Selahattin Yıldırım

Selahattin Yıldırım

YazarÇevirmen
8.6/10
5 Kişi
·
23
Okunma
·
0
Beğeni
·
486
Gösterim
Adı:
Selahattin Yıldırım
SELAHATTİN YILDIRIM İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1967 yılında mezun oldu. 1967-1970 yılları arasında Londra ve Paris’te dil ve edebiyat eğitimi aldı. 12 Mart 1971 askerî rejimi sırasında Sıkıyönetim Mahkemeleri’nde avukatlık yaptı. 1973-2010 yılları arasında Türkiye’de ve dünyada kentsel siyaset, yerel yönetim, belediyeler arası işbirliği ve dayanışma alanlarında düşünsel ve pratik çalışmalarda bulundu. Marmara Belediyeler Birliği, Türkiye Belediyeler Birliği ve Dünya Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Teşkilatı’nda kurucu genel sekreterlik görevlerini üstlendi. Dünya Yerel Yönetim ve Demokrasi Akademisi kurucu üyesi oldu. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2001-2004 arasında Dünya Sosyal Forumu’nda Yerel Yönetimlerin temsilciliğini yaptı. 2010 yılında Birleşmiş Milletler - Habitat Özel Büyükelçiliği görevine seçildi.

Yayınlarından bazıları: A. Gramsci’nin Hayatı ve Eseri Üstüne (1975), Dünya Halk ve Demokrasi Şiirleri (A. Kadir, A Bezirci, Ş. Hulusi ile birlikte, 1975), Poets’ Istanbul (C. Çapan’la birlikte, 1988), Local Government and Democracy (1993), World Social Movement and Local Democracy (2003), Kadının 1001 Hali - Dünya Kadın Şairlerinden Seçmeler (2010), P.P. Pasolini (2012), P. Neruda - Sorular Kitabı’ndan Seçmeler (2012), On the International Municipal Movement 1913-2013 (2013), Osman Nuri Ergin (2013), Kentsel Haklar - Kentsel Adalet (2013), Türkiye’de Toplumcu Belediyecilik 1973-1980 (2014), Dünyada ve Türkiye’de Büyük Kent Yönetimi (2014).
Acırım genç faşistlere
ve yaşlı olanlarına, ki onları en iğrenç
kötülük alametleri olarak görürüm,
yalnızca aklın şiddetiyle muhalefet ederim.
Edilgen, her şeyi gören bir kuş gibi
uçup yükselirken göğe,
affetmeyen bir bilinç
taşır kalbinde.

(Poesia in forma di rosa’dan)
"Tarihi yapmış olan çok az sayıda insan 'Hayır' demiş olanlardır, yoksa sarayların çevresinde çöreklenenler ve kardinallerin uşakları değil, asla."

...
Trajedi hangisi? Trajedi,artık ortalıkta insani varlıkların bulunmaması,ama birbirlerinr çarpıp duran tuhaf makinelerin varlığıdır.
Selahattin Yıldırım
Sayfa 163 - Agora Kitaplığı
'Senin lütfunda doğmuştu benim tedirginliğim. Sen yerine geçilemez olansın. Bunun için yalnızlığa mahkûmumdur bana verdiğin şu hayat.
Ve yalnız olmak istemiyorum. Sonsuz bir
Açlığım var aşka karşı, ruhsuz bedenlerin aşkı için.
Ruh senin içinde çünkü, o sensin, fakat
Sen benim annemsin ve senin aşkın yükümdür benim.
Yalvarıyorum sana,ah Yalvarıyorum sana:
Arzulama ölümü!
Ben buradayım, seninle, bir gelecek Nisan'ında...
Selahattin Yıldırım
Sayfa 29 - Pier Paolo Pasolini / Anneme Dua şiirinden. Selahattin Yıldırım çevirisi.
128 syf.
Ne yazsam diye düşünüyorum bittiğinden beri. Çevirmen öyle güzel incelemiş ki kitabı. Kitabın sonundaki tahlil muhteşemdi.

Yerma İspanyolcada kısır, çorak, ıssız yer anlamlarına geliyormuş. Zaten kitabın konusu da çocuğu olmayan bir kadının yaşadığı ailevi ve toplumsal durumlar.

Öncelikle çevirmene bir teşekkür etmem gerekiyor. Lorca hakkında öyle bilgiler vermiş ki. Çocukluk ve gençlik yılları, edebiyata yönelişi, Madrid günleri, sonrasında yurt dışına gittiğinde yaşadıkları New York, Küba, Buenos Aires günleri. Tiyatroya, şiire bakışı. Cumhuriyet ve darbe günleri ve sonunda da ölümü. Bunlara dair dolu dolu bilgiler var.

Oyun önce aile içinde Yerma ve eşi Juan'ın diyaloglarıyla başlıyor.
Yerma tutucu, geleneklerine bağlı bir kadın. Başlarda sevmese de eşine bağlı, sürekli onunla ilgili, konuşan ancak isteklerine karşılık bulamayınca umutsuzluğa düşen bir karakter.
Juan da tam manasıyla hödük desem yeridir herhalde. Elalem ne der kafasında biri.

Yerma'nın çocuk isteği bir türlü karşılık bulmuyor. Juan da işten başka bir şey düşünmüyor. Karşılıklı duygusal bir bağın olmadığı bir ilişki. İlerleyen sayfalarda bu duruma atıfta da bulunuluyor. Duygusal olarak bir bağ yoksa cinsel birlikteliğin de sıradan olmaktan başka bir şeye yaramadığı, çocuk olmaması konusunu da biraz olsun buna bağlıyor.
Yerma'nın arkadaşının çocuğunun olması, kendisinin olmaması durumu da psikolojik olarak çöküntüye uğratıyor ve farklı arayışlar içine giriyor. Yalnız burada kocası hiçbir şekilde yanında olmuyor. Kocası zaten çocuk istemiyor o öyle mutlu.
Farklı arayışlar dedim bunlar büyücüye gitme, ermişlere başvurma vs durumu.
Toplumsal baskı sonucu ister istemez insanlar farklı durumlara yönelebiliyorlar.
Çamaşırcı kadınların kendi aralarındaki konuşmalarda bu baskıyı çok net görebiliyoruz. Çocuğu olmayan insanlara bakış açısı. Maalesef durum hala aynı sanırım. O dönemin İspanya'sında bu durum ciddi bir sorun teşkil ediyordu sanırım. Çünkü Unamuno'nun hikayelerinde de çokça işleniyordu bu konu.
Oyun ise trajik bir şekilde son buluyor. Zaten Lorca'ya göre tiyatroda trajedi yoksa o oyun tam manasıyla olmamaıştır

Lorca'nın oyunlarını bu belgeseli https://www.youtube.com/...G-f3u429j0s&t=9s izledikten sonra merak etmiştim. Sadece şair olarak anarsak haksızlık etmiş oluruz kendisine. Çok yönlü bir yazar. Diğer oyunlarını da okuyacağım. En çok da Kanlı Düğün ü merak ediyorum.
Aslında bir şeyler yazmayacaktım ama kitabın inceleme bölümü boş kalmasın istedim. Belki birileri görüp okumaya karar verir.

Buradan Lorca'nın manevi evladı Roquentin'e de teşekkür ediyorum :)) Lorca ile tanışmamıza vesile oldu. Kendisi şu sıralar Lorca ile hasbihal ediyor :)
İstanbul grubunda Unamuno konuşurken bolca atıfta da bulunmuştuk. İspanyol edebiyatı diyorsak Lorca'yı da es geçmememiz gerekiyor.

Herkese keyifli okumalar
Gramsci önemli bir İtalyan düşünür. Kitabı ilk fırsatta alıp okuyacağım. Gramsci'yi daha derin anlamamda faydalı olacağını düşünüyorum. Umarım düşüncemde yanılmam :)
318 syf.
·9 günde·8/10
La Fontaine öyle nükteli cümleler ile süslemiş ki eseri içinde bulunan 101 fablın her biri ayrı bir ders niteliğinde. En fazla 5-6 tanesi derin anlamlar içermediğini düşündüğüm fabllar vardı. Kim bilir belki kimi için büyük derstir. 1 haftaya yayarak okunursa o kadar güzel dersler ve öğütler alıyorsunuz ki saygı duymamak ve düşünmemek elde değil. Aynı zamanda bunu uygulamak ve sorgulamak içinde uğraş vermek istiyorsunuz. Ayrıntı yayınları aynı zamanda orjinal kaynaktaki 101 fabla 101 resimle birebir fablları resimlerler de desteklemiş. Kesinlikle okumalı ve üzerine düşünmelisiniz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Selahattin Yıldırım
SELAHATTİN YILDIRIM İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1967 yılında mezun oldu. 1967-1970 yılları arasında Londra ve Paris’te dil ve edebiyat eğitimi aldı. 12 Mart 1971 askerî rejimi sırasında Sıkıyönetim Mahkemeleri’nde avukatlık yaptı. 1973-2010 yılları arasında Türkiye’de ve dünyada kentsel siyaset, yerel yönetim, belediyeler arası işbirliği ve dayanışma alanlarında düşünsel ve pratik çalışmalarda bulundu. Marmara Belediyeler Birliği, Türkiye Belediyeler Birliği ve Dünya Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Teşkilatı’nda kurucu genel sekreterlik görevlerini üstlendi. Dünya Yerel Yönetim ve Demokrasi Akademisi kurucu üyesi oldu. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2001-2004 arasında Dünya Sosyal Forumu’nda Yerel Yönetimlerin temsilciliğini yaptı. 2010 yılında Birleşmiş Milletler - Habitat Özel Büyükelçiliği görevine seçildi.

Yayınlarından bazıları: A. Gramsci’nin Hayatı ve Eseri Üstüne (1975), Dünya Halk ve Demokrasi Şiirleri (A. Kadir, A Bezirci, Ş. Hulusi ile birlikte, 1975), Poets’ Istanbul (C. Çapan’la birlikte, 1988), Local Government and Democracy (1993), World Social Movement and Local Democracy (2003), Kadının 1001 Hali - Dünya Kadın Şairlerinden Seçmeler (2010), P.P. Pasolini (2012), P. Neruda - Sorular Kitabı’ndan Seçmeler (2012), On the International Municipal Movement 1913-2013 (2013), Osman Nuri Ergin (2013), Kentsel Haklar - Kentsel Adalet (2013), Türkiye’de Toplumcu Belediyecilik 1973-1980 (2014), Dünyada ve Türkiye’de Büyük Kent Yönetimi (2014).

Yazar istatistikleri

  • 23 okur okudu.
  • 46 okur okuyacak.