Ozan Kırıcı

Ozan Kırıcı

Yazar
7.6/10
5 Kişi
·
6
Okunma
·
2
Beğeni
·
19
Gösterim
Karanlık, aydınlık; doğum, ölüm ve tüm bunların yanında "kalım". Hayat, bir "kalım"dı; yaşam değildi. Yaşam, belki de bir yerlerde, mutlu insanların diyarında akıyordu. Burada değil. Boşuna bu hayat için ölüm-kalım savaşı demiyorlardı...
Yenildik, bunu kabul edelim. Var oluşumuz, düşünce yapımız; onlara karşıt gelen hangi düşüncemiz varsa, her alanda yenildiğimizi kabullenelim. Umut bu topraklardan çekip gideli çok oldu.
İlk başta ölümle göz göze geliyor insan ve o an anlıyor hayatının aslında ne kadar kıymetli olduğunu. Sonrası iplik söküğü gibi geliyor, ya iyileşiyorsun ya da ölümü kabullenip ona kucak açıyorsun.
Ozan Kırıcı
Sayfa 100 - Daire No: 7 Zeynep
Hiçbir insanın dünyaya gelme amacı olduğuna inanmıyorum. Amaç, bizim zamanı algılayışımızdaki bir yanılgı.
Ozan Kırıcı
Sayfa 14 - Daire No: 4 Oylum
Yenildik, bunu kabul edelim. Var oluşumuz, düşünce yapımız; onlara karşıt gelen hangi düşüncemiz varsa, her alanda yenildiğimizi kabullenelim. Umut bu topraklardan çekip gideli çok oldu. Üstelememizin ve “Zafer yakındır,” demenin hiçbir anlamı yok.
Ozan Kırıcı
Sayfa 72 - Daire No:3 Murat
Hepimiz, hayat denilen bataklıkta boğulmaya mahkumduk ve gerçek güzellik bu topraklardan yıllar önce çekip gitmişti.
Ozan Kırıcı
Sayfa 134 - Daire No: 7 Zeynep
Hayatta her gün çiçekler açmıyor; her mevsim kendi bilincindeki çiçeği koşullar uygun olduğunda karşımıza çıkarıyor ve bize onu ancak dalında ve var olduğu anda kıymetini bilerek sevmek düşüyor.
Hayatta her gün çiçekler açmıyor; her mevsim kendi bilincindeki çiçeği koşullar uygun olduğunda karşımıza çıkarıyor ve bize onu ancak dalında ve var olduğu anda kıymetini bilerek sevmek düşüyor.
Ozan Kırıcı
Sayfa 71 - Daire No: 7 Zeynep
"Gerçek dünya nedir ki? Tek başına kendi dünyasını tasarlamaktan korkan insanın, başkalarının gerçeğini sorup güven aldıktan sonra onayladığı ve oynamayı sürdürdüğü bir simülasyon sadece."
Evrende aslında iyi veya kötü diye bir şey yok; ikililik, zaman-boyutlar arası bir yanılsamadan ibaret. Birbirleriyle çatışan ve zıt gibi görülen kutuplar aslında üç yüz altmış derecelik bir dairenin aynı noktasında karşılaşmış iki parçacık yalnızca. Evren, kendi kuyruğunu yiyen yılan Orobus’a benziyor şekil olarak.
Ozan Kırıcı
Sayfa 23 - Daire No: 5 Arel
240 syf.
·8 günde·7/10 puan
Bir apartman düşünün. Her bir dairede ayrı bir hikaye barındıran. Karakterler içimizden, yaşanılan olaylar toplumsal mesajlarla dolu. Öyle böyle değil acayip beyin yakan bir apartman, Akl-ı Selim Apartmanı'nın hikayesi. Peki kimler bu apartmanın sakinleri : Anne ve babasıyla birlikte yaşayan, arada onları öldürmek hissiyle boğuşan toplum dayatmasına karşı çıkan Oylum. Yıllardır asla dairesinden çıkmayan, evine kargocu ve paketçilerden başka kimse gelmeyen, bir kimliğe bile ihtiyaç duymayan Murat. Erkek egomanyasının manyak bir şekilde vücut bulmuş hali, tehdit ve zorbalıkla bir kadının geleceğini ele geçirme hakkını kendinde bulan Yunus. Alzheimer hastalığına yakalanıp iki çocuğunun ortasında kalan, nerede yaşayacağına, kimin bakacağına bir türlü karar verilemeyen Güliz. Yeni evli bir çift Alkan ve Nazan. İntihar etmek için bir günlük daireyi bu apartmanda bulan Saykut. Benim bir türlü kişiliğine ve karakterine akıl sır erdiremediğim apartmanın ruhunu hisseden Arel. Anne ve babasının tartışmaları arasında kalmış, yatağının altındaki hayaletle dost olan İlkay. Ve sekiz numaralı dairede ruhunun yaşadığına inanılan apartmanın sahibi Selim.
.
Önce tek tek karakterleri tanıdım. Sonra kitap öyle yerlere gitti ki işin içinden çıkamaz hale geldim ve dedim ki acaba bu kitap nasıl bitecek. Paranormal olaylar ve gerilim had safhada sürdü son sayfalarda. Ve ben kitabın kapağını kapattığımda şimdi ne okudum dedim. Farklı bir hikaye, alışılmamış bir kurgu. İnsan oturduğu evin borularından gelen sesleri ve duvarları dinlerken buluyor kendini Klasik hikayelerin dışına çıkmak isteyen herkese tavsiyemdir

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 6 okur okudu.
  • 1 okur yarım bıraktı.