Psikeart Dergisi

Psikeart Dergisi

Dergi
8.7/10
110 Kişi
·
642
Okunma
·
172
Beğeni
·
2891
Gösterim
Adı:
Psikeart Dergisi
Bir test sonucunda zeki oldukları için başardıkları söylenen çocuklar, sonraki testlerde çok çalıştıkları için başarılı oldukları söylenen çocuklara göre daha başarısız oluyorlar.
Bir şeyi başka bir şeye benzetmek, metafor. Ne için kullanırız?
Bir şeyi anlatmayı kendi üzerinden yapamadığımızda, karşı taraf anlamadığında, bir aktarıcı ile işlerin kolay anlatılacağını düşünürsek.. Neden aracı kullanmadan anlatamadık acaba? Belki çok soyuttu, belki akılda kalıcığı zordu ve biz “bir başka şeyle” anlaşılmayanı anlatmayı seçtik...
Devam etmeden evvel bütün sesleri susturmak şart. Sadece mekândaki gürültüyü değil, beynimizde parsel parsel yer edinmiş, bize her öğretilmişi bellemiş ve düğmesine basıldıkça bize de belletmekte ısrar eden seslerden de uzaklaşmalı mümkünse.
"Çocuk sahibi olmak bir sahiplik üzerinden tanımlanmıyor muydu? Oysa çocuğa sahip olamazsınız, çocuğun dünyaya gelişine aracılık edersiniz. İşte bu sahiplik arzusu, mal gibi gören anlayışla, araç olarak kullanılmış çocukların hiç edildiğini gördüm."
"Yaşlanınca sana baksın." diyerek çocuk yapmak her anlamıyla külfetli ve ikiyüzlüce bir şey. Ayrıca kendinin altından kalkamadığın bu kaygıları bir çocuğun sırtına, hayatına yüklemek haksızlık."
96 syf.
#59526474
simone de beauvoir'nın sade'ı yakmalı mı? eseriyle birlikte okuma yaptığım sayısı oldu. biraz kıyas gibi olacak ancak malesef kuram ve analiz konularında oldukça yetersiziz. sadizm üzerine çıkmış olan 54. sayısında sadizmin babası sade'dan çok sadizm teriminin kendisi ele alınmış ve psikopatlık olgusuyla sadistlik olgusu oldukça karıştırılmış görünüyor. yani kadına yönelik şiddet bile sadizmle ilişkilendirilmiş. gülmedim değil. sadizmi daha kuramsal ve hazsal bir boyutta değerlendirmesini beklerdim. çünkü yapısı bu. ancak sokaktaki anlamıyla ele alındığını gördüm. yine de kısmen tatmin edici paragraflar vardı ancak genel hatlarıyla birbirini tekrar eden ve indirgenmiş bir yaklaşım gördüm derginin bu sayısında. farkındayım biraz yere çaldım dergiyi ancak bir yanda başlı başına beauvoir'nın analizi diğer yanda bir kaç isimin derinleşememiş analizleri.

dergide pınar üretmen'in makalesi oldukça iyiydi. bunu da özellikle belirtmeliyim. kötünün estetiği üzerinden çok iyi anlatmış sadizmi.
132 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Psikeart, adet olduğu üzere önce seçtiği duygunun biyolojik temellerini anlatan makalelerle giriş yapmış. Elbette altyapı olmadan tamamıyla anlamak mümkün değil. Fakat yine de okuma zevkinden kayıp olmuyor. Korkmanın her türlü alanı sorgulanmış. Aslında korkunun hayatta kalabilmek için gerekli olduğunu öğrenmem de işime geldi. Korkak değilmişim, diye sokaklarda dolanasım geldi. Meğer bütün marifet Amigdala'nınmış. Ve tabi ki yaverlerinin. Hatta korkmamak bir hastalıkmış: Klüver-Bucy Sendromu. Temporal lobun ön bölgeleri harap olduğunda korkusuzluk hastalığı peydahlanırmış. Korkuyu kusur sanma devri kapandığına göre, aşılamayan yegane korkunun ölüm olduğunu da bildiğime göre, yani bütün memleket, dünya, gelmişi, geçmişi, psikanalisti, avukatı, annesi, babası vesaire, herkesler ölümden korktuğuna göre ( toplu korku insanı rahatlatıyor) kalan 32 sayfayı da kahve eşliğinde deşelemeye devam edebilirim.
Not: Sayfalar parlıyor ya tilt oluyorum. Kuşe kağıt tedavülden kalksın arkadaş.
96 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
Uzun zamandır okumayı ertelediğim bir dergi bazı paragraflar ve yazarlar sıkça kendini tekrar etse de merakınızı sürekli canlı yutan sizi konudan koparmayan akademi ağırlıklı dolu dolu bir dergi.Sizi yeni araştırmalar yapmaya yönlendiriyor.Bu dergiyi okuduktan sonra sadizme ilgili uzun uzun konuşabilecek birini yani aktaracak birilerini arıyorsunuz.Edebiyat sadizm ilişkisine vakıf olmamı sağlayan güzel bir kaynak.Resimlerin bazıları çok hoşuma gitti diyemeyeceğim özellikle tüm sayfaları kaplayanlar güzel tamam da onun yerine başka bir yazı koyulurdu bu konuda yeni yapılan araştırmalara da pek yer verilmemiş tabi diğer sayılarını okumadan dergiyi eleştirmem doğru değil özellikle ergenlik sayısını çok merak etmiştim onu okursam tekrar değerlendirme yapıcam ama dediğim gibi güncel araştırmalara yer vermeli bu tip dergilerde ve yabancı kaynaklarda konunun şimdi nasıl ele alındığına sadece Sade ve Freud la temeli kurmak zor .
164 syf.
·38 günde·Beğendi·10/10
Depresyon konusu sadece nörokimyasal veya biyolojik indirgemeci bir yaklaşımdan ziyade varoluşsal bir boyut katarak detaylı bir biçimde incelenmiş dergide. Popüler ana akım psikoloji çizgisinden uzak kalınarak ise bilimsellik tabanlı yaklaşılmış. Heidegger referans alınarak yazılan metinler sade olmakla birlikte bütüncül bir bakış açısına doğru davet ediyordu. Üzerinde uzun süre düşündüğüm makaleler mevcuttu sayıda.

Hiçbir sayısında bilişsel terapi gibi Amerikan ekolününün ağır bastığı bir dergi değil. Kişisel gelişim gibi bilim karşıtı, plasebo etkisi yaratan sözde psikoloji barındırmıyor. Bunun gibi safsata tabanlı kirlilikler olmadığından benim için her zaman özel dergi oldu.
136 syf.
·Beğendi·10/10
''Ölüm iç güdüsü organizmanın kendisine yönelmiş ise kendini yıkan bir dürtüdür; ama dışarı yönelmiş ise bu durumda kendinden çok başkalarını yıkıma uğratma eğilimindedir. '' M.Emin ÖNDER / Uzun zamandır Psikeart abonesiyim. Yaşama dair nitelikli bilgiler sunan eşi ve benzeri olmayan çok değerli bir dergi.
250 syf.
·17 günde·Beğendi·Puan vermedi
Psikeart'ı bilen bilir her sayısında bir konuyu el alır. 56. Sayısında da Kibir konusunu el almış. Kibire dair birbirinden güzel yazılar var. Yazanların emeğine sağlık. Ancak içlerinden birinin yeri bende apayrı oldu. Sophokles'in o en bilinen ve Freud denince akla hemen gelen Oedipus'tan söz ediyorum. Dergide Ceylan AKGÜN'ün Oedipus'un Kibri yazısı gerçekten beni biraz kıskandıran bir yazı oldu. Ve kendime sormadan edemedim. Neden ben yazamadım böyle bir yazıyı daha önce ?
126 syf.
·Beğendi·9/10
Hande Öğüt başta olmak üzere harika makaleleriyle rekabet üzerinden bir insan üzerinde psikanalitik değerlendirme ve kapitalist sistem eleştirisi barındıran konuyu derin işleyen harika bir dergi sayısı.
Dergiyi bir arkadaşım sayesinde gördüm. Çok harika bir dergi olduğunu düşünüyorum. Herkes okumalı. Fakat çözemediğim bir şey var: İçindeki resimlerin yazılar ile ne alakası var. Neden böyle resimler tercih ediliyor. Çıplaklık olmak zorunda mı. Ahlaki resimler olamaz mı. Bilgisi olan bir arkadaş açıklayabilir mi. Ben de okumak istiyorum bu dergiyi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Psikeart Dergisi

Yazar istatistikleri

  • 172 okur beğendi.
  • 642 okur okudu.
  • 40 okur okuyor.
  • 747 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.