Rıza Oylum

Rıza Oylum

Yazar
7.6/10
19 Kişi
·
45
Okunma
·
1
Beğeni
·
377
Gösterim
Adı:
Rıza Oylum
Doğum:
İstanbul, 1984
Kültür Üniversitesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı eğitimi aldı. Varlık, Virgül, Agora, RadikalGenç, Birgün, Cumhuriyet Kitap, Altyazı, Filmarası, Modern Zamanlar, Spot, Kitapçı, Sendika.org ve Tersninja.com gibi farklı yayın organlarında sinema ve edebiyat merkezli metinler yazıyor. Hâlihazırda Başka Yerler Yayınları'nda ve Kitapçı dergisinde editörlük yapıyor
Yazmak istemediğinizde bile yazın. İlham beklemeyin.
Herşey çalışmayla olur. Kötü yazılmış bir sayfayı düzenleyebilirsiniz ama boş bir sayfayı düzenleyemezsiniz.
Edebiyat eserlerine dayanan bir film çekildiğinde çoğu kez romanın diyalogları benimseniyor ama bunlar daha çok okunmak için yazılmış metinler, beyazperdede kulağa hoş gelmiyor. (Wajda, 2006:31)
Yusuf Şahin: Bir devlet atom bombası yapabilir ama insanı anlatma, onu çözümleme konusunda aynı başarıyı gösteremez. Sanıyorum bizim sinemalarımızda, bu kendilerinde fazla bulunmayan insancıllığı, sevgiyi görüp tat aldılar.
Andrzej Wajda: Seyircisine söylediği sözlerden yalnızca sanatçısı sorumludur. Özgürlüğün kullanma talimatı budur. Sanatçının özgürlüğü iki yönlü olmalıdır hem iktidar karşısında hem de izleyici karşısında.
Kendi bağımsızlığımızı korumamız gerekir. Zarar verici olmalıyız. Rekabetçi olmalıyız. Eğer biz saray soytarıları gibi orada olmazsak ve onların sorulmasını istedikleri soruları sormazsak bunu kimler yapacak? Kimse yapmayacak. Bu görev bize düşer, bu görev sana düşer. Hepimiz saygısız, talepkar, zorlayıcı ve eleştirel olması lazım. Sorulmasını istemedikleri soruları sormalıyız. (Ken Loach)
Ben filmlerimde tek soruyla ilgilenirim: İnsanları nasıl kosullandirirsan insanlar bir ideolojiyi takip etmeye hazır hale gelirler? Derin bir hosnutsuzluk, derin bir toplumsal hosnutsuzluk ve savunmasizlik duygusu içinde bulunan insanlar kendilerini kurtaracak bir dal ararlar. Bu dal ise genellikle ideolojilerdir.
152 syf.
·18 günde·8/10 puan
21 yönetmenin sinemayla ilgili değerlendirmelerinin olduğu güzel bir derleme. Sinemaya ilgili olan arkadaşların başlangıç düzeyinde zorlanmadan okuyabileceği bir yapıt. Kitap okuduğunuzu unutup yönetmenlerle karşılıklı kahve içiyor hissine kapılabilirsiniz, bu çok değerli ve önemli bir husus, tavsiyedir okuyunuz :)
189 syf.
·25 günde·Puan vermedi
“"Uzakdoğu" tanımlaması Batılıların, bulundukları kıtayı merkez alarak yarattıkları bir tanımlama. Bu coğrafyanın filmlerini, yönetmenlerini, renklerini tanıdıkça Uzakdoğu'nun bize Batılılara olduğu kadar "uzak" olmadığını görmek mümkün.” cümlesiyle başlıyor kitabımızın giriş kısmı ve ardından da ülkelere geçiş yapıyoruz.
Uzakdoğu sineması bu alana ilgisi olan benim gibi insanlar için ana hatlarıyla bilgi edinebileceğimiz bir temel kitap. İçerisinde Çin, Japonya, Güney Kore, Kuzey Kore, Hong Kong, Tayvan, Tayland, Laos, Vietnam ve Endonezya olmak üzere toplamda on ülkenin sinema tarihine, on yönetmenin yaşamına ve yirmi bir film incelemesine yer vermiş Rıza Oylum. Sinemaya fazlasıyla ilgili, Hollywood filmlerini çoktan tüketmiş biri olarak ve çoğu Hollywood filminin Uzakdoğu’dan uyarlandığını bilmeme rağmen benim Asya sinemasını keşfetmem uzun zaman aldı. Ancak bir kez izlemeye başladıktan sonra fazlasıyla özgün, kaliteli, klişelerden uzak haliyle sizi kendine bağlamayı başarıyor bu Asya’nın bir ucundaki ülkelerin yapımları.
Bir filmi sadece izleyip geçmektense, her kültürün kendine has yapısı içerisinde gelişen sinemanın hangi dönemlerden geçerek bugünümüze ulaştığını, o hikâyenin yazılmasına ve filmin oluşumuna sebep olan süreçleri, yönetmenin içinde bulunduğu şartları öğrenip anlayabilmek kanaatimce o filmin bize katmaya çalıştığı şeyi daha net görebilmeyi ve filmden daha fazla keyif alabilmemizi sağlıyor. Bize bunları genel olarak aktaran bu kitap sayesinde de bu konularda az çok fikir sahibi olabiliyoruz. Sonuç olarak yedinci sanat uzakları yakın eder, dünyanın aslında çok da büyük olmadığını, farklı yerde aynı duygularla yaşayan insanlar bütünü olduğumuzu bize gösterir. Yeter ki bizler izlemek ve anlamak isteyelim.
mbk
mbk Dünya Yönetmenlerinden Sinema Dersleri'ni inceledi.
152 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10 puan
Sürekli göz önünde olan, haklarında sayısız yazılar yazılan Hollywood yönetmenlerinin yanında. Ticari kaygıdan sıyrılmış (ya da buna uğraşmış) filmler ve eserler veren yönetmenlerden öğrenilebileceği bir bilgi kütüphanesi olmuş. Öğrenecek çok şeyim var demek için bile okunabilir.
176 syf.
·1 günde·8/10 puan
90'lar da sokakların tadını çıkaran son nesil olarak kendimi hep şanslı hissetmişimdir. Klişe olacak ama paramız yoktu ama mutlu çocuklardık biz. Bu yüzden bana çocukluğumu hatırlatan her an'a sıkı sıkı sarılırım ben.

Kitap, 90'lar 'ın en lerini birarada toplamış . Tebessümle hatırladığım şeyler de oldu ,içimi burkan anılarımda.

Zordu ,zahmetli yıllardı ama o zamanlar komşularla içtiğimiz gösterişsiz ikindi çaylarının tadını bir daha hiçbir çay da alamaz olduk. Şimdi insanların "kiminnnn sofrasııı buuğğğ " diye yarışından o gösterişli dolu dolu sofralardan fotoğraf çekme gayretiyle aç kalkıyoruz.

Akşam ezanıyla eve koşturan, koşmazsa terliğin ters yüzüyle tanışan çocuklardık biz.

İp atlarken 20'ye kadar yanmayanların havası uçan kuşta yoktu:))

Şimdi ki gibi youtube dan kopyala gönder imkanı olmadığı için şarkı listesi yapar "abi dolmazsa sen kafana göre takıl " deyip hayatımızın hatasını yaptığımız yıllardı. Sen git slow parçaların peşine oyun havası koy! Ay anlatırken yine sinirlendim bak !

900'lü hatların moda olduğu "tuzak yılları" var ki sorma gitsin. Neyse ki abimle benim ay da 1 kere bu telefon hakkımız vardı da havamızdan geçilmiyordu! Çocuk aklı annem bangır bangır Orhan Gencebay dinlediğinden benim de Orhan babayla tanışasım geldi zannediyorum ki tanışıp hal hatır soracağız:)) Saf, temiz ,kaldırılmaya müsait çocuklarız ne bileyim ben banttan yayın:)) Bununla da kalmadı arkadaşım bizim evden de arayalım deyip sonra da kol gibi telefon faturası gelince annemden hayatımin tek ama unutulmaz terliğini yedim tabi :))

Bir de kız çocuklarının iç güdüsel annelik duygusunu tattığı "sanal bebek" furyamiz var. Bayram harçlıklarimla aldığım ama babamın; "iyi bir hafta bunu yeriz " demesi okurken kulaklarım da çınladı:( Neyse çocukluğuma inmeyelim kırmızı oda ordan çıkamayacağız belli oldu!!!

Velhasıl bunlar ve sayamadığım tonlarca anı yüklü bir kitap serüveni oldu benim için.

Yazarın okuduğum ilk kitabı. Ufak bir eleştiri yapmadan geçemeyeceğim; "gezi olaylarından mütevellit " hükümete olan hıncınizı keşke böyle bir kitapta iki de bir dile getirip, laf sokup itici hale getirmeseydiniz. Umrunuzda olur mu bilmem ama başka bir kitabınızı okuyacağımı sanmıyorum çünkü bu üslubu, yersiz tavır ve tribi sevmiyorum. Herşeyin yeri ayrı neyi nerde söyleyeceğimizi bilmek lazım diye düşünüyorum. Zira 90'lar kitabı yazıp 2013 olaylarını ısıtıp ısıtıp öne sürmek hoş olmamış. Saygılar.

Keyifli okumalar dilerim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Rıza Oylum
Doğum:
İstanbul, 1984
Kültür Üniversitesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı eğitimi aldı. Varlık, Virgül, Agora, RadikalGenç, Birgün, Cumhuriyet Kitap, Altyazı, Filmarası, Modern Zamanlar, Spot, Kitapçı, Sendika.org ve Tersninja.com gibi farklı yayın organlarında sinema ve edebiyat merkezli metinler yazıyor. Hâlihazırda Başka Yerler Yayınları'nda ve Kitapçı dergisinde editörlük yapıyor

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 45 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 48 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.