Nuriye Yiğitler

Nuriye Yiğitler

YazarÇevirmen
7.8/10
105 Kişi
·
327
Okunma
·
0
Beğeni
·
23
Gösterim
Adı:
Nuriye Yiğitler
Unvan:
Türk yazar ve çevirmen
Doğum:
Edremit, 1943
1943 Edremit doğumlu olan ve 1962 Çapa Eğitim Enstitüsü Fransizca Bölümü’nü bitiren Nuriye Yiğitler, aynı yıl Enstitü'nün Edebiyat Bölümü'nü bitiren H. Zekai Yiğitler ile evlendi. Elbistan, Tarsus, Balıkesir, Edremit ve Ankara' da Fransızca öğretmenliği ve okul idareciliği görevinde çalıştı. 1984'te yirmi yıllık milli eğitim mensupluğunu ve idareciliğini emeklilikle sona erdirdi. Bu tarihten sonra yoğun bir yazarlık ve çeviri hayatına başladı. Okul radyosu için eğitim programları ve TRT radyosu için oyunlar yazdı. Çocuk romanları da kaleme alan yiğitler, aralarında Stendhal, Pierre Louys, Blaise Cendrars, Bernard-Henri Levy, Marek Halter, Irene Nemirovsky ve Antoine de Saint-Exupery'in de olduğu birçok Fransız yazarından çeviriler yapmıştır.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Dört Fransız gencin, jeopolitik çıkarlar uğruna nasıl, kurban seçildiği , kime karşı ve neden olduğunu bilmeden savaşmasını anlatıyor. Yazar ülkeyi yönetenleri eleştirip savaşın saçmalığını, askerlerin yoksulluk yüzünden orduya katılmasının, idare edenlerin suçu olduğunu örneklerle açıklıyor. Çanakkale'de ne işleri olduğunu insan katliamı olarak anlatmış. Tarafsız anlatım, bizimde hep sorduğumuz soruyu ön plana çıkarıyor. Okyanus ötesinden Çanakkale'ye gelen gençlerin ne günahı vardı?
V.Murad'ın torunlarından Kenize Murad tarafından yazılmış olan eserde yazar,annesi Selma Sultan'ın hazin hayatını yarı kurgu yarı gerçek bir şekilde ele alır.Tabii ki Osmanlı'nın son dönemleri ve Cumhuriyet'in kurulduğu yıllardaki olayları da içerir.Çok etkileyici,sürükleyici ve görkemli bir eser.Tavsiye edilir.
Bu romanda Jerry adında bir İrlanda köpeğinin başından geçenleri bir bir okuyoruz. Beyaz adamın köle ticaretiyle uğraştığı dönemlerde, Jerry'nin sürekli sahip değiştirmesi (ki sahipleri ya onu terk ediyor ya da öldürülüyor) bir çok şeyi alt üst ediyor. Jerry her değişimde yeni bir karaktere bürünmek zorunda kalıyor.
Beyaz adamın "Tanrı" siyah adamın ise "Köpek" olduğu bu  zamanlarda Jerry, çektiği büyük acılarla kendine ancak "Köpek"lerin arasında yer bulabiliyor. Ama onun derdi hep beyaz bir tanrının  kendine hükmetmesi.
Jack London bu romanıyla bir dönem eleştirisi yapmış.
Başta insanı bunaltan, hatta bıktıran, kitabı okumayı bıraktıracak kadar sıkan bir eser. Ama kitap ortasından itibaren okuyucuyu içine alıyor (tabi sabrını zorlayarak okumaya devam eden okuyucuları).
Mükemmel bir anlatım.Kaybeden insanların son derece gerçek olan hikayesini yazar müthiş bir kurguyla anlatmış..Sıkılmadan okunabilecek bir kitap.
Kitabın baş kahramanı cesur İrlanda av köpeği Jerry. Bu köpekçik insanlar olan sevgisi uğruna canını verebilecek cesarette. Fakat Jerry sadece beyaz sahiplerine karşı böyle. O tam bir zenci düşmanı. İlk sahibi Bay Haggin'in ardından bir gemide yolculuk yapar ve buradaki sahibinin adı Van Horn dur kısa zamanda onu da çok sever. Ve bir olay olur ve gittikleri adada zenci halk tarafından saldırıya uğrayan gemiden sadece Jerry kurtulur ve olaylar gelişir....
Okumanızı tavsiye ederim ben büyük bir zevkle okudum. :)
İyi bir roman olacakken yarım kalmış bir romandır benim için. Sonunda olayların bağlanmasını beklemeyin. Okuyucunun olayların bağlanacağı beklentisini -yazarın toplama kampına alınmasıyla özgürlüğünü, hastalığı dolayısıyla da yaşamını kaybetmesi nedeninden- karşılayamıyor.
Bu kitapta Jack London bir köpeğin gözünden insanları, onları nasıl yüceleştirdiklerini ve bir köpeğin gözünden ırkçılığı, kölelere davranışlarını, insan ve hayvan ilişkilerini akıcı bir dille yansıtmaktadır.
Kitap Jeryy isimli bir köpeğin yaşadıklarını ve sahiplerini tanrı olarak görmesini anlatıyor. Bu anlatım yapılırken siyahi ve beyaz ayrımına dolayısıyla ırkçılığa yer verilmiş. Konu itibariyle kitap güzel özellikle sayfalarda ilerledikçe daha da keyifle okuyorsunuz. Ancak tabiki eksik yanları da mevcut. Okurken sanki olayların anlatımında bariz eksiklik hissediyorsunuz. Anlatılan konuyu hayal etmek zor oluyor. Keza çok fazla yazım hatası var. En kötü tarafı da Yeşilçamda turistle konuşma şekli olur ya hani "sen var bu köpeğin adını bilmek" gibi komik ve kötü bir çeviri olmuş. Kitabin puanının düşük olması ve bahsettigim konuyu anlatmadaki yetersizliğin çeviriden kaynaklandığını düşünüyorum. Orjinal dilde bu his yaşanmayabilir.

Yazarın beğendiğiniz kitaplarını da tavsiye ederseniz memnun olurum ;-) keyifli okumalar.
Tarihe farklı bir bakış açısı, yaşama dair entresan tespitler, şaşaalı yaşamların insansılığı, özgün bir kurgu. Umutlar ve yokoluşlar... son sayfaları bitecek diye okuyamıyorum sanki bir parçam bitecekmiş gibi...
Akıcı ve sade bir anlatıma sahip. Aşk meşk olaylarına pek katlanamam ama bu ilginç bir konuyu işliyor. Şimdinin modern Türk erkeklerinin "aşk" diye adlandırdıkları şey aslında "hapsetme" olduğu için biraz ona benzettim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Nuriye Yiğitler
Unvan:
Türk yazar ve çevirmen
Doğum:
Edremit, 1943
1943 Edremit doğumlu olan ve 1962 Çapa Eğitim Enstitüsü Fransizca Bölümü’nü bitiren Nuriye Yiğitler, aynı yıl Enstitü'nün Edebiyat Bölümü'nü bitiren H. Zekai Yiğitler ile evlendi. Elbistan, Tarsus, Balıkesir, Edremit ve Ankara' da Fransızca öğretmenliği ve okul idareciliği görevinde çalıştı. 1984'te yirmi yıllık milli eğitim mensupluğunu ve idareciliğini emeklilikle sona erdirdi. Bu tarihten sonra yoğun bir yazarlık ve çeviri hayatına başladı. Okul radyosu için eğitim programları ve TRT radyosu için oyunlar yazdı. Çocuk romanları da kaleme alan yiğitler, aralarında Stendhal, Pierre Louys, Blaise Cendrars, Bernard-Henri Levy, Marek Halter, Irene Nemirovsky ve Antoine de Saint-Exupery'in de olduğu birçok Fransız yazarından çeviriler yapmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 327 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 346 okur okuyacak.
  • 7 okur yarım bıraktı.