Rukiye Şahin

Rukiye Şahin

ÇevirmenEditör
8.9/10
199 Kişi
·
426
Okunma
·
3
Beğeni
·
148
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
408 syf.
·10 günde·Beğendi·Puan vermedi
Osmanlı Devleti'nin kuruluşunu, bir uç beyi olan Osman Gazi'nin devletin temellerini nasıl attığını merak edenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap.
Eserde Şeyh Edebali,Yunus Emre gibi ulu zâtlara da yer vermesi çok yerinde olmuş.
Ancak tarihi romanlarda ne kadar gerçek ne kadar kurgu yer alıyor bunu da unutmamak lazım
224 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
“Her türlü düşmanla savaşmaya hazırdım,ta ki kendimi karşımda bulana kadar! “
#kitapyorumu
Kara kapan okuduğum ve yazarı tanıdığım ilk romanı.
Psikolojik gerilim türündeki roman, okurken nefesimizi kesiyor ve bir solukta okuyorsunuz.
Farklı bir kurgu ve olay örgüsü var kitapta.
Kenan geçmişinden hep pişmanlık duyuyor ve bunu her seferinde telafi etmek için mücadele ediyor.
Mücadele ederken de labirentte kapana sıkışıyor, burdan çıkmaya çalışırken bazen ileriye bazen geriye gidiyorsunuz.
Düş olarak zannettiklerimiz gerçek, gerçek zannettiklerimiz ise düş olarak karşınıza çıkıyor. Sıkmayan sade anlatımıyla farklı kapıları aralıyorsunuz. Kara Kapan Sezgin Irmak
400 syf.
·10 günde·6/10 puan
Dünyevi aşk ve ilahi aşkın harmanlanmış olduğu hikayeler, romanlar... Aslında hiç de yabancısı değilim bu kitapların. Annem kitap okumaya zaman ayıramadığı için kitapları sesli olarak dinleyip bitiriyor ve ben de kulak misafiri oluyorum dinlediği kitaplara. Hep bu tarz kitaplar dinliyor. Bu sebepten yorum yapabilecek birikime sahip olduğumu düşünüyorum. Şimdi incelemeye geçelim. Hamza Feza'yı ararken İslam'la tanışıyor ve İslam'da arıyor onu. Kitapta da söylendiği gibi Feza'ya yakınlaşmak için bir araç olarak görüyor İslam'ı önce, ama zamanla asıl aracın Feza olduğunu ve mükafatının din olduğunu görüyor. Olaylar bazen fazlasıyla hikmetliydi abartıya kaçan tesadüfler fazlasıyla gerçek dışıydı, şimdi diyeceksiniz ki her şey doğal seyrinde gerçek hayattaki kadar olağan olsaydı ne anlamı kalırdı kitabın, bir şeyler okumanın?
Ama ben zaten asıl maharetin, fazlasıyla doğal olan şeyleri etkileyici bir şekilde anlatmakta olduğunu düşünüyorum.
Eh tabii 21. yüzyılda yazılmış olan bir romanda klasik bir roman tadı aramak anlamsız olacak. Sanıyorum ki fazlasıyla klasik roman okumaktan bu kitaplar çok basit genç kız edebiyatı gibi gelmeye başladı bana.
Bunun yanısıra aksiyon da yer alıyor kitapta. Bu çok daha güçlü bir mesele olarak da anlatılabilirdi diye düşünüyorum. Kitabın bu kadar kalın olmasının hakkını verebilirdi belki. Ama dikkatimi en çok çeken şey yazarın cümlelerinin zaman zaman şaşırtıcı şekilde güçlü olmasıydı. Tasvirleri gayet iyiydi. Kitabın içindeki çizimlere bayıldım, sanıyorum ki yazarın kendi çizimleri.
İleride, bu deneyimleriyle güçlü bir yazar olacağını umuyorum Merve Özcan'ın. Başka bir kitapta görüşmek üzere.
224 syf.
·Puan vermedi
Öncelikle kitap hakkındaki genel fikrimi bir öz olarak söyleyecek olursam; bildiğim, aşina olduğum olayları, kişileri yeniden yaratma fikrini heyecan verici buldum. Tarihi kişileri, mekânları kurgusal bir dünyada izlemek hem içinde sıkıştığımız gerçek dünyayı hem de değiştirmek isteyip dokunamadığımız geçmişi ve onun içindeki kişileri benim için daha çekilir hale getirdi. Kültürel değerlerimizin ve coğrafyamıza dair eski inançlarımızın fantastik bir maceraya konu olması sevindirici. Türün edebiyatımızdaki gelişmesine böyle adımlar vesile oluyor. Bu açıdan sevindirici bulduğum Kaosun Kalbi, yer yer hakim olan iç karmaşasıyla, ana karakterimiz Tibet’in dramatik davranışlarıyla beklentimi bir parça karşılıksız bıraktı.

Kitabın ilk cümlesi beni Kafka’nın (fikrimce) hayranlık uyandıran kurguya sahip olan kitabı Dönüşüm’ün ilk cümlesine, Gregor Samsa’nın şaşkınlığına götürdü. Sarıdoğan’ın, “Sultan Süleyman bir gece bunaltıcı düşlerinden uyandığında karşısında devcileyin bir evliya buldu,” sözleriyle başlattığı macera, Dönüşüm’e soluk bir işaret bırakıyor: “Gregor Samsa, bir sabah, korkulu bir rüyadan uyanınca yatağının içinde kendini korkunç bir hamam böceği olarak buldu,” “Dönüşüm” kelimesini bir tema olarak benimseyip tarihi dönüştürdüğüne, değiştirdiğine dair teorilerimi bir kenara bırakmam gerek.

Elif Şeyda Doğan

İncelemenin tamamı: https://kayiprihtim.com/...aridogan-incelemesi/
224 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
D&R'de gördüm. Öncelikle kitabın arka kapak yazısı beni cezbetmişti. Bir bulmaca çözer gibi kitap okumak iyi gelecekti. Yalnız kitap beklentimin de üstünde çıktı. Muazzam bir kurgu. Bazen anlatılanlarla başa çıkamadığımı düşündüğüm anlar olsa da, sonraki sayfalarda ne demek istediğini daha iyi anlıyor ve bulmacanın bir parçası olduğunu fark ediyordum. Ve sonuç: HARİKAydı. Yaklaşık 1 gün gibi bir sürede kolaylıkla bitirdim. Çünkü kitap elinizden düşmüyor. Sonra ne olacak acaba diye düşünmekten bir baktım kitap bitmiş :) Teşekkürler.
400 syf.
·5 günde
Aksiyon ve dini bir hayatın iç içe olduğu sürükleyici bir roman...
Feza, çalıştığı suç örgütünü, vicdanı yüzden terk etmesiyle islama sarılır ve Karakoza'yı terkeder. Arada geçen 1,5 yıl sonra telefonuna gelen bir mesajla Karakoza'ya geri döner. Ve geride bıraktığı sevdiği adamı çok farklı bir şekilde görür.
Dillerindeki bir hadisle bu suç örgütüne karşı savaş başlar...
Karakterlerden alacağımız en büyük ders ise bir yanlış karşısında gücümüz ne kadar zayıf olursa olsun buna karşı verdiğimiz mücadeledir.

Hadis-i Şerif
"Bir kötülük gördüğünüz zaman elinizle, gücünüz yetmezse dilinizle, ona da gücünüz yetmezse kalben buğz ediniz."
400 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitap her kitleye hitap edebilecek kadar güçlü bir kitap. Kurgusu olsun kahramanları olsun konusu olsun her şekliyle muhteşem bir hikayanin izleyicisi oldum ve bence herkesin olması gerekli. Aksiyon, macera, Aşk... Her konuyu eline almış yazar Merve Özcan. Tabiki Hadislerle beraber İslamiyetin güzelliğine de vurgu yapılmış kitabın içerisinde. İslamiyetin nasıl güzel ve affedebilir bir din olduğunu gözler önüne sermiş ve insanın Allah'tan gayrı yakınının olmadığını güzel bir şekilde anlatılmış.
Hamzanın merhameti, aşkı...
Fezanın cesareti, inanışı...
Mutlaka okuyun zaten sürükleyici ve elinize aldığınızda bırakamayacağınız bir kitap.
Merve Özcan'ın kitabının yorumuyla beraber babası içinde dua edelim İnşaAllah bir an önce yener virüsü ve ailesine kavuşur.
256 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Bir kitap daha bitti ve tadı damağımda kaldı Hoş bu kitabın sağlam bir kurgusu olacağını yazarın http://www.dedektifdergi.com sitesinde yayınlanan öykülerinden dolayı tahmin etmiştim ama yine de beklentimin üzerinde bir ilk kitap olmuş.

Yazar Bilgi Güvenliği Uzmanı. Eserinde mesleki bilgilerini kullanıp teknoloji bağımlılığımıza dikkat çekmek istemiş bunu da eserinde verdiği bilgiler ile başarmış. Yediden yetmişe hiç fark etmeden sosyal medya da yaptığımız paylaşımların, bizlere göre masum ama başkalarının eline geçtikten sonra başımıza neler gelebileceğini düşünmemizi sağlamak amacıyla kurgusunu bir hacker ve çok oynanan bir oyun üzerine kurgulanmış ve çokta başarılı olmuş...

Kitabın konusuna fazla spoi vermeden değineceğim,
Bir bombanın patlaması ile gündeme gelen bir oyun ve bu oyunun içinde yer alan bir hackerin emniyet güçleri ile suç örgütü arasında kalması ne kadar tesadüf? İnsan kendisine verilen her meziyeti ödül mü yoksa karabasan olarak mı görmeli? Kitabımızın kahramanı Samet kendisinde var olan yeteneği ile kurduğu dünyanın dışına çıkmak istemese de şartların onu getirdiği yerde başına neler geleceği konusunda endişelenmekte ne kadar haklı olduğunu yaşayarak öğrenecektir...
Türk Polisiye yazan kalemlerin böyle başarılı eserlere imza atması çok sevindirici
Eseri tüm kitap okurlarına tavsiye ederim.
256 syf.
·23 günde·Beğendi·Puan vermedi
Hani bazen olur ya sayfalarca anlatacağın olur ama başlayamazsın anlatmaya... kitap gerçekten beni çok etkiledi.bir kez daha Osmanlı'nın hayata bakış açısında ki inceliklere şahit oldum.aslında gün geçtikçe özümüzü biraz daha kaybediyoruz.geçmişteki o incelikleri unutuyoruz.bence böyle kitaplar okuyarak özümüze dönemesekte birazcık ucundan öğrenmiş olmayı hedeflemek gerek.peki ya Iğdırlı Hasan Onbaşı'ya ne demeli ömrünün sonuna kadar nöbet tutarak çınar ağacı gibi ayakta ölmek...ruhun şad olsun hasan Onbaşı
Daha önce de yazara ait kitaplar okumuştum ama en çok beni etkileyen bu kitap oldu.yazara karşı bakış açım daha da
değişti.eleştiri yapacak olursam biraz daha kaynaklara eşliğinde anlatmasını isterdim.
"Aşk bu topraklarda ölümünedir."

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 426 okur okudu.
  • 23 okur okuyor.
  • 201 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.