Osman Deniztekin

Osman Deniztekin

Çevirmen
8.3/10
586 Kişi
·
1.531
Okunma
·
3
Beğeni
·
338
Gösterim
Adı:
Osman Deniztekin
Tam adı:
Osman Ç. Deniztekin, Osman Çetin Deniztekin
Unvan:
Çevirmen
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
422 syf.
·Puan vermedi
Önce kendi evinde başarılı ol.
Rabbinin yardımını iste ve buna layık ol.
Dürüstlüğünden ödün verme.
Ilgili kişileri unutma.
Bir yargıya varmadan önce her iki tarafı da dinle.
Başkalarına akıl danış.
Orada bulunmayanları savun.
İçten ama kararlı ol.
Her yıl yeni bir konuda yeterlilik kazan.
Yarının işini bugünden tasarla.
Beklerken elini çabuk tut.
Her zaman olumlu tavır takın.
Mizah ve Hoşgörü anlayışını kaybetme.
Kişi olarak da iş yerinde de düzenli ol.

Hatalardan korkma, sadece o hatalara yaratıcı, yapıcı ve düzeltici tepkiler gösterememekten kork..
422 syf.
Kişisel gelişim kitaplarının hayatınızda bir mucize yaratamayacağından inanlardanım lâkin kişisel gelişim kitaplarını hayatımdaki insanlardan, işimden , hayatın adaletsiz düzeninden sıkıldığımda beni gazlaması için tercih ediyorum.
Şöyle bir bakındım herkes çok beğenmiş aman efendim böylesi yok ! , harika ! bestsellere girmiş! falan filan. Hemen okumaya başladım. Benden kaynaklı bir şey sanırım ben de herkeste bıraktığı intibayı bırakmadı.
Ders kitabı niteliğindeki bölümleri beni çok sıktı, o yüzden baya ağır ilerledi.Akıcılık anlamında zayıf yani.Fazla realist olması da ekstrası sanki küçükken andımız okunmadan önce okul müdürü konuşma yapardı ya ' şöyle yapın böyle olursun ' adamı sıkardı tam bu yazara uyan örnek benim için.Aynı o tarzda bir dili vardı.
Kusura bakmasın okuyan okur arkadaşlar ben bundan daha iyisini okudum, daha iyilerini izledim! İş dünyasında verdiği örnekleri dünyanın , ülkemizin en iyi ceolarının konuşmalarını dinlediğinizde hak verirsiniz ve hayatını sil baştan yazan ilkokul mezunu bile olmayan bir kadının sosyal hayatının tecrübeleri sizin gelişiminize daha fazla destek olur bu kitaptan.
İngilizceniz varsa "goalcast" adlı siteyi incelemenizi, ordaki kişisel gelişim koçlarının videolarını tavsiye ederim.
568 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Davranışlarımızın nedenleri , karar alma kriterlerimiz, ahlak anlayışımız neye göre değişir? Beni bana anlatan kitapları her zaman sevmişimdir. Bu kitap kesinlikle onlardan biri.Konuları istatistiki açıdan ele alıyor ve karar alırken nasıl kolay manipüle edildiğimizi acı bir şekilde anlatıyor.
Kitaptan bir örnek ;
600 kişiyi öldürmesi beklenen sıra dışı bir salgın olduğunu düşünün. Hastalıkla savaşmak için iki alternatif program önerilmiş. Programın sonuçlarına ilişkin kesin bilimsel tahminlerin şunlar olduğunu varsayın :
Program A benimsenirse ,200 kişi kurtulacak
Program B benimsenirse , üçte bir olasılıkla 600 kişi kurtulacak ve üçte iki olasılıkla kimse kurtulamayacak .
Hangisini seçerdiniz?
Deneye katılanların çoğu A' yı seçiyor, kesin seçeneği kumara tercih ediyor.

Peki şu şekilde sorulsaydı:
Program A seçilirse 400 kişi ölecek
Program B seçilirse üçte bir olasılıkla kimse ölmeyecek ve üçte iki olasılıkla 600 kişi ölecek .

ihtimaller iki önermede de aynı. Fakat ikinci bölümde deneklerin büyük bir bölümü kumarı seçiyor.
422 syf.
Kişisel gelişim kitaplarının mucizevi etkiyi tam da o kitapla oluşturacağınız saçmalığına getirdiği muhteşem eleştirileriyle yazar, eyleme geçmezseniz ve okuyup da hak verdiğiniz her şeyi üzerinize alınmazsanız bu kitap da yararsız bir kitaptır diyor, ana fikir olarak.İlke merkezli yaşam için sunduğu örnekler gerçekçi ve uygulanabilir.Yöntem değil bakış açısı vermeyi önemseyen yazarın tüm eserleri okunmaya değer nadide kişisel gelişim kitaplarındandır.
568 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Daniel Kahneman beynimizdeki karar mekanizmaları üzerine yaptığı araştırmalar ile 2002 Nobel Ekonomi Ödülü'ne layık görülmüş bir psikolog. Kitabında da birçok psikolog ve araştırmacının deneylerinden örnekler vererek bu karar mekanizmalarını açıklamış. Örnek verdiği pek çok karar mekanizması ufkunuzu açacak cinsten. Okumak isteyenlere mutlaka öneririm.
296 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Kör Randevu

Jerzy kosinski

Kosinski okuyup okuyabileceğiniz en samimi korkunç kötü bir insan,yazarlığı ise muazzam güzel. Kötü bir insan çünkü ensest,kadınları salt hayat kadını olarak görmesi,sovyetler birliği düşmanlığı,tecavüzcü kimliği,ülkesinden kaçarak gördüğünü,bildiğini her şeyi amerikan istihbarat servisine Stalinin kızı vasıtasi ile satmıştır. Josef Stalinin kızı Swretlana Alliyuva 1967 yılında Amerika'ya iltica etmiş jerzy kosinski ve Roman Polanski gibi kaçkınlarla babasına ve tarihin ilk işçi emekçi cumhuriyetine ihanet etmiştir. Amerika'da her türden yozlaşmaya ve çürümüye bulaşan bu tiplerin başına Charles Manson isimli bir seri katil 1969'da Roman Polanski nin evini basıp öldürme emrini verdiğinde yanında ki 3 kişiye katillerden ikisi kadın imiş. ve sekiz kişi öldürüldüğünde Kosinski New York jfk havaalanında yanlış etiketlenmiş bavuluyla ugrasmaktadır. yoksa o da davetlidir aynı akşam, arkadaslaridır hep öldürülenler. o gece kurtulmuş, üstüne bir yirmi yıl daha yasayıp intihar etmiştir. Sekiz kişinin öldürüldüğü cinayet anlarıda var kör randevu kitabında,
İğrenç ensest ve tecavüz hikayeleride..Amerikanın 4.büyük şirketinin dul eşini ayartıp mirasa konmasıda.
Edebi dii bu saydıklarımı öyle bir anlatıyor ki soluksuz okuyorsunuz. George Levanter, bir fikir adamı, kendi halinde bir yatırımcı, uluslararası bir playboy ve yaşamı her biri bir öncekinden inanılmaz yakıcı mücadelelerle dolu acımasız bir "iş adamı". Moskova'dan Paris'e, Manhattan gökdeleninden California'daki toplu kıyıma, Kör Randevu güzel insanlar ve başka bir yaşam arayanlar arasında hayatın baş döndürücü bir tasvirini karanlık yeraltı edebiyatının pisikilojik romanı olarak okuyorsunuz.
Kosinski romanlarında insanoğlunun en karanlık taraflarını gün yüzüne çıkarmış,şiddeti,acımasızlığı,cinselliği kitaplarına konuk etmeyi sevmiştir, ölümü de yapıtlarında yarattığı karakterler kadar ilginç olmuştur,başına bir naylon poşet geçirerek küvette intihar etmiş,intihar etmeden önce yakınlarına ' çalışamıyorum,yazamıyorum 'dediği rivayet edilmektedir. okumalarımdan ve yazarın hayatından çıkarımıma göre ise yazar vicdan azabına yenik düşmüştür. Sovyetlerin ahı yüreğine oturmuştur. Kaçkın,deli fakat okumaktan kendimi alamadım. Hiç bir bölümün birbiri ile bağlantısı yok,hiç bir anlatı birbirini tutmuyor. Karışık bir olaylar örgüsü kurmuş lakin öyle bir okutuyor ki kitap kesinlikle zaman kaybı değil,böyle bir kaçkını bu anlatımı ve dilinden ötürü okurlara öneririm.

Keyifli okumalar

Sağlıcakla ve dostlukla kalın

Gürbüz Deniz
422 syf.
·Puan vermedi
İçten Dışa...
'İyi insan olmanın-olabilmenin' temeli olarak gösterilen “karakter etiği” kavramı –dürüstlük, tevâzû sâhibi olmak, bağlılık, ölçülülük, cesaret, sabır, çalışkanlık, samîmiyet, vefâ vs.- zamanla yerini “sâdece görünüşü kurtarmaya” bıraktı. Çoğu kişisel gelişim kitapları da bu sürece maalesef olumsuz anlamda çok büyük katkıda bulundu. İnsanlar karakter etiğine uygun davranıp pozitif anlamda olumlu iyi insanlar olmak yerine, 'mış gibi' yapıp 'insan olmak'tansa, 'insanmış' gibi davranmayı tercih ettiler! Bilinçli bir tercih diyemem, ama tamâmen bilinçsiz de değil. Bu tercihlerin insanlığı getireceği uçurumun farkında değildiler ama, iyi bir şeyler olmak için gereken samimi çaba ve gayreti de göstermiyorlardı...

Neden ortada o kadar laf uçuşuyor, insanların kendilerini ifade ettiği kadar güzelse, iyiyse, erdemliyse herkes, bu üzüntüler niye var hâlâ o zaman?.. Samimiyetsizlik, toplumu saran bir kangren gibi...

Böylece başarı daha çok, kişiliğin toplumdaki imajın, tavır ve davranışların, insanlar arası etkileşim sürecini kolaylaştıran beceri ve tekniklerin sonucunda elde edilir oldu.

Samîmiyetin olmadığı, görüntü olarak doğru insanmış gibi görülen ama aslında doğru insan olmaktan çok uzak insan yığınları... Toplumdaki yılgınlığın, rûhlarımızın tükenişinin-bezginliğinin ana nedeni gibi...

Yazarın biyografisi

Adı:
Osman Deniztekin
Tam adı:
Osman Ç. Deniztekin, Osman Çetin Deniztekin
Unvan:
Çevirmen

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 1.531 okur okudu.
  • 312 okur okuyor.
  • 2.554 okur okuyacak.
  • 154 okur yarım bıraktı.