Onur Kınacı Birler

Onur Kınacı Birler

ÇevirmenEditör
8.5/10
4.597 Kişi
·
10,2bin
Okunma
·
9
Beğeni
·
1.368
Gösterim
Adı:
Onur Kınacı Birler
Unvan:
Çevirmen, Editör
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
360 syf.
·7 günde·6/10 puan
Warcross | Marie Lu

Herkese sevgi dolu günler :) Bugün sizlere bilim kurgu türünden bir kitap incelemesi ile geldim.



Emika Chen'in hayran olduğu Warcross oyununda, şans eseri hacklemesinin işe yaraması ile kendini oyunun ortasında bulunca işler bir anda değişir. Warcross oyununun kurucusu olan Hideo'nun peşinde olan karanlık yer altı oyuncularının peşine düşmesi için Emika'yı işlerin içine sokar. Emika'nın bu çıkmazdan nasıl sağ kurtulacağını okuyacağımız bilim kurgu türünde bir kitap..



Açıkçası çok bilim kurgu hayranı olmadığımı söylemem gerek. Şimdiye kadar okuduğum bir çok bilim kurgu kitapları beni sıksada bu kitap oldukça akıcı ve soluksuz ilerledi. Ancak elimde baya süründüğünüde inkar edemem:/ (Bu tarz kitaplara alışkın olmamamdan kaynaklanıyor olsa gerek) Ancak eğer bir bilim kurgu türündeki kitapların hayranıysanız kesinlikle okumanız gereken bir kitap olduğunu söylemeliyim(!)Yeni dünyalara açılan güzel kitaplarla görüşmek üzere.. Okur kalın❤
360 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10 puan
Son zamanlarda okuduğum en iyi bilim kurgu kitabı!
Warcross, dünyayı kasıp kavuran bir sanal gerçeklik oyunu. Genç dâhi Hideo Tanaka'nın daha 13 yaşındayken tasarladığı Nörolink gözlüklerle oynanıyor. Şimdiyse Hideo 21 yaşında ve bu gözlükler aracılığıyla dünyaya hükmediyor. Nörolink gözlük veya lensleri takan kişiler anında sanal evrene adım atıyor ve beynin istekleri doğrultusunda kendi evrenini kontrol edebiliyor. Bu yüzden Warcross sadece bir oyun olmaktan çıkıp adeta bir yaşam tarzına dönüşmüş. Hatta her sene dünya çapında profesyonel Warcross oyuncularının takımlar halinde mücadele ettiği turnuvalar düzenleniyor. Oyundaki amaç; kendi takımının cevherini kaptırmadan karşı takımın cevherini elde etmek.
Ana karakterimiz Emika Chen, çok iyi bir Warcross oyuncusu fakat maddî imkanı ve sabıka kaydı el vermediği için oyunu daima yasa dışı yollarla oynamış bir hacker. Ev kirasını ödeyemediği için atılmak üzere olan fakir hackerımız, değerli bir güçlendiriciyi çalıp satmak için Warcross açılış oyununa sızar. Fakat işler umduğu gibi gitmez ve oyunu izleyen milyonların gözü önünde kendini açığa çıkarır. Az öncesinde kimsenin tanımadığı bir hacker iken şimdi dünya gündemine oturan, en çok tıklanan isim olmuştur. Tabii bu duruma Warcross yönetimi de kayıtsız kalmaz, bizzat Hideo Tanaka, Emika'yı Tokyo'ya davet eder. Oyunu hacklediği için dava edileceğini düşünen Emika, kendini usta oyuncularla Warcross mücadelesinde bulur. Fakat artık peşinde olduğu şey paradan veya oyunu kazanmaktan çok daha fazlası; tehlikede olan hayatları kurtarmaktır.
—————————
Okuduğum ilk Marie Lu eseri ve HARİKAYDI! Yazarın zekasına hayran olmamak elde değil. Bu nasıl güzel bir kurgudur? Sürükleyici ve tutarsızlıktan uzak bir anlatımı var. Sayfaları heyecanla çevirdim. Emika karakterini çok sevdim Biraz asi, başına buyruk ve güçlü bir karakter Hideo da iyi hoş ama bazen anlam veremediğim davranışları oldu. Zaten iki karakterin çok çabuk yakınlaştığını düşünüyorum
344 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10 puan
Ya nası ya?Yarım saattir aynı cümleyi söyleyip duruyorum.Şu Marie Lu ya bir IQ testi yaptırsınlar merak ettim kaç çıkacak.Birinci kitabı sevdiyseniz ikinci kitapta ÇILDIRACAKSINIZ!
360 syf.
·2 günde·10/10 puan
Oyun oynamayı çok seven bir insanım. Ama hiç kendimi bir oyunun içinde hissettiğim ve “Keşke gerçek olsaydı da oynayabilseydim!” dediğim bir kitap okumamıştım.

Ta ki Warcross’a kadar.

NöroLink adı verilen gözlüklerle ya da lenslerle gerçek dünyanın yanında bir sanal evren de sizinle beraber oluyor. Bu dünyada bir seviyeniz var ve yaptığınız şeylerle puanlar kazanıyorsunuz. Aynı zamanda bu gözlükle ya da lensle beraber bir oyunu oynayabiliyorsunuz.

Warcross.

Dünya çapında bir şampiyonası olan ve herkesin hayran olduğu bir deha olan Hideo Tanaka bu sanal gerçekliği yaratmış. Ve ana karakterimiz Emika Chen ile birlikte bu dünyaya adım atıyoruz.

Bir glitch ile hayatınız nasıl değişir böyle bir dünyada? Bunu çok güzel anlatmış. Çok sürükleyici ve karakterlerine bayıldığım bir kitap oldu.

Marie Lu’nun hayal gücüne yine hayran kaldım. Ters köşeleri çok iyiydi. İkinci kitabı hemen okumak istiyorum.

10/10
392 syf.
·3 günde·Beğendi
Seri 4 kitaptan oluşmaktadır. Devam kitapları henüz temin etmedim ama ilk kitap elimdeyken bekletmeyip hemen okudum.
İnsanların kana göre sınıflara ayrıldığı bir düzen... Bir tarafta büyülü, tanrısal yetenekleriyle diğerlerine hükmeden gümüşler, diğer tarafta gümüşlerin gölgesinde hayatta kalmaya çalışan, sıradan kızıllar...
Kızıl kasabasında yaşayan on yedi yaşındaki Mare Barrow, gecenin bir yarısı yabancı biriyle karşılaşması sonucu ertesi gün hayatı büyük bir değişime uğrar ve kendini Gümüş Sarayında çalışırken bulur. O andan itibaren entrikalar, oyunlar ve yalan dolu bir hayata merhaba diyor. Tehlikeli bu oyunda öyle bir final yapmış ki yazar böyle bir ters köşe beklemiyordum açıkçası. Kurgu ile ilgili fazla derine inmiyorum. Spoiler olmasın!! Ama en kısa sürede serinin diğer kitaplarını da temin edip seriyi tamamlayacağım.
Doğa Güneri
Doğa Güneri Warcross - Bir Sanal Gerçeklik Oyunu'yu inceledi.
@d_g13·09 Oca 2018·Okumadı
Kitabi okudum ve çok güzel bir bilim kurgu kitabıydi. Açikcasi okurken cok etkilendim . Sayfalarin sürükleyici olmasinin yaninda cok sağlam bir kurgusu vardi.
Bence bilim kurgu fantastik tarzi kitaplar okumayi seviyorsanız kesinlikle okuyun derim
392 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Muhteşem ötesi bir fantastik roman. Hayal gücünüzün sınırlarını zorlayan, gösterişli ve ihanet dolu bir kitap.
Bayıldım!
Dördüncü okuyuşum olduğunu da gururla söylemekteyim!
344 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10 puan
10 yıldız 100 yıldız 1000 yıldız :)
Okuduğum en mükemmel ilk 5 seriye girdi bu kitap..
Warcrossu bitireli birkaç ay olmasına rağmen çok beklemediğim için mutluyum açıkcası.. Marie Lu gerçekten mükemmel bir yazar, kitap o kadae net zihinde canlanıyor ki, Nörolink evrenini yaşadım resmen.. 2 kitaplık bir seri olması tam kıvamında olmuş, ilk kitabın üzerine 2. Kitap zirve resmen.. Bu seriyi okuyun okutun, dilerim animesi, dizisi filmi herşeyi çıkar.. Mükemmeldi, harikuladeydi.. Alkışşşşlarrr Marie Lu'ya :))))
336 syf.
·1 günde·10/10 puan
Kitap muazzamdı. Bu üçüncü okuyuşum olmasına rağmen her okuyuşumda sanki ilk kez okumuşçasına keyif alıyorum. Yazarın yazım diline, olayları anlatış şekline ciddi anlamda hastayım. Keşke ülkemizde çok daha fazla kitabı çıksa ve okuyabilsek.
Konusunu anlatmak basit kalacak gibi o yüzden iki milyoner insanın birbirlerine olan aşkını okuyacağımızı düşünürken, hayatlarının içindeki akıl almaz gizemleri ve gizemlerin açığa çıkarken hem bizi hem de karakterleri yıkmasını okuyoruz. Birbirlerine olan aşklarıyla alakalı her sayfada sınava tabi tutulmalarına rağmen bence her sayfada şampiyonlar gibi kazanıyorlardı. Layana ve Brant’in macerasını tekrardan okumak en basit tanımla çok güzeldi. +18 yetişkin içerikli romantik kitap okumak isteyenler için doğru seçimlerden biri olduğunu düşünüyorum ve önerimdir.
392 syf.
·4 günde·6/10 puan
Bilim kurgu ve fantastik türde kitaplar okumayı çok sevdiğim gibi, genç yetişkin kitapları okumayı da seviyorum. Kendi deyimimle 'çerezlik' olan bu kitapları okuma zorluğu yaşadığım dönemlerde, iki ağır kitabın arasında ya da zor okuduğum bir kitapla birlikte okuyarak kendimi biraz rahatlatıyorum.
Kızıl Kraliçe'de benim çok kısa sürede ve çok rahatlıkla okuduğum kitaplar arasına girdi.
Kitabın türü her ne kadar fantastik olarak belirlenmişse de tür konusunda kesin bir ayrıma gidilemeyen kitaplardan. Fantastik ve bilim kurgunun iç içe geçtiği bir kitap olduğunu söyleyebilirim.
Hikaye, ırk ayrımı ve bir ırkın diğeri üzerinde üstünlük kurması temellerine dayandırılmış. İnsan ırkı kan rengine göre gümüşler ve kızıllar olarak ikiye ayrılmış ve gümüş ırk üstün yetenekleri sebebiyle kızıl ırkın üstünde hakimiyet kurarak ayrıcalıklı, zengin ve güçlü bir konuma gelmiş. Hatta ülkenin yönetimini de ele geçirmiş.
Ana karakterimiz ve anlatıcımız, alt sınıftan bir kızıl olan, yanlış hatırlamıyorsam 16 yaşındaki Mare.
Kurgunun geneline distopyan bir hava hakim. Ve birçok distopyada olduğu gibi asiler sessiz ama sağlam adımlarla yükselmeye başlıyor.
Kurgunun temelinde gümüş-kızıl çatışması yani bir ırk savaşı yerleştirilmiş.
Burada belirtmem gerekir ki, bu kitap genç yaştaki okurlar açısından daha tatminkar bir okuma sağlayabilir. Ben yaşım itibariyle ergenlik dönemi karakterlerinin ağzından yazılan hikayelerde artık birazcık sıkılıyorum. Özellikle anlatıcı olan ana karakterin henüz oturmamış kişiliği, kararsızlığı, ergenlik buhranları ve ne istediğini bilmeyen tavırları beni oldukça bunalttı. Yine de hızlı okunan yapısı sebebiyle bırakmadım ve diğer kitaplarını da okumaya devam edeceğim.
Eğer 25 yaştan küçükseniz ve fantastik/distopik hikayeleri seviyorsanız tam size göre olduğunu düşünüyorum.
Ayrıca macera, ihanet ve entrika seven herkes bu kitabı beğenecektir.
Okuduğunuz için teşekkür ederim, sevgiyle kalın.

Yazarın biyografisi

Adı:
Onur Kınacı Birler
Unvan:
Çevirmen, Editör

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 10,2bin okur okudu.
  • 268 okur okuyor.
  • 4.478 okur okuyacak.
  • 211 okur yarım bıraktı.