2010 tarihinde “İslâm Dünyasında İktisadî ve İlmî Hayatta Yahudiler” (M.Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları: İstanbul 2009) başlıklı çalışması ile doçent unvanı aldı; 4 Mayıs 2012 tarihinde kadroya tayin edildi. 2011-2012 Öğretim yılı Bahar döneminde (13 Şubat 2012-22 Haziran 2012) K.K.T.C. Yakındoğu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde "yarı zamanlı" olarak öğretim üyeliği yaptı. Halen M.Ü. İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 11 okur okudu.
  • 20 okur okuyacak.