Oğuzhan Öztürk

Oğuzhan Öztürk

Yazar
7.4/10
7 Kişi
·
14
Okunma
·
1
Beğeni
·
36
Gösterim
Adı:
Oğuzhan Öztürk
Günlerdir uyku girmiyor gözüme. Nedensiz düşünceler, nedensiz ızdırap ve acılar peşim sıra kovalıyor beni. İçimdeki sır perdesinden sıyrılamıyorum. Gündüzler, geceler, mevsimler, insanlar hep acıya sevk ediyor beni. Bazen yaşadığımı hissetmiyorum. Yaşam belirtilerimi sorguluyorum çoğu zaman. Kalbime bir cisim saplanıyor ve donup kalıyorum. Yürüyorum, öylece, nedensiz...
Sonbaharın muhteşem renkleri... Ah şu yere dökülen yapraklar, hüznümü bir kat daha arttırıyordu. Onlar da benim gibi yapayalnızlardı. Ben de bir yaprak gibi bırakıyorum kendimi, süzülüyorum usulca. Bazen rüzgâr savuruyor uçsuz bucaksız yerlere... Evet, ben de saklı bahçedeki bir yaprağım. Her ne kadar, binlercesini temizlemek zorunda olsam da, kendimi onlardan farksız hissediyordum.
Yine yalnız kaldım gözlerinle birlikte. İçimdeki sevgi parçacıkları, sessizliği bir bıçak gibi kesiyor. Dakikalarca alıkoyamıyorum kendimi, küt saçlarına, yemyeşil gözlerine, üzerindeki beyaz elbiseye bakmaktan. Sana en çok bu elbisenin yakıştığını biliyorsun zaten. O yüzden hep üzerinde. Senin bir melek olduğunu ben biliyorum ama beyazlar içinde bunu herkese ilan ediyorsun. İtiraf etmeliyim, sana duyduğum aşk, ilk günkü kadar değil. Çok daha fazla. Çünkü var olduğun her yeni gün, aşk ateşime bir odun daha atıyor.
Ah şu yere dökülen yapraklar, hüznünü bir kat daha arttırıyordu. Onlar da benim gibi yapayalnızlardu. Ben de bir yaprak gibi bırakıyorum kendimi, süzülüyorum usulca. Bazen rüzgar savuruyor uçsuz bucaksız yerlere...
"Sonbaharın muhteşem renkleri.. Ah şu yere dökülen yapraklar, hüznümü bir kat daha arttırıyorum. Onlar da benim gibi yapayanlızdı. Ben de bir yaprak gibi bırakıyorum kendimi, süzülüyorum usulca. Bazen rüzgar savuruyor uçsuz bucaksız yerlere.."
Profesyonellik diyorlar, istediğin kadar profesyonel ol. Ama insanaın, sen de bir kalp taşıyprsun, senin de bir vicdanın var. Kime ne anlatıyorum ki...
136 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Kitap; Oğuzhan Öztürk'ün ilk eseri. Kitabın içerisinde çeşitli uzunluklarda ve çeşitli temalarda yazılmış 22 öykü bulunuyor. Hepsinin ortak noktası gündelik hayattan esinlenerek yazılması.
Aşk, ayrılık, yalnızlık, hayal kırıklığı, heyecan, umut gibi hepimizin aşina olduğu duyguları bu öykülerde bulmak mümkün.
Oldukça sade ve akıcı bir dille yazıldığı için okunması çok kolay. Bir akşamda bile okunabilecek kitaplardan. Okuru yormuyor, yıpratmıyor. Okurken kah gülüyor, kah hüzünleniyor ve bir çoğumuzun hissettiği duyguları yaşayan öykü karakterleri ile aranızda bir bağ kuruyorsunuz. Bu durum okumayı daha da kolaylaştırıyor.
Kısa öyküleri sevenlere özellikle tavsiye edebileceğim bir eser.
Sevgiler.
136 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
O kadar sıcak, samimi hikayeler okudum ki #teklikoltuk kitabında, hemen bitirip yorumunu sizinle paylaşmak istedim. Yazarımız henüz çok genç fakat yazılarından kalbinin ne kadar büyük olduğunu o sıcacık yazılarından hissediyorsunuz.
Her bir hikayeyi hüzünlenerek gülümseyerek okuyorsunuz.
Her bölüm çok güzeldi ;
Ben Sana Mecburum, Olivetti Valentine, Görev Aşkı ve kitaba adını veren Tekli Koltuk hikâyelerini ayrı güzeldi, çok çok severek okudum,çok etkilendim
136 syf.
·8 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitap Yorumu//Tekli Koltuk-Oğuzhan Öztürk
“Tekli Koltuk, Oğuzhan Öztürk’ün ilk kitabı.
İçinde 22 güzel öykü ile buluşan genç yazarımız, gündelik yaşamın, sokağın, parkın, kafelerin, rutinin aktığı mekânlardaki sıradan durumların dikkatli bir gözlemle ve sıcak bir anlatımla nasıl büyülü öykülere dönüştüğünü gösteriyor bizlere. .
Akıcı diliyle, insanı saran anlatımıyla Tekli Koltuk çok beğeneceğiz bir kitap olmuş. Hikayelerin hiçbirini birbirinden ayırt etmeden hepsini severek okuyacaksınız. Hepsi de çok başarılıydı. .
@oguzhan.turkoz kalemin daim olsun. Yolun açık olsun. Bu kitabı bizlerle buluşturan @mevsimler.kitap a teşekkür ederim.️
136 syf.
·9/10
Bazı hikayeler esasında bizlerin hayatının içindendi. Çalışma ve başarı uğruna görmezden gelip ihmal ettiğimiz sevdiklerimiz, insanların muhtaç hallerine kanıp kendimizden vermemiz. Masum bir aşk ve sanırım sevdiğim hiajeyşerşm başında ilk hikaye olan 'Bank' geliyor.

'Mektup' hikayesi de yürek burkan cinstendi, okumayı ve yazmayı öğrenip göremediği annesine mektup yazabileceğini düşünen masum minik bir kalp vardı. Oysa yazsa da okunamayacak mektup....

Genel anlamda iyiydi, dediğim gibi bazı kısımlar hayatın içinden ve güzel anlatılmıştı. Çoğunun bir sonu yok, yazar havada kalan sonları bizlerin hayal gücüne bırakmış sanırım. Bazı hiajeyeşer yüzeysel gibi yani okurken tam anlamıyla olayın içine giremiyor olsakta sade bir anlatımla aktarılmış.

Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen güzeldi. Bazıları yürek burktu, bazıları tebessüm ettirdi.


İki hikayede zaman problemi vardı. Hafta sonu görülen bir dava ve pazar günü gelen PTT elemanı gibi. Ya zaman atlaması bizlere aktarılmadığı için bizler okurken hafta sonu diye algıladık veya yazım ve düzenleme sırasında gözden kaçtı. Göze batan bir durum değil elbette ama ben okurken zaman atamasını mı kaçırdım yoksa farklı bir durum mu söz konusu merak ettim.


Kısa sürede bitiyor kitap ve bittiğinde ufak ufak tebessüm ediyorsunuz. Yazarın bir sonraki kitaplarında ki projeler vardır diye düşünüyorum. Kaleminin daha da iyi olacağını düşünüyorum. İlk çalışması olmasına rağmen başarılı bir çalışma olmuş.
136 syf.
·1 günde·8/10
kitap hikayelerden oluşuyor millet. Her biri damakta ayrı bir tat bırakıyor. Beğenmediğim bir hikaye olmadı açıkçası. bu tarz hikayelerden oluşan kitaplarda genelde bi yerden sonra offffff bitse de gitsek moduna girerim ama bunda her şey yerli yerindeydi. Gereksiz uzatmalar yoktu. Hikayeler bitmesi gereken yerde bitmişti. Benim için en önemli şeylerden biri ise yarım kalan hikayeler olmaması. Çünkü bundan cidden nefret ediyorum . tavsiye ederim ben arkadaşlar

Yazarın biyografisi

Adı:
Oğuzhan Öztürk

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 14 okur okudu.
  • 4 okur okuyacak.