Pavel Florenski

Pavel Florenski

Yazar
9.2/10
5 Kişi
·
16
Okunma
·
2
Beğeni
·
281
Gösterim
Adı:
Pavel Florenski
Tam adı:
Pavel Florensky
Unvan:
Rus Filozof, Yazar
Doğum:
Leningrad Oblast, Rusya, 8 Aralık 1882
Ölüm:
1937
1882 Eflak doğumlu olan Florenski Moskova'da matematik, fizik, felsefe ve dinbilim okudu. Rus-Ortodoks kilisesi rahipliği yaptı, Rusya Elektrik Kurumu'nda çalıştı, Rusya' nın elektriklendirilmesi projesine katıldı. 1921-24 yıllarında Moskova Güzel Sanatlar Akademisi'nde sanat yapıtlarında mekân çözümlemesi konulu dersler verdi. Sibirya'ya sürüldü, 30'lu yıllarda kayboldu; 1937'de Leningrad'da öldürüldüğü tahmin edilmektedir.
'Dünyanın imge olması,
varoluş içinde insanın özne olmasıyla
aynı eylemdir."
Martin Heidegger
Ortaçağ ve Doğu kilisesi ikonaları ile Anadolu'da ortaya çıkan yazı-resimlerin ve Osmanlı minyatürlerinin yöndeş bir kaygı taşıdıkları anlaşılır: ortak özellikleri, göze getirdikleri nesneyi temsil etmek değil, ona öykünerek onun içinde yitmek istemeleridir; o nedenle Vasari sonrası moderno'nun sanat olarak tanımlayacağı
ve diğer alanlardan ayrıştıracağı eylemlerin her biri, aslında tanrısal aşkınlığa öykünme biçimleridir. Bu nedenle ikonada olsun yazı-resimde olsun, perspektif, gözden çıkıp resme yöneleceğine resimden çıkıp göze yönelir. Amaç, resmedilen mekan içinde kendini yitirmek, mekanın koordinatlarını alarak onun kendine dönüşmektir.
Görmenin, resim yapmak olduğunu söyler Kepler -ut pictura, ita visio-; tümüyle edilgen bir göz, doğa imgesini retinada -camera obscura misali- bileştirip bütünleyebildiği için ele hükmedebilmektedir.
Nitekim İbn-i Arabi'nin "cemadat' dediği cansız madde ile Giovanni di San Gimignano'nun "edilgen taşıllar" dediği şey, aslında her ikisinin de düşünsel kaynağını belirlemiş olan yeni-Platonculuktan soluk almaktadır. Çünkü cansız madde, Plotinus'a göre saf ve boş bir edilgenlik halinde olduğu ve kendine özgü bir biçime sahip olmadığından, içinde bulunduğu her mekanın biçimini alabilen irreel nesnedir ve onun -tanrı sevgisi uğruna- kendine özgü bir dolgunluğa sahip olmasından kaçınmak gerekir.
... gerçek bir perspektivistten söz edeceksek, bu kişi kesinlikle Leonardo olmalıdır; onun "Son Akşam Ye­meği" Hıristiyanlığın öte dünyasıyla içinde yaşadığımız bu dünya arasındaki uzamsal sınırı ortadan kaldırma ve İsa'nın farklı bir gerçekliğe değil, sadece farklı bir anlama sahip oldu­ğunu gösterme görevini üstlenmiştir. Gerçi bu freskte nere­deyse teatral bir sahneleme söz konusudur, ama bu, özel ya da sözgelimi bizim uzamımızla karşılaştırılabilecek bir sahne de­ğildir. Bu sahne, odanın bir uzantısıdır. Bakışımız ve bakışı­mızla birlikte tüm varlığımız merkezdeki kişinin sağ gözünde toplanan perspektifin içine sürüklenir. Biz gerçekliğin kendisini değil, sadece görsel bir fenomeni görürüz. Sanki bir ara­lıktan gizlice bakıyor gibiyizdir. Bırakın kendi yabancılaşma­mızı yaşantılamayı, soğuk ve meraklı bir tavır takınır, ne say­gı duyar ne de duygudaşlık kurarız.
... resim, gerçekliği kendi dolgusu içinde ikiye katlayamaz, aynı zamanda nesnelerin dış yüzey­lerinin geometrik bir yanıltıcı imgesini de oluşturamaz. Eğer nesnelerin yüzeyleri de onların simgelerinden sadece biriyse, o zaman suret de bir simgenin simgesidir.
Bir uzamı diğerinin üzerine yer­leştirmek imkansızdır; sadece birinin biçimini bozmak gerek­se bile, bu türden bir taşıma
işlemi dış yüzeylerden birinde kı­rılma ve kıvrılmalara neden olacaktır. Bir yumurtanın sadece bir parçasını bile bir mermer masanın yüzeyine tam olarak yerleştirmek mümkün değildir - bunun için deforme edilmesi ve en küçük parçasına kadar ayrılması gerekir. Yine aynı nedenden dolayı yumurtayı bir kağıt ya da tuval üzerinde gerçek anlamda temsil etmek de mümkün değildir.
Gerçek dünyadaki şu veya bu uzamın düzenlenişindeki karmaşıklığı ve çokbiçimliliği göz önünde bulundurduğumuzda, bu alanları temsil yoluyla yeniden oluşturma konusundaki bu kadar sonsuz olasılık kar­şısında kolaylıkla kavrama yetimizi yitiririz.
Kavrama yetimi­zi kendi özgürlüğümüzün sonsuz uçurumunda kaybederiz.
İnsan, yalnızca bir kereliğine kendine perspektifin biçim­sel beklentilerini unutma
iznini verse, tarafsız bir sanat sezgi­siyle, perspektif yasalarının bozulmuş olduğu ikonların üstün­lüğünü kabul etmeye sürüklenecektir.
Perspektifin asıl kökeni tiyatrodadır. Bunun nedeni, teknik ve tarihsel bir olgu olarak perspektifi ilk kullananın tiyatro olması değildir yalnızca; temelinde çok da­ha derinlikli bir nedenin gücü yatar: Dünyanın perspektifle yapılan temsili teatraldir.
Ya aslında derinlik estetik gelişmişlik için gerekli değilse? Ya tek boyutlu sanatın kendi içinde bir anlamı varsa? Ya bugün sanatta ilerleme olarak modern okuması yapılan sanat tarihi içindeki perspektif vurgusu aslında sadece "perspektiften" ibaretse, değiştirilebilecek bir perspektif.
İslâm sanatının varlıkla konumlandırılması gibi konularla birlikte okunduğunda tadından yenemeyen bir eser. Derste okutulan kitaplardan biri olması hasebiyle de Emre Şan hocama saygılarımı iletiyorum.
142 syf.
·Beğendi·9/10
Olaylara ters bakışlar atmayı seven birisi olarak, perspektifi "olması gereken" bir şey olarak değil de "olmasa da çok güzel olacak" bir şey olarak ele alan bu kitabı okumak beni çok mutlu etti. Resimlerle, tarihlerle, kişilerle örneklendirilmiş olması; basit bir anlatıma sahip olması, anlamı herkesçe bilinemeyecek olan terimlerin anlamlarını ve konuyla ilişkilerini belirten alt açıklamaların olması okumayı ve anlamayı oldukça kolaylaştırmış. Resim başta olmak üzere sanata ilginiz yoksa sizi sıkabilecek bir kitap olabilir. Ancak yine de okuduğunuza pişman olmayacağınızdan eminim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Pavel Florenski
Tam adı:
Pavel Florensky
Unvan:
Rus Filozof, Yazar
Doğum:
Leningrad Oblast, Rusya, 8 Aralık 1882
Ölüm:
1937
1882 Eflak doğumlu olan Florenski Moskova'da matematik, fizik, felsefe ve dinbilim okudu. Rus-Ortodoks kilisesi rahipliği yaptı, Rusya Elektrik Kurumu'nda çalıştı, Rusya' nın elektriklendirilmesi projesine katıldı. 1921-24 yıllarında Moskova Güzel Sanatlar Akademisi'nde sanat yapıtlarında mekân çözümlemesi konulu dersler verdi. Sibirya'ya sürüldü, 30'lu yıllarda kayboldu; 1937'de Leningrad'da öldürüldüğü tahmin edilmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 16 okur okudu.
  • 22 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.