1000Kitap Logosu
Ömür İklim Demir
Ömür İklim Demir
Ömür İklim Demir

Ömür İklim Demir

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.4
1.377 Kişi
3.294
Okunma
154
Beğeni
5,2bin
Gösterim
Unvan
Ceza Avukatı, Reklam Yazarı, Blog Yazarı
Doğum
Adana, Türkiye, 1980
Yaşamı
1980’de Adana’da doğdu. Tarsus’ta büyüdü. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Yedi yıl ceza avukatı, üç yıl da reklam yazarı olarak çalıştı. Öğrencilik yıllarında çeşitli fanzinlerde ve teknoloji dergilerinde yazarlık yaptı. İlk öyküsü 2010’da “Varlık”ta, ilk kitabı “Muhtelif Evhamlar Kitabı” 2015’te YKY’de yayımlandı.
MANSUP
Muhtelif Evhamlar Kitabı'ı inceledi.
108 syf.
·
2 günde
·
Puan vermedi
Kitabı bir çok kitap sitesinde övülürken rastladım. Yazarın ismine edebiyat dergilerinden aşinayım fakat hiç yazısını okumamışım. Bende de ön yargı var ki kötü bir şey olduğunu hiç düşünmedim. Herkes tarafından sevilmişse kesin iyi değildir diyorum, ama bir yandan da okuma isteğim var. Sonra açıp okumaya başladım. İlk öykünün ilk 3 sayfasında gerçekten popülize olmuş cümleler gördüm, tam notunu verecekken öykü şekil değiştirdi. Tuhaf bir kurgumuz var. İlk 3 öykü birbiriyle bütünleşik. Diğer öykülerimizde değişik tesadüfler içeriyor. Dili ve hikayeleri fazlasıyla beğendim. Sonlarına doğru kitap bitmesin diye ağır ağır okudum. Fazlasıyla Türk hikayecileri okuduğumu düşünüyorum. Hep bir dert anlatma peşinde olup çoğu zaman yoruyorlar okuyucuyu. Ancak Ömür İklim Demir bunu yormadan başarabiliyor. Muhtemelen 2.kitabını bekleyen çok okur vardır. Ayrıca kapak resmine bayıldım. Yüklüğe kaldırılmış çocukluğunu arayanların seveceği bir kitap izlenimini başarıyla yansıtmışlar. Keyifli okumalar.
Muhtelif Evhamlar Kitabı
OKUYACAKLARIMA EKLE
32
Erhan
Muhtelif Evhamlar Kitabı'ı inceledi.
108 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Ömür İklim Demir’in tek kitabını çıktıktan dört yıl sonra okuyabildim ancak. Bu dört yıl içerisinde gitgide artan bir ivmeyle beğenilmiş kitap. Başta Haldun Taner Öykü Ödülü olmak üzere 3-4 tane de ödül kazanmış öykü üstüne. Ödüle de baktım, detaylarını öğrenmek için. 1987 yılından itibaren, Milliyet Gazetesi tarafından yazarın anısına verilmeye başlanmış. 2014’den sonra ise yalnız bu kitaba ödül verilmiş. O da yarışma bittikten 6 ay sonra sessiz sedasız bir şekilde. Aslında Türkiye’deki edebiyat ödülleri ile ilgili detaylı bir şeylerin yazılması gerek belki, ama kimsenin bir şey okumadığı bir toplumda, zaten okunmayan şeylerin hangi kriterlere göre değerlendirildiğini açığa vuracak bir yazının okunma ihtimali de fazla yüksek olmaz herhalde. Tabii bu karışık cümlelerin kitapla hiçbir alakası yok. Muhtelif Evhamlar Kitabı yukarıda da bahsettiğim gibi bolca beğenilmiş, tavsiye edilmiş, Almanca’ya çevrilmiş. Yazarın yeni kitabı da bekleniyor birçok okur tarafından. Kitabın ismini duyduğunuzda insana direkt alma isteği geliyor zaten, bir de bu kadar olumlu eleştiri olunca kayıtsız kalamayıp listeye ekliyorsunuz. 10 öykü var kitapta. 8 de diyebiliriz gerçi, ilk üç öykünün bağlantılı olduğu düşünülürse. Öykü kitapları için spoiler ibaresi kullanılır mı bilemiyorum ama bu konuda hassas olan arkadaşlar, sonraki kısımları atlayabilir. Evet ilk üç öykü (İçler Dışlar Çarpımı- Vasati Kırk Yaş ve Tuz) bağlantılı. İlk öyküde verilen başlangıç üçüncü öyküde tamamlanıyor. “İçler Dışlar Çarpımı”nda, eşini beş yıl önce kaybetmiş Melda Hanım’ın yeni bir başlangıç aramasına şahit oluyoruz . Metin oldukça akıcı, yazarın dili samimi, güzel cümleler var sizi hikayenin içine çeken. Hissediyorsunuz o saklı hüznü kitabı okurken. Öykünün sonundaki pastane patlaması ve tarih size "The Marmara" olayını ve otomatikman Onat Kutlar’ı hatırlatıyor. İkinci hikayenin hemen başındaki Onat Kutlar epigrafı da yüzünüzü gülümsetiyor acı acı. “Vasati Kırk Yaş”da farklı bir adam ama yine yeni bir başlangıca özlem görüyoruz. İlerledikçe konu ilk öyküye bağlanıyor ve yarım sayfalık “Tuz” ile tamamlanıyor kitabın en beğenilen öyküleri. Bu kadar mı peki? Kesinlikle değil . Sırayla gidelim ama. “Sonsuz Rasim Abiler Diyarı“ (Öykülerin isimleri de kitabınki gibi vurucu, uğraşmış yazar) klasik bir dibe vuruş hikayesi, ama yazarın üslubu sizi bir şekilde öyküde tutmayı başarıyor. “Dün Gece Ansızın”da boşluğa düşmüş bir beyaz yakalının hayalleri anlatılıyor . Sonraki “Kartela”da imgeler ön planda, renkler/sesler/kokular/markalar. Vişne çürüğünün bolca vurgulanması yine Onat Kutlar’ın İshak kitabında bulunan Hadi öyküsünü çağrıştırdı bana, başka göndermeler de vardı sanki öyküye. Görünmez Canavarlar bile geldi aklıma o yoğunlukta. Ama güzel ve farklı bir öykü. Bir de, birkaç öyküde karakterleri iç içe kullanmış Ömür İklim Demir. Mesela bu öyküdeki Ceren’den “Dün Gece Ansızın”da bir cümle içinde bahsediyor yazar. Bu da öykülerin bağlantılı olduğu hissini veriyor okura. Ama aslında (ilk üç öykü hariç) hikayelerin konusuna etki eden bir şey yok. “Saraylı’nın Üç Günü”, ilginç bir konu üzerine yazılmış bir takıntı öyküsü. Ama yine boşluğa düşmüş bir kahraman mevcut - Zaten kaybolmuş insanlar kitapta en fazla ön plana çıkan tema. Dantel, odaya bakan resim vb. gibi bolca tekrarlanan öğeler de var ayrıca. “İki Oda Bir Salon Yarı Hayat”da, zaten kendilerini eksik hisseden kahramanlarına, bir de fiziksel yarımlık ekliyor Demir. Üzülüyoruz haliyle. “Uzun Uzun Çalan Ziller ve Bir Mutfak Kapısı Hakkında” (uzun, evet), yine kaybedecek şeyleri olmayanlar ile ilgili. Farklı bir anlatım var ama burada. Biri köpek üç ayrı karakterden anlatılıyor kısa öykü. Son olarak “Sessizliği Ayıran Tuzluk” var, kitabın en güçlü öykülerinden. İlk öykülerdeki inişli çıkışlı ruh hali burada görünmüyor. Birçok okurun söylediği gibi içinize dağlayıp bitiriyor kitabı yazar. Muhtelif Evhamlar Kitabı, beklentileri karşılayan bir kitap oldu benim için Bir iki ufak hata dışında gözüme batan bir şey yoktu, Basit ve güzel dil kullanımı, samimi anlatım, hayattan karakterlerin hiç uzak olmadığımız öyküleri, melankolik ve bağlayıcı tema, zekice kurgulanmış öyküler kitabın öne çıkmasına yardımcı oluyor. Hemen okunacak güzel bir kitap yani, şans vermeye değer.
Muhtelif Evhamlar Kitabı
OKUYACAKLARIMA EKLE
12
127
Hülya Parlak
Kum Tefrikaları'ı inceledi.
432 syf.
·
20 günde
·
Puan vermedi
Kitaba inceleme yapmak için ne kadar bir süre geçmesi gerekir bilmiyorum. Dil epey akıcı, üslup çok tanıdık. Suruç 'ta doktor olarak görev yapan Mithat'ın hayatı halasının vefatı üzerine kendisine miras kalan eve taşınmasıyla değişiyor. Büyükeniştesinin odasını, eşyalarını karıştırırken bulduğu mektupları yakın dostu Murat Hoca'ya tercüme ettiriyor ve hayatında bir meşgale oluyor bu mektuplar. Sonrasında bu mektupları "kum tefrikaları" adıyla bir gazetede yayımlamaya başlıyorlar,sonrasında bittabi sürükleyici hadiseler art arda geliyor ve okuma çok keyifli oluyor. Bana uzun bir aradan sonra en keyif veren bir roman oldu kendisi. Yazarın dili sağlam ve söylediği gibi yüksüz. Muhakkak okumalısınız
Kum Tefrikaları
OKUYACAKLARIMA EKLE
22
Hadiye Özlem
Muhtelif Evhamlar Kitabı'ı inceledi.
108 syf.
·
Puan vermedi
Sürprizlerle dolu bir kitap. Sıradan konulu öyküler şaşırtıcı bitiyor. Öykülerin hepsinde ya kendimden bir parça buldum ya da etrafımda tanık olduğum hayatlardan. Gündelik hayatın detaylara geniş yer verilmiş. Aslında hep gördüğümüz ama hiç üstünde durmadığımız, düşünmediğimiz. Bir önceki öykünün ana karakterini, bir sonrakinde figüran görmek de guzel. Yani ne diyor yazar, farkına bile varmadığımız insanların aslında ne ilginç hikayeleri var; o insanların kendi hayatları, kendi hisleri, yaşanmışlıkları var. Dünya benim etrafımda dönüyor sanıyorsan yanılıyorsun diyor. Yani, bence öyle diyor :)
Muhtelif Evhamlar Kitabı
OKUYACAKLARIMA EKLE
7