Regeip Minareci

Regeip Minareci

Çevirmen
6.6/10
23 Kişi
·
52
Okunma
·
0
Beğeni
·
16
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
223 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Başta sanki konu ilerlemiyormuş gibi rutin geldi.Oysa okudukça içine aldı beni.
Alex mimarlık okur.Hedefleri vardır.Tesadüfi Iwona ile tanışır.Iwona Polonyalı bir göçmendir.Sessiz ve silik bir yaşamı vardır.Alex onunla birlikte iken yaşamına Sonja girer.Hayellerini gerçekleştirmek, başarılı bir mimarlık ofisi kurmak haliyle Sonja ile evlenir.Aradan geçen yedi yıldan sonra tekrar Iwona ' nın o yoksul ve sesiz yaşamında yer alır.Onunla ilişkisini bir türlü bitiremez.Iwona onu karşılıksız, birşey beklemeden sever.
Alex iki kadın arasında kalır.Birinde sessizliği ve huzuru bulur.Sonja ile modern hayatın çarklarına, mücadele dolu hayatına devam eder.
Iwona hamile kalır.Alex ise durumu karısına anlatır.Zaten çocukları yoktur.Bebeği evlat edinirler.
Zamanla Alex ile Sonja arasındaki uçurum daha da artar.
224 syf.
·4 günde·7/10
Bir adam ve İki kadın arasında geçen yıllar. Tek cümlelik özeti kitabın bu. Yüzeysel. Fakat kitabı bir okumaya başlıyor ve kendinizi durduramıyorsunuz. Gerilim mi var? Hayır. Aksiyon mu var? Hayır. Sadece Alex isimli bir mimarlık öğrencisinin Sonja ve Alex'e aşık Iwona arasında geçen yıllara dağılmış hikayeyi okuyorsunuz. Hikayede entrika mı var? Hayır. Kavga gürültü mü var? Hayır. Vıcık vıcık aşk betimlemeleri mi var? Katiyen hayır. Peki ben bu kitabı neden elimden bırakamadan okuyup bitirdim. Sonunda bir woww çektim bunu kendime de soruyorum. Hatta kitabı okurken defalarca sıkılacak mıyım acaba diye kendimi yokladım. Aksine silip süpürmek istedim bir an evvel hatta kafamda filmini dahi çektim. Vardığım kanı ise yazarın başarısı oldu. Bu kadar bilindik bir konuyu okuru da yanına alıp bir güzel anlatmış. Kısa kısa cümleleri ile atlı kovalar gibi sayfa sayfa bitiverdi kitap. Bu kitaptan sıkılacak çok az insan olacaktır tahminimce. Harikaydı.
224 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Bana göre vasatın çok çok altında bir kitaptı Ve hiç bir edebi özelliği olmayan yarım bırakmakla Ve devam etmek arasında gidip geldiğim bir kitap oldu.Alex’in dengesiz hareketlerinden duygularından içime fenalık bastı.Tamamen best seller.Okunmasa da birşey kaybetmezsiniz
224 syf.
·4 günde·7/10
Peter Stamm'ın Yedi Yıl adlı romanını bitirdim, Alexander birbirinden çok farklı iki kadın arasında kalmıştır. Bir yanda üniversitede tanıştığı, güzel,iyi eğitimli hırslı Sonja, diğer yanda ise silik çirkin ,sessiz sedasız Katolik İwona . Alexander Sonja ile hayallerine kavuşur, evlenirler, beraber mimarlık ofisi açarlar fakat Alexander İwona ile cinsellik üzerinden konumlandırdığı ilişkisinden de kopamaz ve sürekli gelgitler yaşar, iki kadın arasında kalır, Alexander'ın yaşamını göz önüne seren çok iyi bir roman Yedi Yıl, okumanızı tavsiye ederim.
224 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Alexander,iki kadın arasında kalıyor,hem de uzun bir süre..Bir yanda sevgisiyle şaşırtan Iwona diğer yanda olabildiğince soğuk Sonja.
.
Uzun zamandır erkek psikolojini bu kadar derinden işleyen bir kitap geçmemişti elime.Alex’e kızdım (fazlasıyla kızdım!),sonra bir kedi yavrusuymuşçasına şefkat duydum,güldüm,hatta bir iki noktada gözlerim de doldu.Çünkü “çok insani” bir öykü bu.
.
Geri planda kalanlar da dahil olmak üzere her karakter özeldi.Rüdiger örneğin.En etkileyen isim ise Iwona idi.Saflıktan fazlası vardı onda,adayış da değil.Belki de hikayelerini dinlediği azizelerden biri olmaktı niyeti.
.
Mimarlık üzerine ilgisi olanların da sevebileceği bir kitaptı Yedi Yıl.Alex’in yıllar içinde duygu değişimini,olgunlaşmasını mesleğindeki tutumlarında da izlemek mümkündü.
.
Okumanın rahatlatıcı etkisi bu tarz öykülerde daha çok hissedilebilir kanaatindeyim.Bir beklentiye girmiyorsunuz,an’da kalabiliyorsunuz.Sonu ne şekilde biterse bitsin,kapağı kapattığınızda gülümseyebiliyorsunuz.
.
Kapak resmi de sadeliği ve kitap ile yakından ilişkili oluşuyla beni kendine çekti.Hikayeyi bölmeyen,akıcı çeviride ise Regaip Minareci var~
224 syf.
·3 günde·Beğendi·6/10
Peter Stamm'in okuduğum ikinci kitabı Yedi Yıl oldu. Bu kitabını da severek okudum. Dili sade ve akıcı. Uzağın Ötesinde kitabında olduğu gibi burada da ilişkileri ve inançları sorguluyor. Özellikle evlilik ilişkisini çok yüzeysel buldum. Sanırım Kuzey Avrupa insanlarının evliliğe bakışı böyle. Bir yandan ilişkiler sorgulanırken bir yandan da yaşanan ekonomik kriz anlatılıyor. Almanya'nın euro'ya geçmesinin yarattığı sıkıntılar anlatılıyor. Aklıma gelmişken yazar İsviçre'de doğmuş ve büyümüş ama bu kitabında kahramanlar Almanya'da yaşıyor. Fonda Almanya tarihi anlatılıyor. Berlin duvarının yıkılışıyla başlıyor Euro'ya geçişiyle devam ediyor. Kolay okunan bir kitap olduğu için herkese tavsiye edebilirim.
224 syf.
·Beğendi·7/10
#peterstamm #yediyıl
“Bir evin planını çizebilirsin ama yaşamını asla.”
Kitabı neredeyse unutacak kadar çok erteledim yorum paylaşmayı. Uzun zamandır elime hangi kitabı alsam okuyamıyorum fakat Yedi Yıl beni bu durumdan çekip çıkardı. Büyük bir edebi değeri, kazandırdığı bilgi var diyemem ama elimden düşürmeden okumaya doyarak okudum ve bana iyi geldi yorulmadan böyle bir okuma yapmak. Benim gibi kitap okuyamama sorunsalı içerisinde olanlar okuyabilirler.
Kitabın konusuna gelecek olursam, iki kadın arasında kalmış bir adamın mutsuzluğu diye kabaca özetleyebiliriz.
Genel olarak ilişkiler üzerine kurulmuş bir kitap. Ana karakterimiz Alex tesadüfen tanıştığı vasat, donuk, fakir ama aşkına hayran olunacak bir kadın olan Iwona ile kendisi gibi mimar olan, zengin bir aileden gelen güzel, bakımlı, kültürlü Sonja arasında kalır. Sonja ile evlenir fakat hep aklı Iwona’da dır. Alex’in 11 yıl sonra yakın bir arkadaşlarına iki kadın arasında geçen 7 yılını anlatmasını okuyoruz bizde. İlerledikçe olayların beklediğimden daha karmaşık hale gelmesiyle Alex’e kızsamda kıyamadığım anlarda olmadı değil. Uzun zamandır ilişkiler üzerine erkeğin gözünden bukadar derin yazılmış bir kitap okumamıştım.
224 syf.
ilginç bir roman, sürükleyici değil ama elimden bırakamadım, karakterleri tam olarak anlamamama rağmen duygularını hissettim... Alex ve iki kadın, karısı Sonja ve sevgilisi İwona, yıllarca süregelen gelgitler ve tüm ilişkilerin bir anda bitişi!Tam herşey yoluna girmiş derken yazar ters köşe yapmış:) işin ilginci Alex'in devasa rahatlığı sanırım, dediğim gibi ilginç bir romandı, ne okuyun diyebilirim ne okumayın, yada okuyun kendiniz karar verin.
224 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
İsviçreli yazardan film tadında, akıcı, sürükleyici bir roman.
Kitapta bir adamın (Alexander) üniversite çağından itibaren yaklaşık 20 yıllık yaşam kesitine konuk oluyoruz.

Yazar, okuyucuya aşk, tutku, mantık evliliği, başarı, sorumluluk, güven, özgürlük gibi kavramları iyice bir sorgulatıyor.

AŞK
Alex, Sonja, Iwona üçgeninde kim kime gerçekten aşık?
Kitapta açıkça belli olan Alex ile Sonja arasında tam bir mantık evliliği olduğu.
Peki Alex ile Iwona arasındaki ilişki tam olarak nasıl tanımlanabilir?

YEDİ YIL
Kitapta zaman geçişleri oluyor ama kitaba ismini veren zaman dilimi Alex'in Iwona'dan tamamen kopmuş olduğu tek aralık. Alex'in yaşamının 'düzgün', hatta mükemmel göründüğü tek aralık. Bu yüzden mi kitabın adı bu diye düşünmeden edemiyorum. Kitabı okuyanların bu konu ile ilgili görüşlerini almak isterim.

ANA FİKİR
Kitaba aşk üçgenini anlatan bir roman gözüyle bakmak son derece sığ olur çünkü kitabın anlatmak istedikleri çok daha derin.
Gerçek başarıyı ve özellikle mutluluğu ele almış yazar. Zamanın yıpratıcı ve acımasız etkisi ile uğruna ömür tükettiklerimizin nasıl bir anda elimizden kayabildiğini de çarpıcı bir şekilde yüzümüze vurmuş.

ÇEVİRMEN
Çoktandır okuduğum kitaplarda çeviri sıkıntısı göze çarpıyordu. Sayın Regaip Minareci'nin çevirisini çok beğendim (Bu arada kendisini erkek zannetmiştim ama kadınmış ).

Bir akşam vakti başladığım kitabı elimden bırakmakta zorlandığım için okuyacak olanlara hafta sonunda müsait bir günü seçmelerini tavsiye ederim.
224 syf.
·3 günde·5/10
Alex adındaki mimarın iki aşk arasında kalmasını anlatan, yaşamını, değerlerini ve seçimlerini sorguladığı bir roman. İnternette rastladığım bir kaç güzel yoruma bakarak aldığım bu romandan açıkcası çok hoşnut değilim. Öncelikli olarak karakter derinliği yok. Tüm romanı okuduktan sonra Alex hakkında bir fikir sahibi olabiliyorsunuz ama bana sorarsanız bu yeterli değil. Sonja ve Iwona için de bu geçerli. Alex'in bazı seçimleri neden yaptığını çok kestiremedim. Konuşmalarda sıklıkla neden yaptığı sorusuna "bilmiyorum" cevabını veriyor. Yazar belki de okuyucuya bırakıyor ama ipuçları ortada yok. ikinci olarak Saramago'nun stiline benzer bir şekilde yazılmış diyaloglar virgül ile ayrılmış. Okuması kolay ve akıcı. Son olarak ise kitabın sonu biraz havada kalıyor. Sanki biraz okuyucuya bırakılmış gibi bir durum söz konusu. Sözün özü; zamanınız varsa okuyabilirsiniz ama çok beklentiye girmeden okumanızı tavsiye ederim.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 52 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 51 okur okuyacak.