Refi Cevad Ulunay

Refi Cevad Ulunay

Yazar
7.7/10
7 Kişi
·
17
Okunma
·
1
Beğeni
·
310
Gösterim
Adı:
Refi Cevad Ulunay
Tam adı:
Refi Cevat Ulunay, Refii Cevad Ulunay
Unvan:
Gazeteci, Yazar
Doğum:
Şam, Suriye, 1890
Ölüm:
4 Kasım 1968
 

1890'da Şam'da doğmuştur. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra, aynı zamanda Galatasaray Lisesi'nden mezun olduğu yıl olan 1909 yılından itibaren Alemdar gazetesini yayınlamaya başlamıştır. Mahmut Şevket Paşa suikastinden sonra İttihat ve Terakki'ye karşı artan muhalefetinden dolayı 1914-1918 yılları arasında Sinop, Çorum veKonya'da sürgün hayatı yaşamıştır.

I. Dünya Savaşı sonrasında yeniden yayınlamaya başladığı Alemdar gazetesinde İngiliz Muhipleri Cemiyeti lehinde yazılar yazmış, İngiltere ile yakınlaşmayı savunmuş, bu arada Milli Mücadele'ye karşı çıkmıştır.

Cumhuriyet'in ilanı ile Yüzellilikler listesine dahil edilmiş ve 1924'de yurtdışına sürgüne gönderilmiştir. 1938'de Yüzellilikler'in affedilmesi üzerine Türkiye'ye dönüşündeYeni Sabah ve (1953 sonrasında) Milliyet gazetelerinde yazılar yazmıştır. 4 Kasım 1968'de ölmüş ve vasiyeti üzerine Konya'da Mevlana Türbesi'nin karşısındaki Üçler Mezarlığı'na gömülmüştür.

Romanlar
Köle (1945)
Dağlar Kralı: Balçıklı Edhem (1955)
Eski İstanbul Yosmaları/Mermer Köşkün Sahibi (1959)
Bir Başka Âlem (1964)


İncelemeler
Rıza Tevfik: Şiirleri ve Mektupları (1943)


Anılar
Enkaz Arasında (1945)
Eski İstanbul Kabadayıları/Sayılı Fırtınalar (1958)
Konuşan Kalemler (1968)
Sürgün Hatıraları/Menfâlar Menfiler (haz. Hüsnü Kılıç, 1994)
Bu Gözler Neler Gördü (2002)
Gezi yazıları[değiştir | kaynağı değiştir]
İhtişam Diyarı Hindistan (1962)

 
Bir adamı tehdit etmek için ona gücü yetmemek icâb eder. Ben seni tehdide lüzum görmem. Bana kötülük edeceğine kanaat getirirsem o zaman başka türlü hareket ederim.
İstanbul'un eski kabadayılığı nedir?
Bunu size şu vaka ile anlatayım:
.... Kavga ettikleri zaman bellerindeki bıçağı çekip hasımlarına uzaktan atarak istedikleri noktaya saplamak melekesine sahip olan beş Kefalonyalı, Reyhan Ağayı, bir yerde sıkıştırırlar. Reyhan Ağa, abanoz bir ok gibi fırlar, fakat beş Kefalonyalı ile başa çıkmak bir mesele olduğu için, eline geçen bir iskemle ile bunları çil yavrusu gibi dağıtır.
Arap Reyhan'ın arkadaşları iki ay onunla dargın durmuşlar.
Sebep? Gayet basit:
-Senin, demişler, tokadın bu gavurlara yetmez miydi ki sandalye kullandın, ayıp değil mi? Sana yakışır mı?
Güzel kadın için yaş diye bir şey yoktur. Kadın, senelere hükmetmesini o kadar güzel bilir ki, onun kır düşmüş saçları bile ağaçların baharı müjdeleyen çiçeklerine benzer.
Dişlerin İngiliz çeliğinden kerpeten olsa burnumdan bir kıl koparmaz... Katalavis? Haydi şimdi çöz palamarı.
Cinayet mahkemesi reisi Hilmi Bey'in zanlının padişaha dua ile savunmasına başlamasına cevabı:

Burası mahkemedir, adalet dağıtır. Zât-ı hilâfetpenahiye dua, adaletin zâtında mündemiçtir. Mahkemeyi bu gibi sözlerle işgal etmeyin. Soracaklarıma cevap verin.
Kitap, ismi nedeniyle bazı okurlara itici gelecektir ve büyük ihtimalle avam kokacaktır.Ama kitabın içine girince capcanlı bir şey göreceksiniz.Eski İstanbulu ,adetlerini,kabadayıların kendine has dillerini müthiş bir incelikle hiç de avam kokmadan müthiş bir gözlem gücüyle sanki oradaymışsınız gibi yaşayacaksınız. Yazar, anlatılan kabadayıları bizzat tanımış onlarla hasbihal etmiş ,birçok dövüşlerine canlı şahit olmuş ,büyük bir araştırmacı.Hayranlıkla okudum bunca yıldır okumadığımada hayıflandım.Kitabı herkes bilmez bir büyüğün tavsiyesi olmadanda akla gelmez.Bende tam olarak bir tavsiye değilde kıymet verdiğim iki büyüğümün kıtabı konuşmaları sayesinde bildim.

Kitabın ismi aslında Sayılı Fırtınalar.Bende bu ismine şahit oldum ve bahsettiğim büyüklerim konuşurlarken gençliklerine kadar gittiler ben unutulmuştum artık ,sanki yanlarında değildim.

M.Reis-istanbulda gecenin bir vakti dolaşıyorum,o saatte dışarda ne aradığımı hatırlamiyorum.Vitrinlerin önünden geçerken ne göreyim. İstanbul Yayınlarından Sayılı Fırtınalar .Dükkan kapalı ,gardaş gençliğime kadar gittim geldim,camı çerçeveyi indirecektim, ramak kaldi.

H.baba-İndireydin reis kitabin parasiyla camin parasinida fazlasiyla birakirdin.

M.reis-He gardaş öylede gençlik gitmiş bizden ,bizimde serde fırtınalık olmasada hafif karayellik var sığdıramadık külhanbeylik davranışı olurdu bu dediğin.

Ben bu muhabbet başlarken masanın ortasındaydım,muhabbet derinleşince kenarında kaldım,iki adam Sayılı Fırtınaların adi geçince birden değiştiler gözleri başka hiçbir sey görmez oldu.

H.Baba-Reis bizim Sefil Tosyalıyı hatırlar mısın?

M.Reis-Şimdi lakabını kullanmıyor. Şahin ile geçen ay beraberdik.

H.Baba-İkizleri ne hale koydugunu bilirmisin ben ordaydım yardımına gittim diye bana küsmüştü.

M.Reis-Kendisi anlatmadı bir başkasından duydum.

H.baba-Ben gidene kadar fırtina kopmuştu ,o ne hızdı reis 10 saniye sürdü sürmedi kendine kıyasla dev olan iki babayiğiti çerçeveyle beraber indirdi.Ben yetişene kadar iş bitmişti bi tekmede ben attım yerdekine,ona bozulmuş
M.reis-Adamlar memleketten göç ettiler simdi Tokattalarmış,ikiside uslanmış ak saçlı dede olmuşlar.

H.baba-Gardaş ben kitabı Sefilden almıştım halen bendedir.Gidelim bir gün kaç km ise kitabı teslim edelim.

M.Reis-1200 km baba.Gidelim hatta yarın gidelim.

Ben kitaptan bu muhabbetle haberdar oldum.Merakım giderek arttı.60 lı yaşlarında bu iki adamın bir kitabin ismiyle gençliklerine gidip gelmeleri merakımi büsbutun arttirdi.Kitabı hemen o gün edindim,Ama dedikleri gibi Istanbul Yayınlarından olanı bulamadım.Bahsettikleti Sefil Tosyalıyı tanımıyorum,kitabı götürdüler mi,teslim edebildiler mi bilmiyorum.Sonra muhabbet edebiyat ile devam etti.H.baba,"reis geçen bir kitap okudum herif böcük oldu " derken ben müsade istedim,hesabı ödemek istedim az kalsın dayak yiyecektim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Refi Cevad Ulunay
Tam adı:
Refi Cevat Ulunay, Refii Cevad Ulunay
Unvan:
Gazeteci, Yazar
Doğum:
Şam, Suriye, 1890
Ölüm:
4 Kasım 1968
 

1890'da Şam'da doğmuştur. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra, aynı zamanda Galatasaray Lisesi'nden mezun olduğu yıl olan 1909 yılından itibaren Alemdar gazetesini yayınlamaya başlamıştır. Mahmut Şevket Paşa suikastinden sonra İttihat ve Terakki'ye karşı artan muhalefetinden dolayı 1914-1918 yılları arasında Sinop, Çorum veKonya'da sürgün hayatı yaşamıştır.

I. Dünya Savaşı sonrasında yeniden yayınlamaya başladığı Alemdar gazetesinde İngiliz Muhipleri Cemiyeti lehinde yazılar yazmış, İngiltere ile yakınlaşmayı savunmuş, bu arada Milli Mücadele'ye karşı çıkmıştır.

Cumhuriyet'in ilanı ile Yüzellilikler listesine dahil edilmiş ve 1924'de yurtdışına sürgüne gönderilmiştir. 1938'de Yüzellilikler'in affedilmesi üzerine Türkiye'ye dönüşündeYeni Sabah ve (1953 sonrasında) Milliyet gazetelerinde yazılar yazmıştır. 4 Kasım 1968'de ölmüş ve vasiyeti üzerine Konya'da Mevlana Türbesi'nin karşısındaki Üçler Mezarlığı'na gömülmüştür.

Romanlar
Köle (1945)
Dağlar Kralı: Balçıklı Edhem (1955)
Eski İstanbul Yosmaları/Mermer Köşkün Sahibi (1959)
Bir Başka Âlem (1964)


İncelemeler
Rıza Tevfik: Şiirleri ve Mektupları (1943)


Anılar
Enkaz Arasında (1945)
Eski İstanbul Kabadayıları/Sayılı Fırtınalar (1958)
Konuşan Kalemler (1968)
Sürgün Hatıraları/Menfâlar Menfiler (haz. Hüsnü Kılıç, 1994)
Bu Gözler Neler Gördü (2002)
Gezi yazıları[değiştir | kaynağı değiştir]
İhtişam Diyarı Hindistan (1962)

 

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 17 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 5 okur okuyacak.