Samuel Taylor Coleridge

Samuel Taylor Coleridge

Yazar
8.0/10
78 Kişi
·
217
Okunma
·
37
Beğeni
·
1.289
Gösterim
Adı:
Samuel Taylor Coleridge
Unvan:
İngiliz Şair, Eleştirmen, Filozof
Doğum:
Birleşik Krallık, 21 Ekim 1772
Ölüm:
Birleşik Krallık, 25 Temmuz 1834
Samuel Taylor Coleridge (d. 21 Ekim 1772 - ö. 25 Temmuz 1834) İngiliz bir şair, eleştirmen ve filozoftu. Arkadaşı William Wordsworth ile beraber, İngiltere'deki Romantizm hareketinin kurucuları arasında gösterildi. Kubla Khan en önemli eseriydi, ancak Biographia Literia en fazla saygı görülen eseri olarak gösterildi. Coleridge'ın, eserlerini çoğunlukla uyuşturucu aldıktan sonra gördüğü halisünasyonların etkisinde yazdığı (bkz.: Kubla Khan) bilinmektedir. Kubla Khan'da, uyuşturucu aldıktan sonra gördüğü halisünasyonları, Kubilay Han'ın sarayı gibi tasvir etmiştir
235 syf.
·16 günde·Puan vermedi
İnanılmaz beğendim.. Lanetli okyanusun bağrından melekleri ile bize göz kırpan.. inanılmaz hikayesini bizimle paylaşan yaşlı gemicimize hayran kaldım. Yüreğindeki tarifsiz külfeti limanlarımıza boşaltırken, bir anlığına da olsa rahatlıyor Gemicimiz. Albatros ile başlayan gece , dev dalgalar ile adeta bir beşik gibi sallıyor bizi küf ve irin dolu okyanusta.. Bitsin istemiyor insan bu tekinsiz , tuhaf, ölüm kokan masal...
164 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Doré’nin harika tasarımlarıyla süslü, İngilizce metnin de eklendiği bir kitap. İngilizceden okununca ayrı bir lezzetli oluyor. Yaşlı bir gemicinin ağzından anlatılan olaylar dizini sanki biraz da metafiziksel illüstrasyonlar içeriyor. Tek söyleyeceğim şey şiiri orjinal dilinden okumanızdır. Çünkü şiirde maalesef kafiye düzenini korumak için orjinal metinde oynamalar olabiliyor. Okurken bir klasik müzik açarak istifadenizi arttırabilirsiniz. Saygılarımla...
235 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Anlaşılmayan kitaba anlaşılır bir inceleme yazmayı isterdim ama pek olmadı galiba.

Kitap, bir geminin sürüklendiği girdabı, yaşanan garip şeyleri ve yaşlı gemicinin ülkesine dönüşünü anlatıyor..

Kitabın destansı bir havası var, nasıl anlatsam şiir ama roman gibi bir şiir..

Yaşlı Gemici ”nin bu kadar sevilmesinin, İngiliz dilinin ölmez eserlerinden biri olmasının nedeni, yalnız şiirin çocuksu basitliği ve güzelliği değil, içindeki pek çok şeyin ne anlama geldiğinin kesin olmaması, yoruma ve yeniden okumaya hep açık olmasıdır.

Anlatıldığı kadar anlaşılmaz bir kitap, yaşlı gemici, ALBATROSUN canını alıyor ama neden aldığı bilinmiyor.

Anlatacaklarım bu kadardı okumak isteyenlere keyifli okumalar...
164 syf.
·2 günde·8/10
Bu kitapta öyle bi dünya var ki insanın hayalgücünü kanatlandırıp uçuruveriyor. Karşılaşanlara fikir vermesi açısından birkaç alıntı paylaştım ancak kesinlikle çok daha fazlasına , Gustave Doré illüstrasyonlarıyla kitapta rastlayacaksınız. Ayrıca Anthony Burgess ' in muhteşem sunuşu da kitabın girişinde sizi bekliyor olacak. Kitap kısa, bir çırpıda okunabilir ancak ben illüstrasyonlara zaman ayırmanızı ve sonrasında biraz araştırmanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Yaşlı Denizcinin Ezgisi
Samuel Taylor Coleridge
235 syf.
·Beğendi·9/10
Ölümsüz Coleridge'in ölümsüz eseri... Gustave Dore'un resimleriyle ve Tiger Lillies'in bu şiiri dark caberet yaptığı albümüyle birliktte keyifle okudum. Sadeliğin içinde yoğun ve çok katmanlı imgelemler, beni çok etkiledi. Şiirin bu yoğunluğunun başına Orhan Pamuk'un önsözü ve sonuna Şavkar Altınel'in sonsözü de eklenince çok güzel bir kitap ortaya çıkmış.
164 syf.
·10/10
https://www.instagram.com/mimirtells/ (Kitap incelemeleri, önerileri, eleştirileri ve alıntılar için.)

amuel Taylor Coleridge tarafından romantisizm akımının ünlü olduğu 18.yüzyılda yazılan bir epik tadındaki 7 bölümden oluşan şiiri.

Kitaba ismini veren Yaşlı Denizci'nin Düğün Davetlisi'ne denizde başından geçenleri anlatmasını konu alıyor kitap. Yaşlı Denizci, denizde yol alırken karşısına bir albatros çıkıyor ve bir anda onu vurup öldürüyor. Denizci'nin bunu neden yaptığı konusunda pek bir fikri yok, okuyucuya da pek belli olan bir konu değil. Fakat albatros öldükten sonra Denizci ve onun yanındakilerin başına gelmeyen kalmıyor. Uzun ve çok zor bir yolculuk sonunda Denizci sonunda karaya ulaşıyor.

Kitapta doğa ve tanrı temaları işleniyor. Romantisizm akımında doğanın tanrının güzelliğini ve bilgeliğini yansıttığına inanılıyordu. Albatrosu öldürmekten bir nevi tanrıya karşı koymak olduğu için Denizci'ye ders olsun diye başına gelmedik kalmıyor fakat ne zaman Denizci albatrosu öldürdüğü için pişman oluyor işte o zaman kurtuluyor denizden. Fakat yine de başına gelenleri dünyayı gezerek insanlara anlatmaya devam ediyor. (bir nevi tövbe ve pişmanlık göstergesi olarak)

Çevirisini oldukça başarılı bulduğum (18.yüzyıl ingilizcesiyle yazıldığı için oldukça karışık) çok güzel bir kitap. İçindeki illüstrasyonlar da çok ilgi çekiciydi. Şiirin orjinal dilinde koyulması da güzel olmuş. Sir Ian McKellen'ın kendi sesiyle bu şiiri okuduğu videoyu da izlemenizi tavsiye ediyorum.
235 syf.
·Puan vermedi
Kitaba yazdığı önsöze Orhan Pamuk “Kar” romanında Şair Ka ile Coleridge arasında kurduğu bağlantıyı hatırlatarak başlar ve yazıda iki husustan bahseder: Coleridge sevgisi ile şiir ve roman.

Coleridge, Pamuk için Dostoyevski ya da Borges gibi dönüp dönüp okuduğu, tüketemediği ve hakkında yazılmış bütün kitapları edindiği bir isimdir. Coleridge’in Edebi Biyografi’sini, not defterlerini arada bir gelişigüzel bir yerinden okumayı çok sever. Bitmek tükenmek bilmez bir entelektüel enerjisi vardır Coleridge’in: çok okur, durmadan okur, en tuhaf, en ilgisiz, en ücra konularda. Eline ne geçerse okuyan tiplerdendir. Bu okuma merakı dünyayı bilip anlamaya yöneliktir. Kitap okuyarak, düşünerek, tek başımıza yaratıcı bir şekilde ve özgürce kafamızı kullanarak dünyayı kavrayabileceğimize ilişkin iyimser inanç, modern edebiyatın ve bireysel özgürlük duygusunun da başlangıcıdır.
Yazımın tamamı için: https://karakugublog.wordpress.com/2016/09/08/yasligemici/
235 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Okurken kendimi fantastik ögeler içeren bir macera filmi izler gibi hissettim. Yedi bölümden oluşan manzum eserde; gemisi denizde fırtınaya tutulan yaşlı bir gemicinin başından geçenler ve memleketine nasıl döndüğü anlatılıyor. Anlatım uygun resimlerle de renklendirilmiş.
164 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
“Coleridge bir çağı yaratanlardandı. Yaşlı Denizci ortaya çıktığında edebiyatta ona benzeyen hiçbir şey yoktu: yabanıllık ve romans dolu bir eserdi,devrim niteliğindeydi. Bunun yanı sıra şiir, batı insanının akıl ve tininin eski tiranlıklarını reddedişine damga vuran belli başlı kilit tarihlerin yaşandığı devrim çağınım mahsulüydü.” demiş kitap hakkında Anthony Burgess. Doğrusu edebiyatta ona benzeyen bir şey yoktu derken gerçekten haklıymış. Şiir türünde ancak hikaye. Serbest nazım gibi... kitabın içinde yazarın kitapla alakalı çizdiği resimlerde mevcut. Algıyı açma da görselliği başarılı bir şekilde kullanmış ama işte neylersiniz çeviri eser. Keşke keşke orjinal dilinden anlayabilecek yabancı dilim olsaydı dedim bir kez daha..

Yazarın biyografisi

Adı:
Samuel Taylor Coleridge
Unvan:
İngiliz Şair, Eleştirmen, Filozof
Doğum:
Birleşik Krallık, 21 Ekim 1772
Ölüm:
Birleşik Krallık, 25 Temmuz 1834
Samuel Taylor Coleridge (d. 21 Ekim 1772 - ö. 25 Temmuz 1834) İngiliz bir şair, eleştirmen ve filozoftu. Arkadaşı William Wordsworth ile beraber, İngiltere'deki Romantizm hareketinin kurucuları arasında gösterildi. Kubla Khan en önemli eseriydi, ancak Biographia Literia en fazla saygı görülen eseri olarak gösterildi. Coleridge'ın, eserlerini çoğunlukla uyuşturucu aldıktan sonra gördüğü halisünasyonların etkisinde yazdığı (bkz.: Kubla Khan) bilinmektedir. Kubla Khan'da, uyuşturucu aldıktan sonra gördüğü halisünasyonları, Kubilay Han'ın sarayı gibi tasvir etmiştir

Yazar istatistikleri

  • 37 okur beğendi.
  • 217 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 134 okur okuyacak.