Osman Nuri Küçük

Osman Nuri Küçük

YazarÇevirmen
9.2/10
19 Kişi
·
66
Okunma
·
12
Beğeni
·
801
Gösterim
Adı:
Osman Nuri Küçük
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Erzurum, 1976
1976 yılında Erzurum'da doğdu. 1998 yılında Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden mezun oldu. Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde yüksek lisansını tamamladı. (2001) MEB bursu ile sahasıyla ilgili araştırmalarda bulunmak üzere yılında Mısır'da bulundu (2004). Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tasavvuf Anabilim Dalı'nda “Mevlânâ'da Benlik Dönüşümü: Sülûk” adlı Doktora tezini hazırladı (2007). 2011 yılında doçent olan Küçük halen Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesindeki görevini sürdürmektedir. KÜÇÜK, evli ve iki çocuk babasıdır.
Insanın, başkalarını ötekileştiren bir anlayışla kınayıp eleştirmesi, o kişinin bilinçaltında o şeyi yapmama hususunda bir yönüyle kendinden emin olduğunu, dışarıya gösterme gayretini barındırmaktadır. Hâlbuki imtihân sürecinde olan hiç kimse, kendinden emin olmamalıdır. Ayrıca emin olduğu yerden gelen beklenmedik hamlelerin, kendisi için daha yıkıcı olacağını sâlik bilmelidir. Bir hata veya kötülük yapanların, o kötülüğü işlemelerinde karşı karşıya kaldıkları hatalarını doğuran arka plan bilinmediğinden; sâlikin, sadece gördüğü ve bildiği yüzeysel boyutuyla olayı eleştirmesi dogru değildir.

Aynı şartlarla kendisinin yüzleşmesi durumunda, nasıl bir tepki göstereceğini kendisinin de bilmemesi yanında, yaptığı bu eleştirinin kendi hayatına yönelik pratik bir faydası da bulunmamaktadır. Çünkü kendindeki tepkiyi doğuracak etki, henüz vuku bulmamıştır. O kişi, kendinde de var olan ancak henüz ortaya çıkmasını gerektirecek zemini bulamadığı için, meydana çıkmamış şeyden habersiz başkasını kınamaktadır.
PÎR-İ MUHABBET HZ. MEVLÂNÂ'YA İTHAF.

Esrar Dede'nin, Şeyh Galib'in... aziz hatırası önünde eğiliyorum. Şuarâ-yı Mevleviye'nin affına sığınarak karaladığım birkaç beyit ile başlamak isterim.

Ey bahr-ı bîpâyanın meltemini hissettiren Yüce Sultan! Kelimelerimizdeki bentleri kıran mana eri,
Teşbihleri kafiye incisiyle dizen söz cengâveri,
Söz meclisini türlü lezzetle donatan kerem sahibi.

Şeriatın hüsn nikâbın açan hakikat mahremi,
Sığ zihinlerin daralttığı Muhammedi yolun muhyiddini,
Duygu sarrafı! Gönül dikenlerinin ilâhî hekimi,
Velâyet mişkâtının uyanan kandili,
Dest-gîri âşıkansın, vâris-i nebi.

Gönlümüzdeki gizli putlara neşter atan ibrahim,
Her kuşla konuşan Süleyman dilli,
Mizmar-ı Hakk'a mazhar Davudî Veli,
Neyin, rebabın, kudümün lahûtî sesi...

Allah'ın kelimesini üfleyen İsevî nefes,
Kelimullahın aklını konuşturan Musevî Celâl...
Muhammed'in muhabbet tohumunun aşk meyvesi,
Habibullah'ın ve yolunun toprağı Müslüman Veli.

Muhammedi hatem sahibisin,
tut mührünü gönlümüze karanlık girmesin.
At oklarını; avla gönlün serkeş hüthütlerini, ötmesin.
Doğru bir anlayışın hasretinden ölen engin idrak,
idrâkinin nuru ile İlâhî! Gönlümüzü aydınlat!

14 Mart 2016 Pazartesi Osman Nuri Küçük
Osman Nuri Küçük
Sayfa 13 - NEFES YAYINLARI ☪ 1. BaskI: Nisan 2016
“Akıl sözü kadar üzerinde çok durulan, kendisine istinat edilen, ondan kuvvet alınan, ona nispet edilen, her şeyin onunla ölçüldüğü ve değerlendirildiği bir başka söz veya kavram yoktur. Bu, aklın insanı diğer canlılardan ayıran, temyiz edici en büyük vasıf olmasından ileri gelmektedir.”
Rüya ve İdrâk
Uyuyan insanda idrak bulunmadığını, dolayısıyla rüyada görülenlerin hayâlden ibaret olduğunu söyleyen Mutezile bilginleri dışında İslâmî gelenekte ulemanın büyük çoğunluğuna göre rüya, insanın ruhu ile gördüğü ve aklı ile idrâk ettiği bir olaydır.İslâm filozofları rüyayı bir takım suretlerin mütehayyile kuvvesin-
den ortak duyuya (hiss-i müşterek) yansıması şeklinde izah eder. Rüyaların sebep
ve tabirini açıklamak üzere el-Kavl fî sebebi’l-menâmât adında bir risâle yazan İbn
Sina’ya (ö. 428/1037) göre rüya, nefsin muhayyile gücünün etkiye açık olma özel-
liği sayesinde gerçekleşmektedir. Güçlü bir konuma yükselmiş olan nefis, uykuda
rüya ile fizik ötesi âlemden bilgi alabilmektedir.
İbnü’l-Arabî, sûfî düşünce geleneğinin bu konudaki görüşlerini, İbn Sina gibi İslam filozoflarıyla aynı doğrultuda temellendirir. İnsan yaşamının uyku (nevm) ve uyanıklık (yakaza) şeklinde iki hal üzere devam ettiği malumdur. Her iki halde de Allah, insan için eşyayı idrâk edecek duyular yaratmıştır. İbnü’l-Arabî’ye göre; insanın uyanık iken idrâkine duyu (his), uykudaki idrâkine ise ortak duyu (hiss-i
müşterek) denilir. Uyanık iken meydana gelen idrâk (رؤية/rü’yet) ile gerçekleşir-
ken, uykuda gerçekleşene (رؤيا/ rüya) denilir.
Birinci ifadedeki rü’yet kelimesi genellikle görme için kullanılsa da aslında
kelimenin Arapçadaki kökü olan ￯رأ/ raa fiili görmeyi de içine alacak şekilde
anlama ve idrâk anlamını haiz bir kelimedir. Dolayısıyla kelimenin kök anlamı,
rüyanın bir tür görüş, idrâk ve anlayış ifade ettiğini destekler.
Gazalî (ö. 505/1111), levh-i mahfûz ile insan kalbini aralarında perde bulu-
nan karşılıklı iki aynaya benzeterek rüyayı izah eder. Aynaların arasındaki perde
kaldırıldığında birindeki görüntü diğerine yansır. Rüya olayı buna benzer. İnsan
uyuduğunda kalbin duyu organlarıyla ilgisi azaldığından levh-i mahfûzdaki bazı
bilgiler kalbe yansır. Hayâl gücü (mütehayyile) bu bilgileri sembollerle alarak ko-
rur, insan uyandığında hayâlindeki sembolleri hatırlar.
Hz. Ebu Bekr’in Hz. Aişe’nin şu rüyasına yaptığı yorumu buna örnek verebiliriz. Hz. Aişe’den nakledilir. “Rüyamda odama üç tane ayın düştüğünü gördüm. Rüyamı babam Ebu Bekr’e anlattım. Sükut etti, cevap vermedi. Resulullah (s.a) vefat edip de odama defnedilince babam Ebu Bekr, İşte rüyanda gördüğün üç aydan biri ve en hayırlısı!’ dedi.. Bilindiği gibi Hz. Peygamber’in (s.a) yanına daha sonra Ebu Bekr (r.a) ve Ömer (r.a) defnedilmiştir.
Osman Nuri Küçük
Sayfa 34 - Sayılar ve Rüyalar
186 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Mevlana gibi büyük bir deryayı, elinden geldiğince anlatmış Osman Nuri Küçük hoca. Zaten Hocam Tasavvuf ve özellikle de Hz Mevlana konusunda yayınladığı eserler ile akademik bir otorite olduğu gösteriyor.

Kitap, Hz Mevlana hayatı ve eserleri, Fihi Ma Fih ekseninde görüşleri ve seyri sülük hakkında bilgilerden oluşuyor.

Keyifli okumalar
186 syf.
·15 günde·Puan vermedi
Akademik bir kitap olduğunu kendisi girişte açık bir şekilde anlatıyor. Bu yüzden roman veya hikaye türünü seven okuyucular tarafindan pek sevilmeyebilir. Mevlananın fi ma fih kitabının etrafında toplanan konu, insanın daha ahlaklı,güzel,nefsine sahip çıksın tasavvuf yoluna ve sufilik için neler yapmasi gerektiğini anlatan araştırma odaklı bir kitaptır. Eğer bu konuda merakı olan kişiler varsa, okuyabilirler. Herkese iyi okumalar.
hatice
hatice Ne Varsa Sen'de Var - Hz. Mevlana'nın Sohbetleri'ni inceledi.
240 syf.
·32 günde·Beğendi·9/10 puan
Bu kıymetli eser i Şeb-i arûs haftasını takip eden sürede bitirmek tam bir tevafuk oldu ..Bu eseri üniversite yıllarımda okumuştum lâkin o vakit ders için şuan Mevlana yi tanımak isteyen bir birey olarak okumak zihnimi kalbimden ayırt edici ..Mevlâna 'nın yaşadığı sosyal çevre,eserleri ,kimlerle muhabbet kurduğu seyr-suluk yolunda nasıl bir metod izlediği,insanı ve dini terimleri tanımlaması esere konu olmuştur..Tasavvuf zihnen anlaşılamadığı gibi kalpte de yer bulması bir hayli yoldan geçmesine rağmen bu kitabın üslubu ve delil gösterilen ifadeler anlaşılmayı kolay kılmaktadır..Okurken değerli hocam karşımda ben de sıramdaymışım hissine kapıldım çoğu zaman ..Tasavvuf a yakinen anlaşılır bir yolculuk ve bu yolculuğu Mevlâna 'nin gözüyle zihinlere nakşetmek kitabın en haz verici noktasıydı..Emeğinize sağlık hocam ...
Ozittt
Ozittt Ne Varsa Sen'de Var - Hz. Mevlana'nın Sohbetleri'ni inceledi.
240 syf.
·25 günde·Beğendi·9/10 puan
Elbette hepimiz Mevlânâ’ yı biliyoruz.Peki izlediği yolu, özgün fikirlerini, tasavvufa adadığı hayatını kaç kişi biliyor. Bende bilmiyordum açıkçası.Rastgele almıştım ancak okumaya başladığımda dedim ki neler kaçırmışım .Tasavvuf konusu gayet açık, akıcı bir dille toparlanmış. Yanı sıra Mevlana kimdir, fikirleri nasıl bir ortamda filizlendi, farklı bakış açıları hepsi başlıklar altında sunulmuş. Ciddi emek harcandığı çok belli kitap için. Yazar geniş araştırmalarla birlikte Mevlânâ’ nın Fîhi Mâ Fîh ‘ ini analizlemiş. Göz atmanızda fayda var biraz alakalıysanız gözde kitabınız olabilir.
137 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Bilinçaltı konularıyla ilgilenmeye başladıktan sonra rüyalar ve sayılara olan merağım da arttı. İbnü’ı Arabî’nin bahsettiğim konular ile ilgili derlemesi olan kitabı aldım. Merağım ikiye katlandı diyebilirim. O kadar özel ve derin konular ki, bilmek başka bir bilgiyi öğrenmeye itiyor insanı.

Rüyalar, eski zamanlardan beri merak edilen araştırılma konusu. Rüya tabiriyle ilgili metinler M.Ö. 5000’li yıllarda Asurlular tarafından yazılmış. Erich Fromm, rüyaların masal ve mitoslar gibi semboller dili olduğunu fakat unutulan bir dil olduğunu belirtmiş.

Hadise göre üç tür rüya varmış. Salih, nefsani, şeytani rüyalar. Psikanalizde Freud ve C.Jung kişilerin bilinçaltı rüyalarıyla ilgili değerlendirmeleri mevcut. Günümüzde de rüya analistçileri var. Rüyaları yazmayı tavsiye ediyorlar. Görülen semboller, simgeler yaşamınızda gelişen olaylarla size birşeyler anlatır, zaman zaman benzer ya da aynı rüyaları görürsünüz derler. Bence rüyalar hâlâ sırrını koruyor. Oldukça gizemli.

Grigori Grabovoi’nin sayılarla kurduğu bilinçaltı tekniği ilgimi çekiyor. Kitapta İbnü’l Arabi’nin 1-2-3 sayıları hakkında görüşleri bulunuyor.

“Allah’ın alemle ilişkisi, 1’in sayılarla ilişkisine benzemektedir.” (s.87)

Evrende her şey 1’le başlıyor. Her şeyde düalite(ikilik) mevcut. Bir’in ikilikte oluşturduğu üçü açığa çıkarıyor. Buna da insan üzerinden verilen en güzel örnek baba-anne-çocuk.

“İnsanın bütün maddi deneyimleri üçlü uzam ve zaman koordinatları içinde yer almaktadır. Uzamdaki üçlü yapı(uzunluk,yükseklik,genişlik) iken, zaman(geçmiş,şimdi,gelecek) şeklinde algılanır. Kezâ madde(katı,sıvı,gaz) olmak üzere üç halde bulunur.” (s.120)

“Erkekten(Âdem,vâhid) kendi zıttı ve zevci olan kadın(Havvâ,iki), ondan da onlar gibi olan çocuk(üç) vücûda gelir. Sayıların sonsuza uzanması gibi insan ırkı da böylelikle sonsuza kadar uzatılabilir.” (s.127)

Bilinçaltıyla alakalı istediğim cevapları alamasam da kitaptaki bilgiler farklı bakış açıları kazandırdı. Sayılarla ilgili bölüm mest etti. Yaratılışımızdaki mucizeye, kâinattaki muhteşem matematiğe, bu harika düzene, Var Olan Her Şey’in Yaratıcısına, Rabbimize şükrümü kat ve kat arttırdı. Merak eden herkese tavsiye ediyorum. Sevgiyle.

Yazarın biyografisi

Adı:
Osman Nuri Küçük
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Erzurum, 1976
1976 yılında Erzurum'da doğdu. 1998 yılında Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden mezun oldu. Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde yüksek lisansını tamamladı. (2001) MEB bursu ile sahasıyla ilgili araştırmalarda bulunmak üzere yılında Mısır'da bulundu (2004). Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tasavvuf Anabilim Dalı'nda “Mevlânâ'da Benlik Dönüşümü: Sülûk” adlı Doktora tezini hazırladı (2007). 2011 yılında doçent olan Küçük halen Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesindeki görevini sürdürmektedir. KÜÇÜK, evli ve iki çocuk babasıdır.

Yazar istatistikleri

  • 12 okur beğendi.
  • 66 okur okudu.
  • 13 okur okuyor.
  • 75 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.