Ömer Şavlığ

Ömer Şavlığ

Yazar
10.0/10
2 Kişi
·
9
Okunma
·
2
Beğeni
·
51
Gösterim
•"Bunun üzerine:Ey Âdem!dedik,bu,hem senin için hem de eşin için düşmandır.Sakın sizi cennetten çıkarmasın;sonra yorulur,sıkıntı çekersin!(Taha,20/17)
•Bu âyette Adem(aleyhi's-selâm)'a şeytanın kendisini ve eşi Havva'yı yanlışa sevk etmesinin,onları Cennetten çıkarılmaya sevk edeceğini bildirmiştir.
??Cennetten çıkarılma her ikisine taalluk ederken,işin sıkıntı ve yorgunluğunun sadece Hz.Adem'e tahsis edilmesinin sebebi ne olabilir?
Tefakkuh:Tüm bu sayılanlardan hüküm çıkartmak,(Tezekkür,Tedebbür,Teakkul,Tefekkür) hayatın gayesini anlamanın yanında kavramak,içselleştirmek,olayların içeriğine derinlemesine sahip olmaktır.
Yüce Rabbimizin kelâmı olan Kur’ân-ı Kerîm’in her bir kelimesi hatta her bir harfi mutlaka bir hikmete binaen kullanılmıştır. Kur’ân’daki bir kelimeyi çıkarıp yerine aynı manaya gelen farklı bir kelime koymak mümkün değildir. Zira o kelime değiştirildiği takdirde, âyette ki birtakım incelik ve hikmetler de yitirilmiş olacaktır. Bunu bir örnek üzerinden izâh edelim:

Kur’ân’da kullanılan ”el-Aksâ" ”Aksâ” ve ”Kasiyyâ” kelimelerinin üçü de ”uzaklık" mânâsina gelir. Ancak her birinin uzaklık dereceleri birbirinden farklıdır:

”El-Aksâ” kelimesi, elif lam takısı (elif lam) ile marife olan ismi tafdil bir kelime olduğu için diğer iki kelimeye göre daha uzak bir mesafe için kullanılır.

”Aksâ” kelimesi de ismi tafdil bir kelimedir. Ancak nekire olduğu için ”El-Aksâ” kelimesine göre daha yakın bir mesafeyi ifade eder.

Son olarak ”Kasiyyâ " kelimesi, diğer iki kelimenin ifade ettiği mesafeden daha yakın bir mesafe için kullanılır.

Özetle: El takısıyla marife olan ”El-Aksa’“ uzaklıkta birinci derece, nekire olan ”Aksa “
ikinci derece,’ ’Kasiyya “ ise üçüncü derecededir.
Yüce Allah,Kur'an-ı Kerimi özel bir manaya gelen iki isimle isimlendirmiştir:
•Kur'an ve Kitap
?Kur'an-ı Kerimin bu isimlerle zikredilmesinin hikmeti ne olabilir?
Kasas Süresi’nde Rabbimiz, Hz. Şuayb’ın iki kızının şöyle dediğini haber vermiştir:

(O iki kız), ”Çobanlar sulayıp çekilinceye kadar biz koyunlarımızı sulayamayız. Babamız ise çok yaşlı bir adamdır" dediler. (Kasas Süresi, 28/23. )

Bazı âlimler bu ayetle istidlâl ederek, kadının çalışabilmesi için ihtilat (erkeklerle beraber oturup haşır neşir olma) durumunun olmaması ve kadının nafakasını temin edecek hiç kimsenin bulunmaması gerektiğini söylemiştir.

Ayetteki ”Çobanlar sulayıp çekilinceye kadar biz koyunlarımızı sulayamayız” ifâdesi, ihtilâtın câiz olmadığına delildir. Zira Hz. Şuayb’m kızları, koyunlarını sulamak ıçin orada bulunan erkek çobanların çekilmesini beklemiştir.

"Babamız çok yaşlı bir adamdır” ifâdesi ise, kadınların çalışabilmesi için nafakalarını temin edecek kimsenin bulunmamasını gerektirir. Zira bu ifâde: ”Babamız yaşlı olduğu ve koyun sulama işine güç yetiremediği için biz bu işi yapıyoruz” anlamındadır.

Not: İstisnai durumların varlığı göz ardı edilemez.

Allâh-u a'lem.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 9 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 12 okur okuyacak.