Palmiro Togliatti

Palmiro Togliatti

Yazar
9.0/10
1 Kişi
·
4
Okunma
·
2
Beğeni
·
111
Gösterim
Adı:
Palmiro Togliatti
Doğum:
26 Mart 1893
Ölüm:
21 Ağustos 1964
Palmiro Togliatti (26 Mart 1893 - 21 Ağustos 1964), İtalyan siyaset adamı ve komünist önder. Yaklaşık 40 yıl yöneticiliğini yaptığı İtalyan Komünist Partisi'ni (PCI) Batı Avrupa'nın en büyük komünist partisi durumuna getirmiştir.

Orta sınıftan bir ailenin oğluydu. Torino Üniversitesi'nde hukuk öğrenimi gördü. I. Dünya Savaşı'na subay olarak katıldı, çarpışmalar sırasında yaralandı. Daha sonra Torino'da öğretmenlik yaptı. 1919'da sol eğilimli L'Ordine nuovo dergisini çıkaranlar arasında yer aldı; 1921'de Sosyalist Parti'den ayrılan komünist kanat bu derginin çevresinde toplandı. Togliatti 1922'de Il Comunista 'nın yayın yönetmenliğini üstlendi. Nisan 1924'te Komünist Parti Merkez Komitesi üyesi oldu. 1926'da III. Enternasyonal (Komintern) toplantısına katılmak üzere Moskova'da bulunduğu sırada, Mussolini İtalyan Komünist Partisi'ni (PCI) yasakladı ve Togliatti dışında partinin bütün yöneticilerini tutuklattı. Siyasal çalışmalarını sürgünde sürdüren Togliatti 1926'da Lyon'da, 1931'de de Köln'de partisinin toplantılarını düzenledi. 1935'te Ercoli adıyla Komintern sekreterliğinin üyeliğine getirildi. II. Dünya Savaşı sırasında İtalya'ya yönelik radyo konuşmaları yaparak faşist yönetimi destekleyen kitleleri direniş hareketine katılmaya çağırdı. İtalya'ya dönüşünün ardından, Nisan 1944'te Mareşal Pietro Badoglio'nun hükümetinde devlet bakanı, 1945'te Alcide de Gasperi'nin hükümetinde de başbakan yardımcısı olarak görev yaptı. 1948 seçimlerinde öteki sol gruplarla işbirliği çizgisini sürdürerek partisinin 135 milletvekilliği kazanmasını sağladı. 14 Temmuz 1948'de genç bir faşist eylemcinin saldırısına uğrayarak ağır biçimde yaralandı; bunun üzerine işçiler İtalya'nın her yanında grevler düzenleyerek olayı protesto ettiler.

Togliatti devrime ulaşmada şiddet yöntemi yerine, İtalya'ya özgü, barışçıl bir yol geliştirmeye çalıştı. Uluslararası komünist hareketin tek merkezden yönetilmesini öngören Stalinist görüşe karşı çıkarak, demokratik yönelimli ulusal bir hareketin oluşturulmasını savundu. Ateist propagandaya karşı çıktı ve Katoliklere işbirliği çağrısında bulundu. Ölümünden sonra, geliştirmiş olduğu görüşler siyasal bir platform biçiminde yayımlandı; bu görüşlerile sosyalist ülkelerdeki demokratikleştirme sürecine katkıda bulundu.1964'te SSCB'deki Stavropol kentine onun anısına Tolyatti adı verildi.
ltalya'da, faşizmin iktidarı ele geçirdiği günlerden
yavaş yavaş uzaklaşıp içinde bulunduğumuz döneme
yaklaştığımızda, yığınların hoşnutsuzluğunun faşist örgütlerin
içindeki iç savaşımları şiddetlendirdiğini görürüz.
Başkaldırma olayları gittikçe artmaktadır; bunlar eskisinden
farklı olarak, yığınların faşist örgütlere karşı ve
güncel istekler için belirli sloganlar altında savaşım biçimini
almaktadır.
İtalyan komünist Palmiro Togliatti'nin 1935 yılı, Moskova Lenin Okulunda verdiği ders, Komünist Enternasyonal'in 13. Genişletilmiş Yürütme Kurulu toplantısında yapılan faşizm tanımı ile başlıyor: "Faşizm, finans kapitalin en gerici, en şoven, en emparyalist öğelerinin teröre dayalı açık diktatörlüğüdür. Pekiyi bu sözü edilen zümre kimdir? Birinci cihan harbi hitamında kenara itilmiş, küskün bir küçük burjuva var idi. İşte faşizmin çekirdeğini bunlar oluşturdu. Tıpkı Almanya'da savaş artıklarınca kurulmuş NSDAP gibi. Tabii o yıllarda moda öyle lakin faşizm, Dimitrov yoldaşın da ifade ettiği üzere her yerde farklı şekilde zuhur eder, bu farklı şekilde güç kazanan faşistlerin ortak ise yanları amele sınıfını baskı altına alıp küçük burjuvanın tahakkümü neticesi pis bir kapitalist sistemi meydana getirmektir. Bunun için de ekseriyetle milliyetçilik yahut daha enternasyonal bir çeşidi olan mezhepcilik, dindarlık gibi yollara tevessül ederler. Burada maksatları yığınları kontrol etmektir. Togliatti evvela bu tabloyu gözler önüne sermiş ve de İtalyan faşist hareketini titizlikle incelemiş. Faşist partiyi, sendikaları, askeri örgütleri, gençlik örgütlerini, kültürel toplulukları anlatırken, faşizmin temel maksadına dikkat çekmiş. Ve kapitalizmi aşmak gayesi güttüğünü iddia eden faşist hareketin açmazlarını bunalımlarını anlatmış lakin bu anlattıkları bana göre dersin can alıcı noktaları değil. Dersin can alıcı noktası Togliatti'nin faşizmle mücadelede gösterdiği ilginç yolda. Ona göre çözüm, faşist kitle örgütlerine öcü gibi bakmak yerine, komünistlerin bu örgütlere sızarak, bu örgütler içerisindeki hoşnutsuzları örgütleyerek faşistler aleyhine bir örgütlenme yaratmak. Zira Togliatti'ye göre, pek çok insan bu yığın örgütlerine mecburen katılmakta ve ciddi bir muhalefet oluşması halinde faşizm aleyhine dönebilecek potansiyelde.Bu hakikaten oldukça rasyonel bir mücadele tarzı lakin komünistlerden kendisine eleştiri gelmiş olacak ki, dersin bir kısmında alaycı bir şekilde şöyle diyor: "bizler inzivaya çekilebilir, bir ormana gidip orada komünizme tapınabilirdik" Togliatti'nin bu çıkışı oldukça güzel zira ezilen muhalefetlerin sıklıkla yaptıkları şey bir ormana gidip ideolojilerine tapınmaktır. O halde ne yapmalı? Komünistler, muhaliflerinin arasına sızmalı ve hoşnutsuz yığınları kendi safına çekerek mücadeleye kazandırmalı. Kitabı bitirip, bu güzel bilgiyi edindikten sonra biraz düşündüm. Bir solcu olarak kitaptan bir sonuç çıkarma dürtüsü ile şu kanaate vardım: başta Türkiye komünistleri olmak üzere tüm dünya komünistleri faşizme karşı omuz omuza durmalı, ve nerede bir faşist varsa onu faşizme karşı bacak omuza yapmalı idi. Bu çıkarımı yaptığım esnada acı hakikati hatırladım. Ne Türkiy'de ne de dünyada komünist falan kalmamıştı. Faşizm ise burjuva demokrasisi görüntüsü altına bürünerek, bütün işçi sınıfı üzerinde tahakkumunu kurmuş, işçi sınıfını inim inim inletmekteydi. Heyhat Faşistlerden hesap soracak yok mola derken aklıma o geldi.

Kim Jong Un yoktu
Faşistler çoktu
Kim Jon Un geldi
Faşistleri yendi

Neyse bu kadar saçmalık yeter, gerek kitabı okumam gerek bu incelemeyi yazmam her şey gibi oldukça saçma lakin insan hayatta bir şeylerle meşgul olmalı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Palmiro Togliatti
Doğum:
26 Mart 1893
Ölüm:
21 Ağustos 1964
Palmiro Togliatti (26 Mart 1893 - 21 Ağustos 1964), İtalyan siyaset adamı ve komünist önder. Yaklaşık 40 yıl yöneticiliğini yaptığı İtalyan Komünist Partisi'ni (PCI) Batı Avrupa'nın en büyük komünist partisi durumuna getirmiştir.

Orta sınıftan bir ailenin oğluydu. Torino Üniversitesi'nde hukuk öğrenimi gördü. I. Dünya Savaşı'na subay olarak katıldı, çarpışmalar sırasında yaralandı. Daha sonra Torino'da öğretmenlik yaptı. 1919'da sol eğilimli L'Ordine nuovo dergisini çıkaranlar arasında yer aldı; 1921'de Sosyalist Parti'den ayrılan komünist kanat bu derginin çevresinde toplandı. Togliatti 1922'de Il Comunista 'nın yayın yönetmenliğini üstlendi. Nisan 1924'te Komünist Parti Merkez Komitesi üyesi oldu. 1926'da III. Enternasyonal (Komintern) toplantısına katılmak üzere Moskova'da bulunduğu sırada, Mussolini İtalyan Komünist Partisi'ni (PCI) yasakladı ve Togliatti dışında partinin bütün yöneticilerini tutuklattı. Siyasal çalışmalarını sürgünde sürdüren Togliatti 1926'da Lyon'da, 1931'de de Köln'de partisinin toplantılarını düzenledi. 1935'te Ercoli adıyla Komintern sekreterliğinin üyeliğine getirildi. II. Dünya Savaşı sırasında İtalya'ya yönelik radyo konuşmaları yaparak faşist yönetimi destekleyen kitleleri direniş hareketine katılmaya çağırdı. İtalya'ya dönüşünün ardından, Nisan 1944'te Mareşal Pietro Badoglio'nun hükümetinde devlet bakanı, 1945'te Alcide de Gasperi'nin hükümetinde de başbakan yardımcısı olarak görev yaptı. 1948 seçimlerinde öteki sol gruplarla işbirliği çizgisini sürdürerek partisinin 135 milletvekilliği kazanmasını sağladı. 14 Temmuz 1948'de genç bir faşist eylemcinin saldırısına uğrayarak ağır biçimde yaralandı; bunun üzerine işçiler İtalya'nın her yanında grevler düzenleyerek olayı protesto ettiler.

Togliatti devrime ulaşmada şiddet yöntemi yerine, İtalya'ya özgü, barışçıl bir yol geliştirmeye çalıştı. Uluslararası komünist hareketin tek merkezden yönetilmesini öngören Stalinist görüşe karşı çıkarak, demokratik yönelimli ulusal bir hareketin oluşturulmasını savundu. Ateist propagandaya karşı çıktı ve Katoliklere işbirliği çağrısında bulundu. Ölümünden sonra, geliştirmiş olduğu görüşler siyasal bir platform biçiminde yayımlandı; bu görüşlerile sosyalist ülkelerdeki demokratikleştirme sürecine katkıda bulundu.1964'te SSCB'deki Stavropol kentine onun anısına Tolyatti adı verildi.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 4 okur okudu.
  • 2 okur okuyacak.