Giriş Yap

Salih Baba

Yazar
9.4
19 Kişi
Unvan
Yazar
Doğum
Erzincan, Türkiye, 1847
Ölüm
1907
Yaşamı
Erzincan’da dünyaya geldi. Babası Mustafa Efendi, annesi Atîke Hanım’dır. Doğuştan bir kolu çolak, bir ayağı kısa olan Sâlih ilk dinî bilgileri imam olan babasından aldı. Ailesi çilingirlikle uğraştığı ve çilingir dükkânında tüfek de tamir edildiği için “Tüfekçizâde” lakabıyla anıldı. İki defa evlendi ve üç oğlu oldu. İkisi sakat olan çocukları gençlik yıllarında kendisinden önce öldü. Bir şiirinde (Ümmîyem bir zerre denli ilme yoktur tâkatim / Gâh olur ilm ile bîpâyân oluram kime ne) ümmî olduğunu söylemekle beraber kardeşi Abdurrahman’ın soyundan gelen yakınları onun okuma yazma bildiğini belirtir. Pîr-i Sâmî diye tanınan Nakşibendî-Hâlidî şeyhi Mehmed Sâmi Efendi’ye intisap eden Sâlih Baba’nın, şeyhinin irşad faaliyetlerini sürdürdüğü Kırtıloğlu Tekkesi’ndeki bir sohbet sırasında kendisinden bir şiir okumasını istemesi üzerine o güne kadar şiirle bir ilgisi olmadığı halde hemen orada irticâlen şiir söylemeye başladığı rivayet edilmektedir. Şiirleri Mehmed Sâmi Efendi’nin müridlerinden Adnan Efendi tarafından Râbıta-i Nakş-i Hayâlî adıyla yazıya geçirilmiştir. Sâlih Baba Erzincan’da vefat etti ve Akmezarlık denen yere gömüldü. Zamanla mezarı kaybolduğundan bugün yeri bilinmemektedir. Günümüzde Hava Şehitleri Mezarlığı diye anılan bu mezarlıkta şeyhi Mehmed Sâmi Efendi’nin ve diğer bazı şeyhlerin kabirleri bulunmaktadır. Birçok şiirinde âyet ve hadislere yer veren Sâlih Baba’nın aruz vezniyle yazdığı manzumelerinde dili ağır, hece ölçüsüyle yazdıklarında oldukça sadedir. Şairin Râbıta-i Nakş-i Hayâlî adlı divanı dışında iki eserinin daha olduğu, ancak bunların 1939 Erzincan depreminde kaybolduğu söylenmektedir. Râbıta-i Nakş-i Hayâlî’de hem divan edebiyatı hem halk edebiyatı nazım şekilleri yer almaktadır. “Fenâ fi’ş-şeyh” makamının hallerinden ibaret olan divanı tarikat âdâbını, müridlik hallerini ve mürşidlerin örnek davranışlarını anlatır. Eserde seksen dört gazel, on beş kaside, dokuz murabba, on altı muhammes, iki müseddes, bir müstezad, mesnevi kafiye düzeniyle yazılmış dört manzume, yirmi altı koşma, beş dizeden oluşan bentler ve hece vezniyle altı manzume bulunmaktadır. Sâlih Baba’nın şiirleri günümüzde Erzincan, Gümüşhane, Bayburt ve Erzurum yörelerinde makam eşliğinde ilâhi şeklinde okunmaktadır. Râbıta-i Nakş-i Hayâlî’nin Mehmed Sâmi Efendi’nin oğlu Selâhattin Kırtıloğlu’nun özel kitaplığında bulunan 1899 tarihli yazma nüshası Fehmi Kuyumcu tarafından yayımlanmıştır (Ankara 1979).
Ey gönül sabr et bu dehrin gamı gavgâsı geçer Bir gün âsûde olur bu demi davası geçer
Salih Baba Divanı
Salih Baba
Reklam
Hakîkat şehrinde bir güzel gördüm Bir göreni göremedim ne çâre Sevdâ-yı aşkından yanıp kül oldum Bir bilen yok soramadım ne çâre Bir zamân bekledim Leylâ dağını Bir zamân bekledim gül budağını Bir zamân bekledim yâr otağını Vâsıl-ı yâr olamadım ne çâre Andelîbin işi âh u zâr olur O nasıl güldür ki tezce hâr olur Bir gönül kul olur gâh hünkâr olur Ben bu sırra eremedim ne çâre Bir gülün ki hârı vardır yâr demem Kansız dîdelere âh u zâr demem Yüzünü görmeden yârim var demem Ben bu yâri bulamadım ne çâre Niceleri yar der gönlü binâda Niceleri yar der gönlü zinâda Nicesinin gönlü bey ü şirâda Bu yâr kimdir bilemedim ne çâre
Salih Baba
Biz bakıyoruz bu zamanda en büyük ihsan,imanı kurtarmaktır ...
Nefs-i hayvanın esirî olmuşuz ,kurtar bizi koyma bizi Berzah-ı sûflada Allah aşkına.
Salih Baba
divanı
Dilimi dil-dâra verdim canımı cananıma Hüsn-i ruhsârından özge ıyd-ı kurbân istemem
Salih Baba
·
Reklam
Çok salât ile selâm olsun resûlü Ahmed’e Bu kadar isyân ile bizlere demiş “ümmet”
Salih Baba Divanı
·
2
8
76 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.48