Rabia Sakartepe

Rabia Sakartepe

Yazar
7.8/10
37 Kişi
·
103
Okunma
·
6
Beğeni
·
373
Gösterim
Adı:
Rabia Sakartepe
Unvan:
Yazar
İslâm, ne herkesin kıskanmasına ve buğzetmesine sebep olacak derecede lüks yaşamayı ne de bunun aksine son derece pejmürde bir görünüm sergilemeyi tasvip eder.
“Eğer zamanı istediğin hayatı kurmak için harcamazsan, eninde sonunda istemediğin bir hayatla başa çıkmak için zaman harcamak zorunda kalırsın”
Kevin Nga
“Ben insanların geceleri yatacak bir saçak altı bile bulamadıkları bir dünyada, başkalarının 500 metrekarelik malikanelerde yaşamasını anlamıyorum. Evsizler için ev, suyu olmayanlar için su lazım, açlar için de ekmek. Sen böyle bir dünyada özel uçağım olsun ve oraya, buraya gideyim diyorsun. Eğer herkes daha fazlasını isterse, bir gün kimseye bir şey kalmayacak!”
280 syf.
·8/10
Sisteme köle olmuş toplum bireyleri tükettikçe tükenmiş ve kendilerini çokluk bataklığının içinde bulmuşlardır.
  Çağımızda mutlu olmak için hep daha fazla şeye sahip olmamız, tüketmemiz gerektiğine inandırılmış bir zamandayız.
  İnsanımızın ne istediği reklamlarla, indirimlerle, televizyonla kafasına yerleştirildi ve insan sorgusuzca tüketti, sistemin kölesi haline geldi. Köleleşen toplumda daha fazla tüketmek için yarışmalı, daha fazla kazanmalı ve parayı hayatının merkezine koymalıydı. Ve nihayet “Maddepereset” bir toplum oluştu. Bu topluma da mutluluk hayal oldu.
 “İnsanlar artık ihtiyaç duyduğu için tüketmiyor, tüketmeye ihtiyaç duyuyor.”

Kitapta tüketmenin sistemin kölesi olmaktan sade yaşama adım atmanın nasıl olacağı anlatılıyor. Hayatımı nasıl sadeleştirebilirim? Bu alacağım şey bana gerçekten lazım mı? Bu eşyadan bende başka var mı? Gibi sorular sorduran bilgilendirici bir kitap olduğunu düşünüyorum.
  Bende artık sade yaşama bir adım attığımı düşünüyorum. Sade yaşama ilgi duyuyordum zaten ondan önce düzenli olmayı daha çok önemseyen ve seven biriydim şimdi sade yaşamı da hayatıma kattım. Ve gerçekten çok mutluluk verici bir şey düzenli olmak, sade yaşamak, sadece ihtiyacın olanlarla yaşamak..
Birçok kıyafetime veda ettim. Hatırası olan eşyalarımında aslında kendi içimde ölümsüzleşebilecegini düşünürek onları da yolcu ettim. Artık hayatıma bir şey alırken on kere düşünüyorum. Bana lazım mı? İhtiyaç için mi yoksa zevk için mi alıyorsun? Gibi bir çok soru soruyorum kendime.
   Sade yaşamı isteyenlere, hayatım daha düzenli, sade, temiz olsun diyenlere önerebileceğim bir kitap.
  “Siz işitmiyor musunuz? İşitmiyor musunuz, Sade yaşamak imandandır. Sade hayat sürmek imandandır...”.
Hadis-i Şerif (Ebu Davud)
Kitap daha elime bile geçmedi AMA SADE YAŞAM SEVER GİLLER ailesi olarak kesinlikle okumam gereken bir kitap ve hepinize hararetle tavsiye ediyoruuuummmmm⏳‍️⏳


#AzEşyaÇokHuzur
280 syf.
·27 günde·Beğendi·10/10
“Dünya,insanları incitmek pahasına düşüncelerini dile getirmekten çekinmeyen, yaşı kemale ermiş lakin anlayışı bir türlü gelişmemiş bireylerle dolu. Kullanılan markanın, harcanan paranın, oturulan muhitin saygınlık ölçütü olduğu bu zamanda pek çoğumuz için nasıl göründüğümüz, nasıl hissettiğimizden çok daha önemli hâle geldi. “ (syf: 250)

“Benim için sadeleşmek madde ve anlam olarak iki boyutlu bir kavramdır.
Madde anlamındaki sadeleşme fazla eşyalardan kurtulmak, daha az tüketmek, daha az alışveriş yapmak gibi unsurları ifade eder. Geçmiş korkularımdan, gelecek endişelerimden, hayatıma yük olmuş faydasız ilişkilerden, stresten, geçici heveslerden, nahoş duygulardan ruhumu arındırmayı ise anlam bakımından sadeleşmek olarak sınıflandırabilirim. “
(Syf:253)
..bu cümlelerle özetliyor sevgili Rabia sadeleşmeyi.. İşte tam olarak ikna olduğum nokta bu, bu şekilde sadeleşmek ne güzel bir kazanç olurdu benim için diye düşündüm. Ve hem içsel hemde maddi olarak sadeleşme sürecini eyleme dökmeye karar verdim. Çünkü “eyleme dökülmeyen karar flört etmek gibidir” diyor kitapta.
Sadelik üzerine bir kaç kitap okumuş biri olarak en etkilendiğim kitap bu oldu. Çünkü niçin sadeleşmeliyimden tutunda çevreye verdiğimiz zararın boyutlarına kadar öyle güzel aydınlanma yaşadım ve bilinçlendim ki, başucu kitabı olarak minik kütüphaneme koydum bile. Çünkü dönüp dolaşıp okuyacağım aldığım notları hayata geçireceğim ve bana hep rehber olacak bir kitap. Sadelik kavramını düşünmem bundan 1 yıl öncesine dayanıyor aslında. Bir gün kendimi ev işlerinden bunalmış vaziyette buldum. Dönüyorum dolaşıyorum uğraşıyorum hep aynı noktaya geliyorum bir gün oturdum ve kendime şu soruyu sordum “eşyalara daha ne kadar hizmetçi olacaksın?”
Kendime cevap vermeye bile enerjim kalmamış halde buldum kendimi. Tükenmişlik sendromu var ya onun gibi yani:))
Ben ufak tefek şeyler satın alır ve çok biririktirirdim severdim çünkü, artık baktım ki hepsi bana yük oluyor. İşte o zaman bilinçsiz de olsa karar verdim ve ilk oturma odamdan başladım sonra gardırobumdan hatta o konuda sevgili İrem beni çok güzel yönlendirdi sağolsun. Ve bu kış özellikle denedim 3 etek ile sürekli kombin yaptım. Olabilirliğini test ettim illa bi kendim yaşayıp göreceğim durumu var ya bizde. Oldu gerçekten:) Ve işte sonraki zamanda Sevgili @sadevim sayfasından takip ederek çok emin olmamakla beraber bu noktaya geldim. Kitapla birlikte artık yolumu çizdim. İnşallah kararlıkla devam edeceğim.
Bir anne olarak en çok da anne olarak kendisine ayırması gereken vakti ve enerjiyi böyle kitap yazarak verimli hale getirenlere karşı öyle hayranlık duyuyorum ki bunu kelimelerle anlatabilir miyim bilmiyorum gerçekten.
Kitabı sayfalarca anlatabilirim aslında, beni tanıdınız bir çoğunuz, kitabı sevdiğimde böyle uzun uzun anlatmayı seviyorum.
Siz okuyun olur mu:) Sadeleşmeseniz bile bilgi sahibi olursunuz duyarlılığımız artar belki..
Son olarak kitaptan alıntıyı bırakıp bitiriyorum:
Ben kimim, yapmaktan en çok hoşlandığım uğraşlar nelerdir?
En sevdiğim renk gerçekten mavi midir? Gün içinde zamanımı harcadığım işleri yapmaktan ne kadar hoşnutum? Sahi, kendimi dışarıdan seyretsem eleştireceğim yönlerim neler olurdu? Şimdiye kadar kendimin bile farketmediği yeteneklerim ve ilgilerim nelerdir? Aynada gördüğüm benle hissettiğim ben aynı kişiler miyiz?

Yolumuzu ve kendimizi bulmak adına sadeleşmeye olan bakış açımızı biraz daha genişleterek yalnızca sahip olduğumuz gereksiz ve faydasız eşyalardan değil, bizi anlamdan uzaklaştıran her türlü yükten ve yanlış hedeflerden hem bedenen hem de ruhen kurtulmak gerekiyor...
(Syf:255)
280 syf.
·Puan vermedi
Sade yaşam hakkında çok bilgisi olmayanlar için iyi bir kitap olabilir ama bana dil ve anlatım olarak fazla basit geldi. Anlatım bozuklukları, dil yanlışları, anlam düşmeleri sanırım yayınevi kaynaklı hatalar ama bu denli çok olması benim dikkatimi dağıttı.
280 syf.
·15 günde·7/10
Kitap sade bir yaşantı veya minimalizm ile ilgili fikir sahibi olmak isteyenler için başlangıç amaçlı olabilecek bir kitap.

Kitabın özellikle ilk bölümlerini amatör buldum. Çok fazla imla hatası, anlatım bozukluğu var. Benim gibi dilbilgisine önem veren insanlar için okunması biraz zor bu açıdan. Ancak özellikle yarısından sonrasında “bizim kültürümüze uyacak şekilde sadeleşme nasıl olabilir?” in cevabını bulabilirsiniz.
280 syf.
·Puan vermedi
Kitap diğer sadeleşme kitaplarından farksızdı. Ne kadar bizim kültürümüz farklı bizde misafir ağırlamak vs vardir dense de yine japonlardan bahsediyor kitap yazarın instagram paylaşımlarından farklı olduğunu söyleseler de bi fark goremedim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Rabia Sakartepe
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 103 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 51 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.