Rose Mary Samanoğlu

Rose Mary Samanoğlu

YazarÇevirmenEditör
8.7/10
764 Kişi
·
1.515
Okunma
·
0
Beğeni
·
288
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
574 syf.
·6 günde·9/10
İŞTE KÜÇÜK BİR GERÇEK
Öleceksiniz.
İlk sayfayı açıyorsunuz ve karşılaştığınız ilk cümle... Cümlenin sahibi kim? Hepimizin tanışacağı bir şey ya da biri!

Hikaye Hitler döneminde geçiyor, 2. Dünya Savaşı Almanya'sında, Alman ırkının üstün olduğu, Yahudilere işkence edildiği, acımadan öldürüldüğü dönemde!

Bir tren yolculuğu ve verilen kayıplar ile başlıyor Kitap Hırsızı Liesel'in hikayesi. İlk kitap hırsızlığını yapıyor, en büyük kayıplarını veriyor o yolculukta. Yolcuğunun sebebi Rosa ve Hans Hubermann'a evlatlık verilmesidir. Hubermannlar savaş ortamında Liesel'in annesi ve babası olacaktır.
Hubermannların yaşadığı sokağın adı Himmel Sokağı. Himmel sözcüğünün Almanca anlamı CENNET... Savaşta cennet mi olur? Bu nasıl bir ironi?

Yeni arkadaşları, ailesi ve komşuları var artık Liesel'in. Ama kolay mı uyum sağlamak? Rüyalar, kabuslar... 10 yaşında bir çocuğa al bu senin annen ve baban, burası yeni evin, yeni hayatın demek ve kolaylıkla kabullenmesini beklemek olanaksız.

Kelimeleri okuyamayan küçük kitap hırsızı Liesel Meminger. Babası (Hans Hubermann) ile büyük uğraşlar verecekler okuyabilmek için. Okumayı bilmeden kitaplara değer veren bu çocuk, okumayı öğrenince neler yapmazdı ki?

Ara ara arkadaşı Rudy ile ya da tek başına hırsızlıkları devam ediyor. Hırsızlık kötü bir şey ama beni bu hırsızlık hiç rahatsız etmedi. Hitler'in, savaşın, ordunun ondan çaldıkları yanında kitap ya da meyve çalmak zerre kadar rahatsız etmedi beni!

Bir çocuk Yahudi olmanın kötü olduğunu düşünemez, çocuğun yüreği o diktatörlüğü bilemez. Yahudilerin Dachau Toplama Kamplarına götürüldüğü sırada Liesel'in kalbini gördüm, onlara yardım edemediği için içinin acıdığını hissettim. Bu çocuğun kalbi merhamet doluydu.

Dachau Toplama Kampı hakkında kitapta detay verilmemiş. Biraz bahsetmek istiyorum. 45.000 kişiye mezar olmuştur. Kapısında "ARBEIT MACHT FREI" yazar, yani "ÇALIŞMAK ÖZGÜRLEŞTİRİR." Kamptaki İNSANLAR, ölene kadar köle gibi çalıştırılır ve ölünce KREMATORYUM odalarında kül olurlar. İNSAN MI? Bu sözcük yanlış oldu galiba...

Ya Hitler? Önce halkına kelimelerle hükmetmiş, ele geçirmiştir, kelimelerle nasıl oynayacağını çok iyi bilmiş. Evet kabul edelim zekice davranmıştır. Dünyanın görebileceği en büyük diktatörlerdendir.

Hepimizin bir gün tanışacağı anlatıcı, sürekli gelecek sayfaları sezdirmiş ve spoiler vermiş. Fakat bu rahatsızlık vermiyor açıkçası. Gece gündüz kitap okumaya çalışan biri için zaten kitap ismi ve içerik ziyadesiyle çekici.
Savaş dönemi hikayelerini okumak, biraz olsun yaşanan acılarını hissetmek bana iyi geliyor galiba. Siz de hissetmek isterseniz tavsiyedir.

Son olarak sana seslenmek istiyorum canım Liesel. Ah Liesel'im! Şöyle bir düşündüm de yıllar geçmiş, biz hala savaşın içindeyiz, insanlık hala çare bulamamış savaşa. Çocuklar ve suçsuz insanlar savaşın ortasında ve biz sadece izliyoruz...
574 syf.
·14 günde·Beğendi·9/10
Beni mutlu etmeyin. Lütfen beni umutlandırıp bütün bunlardan iyi bir şeyler çıkabileceğini düşündürmeyin. Çürüklerime bakın. Şu sıyrıklara bakın. İçimdeki sıyrıkları görüyor musunuz? Gözlerinizin önünde büyüdüklerini, içimi aşındırdıklarını görüyor musunuz? Artık hiçbir şey için umut istemiyorum…”


Liesel ve küçük kardeşi kendilerini evlat edinecek bir ailenin yanına gitmek için trendedirler. Ama trende Liesel in kardeşinin ölmesiyle kardeşinin cenazesinde mezarının cebinden düşen kitabı alır ve ilk kitap hırsızlığı başlamış olur. Üzüntüyle yolculuğuna devam eden Liesel, onu evlat edinen ailesinin yanına istemeyerek gelir başlangıçta zorlansa da onlara alışmaya başlar. Özellikle babasıyla daha iyi anlaşır. Babasıyla her gün ilk çaldığı Mezar Kazıcının Elkitabını birlikte okurlar ve böylece Liesel okumayı öğrenmeye başlar. Kelimeler bazen sevip bazen nefret etse de hayatının değiştirdiğine inanır bu yüzden kitap okunması yasak olmasına rağmen Liesel yakılmak için atılan kitapları kurtararak külleriyle alıp evine getirir ve babasıyla okumaya devam ederek kitaplara verilen değeri gösterir.
Savaş yıllarında Hitler yüzünden yahudiler dışlasa da Hubermann ailesi Max isimli yahudiyi evlerine alıp onu saklarlar ve aileden biri gibi davranarak onu dışlamadan iyileştirmeye çalışırlar. Liesel de ona her zaman kitap okuyarak iyileşeceğini düşünür. Liesel ve arkadaşı Rudy aç olmalarına rağmen çaldıkları ekmeği ezilen yahudilere vererek onlara yardımcı olur,babası bile onlara yardım ederken kırbaçlanır böylece yazar yardımseverliğin,insanlara ırkçılık yaparak dışlamamanın ne kadar önemli olduğunu örneklerle göstererek bizlere yaşanılanları tasvir eder. 2.Dünya Savaş yıllarında çoğu şey iyi değildir. Yangınlar,bombalar,parçalanmış cesetler,ayrılıklar vs. pek çok kötü durumlar kitabımızda yansıtılarak yaşanılanlari bizlere oradaymış gibi hissettirip,insanı üzüntüye boğar. Kitabın sonunda Himmel Sokağına bombalar atıldıktan sonra tek sağlam kişinin Liesel olması ve tüm ailesini kaybetmesiyle karşılaşırız. Kahramanımız Liesel Meminger de ileri bir yaşa kadar uzaklarda yaşamış ve Sydney'in bir banliyösünde ölmüştür. Her ne kadar üzüntüyle dolu olsa da bazen de güldüren bu romanı onlarla yaşıyormuş gibi heyecanla,üzüntüyle, zaman zaman da yorumlar yaparak okuduğumu belirtmek ister, okunulması gereken her kitabı okumanızı dilerim. ;)
574 syf.
·14 günde·10/10
Kitabın konusu 2.dünya savaşının nazi almanyasında geçmektedir. Liesel adlı 10 yaşındaki küçük bir kızın evlatlık verilmesiyle başlar serüven. Liesel okuma yazma öğrendikten sonra kitap okumay ve kitap çalmayı ve başka hırsızlıkta yapmaya başlar.

Ayrıca kitab tek bir konu üzerinde sabitlenmemiş aynı tarihler arasındaki farklı yerleri ve farklı insanlarıda bizlere aktarmıştır. Zaten yazarın anlatıcı olarak seçtiği karakterde kitabı oldukça farklı kılmış.
444 syf.
·4 günde·7/10
Birkaç gün önce markette görüp aldığım dört kitaptan biri. Rastgele seçip okumaya başladığımda, bu kitapların seri olduğunu ve okuduğum kitabın serinin son kitabı olduğunu öğrendim ama okumaya devam ettim. Kısa polisiye hikayelerden oluşuyor. Normal şartlarda ilgimi çekmeyecek objelerin nasıl kanıt niteliği taşıyabileceğini öğrenmek oldukça ilgimi çekti. Güzel bir kitap.
Kitaba çok büyük bir hevesle başladım. Muhteşem bir şekilde motiveydim kitabı okumaya, heyecanlıydım çünkü uzun zamandır merak ettiğim bir kitaptı. Şu hayatta bir işim düzgün gitmedi.

Okuoku.com'dan, yazarın üç kitabı halinde setini almıştım.

Kitap Hırsızı
Hiç Kimse Sıradan Değildir
Kilden Köprü


Neyse efendim ben başladım kitabı okumaya. Her şey çok güzel ilerlerken, 321. sayfaya geldim. Diğer sayfada kitap boyu merak ettiğim biri kendini tanıtacaktı.

321'in son cümleleri;

" Gerçekte nasıl göründüğümü bilmek ister misiniz?
Size yardım edeyim."

ve koccamann bir merakla, sayfayı çevirdim. Ufak çaplı bir şok kaçınılmazdı.. İki sayfa da bomboştu.

Bunun bilerek yapıldığını düşündüm ve gülümsedim. Kişinin kendini boşluk olarak tanımladığını düşündüm. Ancak sonraki sayfanın bir cümlenin devamıyla başladığını gördüğümde şok yaşadım.

İki sayfada bir, basım hatası yapıldığını, sayfaların boş olduğunu fark ettim. Kalan 250 sayfada hem de.

Bendeniz İrem burada dururken bu basım hatasının sizlerden birine denk gelmesini beklemiyordunuz herhalde :)


Ben de abime danışayım dedim. Ne yapmalıyım diye.

" Sen zeki kızsın kardeşim, boş kalan kısımları kendin tamamla. Hem hayal gücün de gelişir. "

Allah razı olsun abiciğim, buradan sana da tekrar selamlar. Önerin hiçbir işe yaramamış da olsa.

Öylece hevesimi kucağıma aldım, hayal kırıklığımı da yanına ekledim ve kitabı yarıda bırakmak durumunda kaldım.

Umarım böyle fena bir durumu siz yaşamazsınız.


sevgiler.
i.d.
574 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
HARİKA BİR KİTAPTI.
İlk defa bu yazarın kitabını okudum. Açıkçası yazarla ilgili hiçbir fikrim yoktu. Ama kitaba başladığımda elimden bırakamadım. Kitap gayet akıcıydı.

Kitabın konusu Nazi Almanyasında evlatlık alınan bir kızın babasının ona okuma yazma öğretmesiyle başlayan kitap okuma aşkı.
Liesel daha 10 yaşında bir kızdır. Kitapları çok sever ve kitap çalmaya başlar. Daha sonra arkadaşı Rudy ile beraber kitap dışında başka şeyler de çalmaya başlar...

Nazi Almanyasında Yahudiler tutuklanır. Öldürülür. Evleri yağmalanır. Liesel ve ailesi de bodrumlarında bir Yahudiyi saklar, ona hayatta kalması için yardım ederler...

Genel olarak kitap bu iki ana konunun etrafında gerçekleşen olaylardan oluşuyordu. Kitabın en sevdiğim yanıysa olayların azrailin gözünden anlatılması.

Çok güzel bit kitaptı :)

https://www.instagram.com/...;igshid=t2mi4ep9kq3l
386 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Eskiler ne der bilirsiniz, " Hiçbir şey için asla çok geç değildir. "
Kitap , baş karekteri olan Sydney'in 50 yaşından sonra hayatının beklenmedik bir anda değişmesini anlatıyor.
Sydney'in başına gelenler onun kendini bulmasını sağlıyor ve kitap böyle devam edip gidiyor.
Sade, basit bir dil ve çok yavaş ilerleyen bir kitap olmasına rağmen okuyanı çok sıkmıyor.
574 syf.
·Puan vermedi
Yazarın kitabı ölümün ağzından yazması oldukça ilgi çekici.Ölümün zaman kavramına bağlılığı ya da okuyucuya “süpriz yapma” gibi bir özelliği olmadığını en başında belirtiyor.Buna rağmen özellikle tarihler arasında gidip geri dönmesi okumayı biraz dağınık bıraksa da her kendi içindeki konu için çok güzel toparlıyor.Üslübu ve içeriği oldukça anlaşılır, sürdürülebilir bir şekilde ilerliyor.Hatta ölüme mizah anlayışı kattığı bile söylenebilir. Bir kaç ufak not almıştım kitabı okurken ama beni en çok etkileyen kısmı ölümün Hitlerin en sadık vatandaşının kendisi olduğunu dile getirmesiydi..
Savaşa olan bakış açım değişti diyemem fakat savaşı hep diğer Almanya’ya karşı savaşan devletlerin filmlerinden,belgesellerinden ve kitaplarından okumuştum.Bu kitap sürükleyici bir roman olmanın dışında savaşın Almanya’nın en fakir mahallelerinin birinde nasıl yaşanmış bunu çok güzel ifade etmiş.Okumanızı tavsiye ederim oldukça başarılı bir kitap
574 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Kitaba ilk başladığımda biraz yavaş ilerliyor idi ama gittikçe heyecan verici olmaya başladı. Bazen gözlerim dolu dolu olmadı değil. Aile olmak anne baba olmak başka şey aslında ama Liesel' in babasi kadar anneside değerli benim için . Küçük mutluluklar yaşanan bir kitap. Tavsiye ederim.
574 syf.
Kitap II. Dünya Savaşı sırasında Almanya'da geçiyor ve küçük kitap hırsızı Liesel ve oun yaşadığı Himmel sokağındaki diğer insanların hikayesini konu alıyor. Kitabı bu kadar özel ve eşsiz kılan karakterleri ve kendine özgü olan anlatım tarzı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Rose Mary Samanoğlu

Yazar istatistikleri

  • 1.515 okur okudu.
  • 20 okur okuyor.
  • 528 okur okuyacak.
  • 10 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları