Sabri F. Ülgener

Sabri F. Ülgener

Yazar
9.3/10
3 Kişi
·
18
Okunma
·
4
Beğeni
·
485
Gösterim
Adı:
Sabri F. Ülgener
Unvan:
İktisat profesörü ve toplum bilimci
Doğum:
İstanbul, 1911
Ölüm:
İstanbul, 1 Temmuz 1983
Sabri Ülgener (d. 1911 İstanbul-ö. 01 Temmuz 1983 İstanbul) iktisat profesörü ve toplum bilimci.

Baba tarafından dedesi Nakşibendi Şeyhi İsmail Necati Efendi, anne tarafından dedesi ise kıymetli bir asker olan Hasan Sabri Paşa idi. Babası Mehmet Fehmi Efendi Osmanlı son dönem alimlerindendi. Sarayda da büyük itibarı olan bu şahıs, şehzadelere ders verirdi. Baba Mehmet Fehmi Ülgener, aynı zamanda Cumhuriyet Döneminin ilk İstanbul Müftüsüydü. Annesi Emine Behice Hanım'ın ailesinde de (Hüseyin Hüsnü Paşa, İsmail Fazıl Paşa, Mehmet Ali Aybar, Ali Fuat Cebesoy, Kazım Karabekir ve Nazım Hikmet gibi) asker ve sivil pek çok önemli sima bulunmaktaydı. Baba tarafından aldığı Sufi gelenek ve anne tarafı dolayısıyla içinde yetiştiği aristokrat ortam sonraki tüm yaşantısını etkileyecekti.

İstanbul Erkek Lisesi'ni ve İstanbul Hukuk Mektebi'ni bitirdi. 1933 yılında Almanya'da Hitler'in iktidara gelmesinden sonra, can güvenlikleri sebebiyle Türkiye'ye sığınarak, İktisat fakültesinin kuruluş ve gelişiminde önemli rol oynayan Alman bilim adamları F.Neumark (Maliye, İktisat Politikası ve Teorisi dersleri vermiştir), Wilhelm Röpke (İktisadi Coğrafya, İktisat Teorisi ve Politikası konularında dersler vermiştir), Gerhard Kessler (Sosyal Politika konusunda dersler vermiştir), Alexander Rüstow (İktisat Sosyolojisi konusunda dersler vermiştir), Alfred İsaac'tan (İşletme konusunda dersler vermiştir) dersler aldı ve bu Alman hocalarının etkisinde kaldı. 1935'te aynı okulda bulunan İktisat ve İçtimaiyat Enstitüsü'nde (İlk İçtimaiyat Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi'nde Ziya Gökalp ve arkadaşları tarafından 1916 yılında kurulmuş, 1933 - 1934 öğretim yılında İktisat ve İçtimaiyat Enstitüsü adıyla Hukuk Fakültesi'ne bağlanmıştır) asistan oldu. 1941 yılında doçent, 1951 yılında da Profesör olan Ülgener İktisat Fakültesi'nde dekanlık da yaptı.

Ülgener'i farklı kılan özellikler arasında şunlar sayılabilir: Batıyı da Doğuyu da tanıması; Ortaçağdan Yeni Çağa, Feodalizmden Kapitalizme geçiş sürecini bir zihniyet dönüşümü çerçevesinde açıklama çabası; toplumsal dönüşüm ve iktisadi gelişme sürecinde maddi unsurların yanı sıra manevi-kültürel unsurların rolüne ve bu kapsamda “ekonomi zihniyeti”ne vurgu yapması; kendi dinamiklerimize dayalı yeni bir gelişme modeline olan ihtiyaç bağlamında ahlâk, zihniyet ve İslâm iktisat siyaseti sorunlarıyla yakından ilgilenmiş olması.

İslam ahlakıyla (yahut Müslüman bir duyarlılıkla), pozitivizmin ve Batı Modernizminin dilini, kültürünü felsefe ve iktisadın retoriğini kullanarak, Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik ve politik durumu tahlile ve anlatmaya çalıştığı eserler arasında sayabileceğimiz; "Zihniyet, Aydınlar ve İzmler" (Mayaş Yayınları, 1983), "İktisadi Çözülmenin Ahlâk ve Zihniyet Dünyası" (Der Yayınları, 1981), "Darlık Buhranları ve İslâm İktisat Siyaseti" (Mayaş Yayınları, 1984), ile "Zihniyet ve Din" Ülgener’in geride bıraktığı, her biri okunmaya değer bilimsel yapıtlardır.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Sabri Ülgener, nam-ı diğer Türk Weber. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nin önemli isimlerinin başında gelir Ülgener. Çünkü Ülgener çağdaşlarının veya seleflerinin yaptığı gibi tercüme ile yetinmemiş tezleriyle birlikte senteze gitmiş bir isimdir.

1933 yılında Almanya’dan ülkemize sığınan birçok Alman profesör ülkemiz üniversite hayatının önemli yapı taşları olmuşlardır. Ülgener, Gerhard Kessler, Alexander Rüstow, Fritz Neumark, Wilhelm Röpke gibi isimlerin önce tercümanlığını yapmış ardından onlardan öğrendiklerini içinden çıktığı toplumsal öğretilerle harmanlamıştır. Bu yaptığıyla karanlığa ilk kibriti çakanlardandır Sabri Fehmi Ülgener.

Alman Profesörler kendi dünya görüşleri ile akademik dünyaya şekil verirken Türk Hocalarında “ilmi Türkçülük” gibi bir görevleri doğuyordu. Bu göreve gönüllü olan Ülgener, Batı’nın kuram ve modellerini Türkiye’ye uyarlamaya çalışmış ve bunda önemli ölçüde başarılı olmuştur.

Yetiştirdiği öğrencilerinin yanı sıra yazdığı eserlerle de günümüzde hala yaşayan Ülgener, Batı ile Türkiye arasında olduğu kadar Osmanlı ile Cumhuriyet arasında da köprü olmuştur. Veblen'den, Weber'den, Sombart'tan alıntıları; İbrahim Hakkı'dan, Nefi'den, Aşık Paşa'dan alıntılarla harmanlamıştır.

Bu kısa tanıtımın ardından “Bir İktisatçının Entelektüel Portesi: Sabri F. Ülgener” kitabına dönecek olursak, yukarıda yazılanların çok daha detaylı anlatımı ile kitabın birinci kısmı oluşuyor. İkinci kısımda ise Ülgener Hoca’nın asistanı olan Ahmet Güner Sayar “şahsiyeti ve ilmi fikri dünyası”nı kaleme alıyor.

Kendi adıma Sabri Ülgener’i şimdiki nesillere tanıtmanın önemli bir eğitim adımı olduğuna inanıyorum. Ülgener gibi isimlerin tozlu raflar yerine aktif zihinlerde yaşaması ve gelişmesi gerekiyor. Çünkü ilim başka türlü ilerlemiyor. Günlük safsataların arasında gerçek bilginin kaybolduğu gibi ilmi gerçeklikler de gündelik tartışmalara kurban ediliyor.

Sırf bu sebeple bile olsa Sabri Ülgener’den öğreneceğimiz çalışma disiplini ve aşkı var. İktisatçı olmasına rağmen sosyolojiye, edebiyata, tarihe önem vermiş entelektüel olarak yelpazesini geniş tutmuştur. Kısacası Ülgener’den öğrenecek o kadar çok ders var ki….
Ülgener kitabını üç mesele üzerine inşa etmiştir. İlk bölümde, din zihniyet ve iktisadi yaşam üzerine genel bir inceleme yapmıştır. İkinci bölümde Weber’in İslam, İslam toplumu ve İslam iktisadı üzerine değerlendirmelerini incelemiş, üçüncü bölümde Weber’in değerlendirmelerini eleştirerek, İslam-tasavvuf-tarikat ilişkisi içinde Weber’in ortaya koyduğu görüşleri çürütmeyi istemiştir ve bunda başarılı da olmuştur. Harika bir disiplinler arası çalışma örneği, okunmaya değer.
Sabri ülgener, iktisadi literatürümüzün medar-ı iftiharı. Kitabi okuyunca onu medhetmenin ya da yerini takdir etmenin bizi aşacağını anliyoruz. Ekonomi bilimini edebi metinler üzerinden anlamak, yıkılış devrine biraz daha icerden bakmak için benzersiz bir eser.

Yazarın biyografisi

Adı:
Sabri F. Ülgener
Unvan:
İktisat profesörü ve toplum bilimci
Doğum:
İstanbul, 1911
Ölüm:
İstanbul, 1 Temmuz 1983
Sabri Ülgener (d. 1911 İstanbul-ö. 01 Temmuz 1983 İstanbul) iktisat profesörü ve toplum bilimci.

Baba tarafından dedesi Nakşibendi Şeyhi İsmail Necati Efendi, anne tarafından dedesi ise kıymetli bir asker olan Hasan Sabri Paşa idi. Babası Mehmet Fehmi Efendi Osmanlı son dönem alimlerindendi. Sarayda da büyük itibarı olan bu şahıs, şehzadelere ders verirdi. Baba Mehmet Fehmi Ülgener, aynı zamanda Cumhuriyet Döneminin ilk İstanbul Müftüsüydü. Annesi Emine Behice Hanım'ın ailesinde de (Hüseyin Hüsnü Paşa, İsmail Fazıl Paşa, Mehmet Ali Aybar, Ali Fuat Cebesoy, Kazım Karabekir ve Nazım Hikmet gibi) asker ve sivil pek çok önemli sima bulunmaktaydı. Baba tarafından aldığı Sufi gelenek ve anne tarafı dolayısıyla içinde yetiştiği aristokrat ortam sonraki tüm yaşantısını etkileyecekti.

İstanbul Erkek Lisesi'ni ve İstanbul Hukuk Mektebi'ni bitirdi. 1933 yılında Almanya'da Hitler'in iktidara gelmesinden sonra, can güvenlikleri sebebiyle Türkiye'ye sığınarak, İktisat fakültesinin kuruluş ve gelişiminde önemli rol oynayan Alman bilim adamları F.Neumark (Maliye, İktisat Politikası ve Teorisi dersleri vermiştir), Wilhelm Röpke (İktisadi Coğrafya, İktisat Teorisi ve Politikası konularında dersler vermiştir), Gerhard Kessler (Sosyal Politika konusunda dersler vermiştir), Alexander Rüstow (İktisat Sosyolojisi konusunda dersler vermiştir), Alfred İsaac'tan (İşletme konusunda dersler vermiştir) dersler aldı ve bu Alman hocalarının etkisinde kaldı. 1935'te aynı okulda bulunan İktisat ve İçtimaiyat Enstitüsü'nde (İlk İçtimaiyat Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi'nde Ziya Gökalp ve arkadaşları tarafından 1916 yılında kurulmuş, 1933 - 1934 öğretim yılında İktisat ve İçtimaiyat Enstitüsü adıyla Hukuk Fakültesi'ne bağlanmıştır) asistan oldu. 1941 yılında doçent, 1951 yılında da Profesör olan Ülgener İktisat Fakültesi'nde dekanlık da yaptı.

Ülgener'i farklı kılan özellikler arasında şunlar sayılabilir: Batıyı da Doğuyu da tanıması; Ortaçağdan Yeni Çağa, Feodalizmden Kapitalizme geçiş sürecini bir zihniyet dönüşümü çerçevesinde açıklama çabası; toplumsal dönüşüm ve iktisadi gelişme sürecinde maddi unsurların yanı sıra manevi-kültürel unsurların rolüne ve bu kapsamda “ekonomi zihniyeti”ne vurgu yapması; kendi dinamiklerimize dayalı yeni bir gelişme modeline olan ihtiyaç bağlamında ahlâk, zihniyet ve İslâm iktisat siyaseti sorunlarıyla yakından ilgilenmiş olması.

İslam ahlakıyla (yahut Müslüman bir duyarlılıkla), pozitivizmin ve Batı Modernizminin dilini, kültürünü felsefe ve iktisadın retoriğini kullanarak, Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik ve politik durumu tahlile ve anlatmaya çalıştığı eserler arasında sayabileceğimiz; "Zihniyet, Aydınlar ve İzmler" (Mayaş Yayınları, 1983), "İktisadi Çözülmenin Ahlâk ve Zihniyet Dünyası" (Der Yayınları, 1981), "Darlık Buhranları ve İslâm İktisat Siyaseti" (Mayaş Yayınları, 1984), ile "Zihniyet ve Din" Ülgener’in geride bıraktığı, her biri okunmaya değer bilimsel yapıtlardır.

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 18 okur okudu.
  • 33 okur okuyacak.