Ogier Ghislain De Busbecq

Ogier Ghislain De Busbecq

Yazar
8.3/10
15 Kişi
·
27
Okunma
·
0
Beğeni
·
464
Gösterim
Adı:
Ogier Ghislain De Busbecq
Unvan:
Flaman asıllı Avusturyalı diplomat ve yazar
Doğum:
Fransa, 1522
Ölüm:
Fransa, 28 Ekim 1592
Flaman asıllı Avusturyalı diplomat ve yazar Ogier Ghislain de Busbecq, 1522’de Flandre’da, Lille yakınındaki küçük bir köyde doğdu. Louvain, Padova ve Venedik üniversitelerinde öğrenim gördü. 1552’de Kutsal Roma-Germen İmparatoru V. Karl ile onun kardeşi Avusturya Kralı I. Ferdinand’ın hizmetine girdi. Kanunî Sultan Süleyman’ın hükümdarlığının son döneminde iki defa Avusturya elçisi olarak İstanbul’a gönderildi. Bu görevleri sırasında dostlarına gönderdiği dört uzun mektupta "Türk Mektupları" Osmanlılar hakkında edindiği izlenimleri kolay okunur bir üslupla dile getirdi. Bucbecq İstanbul’dan döndükten sonra Viyana’daki krallık sarayında çeşitli görevlere getirildi. 1582’den ölümüne kadar da (1591) Avusturya’nın Paris elçisi olarak görev yaptı.
Türkler gül yapraklarının da yere düşmesine hiç meydan vermezler. Çünkü itikatlarınca gül Muhammed'in terinden peyda olmuştur.
Ogier Ghislain De Busbecq
Sayfa 53 - Ötüken Neşriyat
Türklerin ilk düşündükleri şey beygirleri, arabaları ve eşyayı emin bir yere koymak oldu.
Ogier Ghislain De Busbecq
Sayfa 32 - Ötüken Neşriyat
... dostlarımdan öğrendim ki, Türkler kağıda çok hürmet ederler. Çünkü üzerine Allah'ın ismi yazılabilirmiş. Onun için bir kağıt parçasının yerde sürünmesine hiç meydan vermezler. Nerede görürlerse derhal yerden alırlar, çiğnenmesin diye bir deliğe sokarlar. İhtimal ki, bu harekete hiçbir itirazınız olmayacaktır. Fakat hikayenin sonunu dinleyiniz. Kıyamet gününde, Muhammed, günahlarından dolayı Araf'ta ceza gören müminleri ebedi saadetlerine kavuşmaya davet ettiği zaman, onların takip edebilecekleri yegane yol nar gibi kızarmış büyük bir köprü olacaktır. Bunun üzerinden yalınayak geçeceklerdir (Bunun ne kadar eziyetli şey olacağını tahayyül edebilirsiniz. Kor ateş üzerine asılmış bir tavuğu gözünüzün önüne getiriniz). Fakat, dediğim gibi, ayak altında kalmaktan kurtarmış oldukları bütün kağıtlar o zaman birdenbire ortaya çıkarak tabanlarına yapışacak ve kızgın demirden zarar görmelerine meydan vermeyecek imiş.
Ogier Ghislain De Busbecq
Sayfa 53 - Ötüken Neşriyat
Hakikat şu ki, Türkler daima ifrat veya tefride (aşırılığa) meylederler. Dostluk hissettikleri zaman son derece iyi kalplidirler. Fakat kızdıkları zaman da gayet serttirler.
Ogier Ghislain De Busbecq
Sayfa 25 - Ötüken Neşriyat
Türklerin kendi aralarında bile, şahsi meziyet ve liyakatten başka hiçbir şeye kıymet verilmez.
Ogier Ghislain De Busbecq
Sayfa 48 - Ötüken Neşriyat
Sultanın imparatorluğa dağılmış 12.000 kişilik yeniçeri gücü var. Bunlar düşmana karşı kaleleri, halkın tecavüzüne karşı da Hristiyanları ve Yahudileri korurlar.
Büyük küçük hiçbir köy, kasaba veya şehir yoktur ki Hristiyanları, Yahudileri ve diğer acizleri kötülere karşı korumakla vazifeli yeniçeri muhafızlar bulunmasın.
Avusturya sefiri olan yazarımız, Kanuni Sultan Süleyman dönemin son zamanlarında ülkesinden İstanbul'a yaptığı seyahati, ailesine göndermek üzere dört uzun mektupta topluyor.
Bu eserde o döneme ait gerçekten çok ilginç bilgiler var.
Yazar mektupları yazarken önyargılı bir yaklaşım gütmemiş. Bununla beraber gereksiz övmelere başvurup methiyeler de düzmemiş. Ne gördüyse onu yazmış.
Padişahın huzuruna çıkışını anlattığı bölümde, sultanın azametini yazdığı gibi kendine davranışında büyük bir kibir sezildiğini de eklemiş.

"Türkler atlarını çok severler, o kadar severler ki onlarla uyurlar." diyor. O zamanlar da pilav üstü et yiyormuşuz mesela:)
Nostaljiye delicesine tutkun, kafası bazen geçmiş yüzyılara giden, oralarda takılıp kalan ve bunlardan büyük bir haz duyan okur arkadaşlarıma tavsiye ediyorum.

"Yerde bir beyaz kağıt bulduklarında, onu hemen kaldırır yüksek bir yere sıkıştırırlar." diyor... Acaba neden? :) Hadi biraz merak edin:)
Çok eğlenceli bir kitap, busbecq viyanadan istanbula geliyor ve günlüğümde 1570 lerin istanbulunu çok eğlenceli bir şekilde anlatıyor, diğer pek çok osmanlı kitabının bu kitaptan alıntı yaptığını anladım sonraları
Busbecq'in bu kitabını büyük bir keyifle okudum. Özellikle bir Avusturya elçisinden tarafsız bir biçimde Osmanlı döneminden bir kesit okumak beni keyiflendirdi. 1554-62 yılları arasında ülkemizde görev yapan Busbecq padişah Sultan Süleyman'ı, Meryem'e olan bağlılığını, imparatorluğun Viyana'ya kadar dayanışını ve oğulları arasındaki taht kavgalarını güzel bir dille anlatmış bize.

Busbecq, Türk insanının hayvan ve çiçek sevgisini, ok ve yaydaki başarısını, liyakati, dinimizin temsilcisi olduğunu ve Türk kadınından da bahsetmiş bize. Günümüzde birçok şeyi kaybettiğimiz gerçeği de insanı üzüyor kitabı okudukça. Aynı zamanda askeri alanlardaki disiplinliğimizden ve aza kanaat edişimizden hayranlıkla bahsediyor.

Kitabı okuyacak arkadaşlar çekinmeden okusunlar. İnsana hem keyif veriyor hem de bilgi katıyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ogier Ghislain De Busbecq
Unvan:
Flaman asıllı Avusturyalı diplomat ve yazar
Doğum:
Fransa, 1522
Ölüm:
Fransa, 28 Ekim 1592
Flaman asıllı Avusturyalı diplomat ve yazar Ogier Ghislain de Busbecq, 1522’de Flandre’da, Lille yakınındaki küçük bir köyde doğdu. Louvain, Padova ve Venedik üniversitelerinde öğrenim gördü. 1552’de Kutsal Roma-Germen İmparatoru V. Karl ile onun kardeşi Avusturya Kralı I. Ferdinand’ın hizmetine girdi. Kanunî Sultan Süleyman’ın hükümdarlığının son döneminde iki defa Avusturya elçisi olarak İstanbul’a gönderildi. Bu görevleri sırasında dostlarına gönderdiği dört uzun mektupta "Türk Mektupları" Osmanlılar hakkında edindiği izlenimleri kolay okunur bir üslupla dile getirdi. Bucbecq İstanbul’dan döndükten sonra Viyana’daki krallık sarayında çeşitli görevlere getirildi. 1582’den ölümüne kadar da (1591) Avusturya’nın Paris elçisi olarak görev yaptı.

Yazar istatistikleri

  • 27 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 15 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.