Prof. Dr. Temuçin Faik Ertan

Prof. Dr. Temuçin Faik Ertan

Yazar
8.0/10
5 Kişi
·
14
Okunma
·
2
Beğeni
·
1.238
Gösterim
Adı:
Prof. Dr. Temuçin Faik Ertan
Unvan:
Prof.Dr. Akademisyen Yazar
Doğum:
Ceyhan, 13 Mart 1958
Doğum Tarihi: 13.03.1958

Doğum Yeri: CEYHAN

EĞİTİM-ÖĞRETİM:

İlkokul: Mithatpaşa İlkokulu-CEYHAN

Ortaokul: Yaltır Kardeşler Ortaokulu-CEYHAN

Lise: Ceyhan Lisesi-CEYHAN

Lisans: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi, Tarih Bölümü (1980)-ANKARA

Bilim Uzmanlığı: Hacettepe Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü (1985)-ANKARA

Doktora (PhD in History) : Hacettepe Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü (1992)-ANKARA

Yabancı Dil : İngilizce

UZMANLIK ALANLARI

Atatürk İnkılaplârı ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi

Kemalizm-Atatürkçülük

Türk Hukuk Devrimi

Türk Demokrasi Tarihi
İsmet Paşa, 1924 yılı sonu ile 1925 yılı başı hariç, 1923'ten 1937 yılına değin Başbakan olaral görev yapmış ve Atatürk'ün en yakın çalışma arkadaşı olmuştur. Ancak özellikle 1932 yılından sonra Atatürk'ün, Hükümete müdahale etmesi ve bakanları belirlemesi Başbakan İsmet Paşa'yı rahatsız etmiştir.

Devletçilik konusundaki görüş ayrılığı, iki devlet adamı arasındaki bir başka anlaşmazlık konusudur. Atatürk ılımlı ve esnek bir devletçiliği savunurken, İnönü daha katı ve doktrine bir devletçilik anlayışından yana olmuştur. Zaten İsmet İnönü'nün ayrılmasından sonra, liberal çevrelere yakın olan Celal Bayar'ın Başbakan olması rastlantı değildir.
1930 yılı Türkiye'de bir takım zorlukların ve sıkıntıların yaşandığı bir dönem olmuştur. 1922-1930 yılları arasında gerçekleşen devrimler ve bu konularda alınan önlemler, muhalif grubun tepkisini çekmiş ve hükümete karşı direnişi artırmıştır. Ayrıca, 1929 yılının Ekim ayında patlak veren ve kısa süre içinde tüm dünyayı etkisi altına alan ekonomik bunalım, Türkiye'yi de fazlasıyla etkilemiştir. Memleket her alanda büyük bir huzursuzluk içinde kalmış; eleştiriyi kaldırmanın, basını susturmanın, Meclis muhalefetine imkan vermenin, tek başına iktidarda olmanın bunalımı yok etmeye, huzuru getirmeye yararı olmamıştır. Tersine denetimsiz parlamentonun yarattığı hoşnutsuzluk günden güne artmış ve ekonomik sıkıntılar da şiddetlenmiştir.

Dipnot: Uluslararası piyasada düşen fiyatlar, Türk ihraç ürünlerinin durumunu da etkilemiş, yeni gümrük tarifelerinin yürürlüğe girmesi iç piyasa ve halkın yaşamını oldukça zorlaştırmıştır. Bu arada Hükümetin sanayileşme siyaseti, alkollü içkilerin, sigara, şeker ve tuzun, deniz nakliyatının devlet tekeline alınması halkın hoşnutsuzluğunu daha da arttıracaktır.
Bknz., Erdoğan Teziç, Atatürk Döneminin Ekonomik ve Toplumsal Sorunları, İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Mezunlar Derneği Yay., İstanbul, 1977, s.70-72
"Arkadaşlar, bizim ahenktar, zengin lisanımız yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir. Asırlardan beri kafalarımızı demir çerçeve içinde bulundurarak, anlaşılmayan ve anlayamadığımız işaretlerden kendimizi kurtarmak, bunu anlamak mecburiyetindesiniz."

Bu konuşmasıyla alfabenin değiştirilmesi konusundaki kararlığını ortaya koyan Mustafa Kemal Paşa'nın, Harf Devrimi ile aynı güne rastlayan Meclis açış konuşmasında; "Türk milletine kolay bir okuma-yazma anahtarı vermek lâzımdır. Bu anahtar Latin esasından alınan Türk alfabesi olacaktır. Yeni Türk harflerinin kanunlaşması, ülkemizin yükselme çabalarında başlı başına bir geçit olacaktır."
Ahmet Rıza, akılcılığı ön planda tutsa da, devrimciliğin akılcılıkla karıştırılmaması gerektiğini, toplumlara bilim ve eğitim ile de biçim verilebileceğini, böylece toplumların, yetişen eğitimli kuşaklar sayesinde ilerlemesinin sağlanabileceğini savunmuştur.
İzmir’in işgali ülkenin her köşesinde büyük bir tepki ile karşılanmıştır. Yurdun dört bir yanında protesto mitingleri düzenlenmiş, gösteriler yapılmış ve işgali kınayan telgraflar çekilmiştir.İzmir’de ve Batı Anadolu’da yaşanan ve yaşanması muhtemel olumsuzluklar, Türk ulusunun bilincinde ayrı bir yer teşkil etmiş ve ulusal mücadeleye katılım artmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti tarihi kültürü kazanmak için okunabilecek çok başarılı bir kitap. Üniversitedeki İnkılap Tarihi hocamın önerisiyle aldım, çokta iyi ettim.. Tavsiye ederim..
Kitabın başlığı "Devletçilik-Liberalizm Tartışmaları" da olsa aslında tartışılan konu "Batı'nın fikirlerini almalı mıyız-almamalı mıyız" tartışmasıdır. Bahsedilen tartışma ise Şevket Süreyya Aydemir ile Hüseyin Cahit Yalçın arasında dergi yazıları üzerinden ilerleyen 1933-1934 tarihli tartışmadır. Tartışmanın aslen bir Devletçilik-Liberalizm tartışması olmadığını düşünmememin sebebi ise ekonomi, insan hakları gibi konuları gündeme getirmeden sadece "batıdan gelme" konusunda tartışılmasıdır. Bu yıllarda liberal ekonomi teorileri henüz geliştirilmemişti zaten diyecekler için cevabım ise; demek ki bu tartışma zaten "liberalizm" tartışması değildir olacaktır. Tartışmanın son bölümleri ise özellikle Şevket Süreyya tarafından kişisel saldırılara dönüştürülmüş ve fikir münazarasından ziyade "sen onu yaptın, ben bunu yaptım" havasına girmiştir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Prof. Dr. Temuçin Faik Ertan
Unvan:
Prof.Dr. Akademisyen Yazar
Doğum:
Ceyhan, 13 Mart 1958
Doğum Tarihi: 13.03.1958

Doğum Yeri: CEYHAN

EĞİTİM-ÖĞRETİM:

İlkokul: Mithatpaşa İlkokulu-CEYHAN

Ortaokul: Yaltır Kardeşler Ortaokulu-CEYHAN

Lise: Ceyhan Lisesi-CEYHAN

Lisans: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi, Tarih Bölümü (1980)-ANKARA

Bilim Uzmanlığı: Hacettepe Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü (1985)-ANKARA

Doktora (PhD in History) : Hacettepe Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü (1992)-ANKARA

Yabancı Dil : İngilizce

UZMANLIK ALANLARI

Atatürk İnkılaplârı ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi

Kemalizm-Atatürkçülük

Türk Hukuk Devrimi

Türk Demokrasi Tarihi

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 14 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 29 okur okuyacak.