Ozan Karabulak

Ozan Karabulak

Yazar
10.0/10
6 Kişi
·
19
Okunma
·
2
Beğeni
·
144
Gösterim
Adı:
Ozan Karabulak
Unvan:
Türk Yazar
Atsız, ülkülerin bir “milletin manevi gıdası” olduğuna inanıyordu. Ülküsü olmayan milletler ya silik kalmaya mahkum olur veya yok olurdu. Ülküler uğruna ölünmeliydi. Milletler de ölebildikleri kadar yaşamak hakkına sahip oldukları için ölümü göze alamayan milletler içten içe çürümüş milletlerdi.
Türkçülüğün, Gökalp’tan sonra en önemli ideologlarından biri
olan Atsız’ın en sarih tanımı ise şöyleydi: “Türkçülük, büyük Türkelinde Türk uruğunun kayıtsız-şartsız hakimiyeti ve istiklali ile Türklüğün her yönden bütün milletlerden ileri ve üstün olması ülküsüdür.”
Atsız’a göreyse masonluk, “Türkçülük düşmanı bir teşekküldü”, bu yüzden Türkçüler ona düşmandı. Siyonizm ise “insanlık düşmanı bir fikir”di. Türkçüler, Siyonistlerin Filistin’de Türk ordusunu arkadan vurduğunu unutmamalı ve bunlara karşı her zaman uyanık bulunmalıydı.
Türkeş’in Atsız’la tanışması 1930’lu yılların ortalarına rastlamaktaydı. İlerleyen yıllarda da devam edecek olan bu birliktelik, 1944 yılında Atsız’ın evinde yapılan aramalarda Türkeş’ten gelen mektupların bulunması sebebiyle Türkeş’in de
hapse girmesine yol açacaktı. Tahliyelerin ardından Türkeş, Atsız’ın Orkun (1950-1952) dergisinde “Kazganoğlu” imzasıyla yazılar kaleme aldı. İkilinin tanışmalarında başlayan ilişkileri arkadaşlık, dostluk ve tabii ülküdaşlık çerçevesinde uzun yıllar devam etti. Atsız, Türkeş’e yazdığı mektuplarında “Aziz Kardeşim Alparslan” diye hitap ediyor, Türkeş ise Atsız’dan kızlarına isim babalığı yapmasını rica ediyordu. 1960 İhtilali ise, tam anlamıyla bir dönüm noktası olacaktı. İhtilali gerçekleştiren subaylar
arasında Türkeş’in de bulunuyor olması birçok Türkçü’yü heyecanlandırmıştı. Öyle ki Atsız, Türkeş için “artık bayraktar o” diyecekti. Gerçekten de ilerleyen yıllar Atsız’ı haklı çıkardı. Türkeş, İhtilal’den sonra Türkiye’den ayrılmak zorunda kalacak, döndüğünde ise Türkçülüğün tarihinde yeni seyir başlayacaktı.
Atsız, “Türk Milletine Çağırı” adlı makalesinde milli şuur, din, rejim, Turancılık, Türk Dili, askerlik, sosyal adalet, hukuk gibi konularda bütün Türkçüleri “kucaklayan” ve bütün Türkçülerin “asgari müşterek”te buluşabilecekleri bir yapı kurmuş ve makalesinin sonunda, daha sonra Alparslan Türkeş tarafından “9 Işık Doktrini” olarak benimsenecek dokuz ana ilke belirlemişti:
1- Türkçüyüz
2- Arınmış Türkçeciyiz
3- Yasacıyız
4- Toplumcuyuz
5- Millî gelenekçiyiz
6- Demokrasiye taraftarız
7- Ahlâkçıyız
8- Bilimciyiz
9- Teknikçiyiz
"Orhun'dan gelen sesin kozmopolit ve marazi değil "erkek" ve "milliyetçi" bir ses olduğuna inanıyordu. Ayrıca Orhun yolcuları "iyi insanlar" değil "iyi Türkler" istiyorlardı."
Yücel’in yazısından bir ay sonra ise Hasan Bağcı’nın cevabı geldi. Bağcı’nın cevabı derginin üç sayısına yayılmıştı. Birinci bölümde dolaylı yoldan Atsız’a sıfatlar takılmıştı. “küfür yobazı”, “fikir hokkabazı”, “kalemşör”, “yarım
münevver” vs. Bölümün sonunda Bağcı, Atsız’ın yazısının birçok hatayla dolu olduğunu ve bunların hepsini düzeltmenin “bir ortaokul talebesinin kompozisyonunu düzeltmeye benzeyeceğini” söylüyordu. İkinci bölümde Atsız’ın verdiği örnekler inceleniyordu. Atsız, eskiden Türk toplumunda taassubun olmadığını; Fatih’in kendi
resmini yaptırdığını, II. Murat’ın şarap içtiğini ve buna karşın hiç kimsenin onların Müslümanlığını sorgulamadığını, zira onların şarap içmesiyle dine zarar gelmediğini ve Müslümanlığın kuvvetinin eksilmediğini söylemişti.Hasan Bağcı ise, Allah’ın yasakladığı fiilleri gerçekleştiren ister Fatih, ister II. Murat olsun, “ilâhî emirlere karşı suç işleyen bir mahkûm sıfatiyle” ilâhî mahkemede yargılanacaklarını söylüyordu. Fakat bu suçlar onları “kâfir” değil “fâsık” durumuna düşürürdü. Bu da onların “kâmil birer mümin” olmalarına engeldi...
Millet ve vatan haini olmak için mutlaka askeri sırlar çalarak para ile düşmana satmak icab etmez. Kendi milletinin düşmanlarına hayranlık beslemek, onların davasını gütmek, kendi kültür ve mazisini inkar etmek de hainliktir. İslam Birliği ve kardeşliği kuruntudur. Dinin baş unsur olduğu çağlarda bile gerçekleşmemişti. Bundan sonra, araya bu kadar ihanet ve
düşmanlık girdikten sonra asla gerçekleşmiyecektir. Gerçekleşecek olan birlik İslâm birliği değil, Adalar Denizinden Altayların ötesine kadar Türk Birliği olacaktır
766 syf.
·9 günde
Bir yüksek lisans tezinin içerik olarak çok ötesinde bir muhtevâya sâhip bu kitapta Atsız'ın sâhibi veyâ başyazarı olduğu Atsız Mecmûa, Orhun, Orkun ve Ötüken dergilerinde işlenen ana konular, tartışmalar gerek Atsız gerekse dergideki diğer Türkçülerin bakış açısıyla bütüncül bir şekilde anlatılmıştır.
Bu sayede hem Atsız merkezli hem de genel olarak Türkçülüğün bahsedilen konulara yaklaşımı ve dönemsel farklılaşmalarını bir arada görebilmek mümkün. Çalışmanın özü de aslında tam olarak burada yatıyor.
Bunun yanında adı geçen dergilerdeki yazılar ile yazarların fihristi ve aynı zamanda doğum, ölüm ve düğün, dergi tanıtımı gibi ilânlar da tek tek çıkarılmış.
Bu çalışma, bize göre, ortaya koyduğu yorum ve yeni bakış açılarıyla son yıllarda Atsız ve Türkçülük konulu çalışmalarda bir sıçrama tahtasını teşkil etmiştir.
Türkçülükle alâkalı akademik nitelikteki çalışmalarla çıtanın daha da yükseleceğine şüphemiz yoktur.
Herkese bu eseri şiddetle tavsiye ediyorum.
766 syf.
Ozan Karabulak müthiş bir iş çıkarmış doğrusu. Bugüne kadar okuduğum bölük pörçük metottan yoksun Atsız biyografilerinden sonra böylesi titiz bir çalışma ilaç oldu hepimize.
Editör Göktürk Ömer Çakır'ı da ayrıca tebrik etmek isterim fakat bu titiz çalışmada görsellik eksik kalmış. Uzun uzun dipnotlarda bir meseleyi enine boyuna anlatmak güzel mesela dikkatimi çeken hususlardan biri Atsızın uydurma diye tabir ettiği 16 Türk devletini sembolize ettiği Orhun kapağından bahsedilmekte ama bu dipnotla beraber kapağın da bir fotoğrafı sunulmuş olsaydı bu titiz eser katbekat güzelleşirdi.
Ozan Beyi özverisinden dolayı kutlarken Ötüken neşriyata tesekkurlerimi sunmayı bir çok biliyorum.
Ozan Bey bu incelemeyi okuyorsa bilmesini isterim ki bu güzide eseri kendisine imzalattırak kitaplığımın en güzel yerinde muhafaza etmek isterim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ozan Karabulak
Unvan:
Türk Yazar

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 19 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 36 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.