Özlem N. Yılmaz

Özlem N. Yılmaz

Yazar
8.0/10
22 Kişi
·
32
Okunma
·
1
Beğeni
·
417
Gösterim
Adı:
Özlem N. Yılmaz
Tam adı:
Özlem Narin Yılmaz
Unvan:
Yazar
Doğum:
1978
1978 doğumlu. 2000 yılında Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliğinden mezun oldu. Yazmaya üniversite yıllarında başladı. Kayıp Yalnızlık Ormanı adlı ilk öykü kitabı Eylül 2006 da, Kızböceği adlı ikinci öykü kitabı Şubat 2008 de Everest yayınları tarafından, Karmeleği adlı öykü kitabı Eylül 2010 da Cangençlik Yayınları tarafından yayımlandı. Bazı öyküleri ve yazıları Mahsus Mahal, Kitaplık, Notos Öykü, Hece Öykü, Eşik Cini, Lacivert dergilerinde ve Radikal Kitap Eki'nde yayımlandı. Yazınsal çalışmalarını sürdüren yazar, Aytekin Yılmaz’la evli. Halen İstanbul’da öğretmenlik yapıyor.
"Haklısın, dünya koca bir savaş meydanı gibi, her gün bir yer patlayıp dağılıyor; insanlar koca yerküreye sığamıyorken, bizim de sayfalara sığınmaktan başka bir şey gelmiyor elimizden"
Özlem N. Yılmaz
Sayfa 69 - Ayrıntı Yayınları 1. Baskı
“İnsanın hayatındaki bazı önemli gelişmeler hiç beklenmedik zamanlarda gerçekleşiveriyor.”
“İnsan vahşileştiğinde içinde sakladığı tüm açlığı ortaya çıkılıyordu. O açlık, yemekle doyurulamayacak kadar korkunçtu çocuğum.”
“Her zaman ki gibi yapabildiğim en iyi şey kendimi unutturmaktı. Kaybolmaktı, varken yok olmaktı.”
Özlem Narin Yılmaz bu kitabında da zamanlarla oynayarak bizleri hem günümüzde hem de 1900'lerin başlarında gezdirmiş. Babaannesi ve büyükbabası ile bir konakta yaşayan edebiyat öğrencisi Hayal'in edebiyat dünyasına hikayeleri ile hırslı bir şekilde girmek isteyişi, kendi yalnız dünyasında kurduğu düşleri ete kemiğe bürüyerek büyütüp geliştirmesi, annesi tarafından terk edilişi... Buna paralel olarak dedesinin annesinin geçmişteki hikayesini yine büyükannenin bıraktığı bir sadık dolusu günlükleri babasına temize çekerken öğrenmemiz. E aşksız kitap olmaz =) Soluksuz okuyacağınız ve sizi yormayacak üslupta yazılmış yine beğendiğim bir roman oldu. Ayrıca yazarın ilk romanıdır bu.
İmkânsız bir aşk anatomisinin yaşanmışlıklardan hatıratlara yansıyan halini okuyoruz eserden.Yalın bir dil ve anlaşılır bir anlatım kullanılmış. "Aşk kavuşulamadığında aşkmış, kavuşulduğunda olan; aşk değil."
Kitabın giriş bölümü heyecanlıydı, güzel bir gelişme bekledim fakat hüsrana uğradım. Bir derinlik yoktu, herşey havada kaldı, beklentilerimi karşılamadı. Sonuna doğru belki birşeyler olur, toparlanır hikaye, kafamdaki soru işaretleri cevaplanır diye düşündüm fakat üzüntü ve muz kabuğu...
Okurum belki diye yanımda dolaştırdığım kitaba biraz bakmak için elime aldığımda bir anda bittiğini fark ettim. İçindeki aşk ve bununla geçen bir ömür beni kendisine bağladı. Günümüzde eski bir apartmanda oturan bir yazar, apartmanın sahibi ünlü modacı Ruhi Sezer ile tanışır ve yazar kendisinden ölmeden önce hayatını romana aktarmasını ister. Yazarımıza verdiği kendi yazdığı defterleri roman haline getirmeden önce yazarla birlikte bu defterleri okuruz. 1950'li yıllarda Beyoğlu'nda şapkacılık yapan Madam Marin sayesinde hayatı değişen çırak Ruhi, 2 yıl kaldığı Roma'da aldığı moda eğitimi sırasında Coco Chanel ile tanışır ve bence bu kitabın en heyecanlı yeriydi. Kitabı okurken ara ara açıp konu dönemin modasına özellikle daha önce pek de dikkat etmediğim şapkalarına bakmaktan kendimi alamadım. Malum modanın en şaha kalktığı dönem bu şekilde daha evvel karşıma pek çıkmadı örneğin. Bu arada Ruhi çıraklık döneminde aşık olduğu sosyete güzeli Ruhan'a duyduğu sevgi ile ömrünü tüketen modacının hikayesini bitirmiş oluyoruz. Kitap su gibi akıp gidiyor, çok ilginç bir konusu yok fakat sizi içine çekerek yaşatıyor içinde. Dalmış olayları yaşarken kitabın kahramanı yazar hanımın gerçek yazar Özlem Hanım ile karşılaşması ise beni gerçekten üzdü. Neden kendisini de olaya dahil ettiği konusunda hiç bir fikrim yok keşke bunu yapmasaydı...
Yazarla tanışma kitabimdi,kendisinin de ikinci romanıymış. Kitap, Alin Akyuz'un
Ruhi SEZER adli ev sahibiyle de tanıştığı bir sergi ile başlıyor. Ruhi Bey 80 yaşlarında, ünlü bi şapka markasi da olan bir modacı. Bu tanisikliktan sonra Ruhi Bey, hakkında araştırma yaptığı Alin Hanım'dan tuttugu anı defterinden onun hayatını anlatan bi roman yazmasını ister. Ancak Alin Hanım ilk başta cekimserdir. Ruhi beyin ısrarıyla defteri okur ve Ruhi beyin zaman zaman buhranlı, melankolik, bir kadına duyduğu sonsuz aşkın ve karşılık bulamamanın izdirabiyla nasil bas ettiğini ve pes etmediğini görüp etkilenir. Ruhi beyin anıları bir adamın hic karşılık beklemeden bir kadının nasil sevilecegini göstermesi acısından da son derece yoğun duygular barındırıyordu. Anılarda 1950li yıllara uzanırken yazar 6-7 Eylül olaylarına da değinmeyi ihmal etmemiş. Kitabın sonu biraz daha net olabilirdi sanirim yazar okuyucusunun hayal gücüne bırakmış tahminleri

Yazarın biyografisi

Adı:
Özlem N. Yılmaz
Tam adı:
Özlem Narin Yılmaz
Unvan:
Yazar
Doğum:
1978
1978 doğumlu. 2000 yılında Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliğinden mezun oldu. Yazmaya üniversite yıllarında başladı. Kayıp Yalnızlık Ormanı adlı ilk öykü kitabı Eylül 2006 da, Kızböceği adlı ikinci öykü kitabı Şubat 2008 de Everest yayınları tarafından, Karmeleği adlı öykü kitabı Eylül 2010 da Cangençlik Yayınları tarafından yayımlandı. Bazı öyküleri ve yazıları Mahsus Mahal, Kitaplık, Notos Öykü, Hece Öykü, Eşik Cini, Lacivert dergilerinde ve Radikal Kitap Eki'nde yayımlandı. Yazınsal çalışmalarını sürdüren yazar, Aytekin Yılmaz’la evli. Halen İstanbul’da öğretmenlik yapıyor.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 32 okur okudu.
  • 19 okur okuyacak.