Raşid El Gannuşi

Raşid El Gannuşi

Yazar
9.4/10
7 Kişi
·
31
Okunma
·
3
Beğeni
·
794
Gösterim
Adı:
Raşid El Gannuşi
Tam adı:
Rashid al-Ghannushi
Unvan:
Tunus Nahda Hareketi'nin lideri, yazar
Doğum:
Tunus, 1 Haziran 1941
1941’de Güney Tunus’ta dünyaya geldi. İlkokul öncesinde Kur’an eğitimi aldı. Daha sonra babası tarafından Zeytune Medresesi’ne gönderilen Gannuşi bir süre bu medresede okudu. 1963’te öğrenim için bulunduğu Mısır’dan, Tunus büyükelçiliğinin baskısı dolayısıyla ayrılarak Suriye’ye geçti. Dımeşk (Şam) Üniversitesi’nin Felsefe bölümünü bitirdikten sonra 1968’de yüksek lisans öğrenimi için Paris’e geçti. Ancak bu öğrenimini tamamlayamadan 1969’da Tunus’a döndü. Aynı yıl Abdülfettah Moro’yla birlikte İslâmi Yöneliş Hareketi’ni kurdu. 1981’de kanuni örgütlenme hakkı istediğinden hareketin diğer ileri gelenleriyle birlikte tutuklandı. 1984’te serbest bırakıldıysa da 9 Mart 1987’de tekrar tutuklandı ve ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Bin Ali’nin ülke yönetimini ele almasından sonraki Ramazan Bayramı’nda (18 Mayıs 1988) serbest bırakıldı. Ancak 1990’da, Bin Ali’nin baskı uygulamalarının artmasından sonra Tunus’u terk etmek zorunda kaldı.
Kur'an bunun ötesinde,
örnek kadın şahsiyetlerinden bahsetmiş,iki yüz elli ayetini kadınlarla ilgili konulara ayırmıştır.
Hatta en uzun ikinci suresi ( nisa ) kadınlar adını taşımaktadır.
''Kadın kaburga kemiğinden yaratılmıştır,onu asla düzeltemezsin.
Eğer onunla iyi ilişki kuracaksan onu eğri haliyle kabul etmelisin.
Düzeltmeye çalışırsan kırarsın.''
(Müslim,Tirmizi)
Hadisten Maksat:
Müslümanların kadınlara iyi davranmalarını,
onlara şiddet uygulamamalarını sağlamaktır.
Bizim toplumumuz gibi toplumlarda gelenek(geçmişin yeniden inşası),içerisinde yaşanılan mevcut durumu etkileyen en önemli faktörlerden birisidir.Dolayısıyla gelenek faktörünü dikkate almadan mevcut durum üzerinde hiçbir değişiklik yapmak mümkün değildir.
... kadını ihmal eden ,en iyi durumda ona ikincil derecede önem veren bir hareketin toplumsal değişimi başarması nasıl mümkün olabilir ki?
Slh
Slh Kur'an ve Yaşam Arasında Kadın'ı inceledi.
166 syf.
·9/10 puan
''İslam, insanın olgunlaşmasını hedef edinmiştir. Bu açıdan da kadın ve erkek arasında hiçbir fark yoktur. İslam açısından önemli olan kadınlık veya erkeklik değil, kendini yetiştirme ve Allah’a yakın olmaktır. Kadın ve erkek insanlığın iki temel unsurunu teşkil etmeleri nedeniyle, İslam’da bazen kadından ve bazen de erkekten söz edilmekte; bazı nedenlerden dolayı kadın övülmekte ve bazı nedenlerden dolayı da erkek övülmektedir. Bu iki cins arasında insan olma açısından hiçbir fark yoktur.''
İşte okumuş olduğum bu kitaptan kısaca anladığım bu..
Kitabın adına aldanıp da sadece kadınların okuması gereken bir kitap değil.
Hz.Adem ve Hz.Havva dan ayetler ışığında yazarımız öyle güzel akıcı bir dille anlatmıştı ki son zamanlarda iddia ediyorum okuduğum en güzel kitaplardan biri..
Konyalı arkadaşlar vardır biliyorlardır meşhur Rampalı Çarşıyı:)))
Gezerken çok değerli bir hocam tavsiye etmişti mutlaka okumalısın diye..
İyi ki karşılaşmışım ve bu değerli eseri okumuşum...
Bir de alıntı fazla paylaşamadım çünkü konular bir bütün halinde işlenmiş.
Paylaştığımda siyak ve sibakı arasında kopukluk yaşanmış olacaktı.
Bilginize..

Yazarın biyografisi

Adı:
Raşid El Gannuşi
Tam adı:
Rashid al-Ghannushi
Unvan:
Tunus Nahda Hareketi'nin lideri, yazar
Doğum:
Tunus, 1 Haziran 1941
1941’de Güney Tunus’ta dünyaya geldi. İlkokul öncesinde Kur’an eğitimi aldı. Daha sonra babası tarafından Zeytune Medresesi’ne gönderilen Gannuşi bir süre bu medresede okudu. 1963’te öğrenim için bulunduğu Mısır’dan, Tunus büyükelçiliğinin baskısı dolayısıyla ayrılarak Suriye’ye geçti. Dımeşk (Şam) Üniversitesi’nin Felsefe bölümünü bitirdikten sonra 1968’de yüksek lisans öğrenimi için Paris’e geçti. Ancak bu öğrenimini tamamlayamadan 1969’da Tunus’a döndü. Aynı yıl Abdülfettah Moro’yla birlikte İslâmi Yöneliş Hareketi’ni kurdu. 1981’de kanuni örgütlenme hakkı istediğinden hareketin diğer ileri gelenleriyle birlikte tutuklandı. 1984’te serbest bırakıldıysa da 9 Mart 1987’de tekrar tutuklandı ve ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Bin Ali’nin ülke yönetimini ele almasından sonraki Ramazan Bayramı’nda (18 Mayıs 1988) serbest bırakıldı. Ancak 1990’da, Bin Ali’nin baskı uygulamalarının artmasından sonra Tunus’u terk etmek zorunda kaldı.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 31 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 30 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.