Rıza Hekim

Rıza Hekim

Yazar
0.0/10
0 Kişi
·
10
Okunma
·
0
Beğeni
·
48
Gösterim
Adı:
Rıza Hekim
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Tirebolu, Giresun, Türkiye
Giresun'un Tirebolu İlçesi'nde doğdu. Perşembe [Vona] Öğretmen Okulu'nu bitirdi. Genç yaşta, Anadolu'nun kurak topraklarıyla tanıştı. Konya Karapınar'ın İslik Köyü'ne vardığı ilk günün akşamı, köy odasında tek başınaydı. Geride bıraktığı okulunu ve arkadaşlarını düşünerek sabaha kadar uyuyamadı. Ertesi gün, tek bir ağacın bile görünmediği Konya Ovası'nı seyrederken, sanki bunalıma girmiş gibiydi.. Rastladığı köylülere, 'Buralarda yeşil bir yaprak yok mu?' diye sordu. Herkes uzakta, soyulmuş derisi altında kemikleri görünen bir ejderhaya benzeyen kayalıkları gösteriyordu. 'Orada köyün üzüm bağı bulunur,' dediler. Kızgın ağustos güneşi altında 5 km. yürüdü. Yaklaştıkça, kendini yutacak gibi büyüyen kayalıklı tepenin dibine vardı. Herkesin bağ diye tarif ettiği yerde; sararan yaprakları sıcaktan kavrulmuş, birkaç karış boyunda omcalarla karşılaştı. Kuru, tozlu yapraklara doya doya yüzünü sürdü. Onlar bugün olmasa da, dün, yeşil, sevimli ve hayat doluydu..

Doğa zamanın acımasızlığına yenik düşmüştü. Ama bakalım zaman, her şeyi yenecek güçte miydi?

İlk ders yılı bazılarına göre pek eğlenceli geçmişti. Ama onun için asla. Daha son sınıfta okurken girdiği, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Fransızca Bölümü sınavını kazandığı haberi geldi. Bir mektuba, bir de maziye baktı. Her şey daha taptaze duruyordu. Aradan 40 yıl geçse de o tazelik hiç bozulmayacaktı. Mektubu bir anı olarak cebine koydu ve yürüdü. Bazı planları vardı. Bu yüzden kazandığı okula gitmedi.

Ardından asker öğretmen olarak gittiği Van-Gevaş İlçesi'nin gol kenarındaki Hasbey Köyü'nde bir yıl, ikinci yıl ise, Van merkez Şehit Kemal Görgülü okulunda çalıştı. Askerliğinin bitimiyle, Giresun'un Görele İlçesi'ne atandı.

Görevde 5 ders yılı dolarken, İl Milli Eğitim Müdürü'nün kırıcı bir cümlesi üzerine istifa etti. Artık eşiyle birlikte, Almanya'nın Wuppertal kentindeydi. Alman devleti tarafından, komşu Heiligenhaus Şehri'nde göreve atandı. 14 yıl süreyle burada öğretmenlik yaptı. Görevdeyken, Yüksek Lisan Okulu'nu [Volkshochschule] bitirdi. Bu arada yüzme öğretmeni olarak ihtisas yaptı. Aynı süre içinde, bir Alman bankasında, [Commerzbank] tercümanlık, bir Türk gazetesinde, [Tercüman] muhabirlik ve yazarlık yaptı.
Daha yakın zamana kadar her şey ne güzeldi. Şimdi ise" Türkiye'nin öteki parseli senin, beriki parseli benim,"diyerek milletimizi kalıplara bölmeye başladılar.
Biz beride Ramazan topu patlatırken az ötede "Türkler Geliyor... " diye sığınaklara koşanlar, başımızda ahkam kesmeye başladılar... Elimize hortum alıp, adalara su sıksak, "yağmur yağıyor, " diye şemsiye açacaklar. Her şeyi onlara bıraktık... Bu yetmezmiş gibi, bir de "Ege bizim..." diyorlar... Siz onu benim külahıma anlatın!
168 syf.
·Puan vermedi
Yazar 9 günlük Balkanlar gezisini kitaplaştırmış. Gezdiği ülkelerin sadece bugünkü ki hallerinin tasvirini yapmamış. Bunlara ilave olarak gezip gördüğü yerlerde tarihte yaşanmış hadiseleri küçük anekdotlar halinde okuyucusu ile paylaşmış. Bu yazım tarzıda kitabın daha okunur hale gelmesini sağlamıştır. Balkan turu yapmayı planlayanların tura baslamadan önce kitabı okumaları verimli bir gezi geçirmelerini garanti edecektir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Rıza Hekim
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Tirebolu, Giresun, Türkiye
Giresun'un Tirebolu İlçesi'nde doğdu. Perşembe [Vona] Öğretmen Okulu'nu bitirdi. Genç yaşta, Anadolu'nun kurak topraklarıyla tanıştı. Konya Karapınar'ın İslik Köyü'ne vardığı ilk günün akşamı, köy odasında tek başınaydı. Geride bıraktığı okulunu ve arkadaşlarını düşünerek sabaha kadar uyuyamadı. Ertesi gün, tek bir ağacın bile görünmediği Konya Ovası'nı seyrederken, sanki bunalıma girmiş gibiydi.. Rastladığı köylülere, 'Buralarda yeşil bir yaprak yok mu?' diye sordu. Herkes uzakta, soyulmuş derisi altında kemikleri görünen bir ejderhaya benzeyen kayalıkları gösteriyordu. 'Orada köyün üzüm bağı bulunur,' dediler. Kızgın ağustos güneşi altında 5 km. yürüdü. Yaklaştıkça, kendini yutacak gibi büyüyen kayalıklı tepenin dibine vardı. Herkesin bağ diye tarif ettiği yerde; sararan yaprakları sıcaktan kavrulmuş, birkaç karış boyunda omcalarla karşılaştı. Kuru, tozlu yapraklara doya doya yüzünü sürdü. Onlar bugün olmasa da, dün, yeşil, sevimli ve hayat doluydu..

Doğa zamanın acımasızlığına yenik düşmüştü. Ama bakalım zaman, her şeyi yenecek güçte miydi?

İlk ders yılı bazılarına göre pek eğlenceli geçmişti. Ama onun için asla. Daha son sınıfta okurken girdiği, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Fransızca Bölümü sınavını kazandığı haberi geldi. Bir mektuba, bir de maziye baktı. Her şey daha taptaze duruyordu. Aradan 40 yıl geçse de o tazelik hiç bozulmayacaktı. Mektubu bir anı olarak cebine koydu ve yürüdü. Bazı planları vardı. Bu yüzden kazandığı okula gitmedi.

Ardından asker öğretmen olarak gittiği Van-Gevaş İlçesi'nin gol kenarındaki Hasbey Köyü'nde bir yıl, ikinci yıl ise, Van merkez Şehit Kemal Görgülü okulunda çalıştı. Askerliğinin bitimiyle, Giresun'un Görele İlçesi'ne atandı.

Görevde 5 ders yılı dolarken, İl Milli Eğitim Müdürü'nün kırıcı bir cümlesi üzerine istifa etti. Artık eşiyle birlikte, Almanya'nın Wuppertal kentindeydi. Alman devleti tarafından, komşu Heiligenhaus Şehri'nde göreve atandı. 14 yıl süreyle burada öğretmenlik yaptı. Görevdeyken, Yüksek Lisan Okulu'nu [Volkshochschule] bitirdi. Bu arada yüzme öğretmeni olarak ihtisas yaptı. Aynı süre içinde, bir Alman bankasında, [Commerzbank] tercümanlık, bir Türk gazetesinde, [Tercüman] muhabirlik ve yazarlık yaptı.

Yazar istatistikleri

  • 10 okur okudu.
  • 5 okur okuyacak.