Giriş Yap

Panait Istrati

Yazar
7.8
2.248 Kişi
Unvan
Romen Yazar
Doğum
İbrail, Romanya, 10 Ağustos 1884
Ölüm
Bükreş, Romanya, 18 Nisan 1935
Yaşamı
Romanya'nın bir liman kenti olan İbrail'de doğan yazar, gençliğini, aralarında İstanbul'un da olduğu pek çok Osmanlı kentinde geçirdi. Babası Yunandır. Mısır'ı, Lübnan'ı, Suriye'yi gezdi. Bu dönemde, bulduğu bir sözlük sayesinde Fransızca öğrendi. 1921 yılında, Fransa'nın Nice kentine giderken, yalnızlığı dolayısıyla intihar girişiminde bulundu. O sırada üzerinde Romain Rolland'a yazılmış fakat henüz göndermemiş olduğu bir mektup bulunuyordu. İlk romanı Kira Kiralina (Yaşar Nabi Nayır tarafından Türkçeye çevrilmiştir) 1923 yılında Romain Rolland'ın yazdığı önsözüyle birlikte basılmıştır. Panait Istrati tüm eserlerini anadili olan Rumence değil, Fransızca olarak yazmıştır. Türkçeye de çevrilmiş önemli eserleri arasında, Arkadaş (Mihail), Akdeniz, Sokak Kızı (Nerantsula), Angel Dayı, Kodin, Baragan'ın Devedikenleri, Uşak (Méditerranée) ve Sünger Avcıları gelir. Gençlik yıllarında devrimci hareketlerin etkisine kapılmış olan Istrati, 1929'da Komünist Partinin daveti üzerine Sovyetler Birliği'ni gezdikten sonra umutsuzluğa kapılmış ve politik mücadelenin dünyada bir şeyleri değiştirmek için yetersiz olduğu fikrini edinmiştir. Pek çok romanında da politikadan, politik mücadeleden çok insanı insan yapan değerler üzerinde durması bu yüzdendir. Panait Istrati romanlarının çoğunda yaptığı yolculukları anlatır. Fakat gezdiği ülkeler değil, tanıdığı insanlar ön plandadır. Istrati'nin eserlerinde gerçek bir insan sevgisi hissedilir. Bu karşılıksız ve koşulsuz sevginin hikâyesindeki kahramanların başına getirdiği belalar kadar, onlara yaptığı katkı da nesnel bir biçimde anlatılır. Panait Istrati'nin şaheseri olarak Arkadaş (Mihail) adlı kitabı gösterilebilir. Bu kitapta, Panait Istrati'nin pek çok başka romanındaki başkahramanı da olan Adrian Zografi ile Mihail'in arkadaşlığı anlatılır. Bu arkadaşlık, ideal bir sevgi görüşünü simgelemek için kullanılmıştır. Istrati birçok başka eserinde de arkadaşlık temasını kullanmıştır. Hatta bu eserlerin çoğunda büyük, efsanevi aşklar bile arkadaşlıklar uğruna feda edilmişlerdir.
112 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
"Düşünce ölümden daha güçlüdür. Ölüm gibi insanı yok edemez ; ama onu çok uğraştırır." Selam Arkadaşlar . Bugün sizlere kalemiyle ilk defa tanıştığım Romanyanın önemli yazarlarından Panait Istrati'nin okuduğum ilk kitabı Angel Dayı ile geldim. Ve gelmeye de devam edeceğim Kısa bir açıklama yapmak istiyorum yazarımızın Romain Rolland ile tanışması ile hayatına farklı bir yön verdiğini ve Romain Rolland 'ın onu yazmaya teşvik ettiğini görüyoruz. Öz yaşam öyküsü niteliğinde romanlar yazan yazarımızın kitaplarını Fransızca yazdığı için ülkesinde dışlanmıştır. Yalnız bu Romain Rolland 1900 lü yıllarda bir sürü yazara yön ve yol gösterici olmuştur. Kısaca kitabımızın konusuna değinirsek hayatta sahip olduğu her şeyi kaybeden Angel Dayı'nın acı sonunun anlatıldığı kitabımızda yeğeni ile sohbetlerini görüyoruz ayrıca Kozma' nın kötü alışkanlıklarının insanın hayatını nasıl kararttığını görecek ve huzurlu bir hayatın ancak meşru yollarla elde edebilir olduğunu düşüneceksiniz. Kitap bizi ibret almamızı ve sert hayat felsefesi içerisinde sorgularımızla başbaşa bırakıyor. Ben kitaptan çok keyif aldım. Kesinlikle tavsiye ederim. Kitapla kalın dostlar
Angel Dayı
7.6/10 · 449 okunma
Reklam
300 syf.
·
Beğendi
·
6/10 puan
Eserde Romanya nın İbrail şehrinde yaşayan hayalperest bir gencin altı yıl sürecek "Akdeniz" macerası anlatılıyor.Karakterimiz, yolculuğun başında gemide sekiz çocugu olan,Mısıra kızını aramaya giden Musa ile tanışır.Musa nın hayat hikayesini dinleyince ona yol arkadaşı olmaya karar verir.Yapıtta;parasızlığın,açlığın,sefaletin insanın kişiliğinde yarattığı sarsıntı,hayat görüşünde ve ahlaki degerlerinde oluşturduğu değişiklikler naklediliyor.Tahakküm altına girmeyi reddedip ailesinden kaçan iki gencin farklı hayat hikayeleri üzerinden özğürlügün acı sonuçları aktarılmış.Eser de insan;onuru için mi yaşamalı ya da refah bir hayat için her türlü ahlaksızlığı kabullenmeli mi ikilemi etkili bir şekilde anlatılmış.Trajik olay örgüleriyle dolu akıcı bir kitap
112 syf.
·
1 günde
Panait Istrati’ nin 1928 yılında Fransızca kaleme aldığı, olgunluk dönemi yapıtlarından Baragan’ın Dikenleri, yirminci yüzyıl başında yalnızca Romanya’ nın değil, bütün Balkanların, hatta Türkiye’ nin de yaşadığı bir sosyal çelişkinin anlatısıdır.. . Bir yanda serpilen modern ekonomi ve kurumlar ile nüfusun büyük bölümünün, kır yoksullarının payına düşen sefalet arasındaki tezattır bu... Ağır yaşam koşulları, modern devletle iç içe geçmiş ortaçağ kalıntısı toprak ağalığı ve tabii isyan, kozasını kırıp çıkmak isteyen bir yoksul bir yoksul gencin coğrafyayla mücadelesine eşlik eder. Istrati, kendi yaşam öyküsünden kesitleri de kattığı bu novellasını 1907 yılında hükümet ve toprak ağalığına başkaldırdıkları için topa tutulmuş.... Keyifle okunası bir kıtap dinlenmek isteyenler için ozaman Buyurun #OKUYUN
158 syf.
·
10/10 puan
Kesinlikle okuyun. Bu kitabı okuduktan sonra arkadaşlık tanımını gözden geçirdim. Arkadaşının üstü başı yırtık diye kendi elbiselerinden utanmak....Beni bu kitapla tanıştıran kişiye çok teşekkür ederim.
Reklam
128 syf.
·
2 günde
·
Puan vermedi
Belki siz de tanışmışsınızdır #panaitistirati ‘nin kalemiyle. Tanışmamış olanlara hararetle tavsiye ederek başlayacağım yorumuma. Daha önce sizlerle #angeldayı , #sokakkızı ,#hayallerveyollar kitaplarını paylaşıp bu adamı mutlaka okuyun demiştim. Panait Istrati’inin hem hayatı hem de yazar olma hikayesi çok ilginç. Yazarımız tüm kitaplarında kendi öz yaşam öyküsünden beslenmiş. Yani aslında her bir kitabı kendi hayatının bir kesimini okura aktaran #otobiyografik kurgular. #uşak da Panait Istrati’nin zengin bir tüccarın evinde uşaklık yaptığı yıllarını anlattığı ve elbetteki anılarını büyüleyici kalemini katarak aktardığı bir kitabı. Istrati 18,19 yaşlarında iken annesinin dayatmasıyla bu evde uşak olarak çalışmaya başlar. Ama sıradan bir uşak değildir. Çok okuyan, kültürlü, akıllı, kibar ve azimli bu genç çalıştığı evin hanımına maddi duygulardan uzak, tapınma duygusunu andıran bir aşkla tutulmuştur. Bu enteresan tutkulu aşkın yanı sıra beni çok etkileyen Istrati’nin #işçihakları için verdiği savaşı, ideolojilerdeki boşlukları tespiti ve ifade etmesi, politikacıların iki yüzlülüğünü gördükten sonra siyasi çatışmalardan uzaklaşmasını anlatışı ve dünya görüşünü apaçık ortaya koyduğu sayfaları oldu. Kitabın başında ise diğer kitaplardan farklı olarak bir #önsöz ile karşımıza çıkıyor Istrati. 1932 yılında #neamtz Manastırı’ nda yazmış bu yazısını ve direk okura seslenmiş. Diyor ki; “Sevgili okur, bütün eserlerim altı ciltlik bir yaşam öyküsü olacaktı. Hepsinde #adrianzograffi ‘yi anlatacaktım sana sonra başka karakterler de çıktı içimden ama yine Adrian’a dönmekti hep niyetim. Şimdi bu manastırda ölümü beklerken yazıyorum bunları sana. Sana diyecekler ki kitaplarımla ilgili, sabredin, sonunu bekleyin. Hayır, hayır hiçbir şey beklemeyin. Eğer kitaplarımda aradığını bulmuşsan bulmuşsundur. Bulamazsan okuma, lütfen bırak hemen.” Bu samimiyet mi, özgüven mi? Ben kitaplarının çoğunu okuduğum için özgüven olduğunu düşünüyorum. Çünkü elinize alıp okumaya başladıktan sonra tüm kitaplarını okuyarak hayatının her anını öğrenmek istiyorsunuz. İlginç ve mücadelelerle dolu bir yaşam öyküsünü enfes bir kalemden okumak Bayılacaksınız. #sağliklavekitaplakalın
2
50
495 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42