Orhan Ertuğrul Tekin

Orhan Ertuğrul Tekin

Çevirmen
7.9/10
160 Kişi
·
Okunma
·
0
Beğeni
·
97
Gösterim
Adı:
Orhan Ertuğrul Tekin
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
120 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Yeryüzüne indi kanadı kırılmıştı, iki kanadını kesti uçamaz oldu. O artık bu dünyanın malı olmuştu. Tertemizdi pak ve miss kokulu. Dünya ise kirli berbat ve korkunç bir yerdi. Dünyaya ayak uydurmalıydı ama nasıl? Belki herkesin yaptığı gibi yapmalıydı. Yaşamak için herkes gibi olmak lazımdı, ama hangi herkes gibi, doğru ya da yanlış olan herkesi nasıl bilecekti. Acaba onu mutlu eden şey doğru şey mi? Mesela bolca toprak sahibi olmak, bir sürü hayvan ve altına sahip olmak yaşaması için yeterli miydi? Kendi kendine şöyle dedi: "bu berbat yerde insanları ayakta birlikte yaşamalarına sebep olan bir şey olmalı büyülü bir şey elle tutulamayan ama en derinde çokça hissedilen bir şey ama ne..."
120 syf.
·Beğendi
İnsan Ne İle Yaşar altı hikayeden oluşan bir kitap… Kitap akıcı,yalın ,anlaşılır üslupla yazılmış bir insanın bir günde bitirebileceği tarzda bir eser… Çocuklara,ebeveynlere okutulabilecek muhteşem bilgi birikimiyle insanı duygu yüklü derinliklere, mateme sürükleyen bir eser. Beni bu hikayeler içerisinde en çok etkileyen, “İnsana Çok Toprak Gerekir mi?” bölümü olmuştu. Şu kısmı almadan geçemeyeceğim. “Asla unutmayın ki önemli olan tek an 'şimdi' dir. En önemli an şu andır. Çünkü geçmişe ve geleceğe sözümüz geçmez. İnsana en gerekli olan kişi ise o an yanında olan kişidir. Çünkü kimin kime ihtiyacı olacağı hiçbir zaman bilinmez. İnsanın en önemli uğraşı ise o an yanındaki kişiye yapacağı iyiliktir. Çünkü, insanın yeryüzüne gönderiliş amacı budur!”
Keyifli okumalar diliyorum.!

Tanıtım Bülteninden:

Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Kreutzer Sonat ve Diriliş'in büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara verdi. Bu dönemde yazdığı öykülerde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurgu içinde ele aldı. Tolstoy, insan sevgisi ve inanç konularını ustalığının bütün inceliğiyle işlerken, İnsan Neyle Yaşar? ile gerçek hayatı yansıtan tabloların içinde yeni bir ahlak anlayışını ortaya koydu.
120 syf.
·8 günde·Puan vermedi
“Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.”

Bugün size güzel bir klasik yorumu ile geldim. Ve klasik olmayı da hakeden türde bir eser.
İnsan neyle yaşar? Siz hiç sordunuz mu bu soruyu kendinize ya da çevrenize ? İnsan neyle yaşar sorusunun milyon tane cevabı olabilir belki ama neyle yaşayamaz sorusuna bu kitabı okumuş biri gözüyle cevap vermek istiyorum. İnsan gözünü hırs bürümüş bir şekilde, para gözünü kör etmiş bir şekilde yaşayamaz. Kitap altı farklı hikayeden oluşuyor ve hikayelerde verilmek istenen mesaj tam olarak buydu. Ama öyle doğru bir konuya değinmiş ki kitap. Mesela düşünsenize doğada doyduğu halde ikinci bir şeye uzanan bir canlı türü daha var mı ? Bir tek insanoğlunun gözü doymuyor ve hep daha fazlasını istiyor... Kitap tabii ki de tavsiyemdir ve söyleyeceklerim bu kadar :))
120 syf.
·9/10
Tolstoy A noktasından B noktasına giderken öyle güzel yerlere uğruyor öyle güzel hikayelerde insanı tanımlıyor ki hayran olmamak elde değil. Birbirinden farklı hikayeler ile her birinde insanın farklı bir zaafını yüzüne vuran yazar bunu ustalıkla yapıyor.
280 syf.
·4 günde·5/10
Ah Kafka ahh üzdün beni Kitap Josep K'nın apar topar tutuklanmasıyla başlıyor. 1 sene süren dava da kitabın sonuna kadar niye tutuklandığına dair en ufak bir ip ucu yok ve bu bildiğimiz tarzda bir tutuklanma da değil. İşine gidebiliyor ,gündelik hayatına devam ediyor. Vee..tabi ki sürpriz son! Itiraf etmeliyim ki her sürpriz güzel olmuyor! Keyifli okumalar dilerim.
280 syf.
·6 günde·5/10
Döneminin sıkıntılı, adaletten yoksun ve yasalara uymayan hukuk sitemini gözler önüne sermek amacıyla kaleme alınan, başından sonuna kadar da davaya konu olayın ne olduğu bir türlü anlaşılmayan, farklı bir anlayışı ve sıra dışı bir anlatımıyla dikkat çeken, benim açımdan yarım kalmasından da kaynaklı sıkıcı bir eser olduğunu düşünüyorum ne yazıkki. Eser de özellikle bazı karakterlerin ne diye olduğunu ve bir anda neden kaybolur gibi çıktıklarını anlayamadım açıkcası...
120 syf.
·Puan vermedi
Klasikler içerisinde yer alan (nadide) eserlerden biri. Kolayca anlaşılabilen , süslü kelimelerden uzak, yalın ve kısa cümlelerden oluşması eserin değerine değer katmış diyebilirim. Eserde 4 farklı hikaye mevcut. Hikayeler başından sonuna kadar ( can alıcı diyebileceğim cümleler ile) mesajlar sunuyor. Tolsoy, insanoğlunda var olan olumlu-olumsuz duyguların ( sevgi, alçakgönüllülük, yardımseverlik,hırs,ac gözlülük vb.) yansımalarını okurun da eserde kendisine bir yer bulacağı şekilde harmanlamış. Tek seferde okudum. Bir daha okursam yine aynı heyecan ile okuyacağım eminim :)
120 syf.
·Beğendi·10/10
Tolstoy'un edebi kalitesini anlatmaya gerek yok. Kitapta dini imgeler çok fazla olmasına karşın hayatın gerçeklerini aslında neye ihtiyacımız olduğunu oldukça sade bir anlatımla bu kitapta Tolstoy bize anlatmıştır. Kısa kısa farklı hikayeler içeren bu yapıt her bir hikaye sonunda bize ders verir niteliğindedir.
İyi okumalar dilerim